Çayın sağlık sırları

Konusu 'Bitkisel Kürler - Şifa Reçeteleri' forumundadır ve talin tarafından 26 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    26 Kasım 2007
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Çay, Camelia Sinensiz adlı bitkinin yapraklarından elde edilir. “Siyah”, “yeşil”, “beyaz” ve “oolong” olmak üzere dört kategoriye ayrılır.

    Çayları farklı kılan üretim aşamasındaki fermantasyondur.

    Yeşil çay hiç fermente edilmez. Bu yüzden çayların vücuda en faydalı olanıdır.

    Ekolojik şartlar nedeniyle, Türk çaylarının tarımında kimyasal zirai mücadele ilacı kullanılmaz. Ülkemizde üretilen siyah ve yeşil çaylarda pestisid kalıntısı bulunmaz.

    Siyah çay

    Yaş çay yaprağının, tomurcuk ve bunlarla bitişik taze sap kısımlarının uygun yöntemlerle işlenmesiyle elde edilen üründür.

    Yeşil çay

    Siyah çayla aynı bitkinin yapraklarından elde edilen yeşil çay daha farklı işlemlerden geçer. Siyah çayın hazırlanma sürecinde yaprakları tümüyle oksitlenirken yeşil çay için yapraklar kurutulmadan önce hafifçe buharla işlem görür. Bu basit fark yeşil ve siyah çayın flavon miktarını, dolayısıyla da antioksidan kapasitelerini etkiler. Etkilenen sadece antioksidan kapasitesi değildir. Tat ve kokuda da önemli farklar oluşur.

    Beyaz çay

    Diğer çaylarla aynı yerde yetişir, ama yapraklar açmadan, tamamen tomurcukken toplanır. En değerli olanı, ilk sürgün zamanında toplananıdır. Beyaz çay, yeşil çaya benzer. Üretim aşamasında çok az işlem görür ve hiç fermente olmaz. Beyaz çay üretiminde sadece iki aşama vardır: soldurma ve kurutma.

    Oolong çayı

    Siyah çayın fermantasyonunun yarıda bırakılmış şeklidir. Siyah çayla yeşil çay arası bir çaydır ve özellikleri siyah çayla hemen hemen aynıdır.

    Çay Flavonoidleri

    Çayın antioksidan özelliği zengin flavonoid içeriğinden kaynaklanmaktadır.
    Flavonoidler, hücrelerin oksitlenip paslanmasına ve erken yaşlanmasına neden olan zararlı maddeleri etkisiz hale getiren ve hücreyi koruyan çelikten zırhlar, hücre yıkayıcılar ve pas atıcılardır.

    Çay, kuru ağırlığıyla en yüksek flavonoid miktarına sahip bitkilerden biridir. Düzenli olarak çay içenler, beslenme yoluyla almaları gereken flavonoidlerin yaklaşık %80’ini çaydan karşılayabilirler.

    Çay flavonoidleri suda kolayca çözünür. Çay ne kadar uzun süreli demlenmeye bırakılırsa flavonoid yoğunluğu o ölçüde artar. Yeşil çay siyah çaydan, beyaz çay ise yeşil çaydan daha fazla flavonoide sahiptir.

    Çay mı elma mı? İşte tüm mesele bu!

    Araştırmalara göre; günde üç fincan çay içilmesi, altı tane elma yenilmesiyle sağlanan antioksidan güce eşittir. Günde bir iki fincan çay içilmesiyle, 400 mg. C vitamini alınmasına ya da beş porsiyon meyve ya da sebze yenilmesiyle eşdeğer bir “antioksidan destek” ve “serbest radikal yakalama kapasitesi” edildiği belirtilmektedir. Bu karşılaştırmalar, çay içilmesinin taze meyve sebze tüketiminin yerini alması biçiminde yorumlanmamalıdır. Bunun anlamı; çayın güçlü bir antioksidan içecek olduğu, antioksidan kapasiteyi arttırdığı ve hücreye ciddi bir korunma desteği vermesidir.

    Çay bir mucizedira.s
    sevgilera.s.
     
  2. 28 Nisan 2008
    Konu Sahibi : talin
  3. ebruxsxxsx

    ebruxsxxsx Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    35
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    sağolasın paylaşım için ben tam bir çay koligim desem yalan olmaz walla belki çok çay içenler bilir belkide bende psikolojiktir ama ben 1 gün boyunca hiç çay içmiyeyim başımın agısından duraramam ama cay içince sanki gider bir müddet sonra ama ben sanırsam çok içiyom bazen kendimi bi kaptırıyom 10 bardak felan içiyom ama bu sadece sabah için akşamda bi o kadar içiyom yani günde 20 bardak felan he bu arada fincenle degil :1no2:cay bardagıyla umarım çok bir zararı yoktur biliyosanız bana yazarmısınız sevgilerimle:1hug: belirtmemişim siyah cay içiyorum
     
  4. 16 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  5. BenLiLa

    BenLiLa Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.212
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    148
    aynen bende canım...
    çay içmeninde raconu varmış meğer:)
    ince belli bardakla :)
    şaka bi yana bende çay hastasıyım hatta şu anda bile elimde çayım..
    umarım bi zararı yoktur...
     
  6. 16 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  7. TATOSH

    TATOSH Ask dolu Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2007
    Mesajlar:
    3.701
    Beğenildi:
    27
    Ödül Puanları:
    148
    al bendende o kadar bir demlik içsem banamı demem..çok seviyorum yaaa...
     
  8. 5 Eylül 2008
    Konu Sahibi : talin
  9. Ballerina5

    Ballerina5 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    134
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Cay gercekten bir mucize. Gectigimiz aylarda beyaz cayla tanistim ve tadini cok hos buldum. Ustelik yesil cay gibi midemi eksitmiyor. Cin Evi diye bir yer var burada (Paris) Maison de la Chine.

    Ben de cayi cok iyi tanimazdim, burada ayrintilari ile bilgi veriyorlar.

    Mavi cayi da ogrendim : )... Yeni seyler degil bunlar, sadece bizim yeni kesfettigimiz cayla ilgili yapilan islemler...

    Beyaz cayi tavsiye ederim. Icinde antioksidanlar cok cok fazla : )