Çekim Yasası (Nam-ı Diğer Secret)

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve guldenasya tarafından 15 Eylül 2010 başlatılmıştır.

    15 Eylül 2010
    Konu Sahibi : guldenasya
  1. guldenasya

    guldenasya Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2010
    Mesajlar:
    64
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Çekim yasası dediğimiz konu her ne kadar Rondie Bryne tarafından yazılan Secret isimli kitap ile gündeme geldi gibi gözükse de, aslında kişisel gelişim uzmanları uzun yıllardır bu konu ile ilgilenmekteydi.

    Hiç; "aklıma gelen başıma geldi" dediğiniz oldu mu? Ya da "böyle olacağını biliyordum", "zaten her şey beni bulur, "neden bu kadar şanssızım", "bende tam seni düşünüyordum" dediğiniz oldu mu? Yada yaptığınız her hareketin, davranışlarınızın size mutlaka bir dönüşü olacağını düşündünüz mü?

    Yazdıklarımı okuduktan sonra, yukarıdaki cümlelerde başınıza gelen olayları nasıl kendinizin çektiğini anlayacaksınız.

    Bu soruların cevaplarını biliyor musunuz?

    Neden bir insan üzgünken, diğeri mutludur? Neden bir insan zenginliğin sefasını sürerken, diğeri yoksul ve hüzünlüdür? Neden bir insan korkak ve endişeliyken, diğeri güven ve inanç doludur? Neden bir insanın güzel, lüks bir evi varken diğeri, derme çatma bir yerde yaşamak zorundadır?

    Neden bir konuşmacı ilgi çekici ve popülerken, diğeri sıradan ve sönüktür? Neden bir insan işlinde ve mesleğinde bir dehayken, diğeri hayatı boyunca hiç bir şey yapmadan ya da başarmadan düşe kalka yürümeye çalışır?

    Neden bir insan amansız olduğu söylenen bir hastalıktan kurtulurken, diğeri iyileşemez? Neden bir insan mutlu bir evlilik sürerken, diğeri evliliğine mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşıyor? (Josepy MURHY, The Power Of Your Subconscious Mind, 2009)

    Çekim Yasası Nedir?

    Çekim yasası özet olarak; “Evren bir katalogdur, düşünün ve sahip olun" demektedir. Bu açıklama birçok insan tarafından kuşku ile karşılandı. İnsanlar bu tanım yüzünden yasaya ön yargı ile yaklaştılar. Fakat “ön yargı değil, son yargı” önemlidir. Biraz sabır gösterip ipuçlarını takip ettiğiniz zaman yasanın tıkır tıkır işlediğini göreceksiniz.

    Bir düşünün, çocukluğunuzdan itibaren nasıl hayaller kurdunuz. İyi bir okul, sağlam dostluklar, güzel bir iş, mükemmel bir eş. Evet, herkesin böyle hayalleri vardır. Siz bu hayalleri düşünüp, tam bir inançla olacağına inanırsanız, beyniniz ve bilinçaltınız gerçekleşmesi için kusursuz bir şekilde çalışmaya başlayacaktır.

    Unutmayın, düşünceler bilinçaltına ekilen bir tohum gibidir. Düzenli olarak o tohumlara bakar ve sularsanız, düşüncenizdeki kavramların gerçekleşmesine katkı sağlarsınız. Sürekli kötü şeyler düşünen, başarısızlıklara odaklanan insanlar, düşündükleri şeye kavuşur. Eğer bir işe “başaramam, bitiremem, kesin bir hata olacak” diye düşünerek başlarsanız; zaten bilinçaltınıza negatif sinyaller göndermiş olursunuz. Bedeniniz o işi yapmak istemez. Tersi durumda ise kendine güvenen ve pozitif düşünen herkes hayata 1-0 önde başlar.

    Bir şeyi yapabileceğinizi ya da yapamayacağınızı söylediğinizde; her iki durumda da haklı olduğunuzu unutmayın. Her iki inanç da büyük güce sahiptir. Sorun hangi tür inançlara sahip olmak sizin için en iyidir ve bunlar nasıl geliştirilir? sorunudur.

    Hayatınızdaki her şeyi bir anda ve tamamıyla değiştirecek tek güç, düşünce gücüdür. Siz bir şeyi başarmaya karar verdiğiniz anda, beyniniz o amaca ulaşmak için “neyi, nasıl kullanacağını”, “neyden, nasıl yararlanacağını”, “neyin işe yarayıp, neyin işe yaramayacağını” araştırmaya başlar.

    Unutmayın; “hayatınızın kalitesi, konuşmanızın kalitesi kadardır. Konuşmanızın kalitesi ise düşündüklerinizin kalitesi kadardır.”

    Hepimiz sınırsız bir güç ile birlikte yaşıyoruz. Tüm dünya, aynı fizik kurallarına bağlı. Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın, hangi ülkede olursanız olun çekim yasası sizinle birlikte. Çekim yasası kişilere bağlı çalışmaz, değer yargıları yoktur, neyin iyi yada neyin kötü olduğu ile ilgilenmez. Yasa düşündüğünüzü çekersiniz demektedir. Bu yüzden düşünce yapımızı hep iyiyi, güzeli düşünecek şekilde yapılandırmalıyız.

    İnsanoğlu vaktinin büyük bir kısmını düşünerek geçiriyor. Araştırmacılar günde 60.000 farklı düşünce üretebileceğimizi söylüyor. Biriyle konuşurken, televizyon izlerken, gazete olurken, ya da müzik dinlerken sürekli düşünüyoruz. Geçmişteki anılarımızı düşünüyoruz, geleceğe dair planlar yapıyoruz. Düşünmediğimiz bir an bile yok Hatta bilinçaltımız, uykuya dalmadan önce düşündüklerimiz üzerinde çalışmaya devam eder. En çok düşündüğünüz şey karşınıza çıkacaktır. Unutmayın yaşamınızdaki her koşul değişebilir.

    “Birçok insan düşüncelerin frekansı olduğunu anlamıyor; oysa düşünceler ölçülebilirler. İşte bu yüzden, bir şeyi defalarca, defalarca ve defalarca düşünürseniz, örneğin; beğendiğiniz marka otomobile sahip olmayı, ihtiyaç duyduğunuz parayı kazanmayı, kendi şirketinizi kurmayı, ruh eşinizi bulmayı... Ve dilediğiniz zihninizde canlandırmanız gerekli frekansı tutarlı bir biçimde yaymaya başlarsınız.”
    - JOHN ASSARAF -

    Bilinçaltınıza paranın zor kazanılacağına dair bir inanç yerleştirdiyseniz, gerçekten zor para kazanırsınız. Parasal sıkıntılar yaşıyorsanız bilin ki; bilinçaltınızda paranın kolay kazanılmadığına dair düşünceler hakim olduğu içindir. Böyle bir durumda karşınıza çıkan fırsatları paraya çevirmek için çok fazla çaba göstermeniz gerekecektir. Para kirli ya da kötü bir şey değildir, ama siz böyle düşünürseniz...

    Bir araba mı istiyorsunuz? O arabaya ulaşmanın binlerce yolu var. Mükemmel bir insanla mı tanışmak istiyorsunuz, karşınıza çıkması için binlerce yol var. Para mı istiyorsunuz, kazanmak için binlerce yol var. Bu saydıklarıma sahip olanlar nasıl başardı? Onların bir günü 24 yerine 30 saati mi yaşadılar? Başarılı insanlar bir ayı 30 gün değil 40 gün mü yaşadılar. Tabiî ki hayır. Evrenin fizik kuralları var, bu kurallar herkes için eşit çalışıyor. Hepimiz eşitiz, evren herkese adil davranıyor. O halde neden ben başaramıyorum diye düşünmeyin, enerjinizi bu konuyu düşünerek harcamayın. Ne istediğinizin önemi yok, hedefin büyüklüğü önemli değil. Nelere sahip olmadığınızı değil, nelere sahip olmak istediğinizi düşünün. Bırakın evren sizin için çalışmaya başlasın.

    Düşünüyorum, öyleyse varım.
    (Descartes)

    Hayat geçmişte değil, gelecekte değil “an” da yaşanır. Tam olarak şu an da yaşanır. Seçeceğiniz yol bir sonraki adımınızı belirler ve bir yola girersiniz. Sizin yaptığınız seçimler hayatınızı şekillendirir. Fikirlerinize tutunun.

    Diyelim ki hayatınızla ilgili bir seçim yapmanız gerekiyor. Bir tercih yaparsınız ve o yola girersiniz. Sonra bir tercih daha yaparsınız ve bir tercih daha. İnsanlar seçimlerini yaşar, seçimler ise düşüncelerle belirlenir. Gece boyunca 200 kilometre yol gitmeniz gerekiyor ama farlar sadece 20 metre önünüzü aydınlatıyor. Bu durumda 200 kilometre yolu nasıl gideceksiniz? Cevap çok basit sizin 20 metre önünüzü aydınlatan farınız, 200 kilometre boyunca yanarsa yolculuk tamamlanmış olur. Hayatta böyledir. Düşüncelerimiz neticesinde yaptığımız seçimler yolumuzu aydınlatır. Shakespeare: "Hiçbir şey iyi veya kötü değildir, bir şeyi iyi veya kötü yapan düşüncedir" demiştir.

    Burada yazdıklarımız yanlış anlaşılmasın. Yaratmak Allah’a mahsustur. İnsan münferit olarak hiçbir şey yaratamaz. Allah insana cüzi bir irade vermiştir, karar verme yeteneği vermiştir, akıl vermiştir, muhakeme yeteneği vermiştir, hedef seçme yeteneği vermiştir, irade vermiştir, mantık vermiştir, kararlılık vermiştir,. Siz tüm bu özellikleri kullanarak, düşünüp karar verir ve hedefinizi doğru seçerseniz; hayatınız daha mükemmel hale gelecektir.

    Bu yazıyı okuduktan sonra hedeflerinizi, hayatınızın amaçlarını, ne yapmak istediğiniz bir kağıda yazın. Üşenmeyin hemen yazın. İsterseniz bilgisayarınızda bir dosya olarak kaydedin fark etmez. İnanın bana, bu işlemi tüm kişisel gelişim uzmanları da uyguluyor. Şimdi bu hedefleri her zaman göreceğiniz bir yere asın. Burada gerçekleştirdiğiniz her hedef için kendinizi takdir edin, kendinize küçük bir ödül verin hatta kendinizi biraz da şımartın. Şu an yaşadığınız hayat geçmişte aldığınız kararların neticesindedir. Bu gün alacağınız kararlar ise geleceğinizi şekillendirmeye başlayacak. Plan yapmadan yol çıkmayın. Strateji, belirlemeden bodoslama bir hayat yaşamayın. Düşünün, isteyin, hedefler belirleyin.

    Bazı insanlar, paratoner gibi olduğunu ve tüm aksiliklerin, kötü olayların kendilerini bulduğunu söyler. Böyle bir şeyin olması imkansız, bir o kadar da anlamsız. Hatta hayatın anlamına ve bütünlüğüne ters. Neden tüm insanlar mutluyken bazıları her türlü aksilikle, tersliklerle baş başa kalsın  Bu düşünce yapısındaki insanlar, kendi kendilerini zor durumda bırakıyorlar. Yapmaları gereken tek şey; hayatın her alanında olumlama yapmak. (Olumlama cümlelerini başka bir sayfa da detaylı olarak açıklayacağım.)

    Kötü olaylarla karşılaştığınızda hemen ümitsizliğe kapılmayın. Unutmayın, çözüm, sorunun içinde gizli. Hayatımızda her şey her zaman yolunda gitmeyebilir. Gün içinde gerek işyerinde, gerek ilişkilerimizde bazı sorunlar ile karşılaşabiliriz. Bu sorun nasıl hayatımıza bizim vesilemizle girdiyse ve gelip bizi bulduysa; yine bizim sayemizde ve bizim bulduğumuz yöntemle çözülecek ve hayatımızdan çıkacaktır. Madem ki bu sıkıntı bizi buldu, onu bir defa hayatımıza çektik; çözümünü de biz bulacağız. Size tavsiyem, sorunlar karşısında homurdanmayın ve şikayet etmeyin. Şikayet etmek hiç bir sorunu çözmez, aksine motivasyonunuzu bozar.

    Size burada anlatacaklarım; motivasyon vermek için yada tüm gününüzü pembe hayaller kurarak geçirmenizi önermek için değildir. Şunu bilmemiz gerekiyor; hayatta bir bedel ödemeden hiçbir şeye sahip olamayız. Çalışmadan başaramayız, karşımıza çıkan fırsatları iterek başarılı olamayız, camdan bakıp onu istiyorum, bunu istiyorum diyerek de başarılı olamayız. Secret bir hayat disiplinidir, bir yaşam tarzıdır. Kişinin düşüncelerini yöneterek hayatını mükemmel hale getirmesidir. Secret bize düşünmenin, istemenin arzulamanın önemini anlatıyor. Tüm icatlar, bilimsel buluşlar düşünceden, hayalden, arzudan doğmadı mı? Ne düşünürsek oyuz. Biz her neysek
    düşüncelerimizden doğar. Bu durumda keyifli şeyler düşünmek, insana mutluluk verir. Olumsuz düşünceler ise bizi strese sokar, metabolizmamızı bozar, organik olarak bedenimizi yaralar.

    Düşüncelerimizle biz dünyamızı yaparız.
    - Buda -

    Günlük hayatımızın bir parçası olarak dilekte bulunmayalı ne kadar zaman oldu? Acil durumlarda, tehlike ve sıkıntı anında, hastalıkta, ölüm kapıyı çaldığında, dualar dilimizden dökülmeye başlar. Dualar tabi ki sıkıntı anında işe yarar, imdadımıza yetişir. Ancak onu yaşamımızın vazgeçilmez ve faydalı bir unsuru haline getirmeliyiz. Neden sıkıntı anını bekliyoruz? Dileklerimiz; yürekten istediğimiz sürece karşılık bulur. Tek yapmamız gereken şey; elde etmek istediğimiz güzelliklerle zihinsel ve bütünsel olarak birleşmektir.

    Benzer benzeri çeker. Kötü düşünceler, kötü olayları, güzel ve pozitif düşünceler ise güzel olayları çeker. Ne yaparsanız yapın olumlu düşünün. Olumlu düşüncenin gücü, olumsuz, negatif bir düşünceden 100 kat daha fazladır. Hayatın güzel olduğuna inanın, hayattan zevk almaya bakın. İnsanoğlu sürekli bir şeyler düşünüyor. Siz bolluk, refah, mutluluk, sağlık, huzur kavramlarını düşünün. Her şeyden önemlisi sevgiyi hayatınızın amacı haline getirin.

    Mutlu olmanın yolu, mutlu etmekten geçer. Evrende; almak için vermek, vermek için sevmek gereklidir.

    Pozitif düşün, güzel yaşa.

    tolgacelebi.com
     
  2. 18 Eylül 2010
    Konu Sahibi : guldenasya
  3. marlyn

    marlyn Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Eylül 2010
    Mesajlar:
    85
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    31
    ben çok inanıyorum bu yasaya hatta joseph murphy bilinçaltının gücü, süper bir eser, ki secrettan yıllar önce yazılmış
     
  4. 18 Eylül 2010
    Konu Sahibi : guldenasya
  5. AKDAMARRRRR

    AKDAMARRRRR ASKERİMMMM Üye

    Katılım:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    32
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Pozitif düşün güzel yaşa.Güzel paylaşım teşekkürler,hayata karşı daha hırslandım.
     
  6. 20 Eylül 2010
    Konu Sahibi : guldenasya
  7. guldenasya

    guldenasya Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2010
    Mesajlar:
    64
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Rica ederim.