cemal süreya şiirleri...

Konusu 'Şiir' forumundadır ve tuba88 tarafından 10 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

    10 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : tuba88
  1. tuba88

    tuba88 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2009
    Mesajlar:
    989
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    BİLİYORUM SANA GİDEN...

    Biliyorum sana giden yollar kapalı
    Üstelik sende hiç bir zaman sevmedin beni

    Ne kadar yakından ve arada uçurum;
    İnsanlar,evler,aramızda duvarlar gibi

    Uyandım uyandım,hep seni düşündüm
    Yalnız seni,yalnız senin gözlerini

    Sen Bayan nihayet,sen ölümüm kalımım
    Ben artık adam olmam bu derde düşeli

    Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
    Yoksa gururlu bir kişiyim aslında,inan ki

    Anımsamıyorum yarı dolu bardaktan su içtiğimi
    Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

    Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
    Hangi şarkıyı duysam,bizim için söylenmiş sanki

    Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
    Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

    Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
    Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

    Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
    Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

    Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
    Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

    Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
    Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

    İnan belli etmem,seni hiç rahatsız etmem,
    Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

    Bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
    Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri...

    Not:bu şiiri kalp ağrısı dizisinde hasan çok güzel okudu
    benim de sevdiğim bir şiir
    özellikle bazı sözleri çok etkileyici...
     
  2. 2 Mart 2012
    Konu Sahibi : tuba88
  3. tarcinakide

    tarcinakide Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Aralık 2011
    Mesajlar:
    800
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    41
    çok güzel gerçekten....
     
  4. 3 Mart 2012
    Konu Sahibi : tuba88
  5. TheBlackKeys

    TheBlackKeys ceviz ağacı Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2012
    Mesajlar:
    884
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    63
    Ülke

    Saat Çini vurdu birden: pirinççç
    Ben gittim bembeyaz uykusuzluktan
    Kasketimi eğip üstüne acılarımın
    Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
    Karanlık her sokaktaydın gizli her köşedeydin
    Bir çocuk boyuna bir suyu söylerdi. Mavi.
    Bir takım genç anneleri uzatırdı bir keman
    Sen tutar kendini incecik sevdirirdin
    Bir umuttun bir misillemeydin yalnızlığa


    Yalnız aşkı vardır aşkı olanın
    Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
    Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
    Kardeşim olan gözlerini unutamadım
    Çocuğum olan alnını sevgilim olan ağzını
    Dostum olan ellerini unutamadım
    Karım olan karnını ve önlerini
    Orospum olan yanlarını ve arkalarını
    İşte bütün bunlarını bunlarını bunlarını
    Nasıl unuturum hiç unutamadım
    Kibrit çak masmavi yanardı sesin
    Ormanlara ormanlara yüzünün sesi
    En gizli kelimeleri akıtırdı ağzıma
    Şu karangu şu acayip şu asyalı aşkın
    Soluğu kesen ağulayan ormanlarında
    Yaşadım o kısa ve korkunç hükümdarlığı
    Ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında
    Karadeniz’e karışırdı ordan Akdeniz’e
    Ordan da daha büyük sulara

    Geceyse ay hemen tazeler minareleri
    Kur’an sayfaları satılan sokaklardan
    Ölüm bir çeşit sevgiyle uçar
    Ölüm uçar çocuk yüzlere
    Ben o sokaklardan ne kadar geçtim
    Damağımda dilinin yosunlu tadı
    Önce buğulu sonra cam gibi parlak sonra buğulu yine
    Bir takım tavşanları andıran bir takım su hayvanlarını
    Pazartesi günlerini ve haftanın öbür günlerini
    Yani salı çarşamba perşembe cuma cumartesi

    Bir başak ufak ufak bildirir Konya’yı
    O başakta o Konya’da seni ararım
    Ben şimdilerde her şeyi sana bağlıyorum iyi mi
    Altın ölçü çift ölçü ve altın karşılıksız
    Para basma yetkisini Fırat’ın suyunu Palandöken’i
    Erzincan’ın düzünü asma bahçelerin dibini
    Antalya’nın denizini o denizin dibini
    Beş türlü yengeç yaşıyan sularında
    Çağanoz adi pavorya çingene pavoryası ayı pavoryası bir de çalpara
    Bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında
    Canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
    Sen kalabalıkta bulup bulup kaybettiğim kimya
    Yokluğun gayri şurdan şuraya geldi
    Bir günler şölenlerle egemen ülkende
    Şimdi iri gagalı yalnızlıklar dönüyor
    N’olur ağzından başlıyarak soyunmaya
    Bir kez daha sür hayvanlarını üstüme üstüme
    Çık gel bir kez daha çıkıntılardan
    Çık gel bir kez daha bozguna uğrat
     
  6. 13 Mart 2012
    Konu Sahibi : tuba88
  7. brai

    brai Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Eylül 2010
    Mesajlar:
    25
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    çok güzelll hepsi gb