çiçekçi kız

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve xsxulem tarafından 5 Mart 2007 başlatılmıştır.

    5 Mart 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    Güneşin sıcak yüzünden mavi çalkantıların beyaz köpüklerine düşen
    son turuncu tebessümler karanlığa doğru yol alırken,arabasını
    park edip ufkun sarı sayfalarına bırakmıştı gözlerini.

    Bir kaç gün önceki gelişinden bu yana pek bir şey değişmemişti,
    havalar,aynı akşamların şarkılarını fısıldarken ılık rüzgarın
    dudaklarından,O sadece acı nefesini üflüyordu sessizliğin flütüne.
    Martılar da hala beyazdı ve sesleri denizin türküsü gibiydi.

    Çiçekçi kız,sepetinde bir kaç kırmızı gül,yine oradaydı.Yanında
    kimse olmadığı için uzun zamandır yanına gelip gül satabilme
    uzmanlığını konuşturmayanlardan biri olmayı sürdürüyordu.
    Yüzünde yılgınlığın esmer ıstırabı o kadar belirgindi ki,batmakta
    olan sadece bir gün değil de genç ömrünün güneşiydi.

    Öyle ya,ne değişecekti yarınlar sınırlıysa umut etmekle?Yine
    düşecekti sevgililerin peşine bir kaç gülün ekmek olabilme ihtimali
    ile.O hiç oturmadı sevdiği ile göz göze bir arabanın ön koltuğunda
    denize bakan bir kıyıda ve hiç kimse gül almadı O'na çiçekçi kızdan
    o mahsun yüzünün güzel gözlerine mutluluk örtüsü sersin diye.

    Ve yerinden usulca kalkıp yürümeye başladı adeta sürüklenen,ışıltılı
    salonları hiç bilmemiş narin ayakları ile.
    Adama doğru göz ucuyla öylesine bakıp yanından geçip gidiyordu,öyle
    ya bir başına oturan bir adama gül satabilme ihtimali yoktu ki.
    Adam peşinden bakarken içinden bir şeylerin koptuğunu hissetti.
    Artık çiçekçi kızlar da kesmişlerdi demek adama gül satabilme
    umutlarını.

    Ardından seslendi adam,şaşkın bir ifadeyle dönüp baktığında da yanına
    çağırdı O'nu.
    ''Yanımda kimse yok diye gül alamam mı? '' dedi şaka tadında bir ifadeyle.
    Çiçekçi kız şaşkın şaşkın yaklaştı ve adama henüz tomurcukta bir
    kırmızı gül uzattı.Adam gülü alırken önce parasını uzattı sonra gülü
    uzatarak
    ''Bu da senin'' diyerek kıza verdi.

    Belki ilk defa biri O'na değer vererek bir gül veriyordu ve ardında
    herhangi bir beklenti de yoktu.Adam aslında içinden geldiği gibi davranıp
    çiçekçi kızın çiçek alma mutluluğunu tanımasını ya da tatmasını isterken,
    öte yandan da çiçek vermenin tadını unutmak istememiş olmasıydı.

    Sonrası mı?
    Çiçek alan bir çiçekçi kızın sevinci ya da mutluluğu nasıl olabilirdi?
    Yüzünün o an ki ifadesini anlatabilmek nasıl mümkün olabilirdi.O ifade
    bir Mona Lisa daha olabilirdi,eğer Da Vinci yaşasaydı.