çilek

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve Che tarafından 22 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    22 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Che
  1. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    Bir zamanlar küçük çarşısı, camileri, ahşap evleri, yalıları, bağları, ayazmaları ve kiliseleriyle şirin bir köymüş Arnavutköy.Hoş kokulu çileğinin ünü de tüm İstanbul'a yayılmış.Küçük, pembe ve kokulu bir meyve veren Osmanlı çileğini Arnavutköy'de ilk kez 19.yüzyılda İpsilanti Ailesi üretmiş.Her yıl mayıs-haziran aylarında tarlalardan toplanan çilekler sepetlerle köy meydanındaki iskeleye indirilir, oradan pazarlanırmış.Bazı kaynaklara göre bugün Karadeniz Ereğlisi'nde yetiştirilen Osmanlı çileği, şu bizim meşhur Arnavutköy çileğinin akrabasıymış.Bir gün sepet içinde hediye olarak gelmiş, Karadeniz Eğerlisi'nde yaşayan Halil Paşa'ya.Bitkinin meyvesi güzelliği ve hoş kokusuyla öyle beğenilmiş ki, paşanın arabacısı Mustafa Bey, onu üretmeye kalkmış.Başarılı da
    olmuş.Arkasından Kahyaoğlu Kadir, Rum ortağıyla Kestaneci köyünde çilek
    üretmeye başlamış.Kızıl kestane toprağını çok seven bitki, böylelikle bütün yöreye dağılmış.

    Çilek bereketi, bolluğu da simgeliyor.Bunun en iyi örneğini Almanya'da görüyoruz:Bavyera bölgesinde çiftçiler çok süt vermesi için ineklerin boynuzları arasına çilek sepeti yerleştirirlermiş.Sepet, çilekleri çok sevdiğine inanılan perilere sunulan bir hediyeymiş.Gülgiller familyasından sapları sürüngen, beyaz çiçekli bir bitki olan çilek, taze olarak yenildiği gibi marmelat, reçel, komposto, dondurma, şarap, şıra, şampanya ve likör olarak da tüketilmekte.Pasta ve tatlıların vazgeçilmezi olan çileğin dünya çapında 600 çeşidi yetişiyor.Ülkemizde özellikle Karadeniz ve Marmara yöresinin çilekleri makbul.Bunlar, frenk çileği, tufanda yetişen sera çileği, Arnavutköy çileği, özellikle reçel için tercih edilen hoş kokulu Karadeniz Ereğli Osmanlı çileği, Bursa çileği ve ormanlarda yetişen yabani çilek.Üretimi son yıllarda azalsa de İçel'in Tarsus ilçesinde yetişen çilek de meşhur.Bol miktarda B ve C vitamini,
    kalsiyum, demir, fosfor gibi mineralleri içeren çilek, halk hekimliğinde pek çok hastalığın tedavisi için öneriliyor.

    Salgı bezlerini çalıştırarak vücuda gençlik ve kuvvet kazandırıcı özelliği var.Bu şekilde sinirleri de güçlendiriyor.Ancak alerjik özelliği de unutulmamalı.Dünyada pek çok farklı iklimde ve toprakta çilek yetiştiriliyor.Sulamak koşuluyla çöllerde, çok yüksek alanlarda, yarı tropik bölgelerde ve ekvatorda.Genel olarak nem tutma kapasitesi yüksek topraklarda iyi gelişip bol ürün veriyor.Sevdiği toprak türü kumlu, milli ve süzek topraklar.Kireçli topraklardan hoşlanmıyor.Bitkinin üzerinde ne kadar fazla yaprak varsa, o kadar da salkım oluşturacak anlamına
    geliyor.Döllenmiş çekirdeğin etrafında gelişiyor etli kısmı.Çilek fideleri bir kez dikildiğinde altı yıl meyve verebiliyor.Özellikle yediveren türlerinden yedi ay boyunca ürün alınıyor.Uygun toprak koşulları oluşturulduğunda kış, ilkbahar, yaz olmak üzere üç kez fide dikimi yapılıyor.Kırmızı renk alan olgunlaşmış meyveler sabahın erken saatlerinde olmak üzere 1-2 gün içinde toplanıp serin bir yere alınıyor.

    Bu koşullarda meyve yaklaşık sekiz gün muhafaza edilebiliyor.Ancak çilek dayanıksız bir meyve ve çabuk bozuluyor.Satın alırken parlak kırmızı, yeşil saplı ve canlı görünümlü olanlarını seçin ve mümkünse hemen tüketin.

    RENAN YILDIRIM / Gazeteci.
     
  2. 22 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Che
  3. AYN

    AYN SİDİKLİ Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.495
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    ay benim canım çilek istedi yaaaaa,
    che yaptını beğeniyomusunnn
     
  4. 23 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Che
  5. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    Ayn canım benim ben de okurken valla canım çilek istemişti.