Cilt Bakımı incelikleri

Konusu 'Evde Yapılabilen Doğal Cilt Bakımları' forumundadır ve MeleklerKorusun tarafından 30 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

    30 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : MeleklerKorusun
  1. MeleklerKorusun

    MeleklerKorusun Yorgun Savaşçı Pro Üye

    Katılım:
    7 Haziran 2008
    Mesajlar:
    3.058
    Beğenildi:
    73
    Ödül Puanları:
    153
    Cilt Bakımı incelikleri
    Cildiniz mat bir görünme sahip, gözlerinizin altı torbacıklarla dolu, bu hafta çenenizde çıkan altıncı sivilce iğrenç başını göstermeye başlamış bile...

    Güzelliğiniz için uyguladığınız bakım düzenini ciddi anlamda yeniden düşünmenizin zamanı geldi.
    Dış müdahalelerle toksinlerden arınmak için yapabileceğiniz çok şey var:

    Toksinlerden arınmak için günlük bakım
    Makyajınızı temizlemeden asla yatağa girmeyin. Cildinizdeki makyajı temizlemediğiniz takdirde, gün içinde biriken yağlar ve kirler bakterilerin üremesine, böylece kara noktaların oluşmasına neden olur. Sonuç olarak, cildiniz daha hızlı yaşlanmaya başlar. Oysa, temizlenen ve nemlendirilen cilt, siz gece uyurken kendini daha iyi tamir eder ve yeniler.

    Cildiniz bir güzellik göstergesi ve dış dünyaya karşı korunma kalkanı olmasının yanısıra, aynı zamanda kendini sürekli yenileyen bir organdır. Cildinizde pütürlenmeler ya da noktalar görmeye başladıysanız, toksinlerden arınmanızın zamanı gelmiş demektir. Hafta bir kez maske ile cildinizi derinlemesine temizleyin, çünkü hücreleriniz kendini yenilerken, gözenekleriniz yağ ve kirlerle dolmaktadır. Çoğu yüz temizleme maskesinin içinde kil ya da çamur bulunur. Bu maddelerin içindeki negatif yüklü iyonlar pozitif yüklü kirleri çekerler, böylece gözeneklerdeki yağlar ve ölü hücre kalıntıları bir bakıma ‘emilir’.

    Cildinizdeki gerilimi almak için masaj

    Lenf sisteminiz suyu, proteinleri, elektrolitleri ve kan hücrelerini vücudunuzun her yanına taşımaktan sorumludur. Aynı zamanda, vücuttaki toksinleri de lenf düğümlerine taşır. Toksinler burada yön değiştirerek kana karışır ya da terleme yolu ile vücuttan atılır. Bedeninizin toksinlerden arınması için, kendine özgü bir sistemi olsa da, zaman zaman yardıma ihtiyaç duyar. Yüze ve bedene yapılan hafif, rahatlatıcı bir masaj lenf düğümlerini uyararak daha verimli çalışmalarını sağlar, böylece ciltteki sıvı ve toksin birikimi ortadan kalkar. Ayrıca, yorgun görünen cildinize ve altları torba torba olan gözlerinize harika bir biçimde enerji kazandırır.

    İşte size birkaç masaj önerisi:

    · Parmaklarınızı burun kemiklerinizden yukarıya, gözlerinizin iç kısmına doğru kaydırın, bastırın, tutun, serbest bırakın. Gözlerinizin etrafındaki torbacıkları ve sinüslerinizdeki basıncı azaltmak için bu hareketi defalarca tekrarlayın. Kaldığınız yerden, parmaklarınızı bastırmaya devam ederek göz yuvalarınızın altından yanaklarınıza, oradan boynunuzun sarkmaya meyilli bölgesine kadar inin. Parmaklarınızı içten dışa doğru hareket ettirerek vücudunuzdaki sıvıların daha hızlı akmasını sağlayın. Bu hareketi birkaç defa tekrarlayın.

    · Gözlerinizin daha parlak olması için, gözünüzün hemen altındaki kemiğe, gözbebeğinizle aynı hizadaki noktadan hafifçe bastırın, birkaç saniye tutun, ardından serbest bırakın.

    · Kan basıncının yükselmesine bağlı olan başağrılarınızı dindirmek ve yüz kaslarınızı rahatlatmak için, kaşlarınızı içten dışa doğru çimdikleyin. Daha sonra, parmaklarınızı aksi yönde yüzünüze bastırarak kaydırın. Parmaklarınızı şakaklarınıza bastırın, birkaç dakika öylece tutun. Ardından bırakın. Aynı hareketi tekrar edin.

    "Mankenlerin sırları"

    Kimisi diyet yapıyor, kimisi egzersiz. Bazısı ikisi de yapmak zorunda, diğerlerinin ikisine de ihtiyacı yok. Ortak yanları, herkesin onlara hayran olması ve formlarını korumak için bazı şeylere dikkat etmeleri...


    Evdesiniz ve televizyon seyrediyorsunuz. Daha doğrusu, kumanda elinizde, o kanal, bu kanal dolanıp duruyorsunuz. Seyredecek hiçbir şey bulamıyorsunuz ama kabul edin, durakladığınız iki an var: Birincisi abuk sabuk paparazzi programlarından birinde, beğendiğiniz birinin adı anıldığında, bir de Fashion TV'ye geldiğinizde... Bir yandan bu kanalda takılmak istemiyor, diğer yandan da bu havalı kadınları, hoş hoş giysiler içerisinde görüp iç geçiriyorsunuz. Eğer bu kadınlar ne yapıyor da böyle ince kalıyor diye kendi kendinize eko yapıyorsanız, sizin için araştırıp bulduğumuz manken sırlarına bir göz atın derim.
    Nefis bir vücut için bir besin adı vermek gerekirse, doğrudan soya diyebilirsiniz. Üstelik soya, sadece hayalini kurduğunuz o harika vücuda kavuşmanızı sağlamaz, aynı zamanda içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde, serbest radikaller nötralize edilir.

    Yapılan araştırmalar, acılı, biberli, salsa soslu, zencefilli ve hardallı yemeklerin kişinin metabolizmasını hızlandırdığını gösteriyor.

    Çekirdekli sebze ve meyveleri tercih edin ve bu besinleri tüketirken, çekirdeklerini de yiyin. İçerdikleri lif açısından çekirdekler son derece zengindir ve besinlerin vücut tarafından emilimine yardımcı olur. Ayrıca sindirim için de son derece yararlıdır.

    Vücut, tatlandırıcılı şeker ve sakızları,etkili bir şekilde parçalayamadığından, su toplanmasına ve şişmelere sebep olabilir.

    Kafanızdan daha büyük olan hiçbir şeyi yemeyin. Hatta göbek salata bile. Çünkü bu her ne kadar zararsız ve son derece düşük kalorili gözükse de, midenizin genişlemesine sebep olur ve bu durumda doymak için daha çok besin tüketmeniz gerekir.

    Yavaş yiyin. Böylece hem ne yediğinizi anlayıp, daha zevkli bir şekilde öğünlerinizi tüketiyor olacaksınız, hem de çiğnemeye normalde ayırdığınızdan daha çok zaman ayırmak, stresinizi azaltacak.

    Kendinizi yalnız hissederseniz, bir arkadaşınızı aramakta duraksamayın. Unutmayın, besinler açlığınızı gidermek içindir, arkadaşınız olmak için değil.

    Doğru nefes alma tekniklerini öğrenmeye çalışın. Çünkü doğru alınmış nefes, sadece yemekten geldiğini zannettiğiniz enerjiyi size sağlar.

    Konserve et, çorba ve soslarınızı, buzdolabında soğutun. Böylece bu besinlerde bulunan yağlar, birikir ve yüzeyde toplanır. Böylece bu yağ tabakasını kaldırıp atabilirsiniz.

    ZAYIFLARKEN BUNLARA DİKKAT

    Kilo vermek isteyip yanlış egzersiz ve yöntemler uygulayanlar vücutlarına zarar verecebiliyorlar, bu nedenle zayıflama yolunda ilerlerken aşağıdaki konulara dikkat etmek gerekiyor.


    Sauna: Vücuttaki su kaybına neden olur ve bu da yağ yakımını daha fazla zorlaştırır. Diüretik ilaç ve çaylar: Diüretik maddeler veya çaylar, bilinenin aksine vücuttaki yağı yakmaya neden olmaz. Vücut suyunun idrar yoluyla vücudun dışına atılmasına yardımcı olur.


    Aç kalmak:
    Yeterli ve gerekli gıda maddelerini almadan uygulanan yöntemler, vücuttaki kas kütlesinin azalmasına sebep olurken, yağ kitlesinde bir değişim görülmez. Kaslar vücudun yağ yakan fabrikaları olduğuna göre, yağ yakmak için kas kitlemizi kaybetmemiz gerekmektedir. Masaj: Dolaşım sistemini ve kaslardaki gerilmeleri rahatlatmak için uygulanan manüpilasyonlar, vücudumuzdaki yağı yakmayacağı gibi, vücut yağını bir yerden bir yere de taşımaz.


    Karbonhidratsız beslenme:
    Karbonhidratlar, suyu vücutta tuttuğu için, şişman insanların yememesi gerekir. Önemli olan kilo kaybı değil yağ kaybı olduğuna göre, karbonhidratsız vücudun yağ yakmayacağı bilinmelidir.


    Yüksek tempolu egzersizler: Yüksek tempolu egzersizler, vücutta yağdan çok karbonhidrat yakacağından uygulaması yanlıştır.


    Ağırlık çalışmaları:
    Ağırlık çalışmaları yağ yakılmasını sağlamaz, ama kas kitlesini reaksiyona geçireceği için yağ yakmada destekleyici bir faktör oluşturur.


    Kısa süreli diyetler: Kısa süreli diyetlerle vücudumuzda yağ yakılmasını sağlamayacağı gibi, diyeti bırakıldığında da vücuttaki yağ artışını hızlandırır. Vücudun sağlıklı olarak yağ yakabilmesi için egzersizin ve doğru beslenme gerekir.

    Sağlıklı Yaşam İçin Sağlıklı Uyku...


    Vücudun sağlığı için alınan besinler kadar, uykunun da önemi büyüktür. Kimi zaman üst üste içilen birkaç bardak çay ve kahve, kimi zaman etraftaki ses ve gürültü kimi zaman da kafalardaki küçücük bir problemin büyütülmesi bütün geceyi uykusuz geçirmenize neden olur. Uyumakta güçlük çeken insanlar, iyi uykunun kurallarına uyduklarında bile, zaman zaman uyku problemleri yaşamaya devam edebilirler. Eğer sizinde akşamları erken yatmanıza rağmen uykunuz bir türlü gelmiyorsa; gece geç saatlerde, hatta sabaha kadar gözünüzü kırpmadan oturup televizyondaki tüm programları izliyor ve bir türlü uyuyamıyorsanız önerilerimizi mutlaka uygulamalısınız, sorununuz tamamen ortadan kalkmasa bile en aza inecektir...

    Uyumanıza Yardım Edecek Yöntemler:

    - Yatağa uykunuz gelmediği sürece girmeyin, bu durumda yaşayacağınız "acaba uyuyabilecek miyim?" kaygısı uykuya dalmanızı daha da güçleştirecektir.
    - Öğle uykusundan kaçının. Öğlen uyusu, uyku birikimini azalacağından gece uykunun gelmesini geciktirir ve uykusuzluk çeken insanları olumsuz etkiler.
    - Çok sıcak ve çok soğuk yiyecekler veya kafeinli içecekler uykunuzu kaçırır. Uyumak için bir bardak ılık süt veya ıhlamurla birkaç bisküvi yemeyi tercih edebilirsiniz.
    - Akşam saatlerinde yenilen aşırı miktarda yemek veya uyku öncesi aşırı miktarda sıvı alınması mideyi rahatsız ederek, uykuya geçişi zorlaştırır.
    - Sigaranın uyku bozukluklarına yol açtığını ve nikotinin tüm sinir sistemini etkilediğini unutmayın.
    - Uyku ortamının fiziksel şartlarına dikkat edin. Işık, gürültü, yattığınız zemin veya oda ısısı uykuya dalmanızı etkileyen faktörlerdir ve bunlar kişiye göre değişir. Siz kendinize en uygun fiziksel ortamı tespit etmeli ve bu ortamda uyumaya çalışmalısınız.
    alıntı