çocuğa şiddetmi????

Konusu 'Nasıl Anne Babalarız ?' forumundadır ve ece73 tarafından 19 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    19 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : ece73
  1. ece73

    ece73 uzman öğretmen Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    310
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    108
    Eskiden dayakla çocuğu disiplin etmek çocuk yetiştirmenin doğal bir parçasıydı. Gerek evlerde anne babalar tarafından uygulansın, gerekse okullarda öğretmenler tarafından uygulansın çocuğa atılan dayak “cennetten çıkma” kabul edilirdi. Günümüzde çocuk dövmenin, biz bunu “fiziksel istismar” olarak tanımlıyoruz ki, çocuklar (veya uygulanan herhangi bir kişi) üzerindeki negatif psikolojik etkileri artık bilinmekte. Bugün bu yazıda dikkat çekmek istediğim konu, bazı anne babalar tarafından “hafifçe vurma” olarak nitelendirilen disiplin uygulamaları.

    Gerçekten oldukça şaşırtıcı; isteyerek ve planlayarak çocuk sahibi olmuş, sosyo-ekonomik seviyesi yüksek, kendileri eğitimli olan ve çocuk eğitiminden de anlayan (veya anlıyor görünen), aklı selim insanlardan duyuyoruz bazen: “vallahi beni öyle çok kızdırdı ki poposuna şöyle bir tane indiriverdim”... veya bazen oldukça kendinden emin: “efendim bir yaramazlık yaptığı zaman, özellikle kendisine zarar verecek bir davranışta bulunduğu zaman bunun zararlı olduğunu anlatmak için şöyle eline bir iki kez vuruyorum ama acıtmadan” Belki de fiziksel olarak zarar vermediği için, psikolojik olarak ta negatif bir etkisi olmayacağı sanılan bu disiplin uygulamaları gerçekte ciddi anlamda hatalı anne baba tutumlarıdır.

    Çocuklarımıza bu hayatta öğretmek istediğimiz şeylerden biri öfke dürtülerimizi nasıl kontrol etmemiz gerektiği olmalıdır. Vurma eylemini bizzat gerçekleştirerek bunu elbetteki öğretemeyiz. Çocuklarımıza bu davranışla öğrettiğimiz tek şey vurmanın kabul edilebilir bir davranış olduğudur. Onların algıladığı “büyükler çocuklara veya güçlüler zayıflara vurabilirler” mesajlarıdır. Çocuklar için büyükleri özellikle de doğruluk timsali olarak gördükleri anne babaları ne yaparsa doğrudur ve onlar anne babalarını taklit ederek büyür ve gelişirler. Bir kız çocuğu annesinin topuklu ayakkabılarını giymeye meraklıdır; bir erkek çocuğu babasını traş olurken görür ve kendisi de traş olma oyununu oynamaya başlar. Aynen bu örneklerde olduğu gibi çocuklar elbetteki vurma davranışlarını da taklit etmeye başlarlar. Bunu oyunlarında kullanır, sonra da gerçek hayata geçirerek arkadaşları veya kardeşleri, yani özellikle kendinden küçük veya zayıf olanlar üzerinde uygulamaya başlarlar, yani aynen anne babasının yaptığı gibi... Böylece davranış problemleri baş gösterebilir. “Bu çocuk kardeşiyle hiç geçinemiyor”lar başlar, yuvaya veya okula gidiyorsa “geçimsiz çocuk, uyumsuz çocuk” gibi etiketler edinmeye başlayabilir. Hayata yuva döneminden bu şekilde başlamış bir çocuk için sosyal güçlükler birbirini kovalayabilir. Bu senaryo elbetteki bütün “hafif derecede dayak yemiş” çocuklar için geçerlidir demek yanlış olur fakat bu tip bir risk her zaman hem de yüksek bir olasılıkla vardır.

    Ayrıca çocukların edindiği bir başka mesaj da problemlerin kaba kuvvetle çözülmesinin uygun olduğudur. Ortada bir sorun varsa bunu çözmenin yollarından biri de vurmak olabilir, neden olmasın, zaten anne babası da bu yolu kullanmaktadır. Yapılan araştırmalara göre dayakla büyümüş çocuklar yetişkin olduklarında çocuklarını büyütürken bu yöntemi kullanırlar. Böylece bu döngü nesillerce devam edip durur.

    Bu eğitimli aileler çocuklarına sevgi göstermenin çocuğun özgüven gelişimi açısından ne kadar önemli olduğunu bilirler. Bu sevgiyi de gerçekten verebiliyor olabilirler. Fakat arada sırada belki bilinçli belki de kendilerine hakim olamayarak vurmalarına “ben çocuğumu seviyorum ve ona bu sevgimi gösteriyorum, arada sırada vurmalarım onu hiç etkilemez” derler. Biz buna psikolojide “rasyonalizasyon veya haklı çıkarma savunma mekanizması” diyoruz. Adı üstünde yaptıkları yanlışı rasyonalize ederler. Bu savunma bazı çocuklar için doğru olabilir. Fakat çocuklar kendilerini acıtan bir mesajı, bir de gerçekleşen vurma davranışı öfke doluysa sevgi mesajından daha fazla alırlar ve akıllarında daha fazla kalır. Hayatta en sevdiklerinden gelen böyle bir mesaj çocukların kafasını karıştırır, anne babaya karşı duydukları güveni sarsar. Dolayısıyla hayata ve insanlara karşı duydukları güven de sarsılır, artık dimdik durdukları zemin kayganlaşır, otorite karşısında korku duyan aciz çocuklar haline gelirler. Ne de olsa en sevdikleri böyle şeyler yapabiliyorsa herkes yapabilir.... Öte yandan özgüvenleri ve kendilerine olan saygıları da sarsılır. Çünkü bu tür bir davranış elbetteki gülümseyerek yapılmaz. Vurma davranışıyla birlikte çok muhtemel yapılan diğer yanlışlardan biri de kullanılan sözlerdir. Örneğin “seni yaramaz, başbelası çocuk” gibi yaftalar, “bak hemen doğru dürüst davranmaya başlamazsan seni bırakıp giderim”; “bak bir daha seni hiç sevmem, annen olmam” gibi sözler de vurmalara eklenince çocuk için çok daha fazla yıkıcı olur elbetteki. Çocuk anne babası başta olmak üzere etrafındaki kişiler onu nasıl algılıyorsa o da kendisini öyle algılar. Ayrıca çocuk yetiştirmedeki en büyük hatadır belki de “sadece iyi çocuk olduğu zaman sevilebileceği yoksa sevilmeye layık olmadığı” mesajı.... Çocuk anne babası tarafından her zaman ve her koşulda sevileceğini fakat bazı davranışlarının uygun olmayabileceği ve bu davranışlarının kabul görmeyeceği ama sevilmeye devam edileceği gerçeğini içine sindirerek büyümelidir.

    Psikolojik anlamda düşünüldüğünde dayağın hafifi ağırı olmaz. Fiziksel olarak ta olmaz aslında. “Hafif dayak” yöntemi kullanılmaya devam edilip te, artık çocuk sözel olarak kontrol edilemedikçe gittikçe ağırlaşmaya başlayabilir. Hangi noktada artık elin ayarının kaçtığını anne baba kendisi bile farkedemeyebilir.

    Ayrıca işin bir de etik yönü var. İster yetişkin olsun, isterse de çocuk olsun bir insanın vücudu kendisine aittir. Anne baba olmak çocuğun vücudunun da sahibi olmak ve bu vücuda istediğini yapma hakkına sahip olmak anlamına gelmez. Çocuğun vücudu kendisine aittir. Onu en güzel şekilde kullanmak onun en doğal hakkıdır. Ufacık elleri, ayakları, ufacık vücutları vurulmak için değil “keşfetmek” için vardır.
    Hiçbir çocuk, hiçbir davranış vurulmayı haketmez. Mutlaka ve mutlaka doğruları öğretmek için vurmaktan başka bir yöntem her zaman vardır. Bir doğru asla bir yanlışla öğretilemez. Eğer siz de vuran anne babalardan biri iseniz annelik babalık yöntemlerinizi gözden geçirmelisiniz. Öncelikle kişilik yapınızı, altta yatan nedenleri düşünebilirseniz: Dürtüsel yani dürtülerine hakim olamayarak bu davranışları sergileyen birer anne baba olabilirsiniz; çocuğun dönemsel gelişimlerini veya kapasitesini bilmiyor olabilirsiniz; eğer dayak hafifse zarar vermez diye düşünüyor olabilirsiniz (ama artık bu yazıyı okudunuz J ); kendinizi çok çabuk kaybediyor olabilirsiniz, vb. O zaman yapacağınız şey basit: hemen dayakla çocuk yetiştirmeye bir son verip profesyonel yardım alarak annelik babalık becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Siz de çocuklarınızla sorunları karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde çözebilirsiniz.
    Bihter Mutlu Gencer
    Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı
     
    Son düzenleme: 10 Temmuz 2008
  2. 21 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : ece73
  3. ece73

    ece73 uzman öğretmen Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    310
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    108
    bu konuda bilgi paylaşımı yapabiliriz arkadaşlar!sorunlarınızı bekliyorum!!!
     
  4. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : ece73
  5. pınarr

    pınarr Guest

    merhabe ece hanım benim kızım 3 yaşında ve çok yaramaz.yapma derim yapar olmaz derim onu asla olmaz olarak algılamaz ve bana herşeyi yaptırmaya çalışır.vurmuyorum desem yalan olur dayanılmaz davranışlarda bulunuyo ve ben vuruyorum .Sonrasında tabiyki anne yüreyi çok pişman oluyorum ama iş işten geçmiş oluyo.kısacası benim kızımın lugatında hayır olmaz yasak kelimeleri yer almıyo.inanın nasıl davranacağımı bilmiyorum.buna nasıl ögretebilirim .
    en basit örneyi.bu kışın 10.15 gün falan birşeyler olmaştu kıyafet asla giymezdi hava soguk camları açtım üşürde giyer diye yorganın altına girdi yinede giymedi parka gidelim kızım dedim tamam dedi kapıdan çıkarken kıyafetlerini giy annecim dedim ben gitmeyeceyim dedi .bunun gibi şeyler. nasıl davrammam gerekiyor .şimdiden size teşekkürler dilerim.
     
  6. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : ece73
  7. ece73

    ece73 uzman öğretmen Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    310
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    108
    merhaba pınarcım!
    öncelikle seni çok iyi anladığımı belirtmek isterim.siz çocuğunuzla bir çekişmeye girmişsiniz sanırım dediğini yaptırdıkça o da kendinin her istediği şeyi yapabileceğini düşünmüş...çocuğunuzla kesinlikle inatlaşmamanızı tavsiye edebilirim.ona baskıda uygulamayın açıklayıcı bir şekilde olayı anlatıp seçenek sunun çünki çocuklar bu dönemde özerkliklerini ilan ederler ve her istediklerini yapmak kendileri ile ilgili kararları kendilerinin vermesi gerektiğini düşünürler.seçenek sunarsanız kararı gene kendilerinin verdiklerini düşünürler.
    dayak konusuna gelince lütfen vurmayın derim gidin duvara vurun, başka odaya gidin,içinizden 20 ye kadar sayın ama vurmayın.dayak atmak sadece sizin sinirinizi geçirir o anlık rahatlarsınız, daha sonra gelen vicdan azabını bi düşünün.
    çocuğun davranışındada bir değişiklik oluşturamazsınız aksine çocuk yaptığı davranışın hatalı olduğunu kavrayamaz ve size kızgınlık ve kırgınlık duyar.belki korkuyla bi süre istediğiniz gibi davransa bile daha sonra aynı istenmedik davranışları tekrarlar......
    ben hep kursiyerlerime şunu derim çocukluğunuzu hatırlayın çocukken annenizden yada babanızdan yediğiniz dayağı hatırlıyormusunuz.neden yediğinizi hatırlıyormusunuz!pekiii duyduğunuz öfkeyi,kızgınlığı hatırlıyormusunuz? empati kurarsak aslında daha iyi anne baba olacağımızı düşünüyorum.evet konu çok derin ben bu konuyu 2ders saati anlatıyorum.ama anlattıklarımla ,yukarıdaki yazımla ve diğer başlıklardaki yazılarımı okuyunca biraz daha nasıl davranacağınız konusunda fikir sahibi olmuşsunuzdur umarım.gene sorabilirsiniz kafanızdakileri...ben bu bilgileri paylaştıkça bir deniz yıldızını daha denize attığımı düşünüyorum!(bir hikaye)
    sevgilerimle!:çiçek:
     
  8. 29 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : ece73
  9. ece73

    ece73 uzman öğretmen Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    310
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    108
    merhabalar!öncelikle sizi bi anne olarak ne demek istediğinizi çok iyi anladığımı belirtmek isterim.öncelikle kızınızın yaş dönemi itibarıyla davranışları çok normal fallik dönemdesiniz ergenlik belirtileri asi ,söz dinlemez ,dediğim dedik tavırlar,sizin davranışlarınıza göre tepkiler; mesela altına çiş yapma size tepki olarak yapmıştır mutlaka. şundan emin olabilirsiniz nekadar kitabına uygun davranmaya çalışırsanız çalışın kişisel farklılıklar olucaktır çünki o sizin kızınız ve siz de farklı bir kişiliksiniz bakın yukarda bir anne daha sizin şikayetlerinize benzer şeyler söylemiş yaş dönemleri aynı kişilik özellikleri farklı tepkileri farklı.çocuk yetiştirmede bence en çok dikkat edilmesi gereken şey çocuğun bir birey olduğunu,fikirleri,duyguları olduğunu,ve bizimde buna saygı duymamız gerektiğidir.
    çocuğumuza bazı kurallar koymamız tabiki normaldir.ne tavizkar nede baskıcı davranmadan demokratik bir aile ortamından tabiki kurallar olmalıdır.
    Disiplinin iki temel amacı vardır;Birincisi, çocuğa anlaşılır, kesin ve sınırları olan, güvenli bir ortamsunmaktır. Bu ortam çocuğun sağlıklı gelişimi için gereklidir. Disiplininikinci amacı ise, çocuğun kendi kendini yönetme yeteneği yani özdenetimkazanmasıdır. Çocuk denetim altında değilken de öğrendiklerini uygulayabilmeli,kurallara uymayı sürdürebilmelidir. Anababası yanındayken kurallara uyan, amadenetim kalkınca çığrından çıkan çocuk özdenetim yeteneği kazanmamış demektir.
    Bazı anababalar, disiplini, sorun olduğu zamanlarda başvurulacak uygulamalarolarak görürler. “çocuğum söz dinlemediği zaman ne yapmalıyım?”, “Bana vurduğuzaman ben de ona vurabilir miyim?”, “verdiğimiz hiçbir ceza işe yaramıyor, neyapacağımızı şaşırdık” ifadeleri bu bakış açısını tanımlar. Bu anababalar içindisiplin, acil durumlarda dokunulması gereken bir alarm düğmesidir. Böyle birdisiplin anlayışı eğitici değil cezalandırıcıdır. Önceden bir hazırlık yoktur,olay anında tepkisel yaklaşılır. Bu duruma gelmemek için disiplin, yaşamın birparçası olarak görülmeli, “sorunları önceden önlemek için neler yapmamızgerekiyor” sorusuna yanıt aranmalıdır.

    Disiplin İçin Önemli İlkeler

    1. Tutarlılık disiplin için en önemli ilkelerden biridir. Anababa çocuğu uygunolmayan bir isteğine birkaç kez “Hayır” dedikten sonra sonunda “Evet” diyorsa,çocuk ısrar etmesinin işe yaradığını öğrenecektir.

    2. Anababanın sözbirliği ve işbirliğ yapması disiplin için gereklidir. Anneçocuğa “Dışarı çıkmadan önce oyuncaklarını topla” dediğinde baba “Bırak gitsin,arkadaşları bekliyor” diyorsa çocuk işine gelen kuaralı dinleyecektir.

    3. Anababa davranışlarıyla çocuğa örnek olduğunu unutmamalıdır. Anne babaöğrettikleri kuralları kendileinin de sergiliyor olması gerekir. Kardeşinevurduğu için çocuğunu döven bir baba “kimsenin kimseye vurmaması gerekir”kuralını önce kendisi bozmuş olur. Çocuklar anababaların birbirilerine nasıldavrandıklarını gözlemlerler. Eşini sürekli eleştiren ya da ona alaycı birşekilde yaklaşan bir babanın yanında çocuğun kardeşine olumlu ve saygılıdavranması beklenemez.
     
  10. 29 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : ece73
  11. ece73

    ece73 uzman öğretmen Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    310
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    108
    ikinci soruna cevabım ise;dayak yiyen çocukla yemiyen çocuk kişilik gelişimi açısından kıyas bile edilemez.annelerimize bilinçli davranılsaydı sence daha farklı olumlu kişilik geliştirmezlermiydi.geçmiş nesillere benim jenerasyonuma baktığım zaman bile bastırılmış,sindirilmiş,fikrini özgürce söyleyemiyen ,korkak bir nesil bunun sebebi sence ne olabilir?evde babadan yada anneden dayak korkusu,okulda öğretmenden fiziksel yada duygusal şiddet ve karşınızda ezik bir gençlik.senin bahsettiğin durumlarda çok özel olanlar hariç sevgisizlik,yada aşırı tavizkar tutumu uygulayan ailelerin karşılaştığı durumlardır.bakın lütfen disiplin ile şiddeti aynı kefeye koymayalım.şiddete hayır derken disipline, yetkin(demokratik) aile tutumuna evet diyoruz
    umarım düşüncelerimi ve bilgilerimi doğru ve açıklayıcı bir şekilde aktarabilmişimdir anlatmak kolay da yazmak zor (tek parmakla):)
    sevgilerimle!a.s.
     
  12. 29 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : ece73
  13. ece73

    ece73 uzman öğretmen Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    310
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    108
    rica ederim!her zaman. paylaştıkça mutlu olanlardanım....doğruları ne kadar bilsekde uygulayabildiğimiz kadarını biliyoruzdur aslında...
     
  14. 31 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : ece73
  15. ece73

    ece73 uzman öğretmen Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    310
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    108
    kouyu gündemde tutmak adına tekrar merhaba!
     
  16. 6 Eylül 2007
    Konu Sahibi : ece73
  17. mancunian

    mancunian Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    12
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Ece Günaydın,
    Bir kaç gündür yazmak istiyorum. Ancak fırsat oldu. Benim oğlum 3 yas 8 aylık. Hiç bir zaman kolay bir çocuk olmadı. 3 yaşına kadar geceleri azalan aralıklarla ağladı. Gündüzleri ise kendi kendine oyun kuran mutlu bir çocuk olmasına rağmen saldırgan bir yapısı var. Şubat ayında disiplinde yardımcı olur amacıyla yarım gün devlet kreşine verdik. Öğretenini 1 ay kadar uğraştırdıktan sonra uyumlu bir hale geldi. Evde de gelişmeleri gözlemliyorduk. Bu arada gündüz hala bakıcımız eve geliyor. Ben ve eşim çok marjinal olmayan saatlerde birlikte çıkıp giriyoruz eve. Yaz boyunca çok değişil ortamlarda bulundu. Yatılı misafirimiz geldi veya biz gittik. 2 hafta sonra 6 günlük eşimle beraber bir yurtdışı gezimiz var daha sonra bir daha ki yaza kadar düzenli bir yaşanımız olacak.
    Oğlum yaz boyunca hırçınlaştı diğer çocuklara vurması çok yok ama büyükleri dövüyor. Eşim ve ben her gece sırasıyla dayak yiyoruz. Evimiz sakin kavgasız gürültüsüz bir evdir. Görüştüğü çocuklar okul haricinde bir kaç komşu çocuğu bu da benim ya da bakıcının gözetiminde. Her ikimizi de çileden çıkardığı zamanlar oluyor. Özellikle de derdi benimle ben de bazen kendimi kontrol edemiyorum. Hatta profesyonel yardım almayı bile düşünmüştüm. Daha sonra oğlumla ilişkimi yazarak kendimi sakin tutmayı başarmıştı. Benim asıl sorum oğlumu vurmanın kötü bir şey olduğuna ve problemlerin böyle çözülemeyeceğine ikna edememem bir önerin var mı? Gelecek hafta okulları açılıyor gelişmeler bekliyorum. Çalışıyor olmamdan kaynaklı bana karşı bir hırsı olduğunu seziyorum. Bir yerlerde yanlış yapıyoruz gibi geliyor acaba bir psikologa gitmelimiyiz. Sevgiler.
    Olabildigince cok bilgi vermeye calıştım, biz de eskişehir kırmızıtoprak mah. kayıtlıyız ama orada oturamıyoruz malesef.
     
  18. 6 Eylül 2007
    Konu Sahibi : ece73
  19. Pxixnar

    Pxixnar Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    46
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ece hanım merhabalar benimde oğlum 2.5 yaşında ve vurma alışkanlığı bizimkindede var.sinirlendiği zaman vuruyo anne baba dinlemiyo paylaşmayı bilmiyo mesela ne yapabilirim o anda ne tepki verebilirim ona karşı.şimdiden teşekkürler bide bir eğitimci olarak size danışmak istiyorum çalışmayı düşünüyorum ve oğlumu kreşe vericem sizce ne kadar doğru vermelimiyiz...