Çocuğun Yeteneği 2-3 Yaşında Gelişir

Konusu 'Çocuğum Büyürken' forumundadır ve seyran tarafından 8 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Günümüzde aileler çok daha bilinçli, ana okulları çocukların yeteneklerini geliştirme konusunda onlara büyük destek. Bunun sonucu televizyonda, daha iki yaşında tencere tavayı çoktan bırakıp, davul çalan ya da altı yaşında ellinde ziller dans eden küçücük çocukları görmek mümkün. Bu çocuklarımızın özgüvenlerini, kişiliklerini geliştirmeye yönelik bir çabaysa, topluma sağlıklı bireyler kazandıracağız. Peki bunu başarabilmek, gerçek yeteneklerini keşfedip, onlar için olumlu bir şekilde kullanmak için neler yapabiliriz? Yapabileceklerinin farkında olmak

    Üç yaşında bir çocuğunuz var. Üç yaşında bir çocuğun, neleri becerebildiğini biliyor musunuz? Yanıtınız, “hayır” ise “çocuk gelişimi” konusuyla ilgili bir kitap edinmeniz çok önemli. Böyle bir bilgiyle onun bilişsel gelişiminin geri ya da ileri olduğunu anlayabilir, bu konuda ki gelişimi için gerekli önlemleri alabilirsiniz.

    Dikkatli gözlem

    Artık üç yaşındaki çocuğunuzun neler yapabildiğini biliyorsanız, şimdi sıra onun hangi alanlarda daha iyi olduğunu keşfetmeye geldi. Yazma, anlatma, resim, müzik yeteneklerini neler yaptığına bakarak keşfetmeye çaılışn.

    Yaratıcılığının gelişimine izin verin

    Çocuğunuz masa başında büyük bir hevesle yaptığı bir resmi boyuyor. Ve biter bitmez yanınıza koşuyor. Resme bakınca iki gün önce gittiği, hayvanat bahçesini çizdiğini görüyorsunuz. İlk tepkiniz nasıl olmalı? Tabiki hevesini arttıracak ve
    yeteneklerini geliştirecek şekilde motive etmelisiniz.

    Ayrıca, çocuğunuz sizinle aynı yeteneklere sahip olmayabilir. Onun “kendine özgülüğünü” kabul etmek çok önemli bir noktadır.

    Yeteneklerini geliştirmesi için fırsat yaratın

    Şimdiye kadar anlatılan noktalara dikkat ettikten sonra, geriye yapılması gereken tek bir şey kalıyor, ona yeteneklerini geliştirme konusunda elimizden geldiğince gerekli tüm imkanları sunmak. Neler yapılabilir? Her çocuk her konuda yetenekli olmayabilir. Ama her çocuğun mutlaka yetenekli olduğu alanları vardır.
     
  2. 17 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  3. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    slm seyran peki bana yardim edebilirmisin benim kiz subatta iki yasina girecek ama daha kendisi yemek yemiyor bende artik yediremiyorum cunku istemiyor bu benim icin suanda en buyuk sorunm aclik hissi yok butun hicbisey yemiyor eger bilgin varsa yardim edersen sevinirim,saygilarimla
     
  4. 17 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  5. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    İştahlı çocuk, yemeğini zevkle, neşeyle ve severek yer, sofrada huzur ve hoşnutluk hakimdir. Lokmayı uzun süre ağzında saklayan, yutmamak için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen çocuk aynı derece hoşnutsuzluğa ve endişeye neden olur. Ek gıdalara başladıktan itibaren okul çağına kadar çocuklarının iştahsızlığından şikayetçi olmayan anne baba yok gibidir. Maalesef kesin bir tavsiyeyle iştahsızlığı gidermek mümkün olmadığından anne babalar değişik ve bazen de iştah şurupları gibi yanlış çözümlere yönelmektedir.

    İştahsızlık problemini çözmek için aslında alerji şurubu olan ve yan etkileriyle iştah artmasına yol açan bu ilaçlara veya yanlış uygulama ve müdahalelere yönelmek yerine çok yönlü yaklaşım gerekmektedir.

    15-20. aylar iştahın en düşük olduğu aylardır

    Çocukların büyüme ve gelişme hızlarındaki dönemsel farklılıklara bağlı olarak yeme alışkanlıkları ve iştahlarında fizyolojik farklılıklar gözlenir. Bebeklikten başlayıp bir yaşına kadar olan sürede hızla boy atıp kilo alan çocuğun daha fazla kalori alma ihtiyacı duyduğu, ancak daha sonraki dönemde büyümedeki yavaşlamaya paralel olarak çocuğun yeme isteğinde azalma olabileceği bilinmelidir. Özellikle 15-20. aylar iştahın en düşük seviyede olduğu dönemlerdir. Ayrıca yemek seçme, psikolojik nedenlerle yemeği reddetme gibi davranışlarla sıklıkla karşılaşılır. Çocuğa daha çok yedirmek için yapılan ısrar ve baskılar, yemeği ağza tıkarak zorlama ve cezalar genellikle olumsuz tepkilere ve iştahsızlığın artmasına neden olur.

    İştahsızlık bir hastalık değildir

    Yaşına uygun büyüme ve gelişme gösteren çocuk göze gelmese de muhteva olarak ihtiyacı olan gıdaları alıyor demektir. İştahsızlıkla beraber kilo alması durmuş, yetersiz gelişme gösteren çocukta bu durumun sebebinin ortaya konması ve çözülmesi gerekmektedir. Anoreksiya Nevroza hariç tutulursa iştahsızlık bir hastalık değil birçok sebebe bağlı olabilen bir belirtidir. Özellikle enfeksiyonlarda olmak üzere iştahsızlık sıklıkla çocukluk hastalıklarına eşlik etmektedir. Muayene ile çocuğun büyüme ve gelişme ölçülerinin değerlendirilmesi yanında basit laboratuvar incelemeleriyle (kan sayımı, idrar tetkiki, batın ultrasonu, karaciğer ve böbrek fonksiyonları vb.) genellikle bir kanaate varmak mümkündür. Bir rahatsızlık tespit edilecek olursa uygun tedaviyle bu hastalığın iyileşmesiyle beraber iştah da normale dönmüş olacaktır.

    Çocukların iç dünyalarında yaşadıkları duygular iştahlarını etkileyen faktörlerin başında gelir. Bilinçaltına yerleşmiş herhangi bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlığın baskısı onun iştahını kesebilir. İştahsız çocukta organik rahatsızlık araştırılırken çocuğun ruhsal durumu da değerlendirilmeli, varsa duygusal sorunlar ve iç çatışmalar açığa çıkarılarak çözülmelidir.

    Bu incelemeler neticesinde başka bir hastalık olmaksızın sürekli hale gelmiş genel iştahsızlık hali ise ayrıca ele alınıp çok yönlü değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Çocukların gıda ihtiyacının yaş, cins, metabolizma hızı, aktivite durumu, genetik, psikolojik ve çevresel faktörlerden etkilendiğini ve her çocukta farklılıkların doğal olabileceğini unutmamak gerekir. Bebeğinin bir an önce büyüyerek sağlıklı gelişmesini isteyen bazı anne babalar, çocukları ne kadar yerse yesin, alınan gıdaları yetersiz olarak değerlendirmek ve çocuğun yediklerini başka çocuklarla kıyaslamak gibi hatalara düşmektedirler. Alınan gıdaların içerikleri en az miktarı kadar önemlidir. Yoğun enerji içeren bisküvi, çikolata türü besinler, düzensiz atıştırmalar, fast-food türü beslenme tarzı, öğündeki yeme miktarını etkileyerek yeterli enerji alındığı halde iştahsız görüntüye neden olabilmektedir.

    İştahsız çocuğa yaklaşım tarzı nasıl olmalı?

    İşe çocuğun neden yemek istemediğini anlamakla başlamak gerekir.

    Çocuğun bir hastalığı mı var, ilgi çekmek mi istiyor, yoksa ihtiyaç fazlası sevmediği gıdalara zorlamaya karşı mı direniyor, aile içindeki bir sorun veya gerginlik veya iletişim problemi nedeniyle ruhsal bir sıkıntı mı yaşıyor, kardeşin doğması, okula yeni başlaması ya da ölüm, ayrılık gibi nedenler var mı?

    Acaba yemeyerek sizi üzeceğini öğrendiğinden size karşı tepkisini bu yolla mı gösteriyor, yoksa aslında iştahı iyi de siz yanlış besleme mi yaparak iştahsızlığına zemin hazırlıyorsunuz?

    Bu ve benzeri nedenlerin araştırılıp açığa çıkarılması gereklidir. Bu bakımdan öncelikle iştahsız çocuğu muayene ve gerekiyorsa incelemelerden geçirdikten sonra çocukta beslenme yetersizliği veya herhangi bir sağlık problemi yoksa, büyüme ve gelişme normalse, endişeye gerek yoktur.

    Bu durumda yeterli beslendiği düşünülmeli, öğün atlaması bile normal sayılmalıdır.

    Yemekleri süsleyerek cazip hale getirin

    İştahsız çocuğun beslenmesinde miktar yanında besin içeriği daha önemlidir. Besin kalitesi yüksek, çocuğun daha severek yediği gıdaları tercih etmeli, kesinlikle miktar için zorlama yapılmamalı, bunu çocuğun belirlemesine izin vermelidir. Her çocuğun belirli bir mide kapasitesi vardır. Çocuğun mide kapasitesi zorla değil, teşvik edici davranışlarla geliştirilebilir. İsteksiz zorla yenen gıdaların daha sonra çıkarıldığı sıktır. Çocuğa değişik alternatifler sunmanın yanında alınması gereken besinleri çeşitlendirmek, severek yediği formatta hazırlamak (kızartma, haşlama, köfte veya ezme yaparak, söğüş veya salata şeklinde karıştırarak vb.) süsleyerek göze daha hoş görünür hale getirmek teşvik edici olabilir. Çocuk sofraya aile ile birlikte oturmalı, iştahla yemek yiyenleri görmelidir. Diğer bireyler mesela baba yemekte kusur arıyor ve yemek seçiyorsa çocuğun iştahla yemesi beklenemez. Yemek küçük porsiyonla ve hoş görünümlü sunularak cazip hale getirilmelidir.

    Sofrada Tv açık olmamalı

    Kendisinin yemesine izin verilmesi çocuk için teşvik edici, bağımsız kişilik geliştirmesine de katkı sağlayan bir davranış olacaktır. Sofra, oyuncaklardan, açık televizyon vb. gibi dikkat dağıtıcı şeylerden uzak olmalıdır. Uygun havalarda açık havada ailecek yemek ve piknikler iştahı geliştirici etki gösterebilir.

    Yemek aralarında abur-cubur yemesine müsade etmeyin

    Karnı acıkan çocuğun yemeği, iştahı kaçmadan hemen verilmelidir. Yemeğin gecikmesi iştah azalmasına neden olur. Yemek yerken sabırlı davranılmalı, belirli bir süre yemesi için zaman verilmeli, hâlâ yemiyorsa tabağı kaldırılmalı, ardından alternatif gıdalar ve şekerleme türü rüşvetler sunulmamalıdır. Az yediği için çocuğun yemek aralarında meyve, meyve suyu, süt ve benzeri aperatif atıştırmasına izin verilmemelidir. Öğün aralarında ve yemek öncesinde düzensiz olarak gıdaların alınması, ne yerse kâr mantığıyla sürekli arkasından kaşıkla dolaşıp yedirme ve midede sürekli besin bulunması acıkma duygusunun gelişmesini engeller. Acıkmayan çocukta ise iştah gelişemez. Sofrada yemediğinde ikinci öğüne kadar aç kalacağını bilen çocukta beslenme düzeni daha çabuk yerleşecektir.

    Genellikle tek çocuklarda, aşırı özen ve ilgi ile şımartılan çocuklarda iştahsızlık daha sıktır. Annenin titiz beslenme yöntemleri uygulaması, öğünün zamanı, yemek çeşit ve miktarlarında zorlamalar fayda vermeyen uygulamalardır. Çocuğun iştahsızlığında annenin kişilik yapısı ve tutumu önemlidir.

    Aile içindeki problemler, gerginlik ve tartışmalar, çocuğun ruhsal yaşamına ve iştahına doğrudan zarar verir. Çocukların, çok sevdiği büyüklerinin üzüntülerinden etkilendikleri ve iştahlarının kesildiği dikkate alınırsa sıkıntı ve üzüntüleri çocuğa hissettirmemek önemlidir. Çocuğun aile içi iletişimindeki sorunlar, kardeş geçimsizliği ve kıskançlıklar iştahı olumsuz olarak etkileyebilir. Bazı çocuklar iştahsızlığı, ilgi çekmek ve ayrıcalık temini için kullanmayı öğrenebilirler. Mesela annenin küçük kardeşi beslemesi kıskanıldığından yemeye karşı tavır almaya ve yemeğinin anne tarafından verilmesini istenmesine yol açabilir.

    İştahsızlığı çözmek için 20 öneri

    1. İştahsızlığın arkasında fiziksel veya ruhsal sebepleri araştırın ve rahatsızlık varsa tedavisini sağlayın.

    2.Varsa aile içindeki problemleri çözün. Gerekirse aile danışmanlığı ve psikolojik destek alın.

    3.Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini ağzında bekletmesi karşısında sabırlı olun. Yemek miktarını artırmak için zorlama ve baskı yapmayın.

    4.Çocuğun öğün aralarında kırıntılarla beslenmesini, abur-cubur, fast food atıştırmasını engelleyin.

    5.Düzenli saatlerde öğüne alışmasını sağlayın.

    6.Öğünde yemeyen çocuğa arkasından koşarak kaşık kaşık bir şeyler yedirmeye çalışmayın. Yemeğin sofrada yenmesini alışkanlık haline getirin.

    7.‘Kardeşin bitirdi, sen hâlâ yemedin’ gibi kıyaslamalar yapmayın.

    8.Yemesi karşılığında takdir edin; fakat ödüle alıştırmayın.

    9.Çocuğun tabağına yiyebileceği kadar yemek koyun, bazen de azar azar yemek koyarak tabaktaki yemeğin her bitişinde onu takdir edin. Her çocuğun belirli bir mide kapasitesi vardır. Çocuğun mide kapasitesi zorla değil; teşvik edici davranışlarla geliştirilebilir. İsteksiz, zorla yenen gıdaların daha sonra çıkarıldığı sıktır.

    10.Sofrada yemek hakkında olumsuz konuşmayın.

    11.Sürekli aynı yemeği pişirmeyin.

    12.Besinleri karbonhidrat, protein ve sebzelerden dengeli olacak şekilde içeriği zenginleştirerek tüketmeye gayret edin.

    13.Sofranızı şenlendirin, yemek sırasında olumsuz, üzücü ve rahatsız edici olaylardan söz etmeyin, çocuğun yaramazlıklarını ve hoşlanmadığınız yanlarını dile getirmeyin, eleştirme, ayıplama ve suçlamadan uzak durun, sıkıcı, kuralcı ve uzun konuşmalardan kaçının, ikaz gerekiyorsa espriyle beraber sempatik bir biçimde yaparak sofranın neşesini kaçırmayın. Bu arada çocukla konuşmak, şakalar yapmak, hikayeler anlatmak yemeği zevkli hale getirebilir.

    14.Aşırı miktarda inek sütü vermeyin. Ağırlıklı inek sütüyle beslenen çocuklar tok olduklarından diğer gıdalara direnç gösterirler. Bu dengesiz beslenme ve genellikle kansızlığa da zemin hazırlar. Ayrıca ileri yaşamda alerjik hastalık ve diyabet riskinin arttığı söylenmektedir. Diğer ek gıdaları daha fazla alması için inek sütünü bir veya iki öğüne indirmek faydalı olabilir.

    15.Çocuğun bireysel gelişimini destekleyin. Onu sofrada özgür bırakarak kaşığıyla kendi yemesini teşvik edin.

    16.Azarlama, eleştiri ve şiddetten sakının. Cezalandırılan çocuk tepkisini size yemek yemeyerek gösterebilir.

    17.Yemekleri iyi pişirin, lezzetli olmalarına özen gösterin, servisi normal sıcaklıkta yapın. Tatsız tuzsuz, iyi pişmemiş, kalitesiz yemeğin iştahla yenmesini beklemeyin.

    18.Uygun hava şartlarında çocukları ev hapsinden kurtarın. Açık havada gezinti ve spor yapmalarını, yemeklerini de bu ortamda yemelerini sağlayın. Yüksek oksijenli, temiz hava ve yeşil doğa, hayatı monotonluktan kurtarır, metabolizmayı canlandırır, iştahı açar.

    19.Muhtemelen çocukken sizinde iştahsız olduğunuzu ve anne babanızın sizin için endişe ettiğini düşünün.

    20.İştah şurubu adı altında satılan ilaçlardan uzak durun.



    27.07.2004
    Dr. Hızır Yılmaz Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı TSTV KONYA HASTANESİ
     
  6. 17 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  7. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    canim birde bir arkadas cocuguna bu konuda belli uygulamalar yapmis.bana mantikli geldi onuda paylasayim dedim ve buraya kopyeledim..

    arkadaşım kolay gelsin. benim kızım da böyleydi ve en son kusmalara başlamıştı. benden neredeyse nefret ediyordu çünkü resmen kavga ediyorduk..bunun üzerine dr.umuzla konuştum.. bize günlük bir program verdi ve diretmememizi söyledi... ne kadar üstelersek o kadar kötüye gidermiş..... bu konuda daha önce de yazmıştım.....

    1. bütün yemekleri masada yemesi için ikna edeceksiniz (arkasında dolaşmak ve üstelemek yok) ve yanında mutlaka yemek yiyen birileri olacak

    2. çalar saatinizi 20 dk sonra çalacak şekilde ayarlayıp, masaya oturacaksınız (bu süre bir insanın normalde en azından bir tür yemeği bitireceği kadar)

    3. saat çalınca "yemek bitti" deyip sofrayı toplamaya başlayacaksınız... ağlasa da yelkenleri indirmek yok...

    her öğün böyle geçecek. arada su ve süt hariç hiç bir şey verilmeyecek (ve bu mutlaka herkes tarafından uygulanacak)

    çok katı gibi görünse de buna ancak 1veya 2 gün dayanabiliyorlarmış. benim kızım 3. günde istediğimiz düzene girdi......şimdi masaya bizimle beraber oturuyor ve yemeğini kendi bitirip kalkıyor. (tabi hastalandığı zaman bazen başa dönüyoruz ama tekrar düzene giriyor) korkmayın bir çocuk uzun süre aç kalsa da bir şey olmazmış.....birde vitamin vermeyi ihmal etmemelsin.
     
  8. 18 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  9. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    seyran inan cok sevindim bana yazdigin icin,hepsini okudum,cok sagol,sana kisaca anlatayim kardesim benim kizim iki ayina kadr cok iyidi emziriyordum,2ayindan sonra kusmaya ve acikmamaya basladi,birden bire,doktora gittik gecer dediler,ama gecmedi,bende sutumu pompalayip kasikla vermeye calistim cunku ne biberon aldi ne,emzik,mamalar olsun sut kasila verdim,tabi isteyerek yemiyor cogu zamanda kustu,gitmedigim doktr kalmadi,mide reflex olabilir dediler,ilac verdiler yan etkisi oldu biraktim cunku onlarda emin degillerdi,anlayacgin simdiye kadar belki saatlerce ac biraktim ama acikmadi ,kusup durdu,ben vermeyince kilo kaybi yapti idrarinda iltihab bulundu bnde sen yemesn bn veririm dedim zorla ne kadarda istemesem,cunku vermesem hastalaniyor versem istemiyor,ama inan kardesim sabrim kalmadi bugune kadar rabbim hep yardim etti ins bundan sonrada eder,ama artik zorlamak istemiyorum artik 2yasina girecek,arkadaslarina bakiyorum kendileri yiyor ve buyukler gibi yiyorlar,demek istedigim bn simdiye kadar hem bebek mamalari veriyordum cunku kati bisey alinca hemn kusardi bogazinda kalirdi ama simdi kati bisey aliyor cigneyip atiyor,en azindan eskisi gibi degil ,yine arada sirada kuyur ama en onmlisi kendisi yesin aciksin,ogrensin istiyorum,bugun 3gun olacak,bn artik hic vermiyorum zorlamiyorum,onune yemegi koyuyorum kendimede koyuyorum,yerse yesin diyorum bi yandanda icim icimi yior,inan 2gun hic bisey yemedi sadece sabah kalvaltisinda 1bardak ca,oglen hic bisey aksam hic bisey abartmadan anlatiyorum yemegi agzina koyour atiyor,ve suda ac iciyor sutu hic sevmiyor,inan oyle kotuyumki anlatamam sinirden agliyorum valla,en son 4gun once doktrdaydim bugune kadar denedigimiz olmadi simdide bole deneyelim dedik bugun 3gun olacak bakalim ne olacak,bi aciksa zaten yer,amaolmuyor,ve benm tek uzuntum hastalanmasa bari ishal olmus,atesi gelip cikyior,hayirlisi,bide artik kendisi kasigi tutabilsin catali tutsun ogrensin istiyorum bide bebegimi asla zorlamak istemiyorum,yemegin aramiza girmesini istemiyrum,ama inan DEDIKLERINI YINE UYGULAYACM,bakalim ne olacak eger yine bilgilerini bana sunarsan cooook sevinirim,simdiden tskler,umarim iyi bir sonuc alirim,sukurler rabbime saglikli daha kotu bebeklerde var ama ne yapim uzuluyorum iste,anne yuregi,kiyi bak canim saygilarimla
     
  10. 18 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  11. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    calar saat programinida uygularim keske bi faydasini gorsen ikigundur deniyoruz yemexyince esinle her firsatta bisey sunuyoruz,aslinda biliyorum zorlamamali ne kadar cok istesek redediyorlar kendi halinde birakmali ama inan bnm ki hic orali olmuyor bi nedenini bilsem,senin arkadasin bebegi 3gunde duzelmus bn 1haftayada raziyim daha fazlasinida yeterki duzelsin ama inan calarsaatide hemn denerim keske yese,kime cekmis bu bilmemki bnde babasida ictahliyiz,valla artik sinirden yine aglayacmya,ne yapmaliym nedennnnnnnnn
     
  12. 18 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  13. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    canim sen bu konuda cok bunalmissin..seni anliyorum ama inan panik yapmana gerek yok..ben ayni durumu oglumda yasadim.iki aylikken yemedigi icin cocugumun midesine mamayi hortumla gonderdik gunlerce..daha sonralarida yeme problemleri devam etti.biz surekli doktordaydik.doktorumuz bu konuda fazlasiyla yiprandigimi gorunce bana sunu soyledi,sakin cocugun yemiyor diye bu kadar yipratma kendini inan bana ictigi su bile ona yariyordur..afrikada onbinlerce cocuk bir damla suyla yasiyorlar inan bana cocuguna bir sey olmaz dedi...eger cocuguna bu konuda surekli baski yaparsan onu yemekten daha cok tiksindirirsin..birak ac kalsin inan bana sonunda kendi isteyecektir.biraz sabir ve birazda kati olman gerekiyor.suan benim oglum 9 yasina girmek usere ve biraz kilosu fazla. o zorla yedirdigimiz cocugumuza yemegi biraz frenlemesine ugrasiyoruz simdi..yinede ben buldugum bilgileri burada seninle paylasirim Allah yardimcin olsun canim
     
  14. 18 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  15. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    merhaba canim,hergun bakiyorum biseyler yazmismisin diye,baska yerlerdede yazdim belki ordada bilgisi yasayana var diye cok yasamis anne var bu sorunu evet haklisin cok bulandim yiprandim hatta esinle bunun icin kavga bile etmeye basladik o bana sakin ol,birak kendi halinde diyor ama ne yapim canim ya anne yuregi baba gibi olamiyor,evet 3gundur zorlamiyorum umarim bu bir sonuc alir,bugune kadar denedigim hersey olmadi umarim bu olur inan ozamn dunyalar benim olur.evet tiksinmis yemegi sevmiyor belki suc benim zorladigim icin ama 2aylikken oldu hani ozamnlarda zorla mama faln veremezdim ozamnlar nezamn aglasa emziriyordum,baktim acikmyior kendim kasikla verdim vermesemiydim ozamn hastaniyordu,bilmiyorum canim ya,bekliyecez artik ,agzinda yara cikmis onceden agzina aldigi kati seyleride artik almiyor.sansa bu da dek geldi ama zorlamayacam yine,disler cikiyor,anlayacgin neguzel cocugun buyumus keske bnde ogunleri gorsem gorunceye cildirmasam tabi,3gundur 3bardak cayla dolaniyor dusun artik canim,kendine iyi bak tesekkurler simdiden,
     
  16. 18 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  17. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    bide okumadigim kitap,bakmadigim sey kalmadi baya bilgilendim baya arkadaslarima tavsiyelerde bulunp yardim ettim,ama bi turlu kendime edemedim artik kesin midede bisey var diyorum ama allah korusun,:KK43:ozamn olurum herhalde,keske bu konuyu cok abartmis olsam ama inan bir lokma bile yemiyor,offff,
     
  18. 18 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  19. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    canim kizinin agzinda yara ciktiysa bunun tadevisini mutlaka yaptir cunku eminim buda aci veriyor ve yemesini bir kat daha engelliyordur..sen guclu olmaya devam et. sakin ac kaliyor diye uzulme inan bana ac oldugunu anlayacak ve senden kendisi isteyecektir..sunu anladimki bir cocugun ustune ne kadar dusersen yemek konusunda cocuk o kadar tiksiniyor ve inat ediyor.sabirli ol canim.