Çocuğunuzu, ağlatarak uyutmaya çalışmayın

Konusu 'Çocuğum Büyürken' forumundadır ve janet tarafından 24 Şubat 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    24 Şubat 2009
    Konu Sahibi : janet
  1. janet

    janet Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.642
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    Küçük yaşta çocuğu olan annelerin en çok zorlandığı konulardan biri çocukların "uyku düzeni"dir.



    Küçücük bedenleri, sevimli yüzleri ve masum görüntüleri ile her an sevilmeye hazır bekleyen bu şirin dünyalılar, misafir oldukları ailenin birçok alışkanlığına tesir ettikleri gibi, uyku ve istirahat düzenlerini de etkiler. Aile içindeki bu değişiklik de özellikle anneleri bir hayli zorlar. "Çocuktan önceki" yaşantısında anneler, kendi "biyolojik ritminin" gerektirdiği gibi istirahat edebilme serbestliğine sahipken, "çocuktan sonraki" dönemde kendilerine bağlı bulunan bebeklerinin ihtiyaçlarını hesaba katmak zorunda kalırlar.

    Günlük hayatın telaşı ile yorulan bir anne, tam dinlenmek üzere iken, bebeğinin uyanması ile tekrar onun ihtiyaçlarını karşılamaya koyulur. Böyle bir anne, uykusuz geçen günlerin verdiği sıkıntı ile gereğinden fazla tedirgin, huzursuz ve asabi bir hale gelebilir, hatta bu gerginlikler anne sütünün çekilmesine veya azalmasına da sebep olabilir. Bu durum gerek eşler arasındaki iletişimi ve gerekse anne ile çocuk arasındaki "tahammül" gücünü zayıflatmaya başlar. Bu kısırdöngü sonunda anne artık bebeği ile baş edemez hale gelir ve çocuk yetiştirmenin ne kadar da zor olduğundan şikâyet etmeye başlar.

    Çocuğu kendi düzenimize uymaya zorlamalı mı? Konu hakkında çalışmalar yapan uzmanlar, bir yandan annenin çaresizliğine dikkat çekerken diğer yandan da çocuğun masum ihtiyaçlarının giderilmesi arasında sıkışıp kalırlar. Bu yıpratıcı süreci aşmak için ise iki ayrı yöntemden biri annelere tavsiye edilir. İlk yöntem; "çocuğu anne ritmine uymaya zorlamak"tır. Annelerin genelde tercih ettiği bu yöntem, bebeğin uyku düzenini annenin günlük yaşantısına ayak uydurmaya zorlar. Yani, anne, bebek her ağladığında onun ihtiyaçlarına cevap vermek yerine, "vaktinde" oluşan istekleri gidermeye çalışır. Örneğin, bebek kendi yatağına yatmayı istemez ve akşam uykuya dalmakta zorluk çeker. Yalnız yatmaya alışkın olmadığı için de, ağlayarak anneyi yanına çağırır, anneye olan ihtiyacını gözyaşı ile dile getirir. Bu yönteme göre; bebek ne kadar ağlarsa ağlasın kayıtsız kalarak, annesinin geleceğine dair umudunu keseceği ve sonunda yorulup ağlamayı bırakarak uykuya dalacağı hesap edilir. Çocuk, her ne kadar ağıtları ile "anne n'olur gel" sinyali gönderse de anne, o ağıtlara duyarsız kalarak, "hayır benden umudunu kes gelmeyeceğim" demektedir. Çocuk günlerce süren bu ağlamalarının sonunda artık ağlamadan uyur ancak aslında annenin kendisine cevap vereceği umudunu yitirir; korkularını ve endişelerini kendi içine hapsederek uykuya dalmaya başlar. Peki, çocuğu ağlatarak ve anneye umudunu keserek uyutmak ne kadar doğrudur? Çocuklar bu ağlamalar sırasında ruhen incinmekte midir?

    Ağlatarak uyutmak, çocuğun vicdanını katılaştırır

    Henüz konuşma yeteneği olmayan bir bebek etrafı ile iletişimini "ağlayarak" gerçekleştirir. Bebeklerin ihtiyacı değiştikçe ağlama şekli de değişir. Örneğin; altını ıslatan çocuğun ağlaması ile korku ve endişe yaşayan çocuğun ağlaması birbirinden farklıdır. Eğer çocuklar ağlamayacak olsalardı, çocuk bakımı dünyanın en zor işi olurdu. Zira hiç ağlamayan bir çocuğun, ne zaman acıktığını anlamak ya da uykusunun gelip gelmediğini hesap etmek hemen hemen imkânsızdır. Normal şartlarda "hiçbir çocuk sebepsiz yere ağlamaz". Eğer çocuk ağlıyorsa mutlaka bir sebebi vardır. Anne-babanın görevi çocuğu susturmak değil, çocuğun ağlama sebebini bularak, ihtiyacını gidermektir.

    Uyku düzeni sağlamak adına, onun ağlamalarına ilgisiz kalmak yanlış bir yöntemdir. Zira çocuk, içinde bulunduğu ailenin düzeninden habersiz olarak kendi bünyesinin ihtiyacı çerçevesinde uykuya dalar ve uyanır. Eğer anne, çocuğun uykuya dalma ve uyanma "ritmini" kendi yaşantısına uydurmaya zorlarsa, bebeğinin "biyolojik ritmini" bozmuş olur. Üstüne üstlük, bebeğin ağlayarak anneye iletmeye çalıştığı "korkuyorum anne" ya da "tedirginim anne, yanıma gel" mesajlarına ilgisiz kalmakla, çocuğunun bilinçaltına "annelere güvenilmez" düşüncesi yerleştirir. Hâlbuki bir çocuk için ilk ve tek güvenilecek kişi annedir. Eğer çocuk, en çok güvenilecek kişiye karşı daha bebeklik yıllarında güvensizlik duymaya başlarsa, vicdan duygusunun gelişiminin de önüne geçilmiş olur. Çocuk bu uygulamanın sonunda ağlayarak annesini çağırmaz belki, ama annesini çağırmaması bir çözümün değil, bir sorunun başlangıcını ifade eder ki, o da çocuğun vicdan duygusunun katılaşmaya başlamasıdır. * Uzman Pedagog

    O halde ne yapmalı?

    Çocuğu ağlatarak ve onun ihtiyaçlarına karşılık vermeyerek terbiye etmenin çocuğun ruh sağlığına zarar verdiği çok açıktır. Annenin yapması gerekli olan şey, bebeğinin biyolojik ritmini bozmadan, onun düzenine uymaya gayret etmektir. Çocuk, her korktuğunda, her endişe duyduğunda anneden teselli alabilmeli, her uyandığında annenin tebessüm eden çehresinin verdiği rahatlıkla yeniden uykuya dalabilmelidir. Çocuk, güven içinde, her defasında annesini yanında bulacağından emin olursa, bir süre sonra kendi başına yatmaya alışacaktır. İlk dört yaş, anne ile çocuk arasında güven atmosferinde geçmelidir.
     
  2. 25 Şubat 2009
    Konu Sahibi : janet
  3. incitanemtuana

    incitanemtuana EVLI MUTLU IKI COCUKLU :) Pro Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2007
    Mesajlar:
    25.557
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    198
    tmm hakli oldugun yanlar kessinlikle var
    ama benim ufaklik kolumdan indirdigim an uyanirdi ne yanimda ne baska yerde hep kolumda olcakdi buda benim kendime zaman ayirma yada islerimi görmeme engeldi doktoruma danisdim ve 45dakkaya kadar aglamasi normal dedi ama bu demek diilki avaz avaz hickira hickira olucak cocugunuzda olsun hep kulaginiz dedi ama sirf keyfi bi aglayissa brakin cünkü aglamakda sagliklidir dedi benim evim iki katli bende babyfonda vardi hemde görüntülü doktorumun tavsiyesine uydum kizimi yatagina koyuyodum hepde benim cikip kapiyi örtmemi bekliyodu asaya indigimde basliyo aglamaya ama keyif icin birde bakdim tas catlasin en fazla 10-15dk sürüyo sonrada kizimda rahatladi ve aisdi
    ha bazen gercekden icini cekerek aglamaya basliyodu zaten bi anne olarak ses tonundanda anliyosunuz 2-3dk bile bekletmezdim ozaman hemen alirdim yine kucagima ve ilgilenirdim
     
  4. 25 Şubat 2009
    Konu Sahibi : janet
  5. arzuco

    arzuco Biri Beni Durdursun Canım Pro Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.321
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    146
    benim kızımla 3 gündür dişten dolayı zor günler geçiriyoruz. uykusu olduğu halde uyumamak için diretiyor. ben kıyamıyorum da eşim dün gece artık biraz ağlamasına kulak tıkayıp uyutmaya çalıştı. sonuçta uyudu ama her akşam babası geldiğinde deli olan kızım bu akşam hep kafasını çevirdi babasının kucağında ağladı sanıyorum dün gecenin intikamını aldı kuzucum :)
     
  6. 25 Şubat 2009
    Konu Sahibi : janet
  7. janet

    janet Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.642
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    canım dıs jelleri var kullansana rahatlar biraz benim 22 aylık kızım it dislerini cıkarıyor neler cekiyor canım jeli sürünce ne kadar rahatlıyor görsen
     
  8. 17 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : janet
  9. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.