çocuğunuzu azarlamayın...

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve nunu tarafından 25 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    25 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  1. nunu

    nunu Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    57
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Çocuğunuzu Azarlamayın!

    Çocuklar doğuştan yapısı itibarıyla donanım olarak bizlere uyum sağlamak ve
    bizleri örnek alarak hayata hazırlanmak üzere programlanmışlardır. Bizden
    gördüklerini taklit eder ve öğrenirler. Hiç düşündük mü acaba hayatımızın
    birçok noktasında olabileceği gibi disiplin konusunda anne ve babamıza
    benzediğimizi? Birçok insan disiplin konusunda anne ve babasından öğrendiği
    dili kullanmak zorunda kalır. Halbuki disiplin konusunda konuştuğumuz farklı
    bir dil daha vardır. İnsanların bir olay ya da durum karşısında takındıkları
    ve karşısındakileri baskı altına almaya yönelik disiplin davranışlarına
    disiplin dili deniliyor. Disiplinin de bir dili olduğunu bilirseniz doğru
    dilleri konuşmayı da öğrenebilirsiniz.
    Çevrede gözlenen yanlışları siz yapmayın
    Çevremize şöyle bir baktığımızda çocukların hatalı bir davranışta
    bulunduklarında anne babaların çocuklarına nasıl davrandıklarını
    gözlemlersiniz. Genel olarak onu döven anne veya bir baba canlanır
    kafamızda. Kerim Bey ve Sibel Hanım ikisi erkek biri de kız olmak üzere üç
    çocuk sahibi bir çifttir. 18 yaşında olan küçük oğlu birçok davranış
    bozukluğu içinde ve anne bundan çok rahatsız olduğu için bu durumu benimle
    paylaştılar. Geriye dönüp baktığımızda Sibel Hanım'ın disiplin dilinin
    "fiziksel şiddet" olduğu anlaşılıyordu. Kerim Bey'in dili ise "yok sayma"
    idi. Bütün çocuklarını döverek terbiye eden ve ikinci çocuk hariç
    diğerlerinde başarılı (!) olduğunu söyleyen Sibel Hanım olanlara anlam
    veremiyordu. Oğlu Burak neden böyle olmuştu da diğerleri değil? Evet oğlu
    Burak'ın neden böyle olduğunu değil de diğer çocukların nasıl oldu da ruhsal
    sağlıklarını koruduklarını sormak gerekiyordu aslında. Diğer çocuklar da
    dayak yiyerek büyümüşlerdi; ama yalnızca biri isyan ediyordu. Diğerleri
    isyan etmediği için sanki problem yokmuş gibi algılanıyordu anne tarafından.
    Diğer iki çocuğa baktığımızda çekingen, kendine güvenmeyen ve toplum içinde
    kendini rahat ifade edemeyen iki çocuk duruyordu karşımızda. Biri baş
    kaldırmış, ikisi sindirilmişti. Zaten genele bakıldığında "fiziksel şiddet"i
    kullanan ailelerin çocukları ya sindirilirler, çok pasif olurlar ya da baş
    kaldırıp isyan ederler. Anne baba ile yapılan görüşmeler sonucu ailenin bu
    konularda biraz bilinçlendiği ve daha olgun davranışlar ile çocukları ile
    daha güzel ilişkiler geliştirebildikleri gözlendi.




    Neden şiddete başvuruluyor?
    Fiziksel şiddet genellikle orta ve alt gelir grubu ailelerde daha fazla
    kullanılan bir disiplin yöntemi. Tabii çevremizde maddi durumu çok iyi olup
    da çocuklarına fiziksel şiddet uygulayan aileler de yok değil. Ailenin
    fiziksel şiddete başvurmasının temel sebeplerini şu başlıklar altında
    toplayabiliriz.
    Başka yöntem bilmeme
    İnsanların büyük çoğunluğu evlenip de çocuk sahibi olmadan önce çocuk
    eğitimi hakkında doğru dürüst hiçbir bilgiye sahip değildirler. Ne zaman
    çocuk olur da problemler ortaya çıkmaya başlar hemen kendi anne babalarının
    uyguladıkları yöntemlere sığınırlar. Kendileri yaşadıklarından çok şikayetçi
    olsalar da o yaşadıklarını unutmuşçasına aynı davranışları birer ebeveyn
    olarak çocuklarına karşı sergilemeye devam ederler.
    Kızgınlık en kolay yol
    Aileler nedense fiziksel şiddet uygulamayı kestirme bir yol olarak tercih
    ederler. Fiziksel şiddetin çocuğun psikolojik gelişimindeki yaptığı
    tahribatı bir tarafa bıraksak bile yine de kolay ve etkili bir çözüm
    değildir. Çünkü fiziksel şiddet ile çocuğu bir an için baskı altına alır ve
    istediğinizi yaptırabilirsiniz; ancak bu yöntemle uzun vadeli bir çözüm elde
    edemezsiniz. Uzun vadede o çocuk başınızı daha çok ağrıtacaktır. Yani
    fiziksel şiddet kullanarak olayı yalnızca ötelemiş olursunuz.
    Öfkenizi kontrol edin
    Çocuklarımızı eğitirken karşılaştığımız sorunlar karşısında öfkelenmemizin
    belli sebepleri vardır. Bunların çoğu sanılanın aksine çocuktan değil biz
    ebeveynlerden kaynaklanır. Çocuklar bizi sinirlendirmiyor, biz kendi
    kendimize sinirleniyoruzdur. Düşünce biçimlerimiz bunun en temel sebebidir.
    2 yaşlarındaki bir çocuk daha önce misafir odasına girmemesi söylenmesine
    rağmen oraya girmiş ve sehpanın üstündeki güzelim vazoyu yere düşürüp
    kırılmasına sebep olmuştur. 'Bu durumda da mı anne öfkelenmemeli?' diye
    sorabilirsiniz. Hemen olayın öncesine dönelim. Bütün gelişim uzmanları
    'Çocuğun yürümeye başlaması ile birlikte araştırma ve keşfetme duygusu
    zirveye çıkar.' diyorlar. Ve anne tam da çocuğunuz böyle bir dönemi yaşarken
    kalkıp yasaklı bölgeler ilan edip çocuğun merakını bir kat daha artırıyor.
    Çocuğun vazoyu kırması için bütün şartları farkında olmasa da hazırlayan
    (merak duygusunu tahrik ederek) ve ondan sonra da kırmamasını bekleyen
    annenin bu beklentisi ne kadar doğrudur acaba? Sinirlenmeye gerek kalmayacak
    önlemler baştan alınırsa ev içinde daha sağlıklı ilişkiler geliştirilebilir.
    En azından çocuk eve değil de biraz da ev çocuğa uydurulursa öfkelenme
    sebeplerimiz azalmış olur.
    Göz teması kurun
    Göz teması ile anlatabiliyorken, çocuğa bağırmak onun disiplin konusundaki
    anlama eşiğini yükseltir ve belli bir zaman sonra daha azından anlamamaya
    başlar. Onu da yeterli görmeyip çocuğa fiziksel şiddet uyguladığımızda artık
    dayaktan aşağısını anlamaz hale gelir. Ve sürekli dövüldüğünde ise Anadolu
    tabiri ile "dayak delisi" olur ve artık bu çocuk hiçbir şeyden anlamaz
    duruma gelir. Önemli olan çocuğun disiplin anlamındaki anlama eşiğini
    olabildiğince aşağıda tutabilmektir. Bunu da halihazırda uyguladığımız
    yöntemin bir alt basamağına sonra bir altına çocuğu hazırlayarak
    başarabiliriz. Bağırmaktan aşağısını anlamayan çocuğa önce ses tonumuzu
    düşürür ve zamanla beden dilimizi ve gözle temastan anlayacak hale
    getirebiliriz.
     
  2. 25 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  3. kuzum

    kuzum Bu konida hassasum Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    8.591
    Beğenildi:
    252
    Ödül Puanları:
    163
    Bazen o kadar sinirleniyorumki ne yapacağımı şaşırıyorum. Karşımdakinin çocuk değilde büyük bir insan olduğunu düşünüp normal tepki vermesini bekliyorum. Ama bazen onun ufacık bir çocuk olduğunu unutuyorum. Hata hep bizde arkadaşlar. O çocuk, elbetteki yaşına göre normal davranıyor.Ama biz hep bize göre mantıklı şeyler bekliyoruz. Çok sinirlendiğimde (biryerden okumuştum) 10 defa "o bir çocuk, o bir çocuk" diye söylüyorum. Napiyim, İnsanlar bana deli diycekler yakında kendi kendime konuştuğum için.:razz: :razz:
     
  4. 25 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  5. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    :rolleyes2: çocuğum olursa onu yetiştirirken dikkat ederim diyorumama çok zor anne olmak günümüzün çocuklar çok zor. herşeyi biliyorlar maaşallah yiğenlerimden biliyorum insana pabucunu ters giydiriyorlar. kızmamak için çok zorlamak gerekiyor insanın kendisini
     
  6. 25 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  7. PANDORA_AMAZON

    PANDORA_AMAZON Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    191
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86

    kuzuma katılıyorum bazen deli olmamak elde değil ama dayağa kesinlikle hayır
     
  8. 26 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  9. nunu

    nunu Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    57
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    lentecim evet çok iyi bir fikir ben bu yolu deneyeceğim.Bazen bende kendime çok zor hakim oluyorum.Kuzum senin bahsettiğin yolda iyiymiş banada yakında deli diyebilirler.
     
  10. 26 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  11. kuzeyyy

    kuzeyyy kaan'ım diğer yarımsın Üye

    Katılım:
    14 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    640
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    aslında en zor zanaatlerden birisi anne ve baba olmak benim henüz çocuğum yok ama şimdiden korkuyorum her geçen gün değişen ve zorlaşanhayat şartları içerisinde umarım çocuklarımıza güzel bir gelecek hazırlayabilir ve onları sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırabilriz.teşekkürler nunu emeğine sağlık :)
     
  12. 26 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  13. gulayy

    gulayy Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    141
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    yazı için teşekkürler
    çok faydalı bilgiler
    bu arada lente teşekkürler bebeğim büyüdüğünde deneyeceğim:KK46:
     
  14. 26 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  15. ebru1903

    ebru1903 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    7
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Arkadaşlar benim çocular yapma demekten anlamıyorlar.Güzelliklede söylesem olmuyor.En sonunda dayanamayıp çıldırıyorum bağırıp çağırıyorum.EEEbana akıl verin napim :uhoh:
     
  16. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  17. dilaram

    dilaram Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    11
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Benim oğlum da şu anda 2.5 yaşında ve çok hareketli koltukların üstünde.Dışarıda hiç söz dinlemiyor.Bir kaç ay önce çok usluydu .Yaşının özelliğiymiş.Ve ben de yuvanın psikoloğunun söylediği ve Lente'nin anlattığı yöntemi uyguluyorum.ÇOk işe yarıyor.Sakinleşme odası diye yeri var oturuyor birkaç dakika sürüyor hırçınlığı...Ama bu yöntemimi sizlerden öğrendiklerimle geliştireyim.Ebru sende bu yöntemi uygularsan sanırım başarılı olacaksın.
     
  18. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : nunu
  19. tatlicadiarzu

    tatlicadiarzu O Bir Dadas Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.107
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    106
    tşk pylaşımınız için