çocuğunuzu cezalandırıyorsanız buraya bakın

Konusu 'Nasıl Anne Babalarız ?' forumundadır ve balbxoxcegi tarafından 29 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    29 Nisan 2007
    Konu Sahibi : balbxoxcegi
  1. balbxoxcegi

    balbxoxcegi Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Ekim 2006
    Mesajlar:
    109
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Çocuğunuzu Cezalandırıyorsanız...



    Çocuğunuza verdiğiniz cezanın amacını ve nedenini, onun düşmanı olmadığınızı açıklayın.
    Çocuğunuzu olumsuz davranışlardan uzaklaştırmak için başvurduğunuz ceza yöntemleri ve uygulaması çok önemli... Büyük cezalar, sanılanın aksine yarardan çok zarar getirebilirken, bu konuda tutarsız olunması da cezanın uzun vadede hiçbir fayda sağlamamasına yol açacaktır.

    Çocuğun olumsuz davranışlarıyla baş etmek üzere bir cezalandırma sürecine girdiğinizde, çocuğunuzla birlikte diğerlerinin ya da sizin bu cezadan etkilenmemeniz gerekir. Ailenin diğer üyelerini de evde kalmaya mahkum etmek ya da televizyon yasağı olan bir çocuk için televizyonun kapatılması, çocuğun olumsuz davranışlarını ortadan kaldırmak için etkili bir davranış biçimi değildir.

    Bu gibi durumlarda, çocuğunuza davranışlarının yol açtığı sonuçlara katlanması gerektiğini gösterebilmek önemlidir. Çocuğunuz bu olumsuz davranışların aileyi eğlenmekten alıkoyamayacağını öğrenmeli. Böylece olumsuz davranışlarının sadece kendisini etkilediğini öğrenebilir.

    Sınırlama hem çocuklar, hem de ergenler için etkili bir cezadır. Sınırlama, belli bir süre boyunca, birkaç ayrıcalığı kaybetmek demektir. Sınırlanacak önceliğin ne olacağına sizin karar vermeniz gerekir. Örneğin; televizyonun yasaklanması, yatma saatinin erkene alınması, arkadaşlarıyla görüşmelerinin sınırlanması gibi...

    Sınırlama yönteminin de kendi içinde bazı problemleri var. Örneğin çocuklar sınırlanan öncelikleri için hiçbir umut olmadığını bildiklerinden, davranışlarını değiştirmekte bir anlam göremiyorlar. Böyle bir tutumdan kaçınmak için çocuğunuzun bazı önceliklerini sınırlarken makul olan gün sayısını belirleyin. Günü belirlerken suçun büyüklüğünü ve çocuğunuzun yaşını göz önünde bulundurmayı unutmayın. 12 günden uzun cezalar genellikle etkilerini yitirirler.

    Günü belirledikten sonra, çocuğunuza her iyi davrandığı günün cezasından kesileceğini açıklayın. Bu yöntem çocuğunuza olumlu davranışlarının sınırlama altında olsa bile kabul göreceğini anlatmış olursunuz.

    Tutarlı cezalar seçin

    Kolayca uygulayabileceğiniz cezaları tercih edin. Eğer cezalar uygun değil ve zahmetliyse, bir zaman sonra siz de tutarlılığınızı kaybedersiniz. Eğer seçtiğiniz ceza onu oyuncaklarından mahrum etmek ise bunu her olumsuz davranışında yenileyin. Bazı olumsuz hareketlerinin sonucunda oyuncağı alıp, bazılarında sadece ona kızmakla, yaptığı davranışlardan ders almasını sağlayamazsınız.

    Bu durumda olumsuz hareketleri sonucunda istediği zaman istediği gibi davranabileceği ve sadece haftada bir-iki defa oyuncaklarının dolaba kilitlenebileceği dışında bir şey öğrenemez. Davranışlarının tutarlı olabilmesi için cezaların da tutarlılığının sağlanması gerekir.

    Cezayı açıklayın

    Çocuğunuza verdiğiniz cezanın amacını ve nedenini, onun düşmanı olmadığınızı açıklayın. Çocuğunuzu cezalandırırken, onunla ödeşmeye çalışmadığınızı anlaması gerekir. ‘Bu cezayı benim için verdiğin yalanına inanmamı mı bekliyorsun?’ tarzındaki yorumları duymazlıktan gelin. Sadece bir kere açıklama yapın. Uzun açıklamalardan ve tartışmalardan uzak durun.

    Gerçekçi cezalar kullanın

    Suça uygun ceza seçin. Ortalığı kirleten bir çocuk, kirlettiğini temizlemeli. Yaramazlık sonucu bir şeyi kıran çocuk, ya onu tamir etmeli ya da harçlığından kırdığı şeyin parasını vermelidir. Eve izin verilen saatten sonra gelen bir çocuk, ertesi gün dışarı çıkmamalıdır. Bu örnekler olumsuz davranışların sonuçlarını gösteren cezalardır. Çocuğunuzun olumsuz davranışlarından bir şeyler öğrenmesini sağlar. Bazı çocuklara kendi cezalarını seçme konusunda güvenilebilir. Bu öğrenmelerini hızlandırır. Onlara adil olmaya çalıştığınızı göstermiş olursunuz. Aynı zamanda onları olgun olmak için cesaretlendirir.

    Büyük daha iyi demek değildir

    Ilımlı cezalar çoğu zaman sert cezalardan daha etkili olur. Küçük ve yumuşak cezalar, daha iyi dersler alınmasını sağlar. Büyük cezalar genellikle kızgınlık ve intikam duygularının ortaya çıkmasına yol açarlar. Çocuğunuz kızgın olduğunda, daha az şey öğrenecektir. Verdiğiniz cezada haksız olduğunuza inanırsa, genellikle bir misilleme yapar ya da sizinle tartışır. Bu negatif bir çemberin oluşmasına yol açar.

    Cezalandırıyorsunuz, çocuğunuz sinirleniyor ve olumsuz davranışını tekrarlayarak misilleme yapıyor, hatta belki de öncekinden daha kötü bir davranışla... Onu doğruyu görebilmesi için bir kere daha cezalandırıyorsunuz. Çocuğunuz daha da sinirleniyor ve size daha da kötü bir davranışla bir misilleme daha yapıyor. Bundan kaçınmak için cezanın öğretici olmasının yanında etkili olması gerekir. Sert ve uzun zamana yayılmış cezalar, olumlu davranışa yöneltmek yerine çocuğunuzun sinirle ve kızgınlıkla hareket etmesine ve olumsuz davranışları tekrarlamasına yol açar.

    Cezaların daha fazla cezanın gelişini önlemesi gerekir. Cezaların esas amaçlarının çocuğun olumsuz davranışlarını azaltmak hatta ortadan kaldırmak olduğu unutulmamalı. Eğer çocuğun olumsuz davranışları değişmiyorsa, ceza işe yaramıyor demektir. Cezanın nasıl uygulanacağının yanı sıra kimi cezalandırdığınız da önemli. Olumsuz davranışlarının sizi değil, sizin bu davranışları cezalandırmanız gerektiğini unutmayın.

    Cezalandırmayı nasıl etkin ve doğru kullanabilirsiniz?

    - Öncelikle olumlu davranışları görmeyi ve desteklemeyi deneyin.

    - Olumlu bir davranışı sınırlandırmak ve kontrol altına almak için ‘cezalandırmayı’ kullandığınızda, öfkesiz olun.

    - ‘Cezalandırılan’ bir davranışa, başka bir zaman hoşgörü göstermeyin, tutarlı olun.


    Pedagog Feriha Şenkaya Dildar
     
  2. 18 Ocak 2008
    Konu Sahibi : balbxoxcegi
  3. neseyilmaz

    neseyilmaz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2008
    Mesajlar:
    49
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    cok güzel okuyan yokmu ya nekadar güzel bilgiler teşekkürler arkadaşım harcadıgın zamana..