çocuklara senin yüzünden oldu demeden öce

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve roxett tarafından 19 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  1. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    OKUYUN BAZI YAZILAR GERÇEKTEN OKUNMALI BUDA ÖYLE BİR YAZI

    Selma, 6 çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğuydu, bana
    geldiğinde 8 yaşındaydı. Selma'nın onu psikolojik olarak susmaya iten, "seçici konuşmazlık" dediğimiz sürece getiren olaylar beş yaşındayken başlamıştı.
    Selma, beş kardeşi, anne ve babasıyla kendi halinde normal bi yasam sürerken , bir gün annesi hastalanıyor. O dönemlerde beş yaşlarında. Kendisinden büyük iki abla, bir ağabey ve kendisinden küçük iki kardeş daha var.. Küçük kardeşin yeni doğduğu dönemde anne ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.Uzun süre tedavi görüyor. Yoğun uğraşılara rağmen iyileşmiyor.
    Hastane ortamından evine gidip son günlerini evinde huzur içinde
    yaşasın diye doktorlar tarafından eve gönderiliyor. Birkaç ay evde babaanne , hala ve benzeri yakın akrabaların yardımıyla yaşatılıyor. Birgün hayata gözlerini kapatıyor.Anneye en fazla ihtiyaç duyulan dönemde anne, Selma'nın
    hayatından çıkıp gidiyor. Aradan 1,5 yıl geçiyor. Kendi hallerinde bir şekilde yaşamaya alışıyorlar. Büyük kızlar evde yemek yapıp, en küçük çocuklara annelik yaparken, Selma babasıyla birlikte dükkanda çalışıyor. Dükkanları evin hemen alt katında olduğu için baba endişe duymadan iş hayatına devam ediyor. Çocuklarını kimseye muhtac etmeden yük etmeden idare ediyor.
    Bir gün ablalar ve ağabey, kardeşlerini alarak yakın akrabalarına gidiyorlar. Selma babasının yanından ayrılmıyor. Çok ısrar ediyorlar ama istemedigi için gitmiyor.Babası da gitmemesine ses çıkarmıyor. Öğleden sonra baba kız dükkanı temizlemeye başlıyorlar. Selma babasının istediği gibi her yeri bi güzel temizleyip süpürüyor. Daha sonra radyoyu açıyor. Müzik dinlemeye başlıyor. Ancak dışardan gelen sesler nedeniyle müziği duyamadığı için, sesini iyice açıyor.Babası da başının ağrıdığını söyleyerek müziğin sesini kısmasını
    istiyor.Selma, babasının söylediğini duymamış gibi yapıyor. Hani çocuklar sıklıkla yaparlar ya.. Bir süre sonra babası, başının çok ağrıdığını söylüyor. Yüzü asılıyor. Selma, gidip gelip babayı kontrol ediyor baş ağrısı geçti mi diye.
    Babası baş agrısına dayanamayarak eve ilaç almaya çıkıyor.Sıcaktan bunaldığını,kendini kötü hissettiğini söylüyor. Dükkana dikkat etmesini hemen bi ağrı kesici alıp geleceğini de ekliyor. Eve çıkıyor. Aradan epey zaman geçmesine rağmen baba yok.Bekliyor baba yok. Merak edip yukarıya babasına bakmaya çıkıyor Eve giriyor.Babasına sesleniyor. Cevap yok. Tam oturma odasına giriyor ki babası o anda Selmanın gözleri önünde kalp krizi geçirmeye
    başlıyor.
     
  2. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  3. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Selma babasının çırpınmalarına, yerde tırmalamasına...vs.
    şahit oluyor.Babası son nefesini verip yerde cansız yatarken, uyandırmaya
    çalışıyor.babası uyanmıyor... Camdan aşağı doğru bağırmaya başlıyor:
    "İmdat.. Babama bişey oldu...Yardım edin!.." kısa süre içinde ev mahalle halkıyla doluyor...Cenaze işlemleri bitince 1,5 yıl önce anneleri ölen bu altı kardeşin ne olacağı tartışması başlıyor.. kimi "yanımıza alalım", kimi "yuvaya
    verelim", kimi de "hepsine birden nasıl bkacağız" diyor. En sonunda akrabalar aralarında anlaşıyorlar."herbirimiz birisini alalım. Böylece çocuklar yurtlarda perişan olmaz, arada sırada da olsa birbirlerini görürler." Diye düşünüyorlar. Selma'yı çok sevdiği halası alıyor. İki yıldır Selma yanlarında ve hiçkonuşmuyor.
    Duyduklarım beni çok etkilemişti. Daha önce gidilen uzmanların isimleri beni endişelendirmişti. Bir yandan da bir şeyler yapabilirim belki diye düşünmeden edemiyordum.Hikayesinden çok etkilendigim bu kızı merakla bekliyordum. Halası olan biteni tek tek anlattı."Gelinimiz ve ağabeyimin ölümünden sonra ben de onu bir türlü mutlu edemedim. İki yıldır yüzü hiç gülmüyor. Kendiliğinden
    hiç birşey yapmıyor. Sadece konuşmasa neyse ama sanki kurulmuş bir
    robot gibi.örneğin sofraya oturup yemek yiyeceğiz " Hadi Selma sofraya otur!" diyoruz oturuyor. Hadi Selma artık kalkabilirsin demeden kalkmıyor. Önceleri aldırmadık. Baktık olmadı karşımıza aldık uzun uzun konuştuk anlattık. Ona evimizin bikızı oldugunu, evdeki herkes kadar her şeye hakkı oldugunu...hiçbirisi fayda etmedi. Zamanla öfkelenip inadını kırmak için
    bazı taktikler uygulamaya başladık.
     
  4. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  5. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Sofra hazır olunca gel otur demedik, aç kaldıgı günler oldu. Ya da artık kalkabilirsin demedik saatlerce sofrada oturdu. Hadi artık uyu demedik , sabaha kadar koltukta öyle oturdu. Vicdanın yoksa
    söyleme..."Onunla yaptığım ilk seans dün gibi aklımda. Hal hareketleri dinlemiyormuş gibi ama tüm alıcılarını bana cevirdiğini hissettiğim tavırları.
    - Biliyor musun ben seni çok sevdim
    - Vallahi çok ciddiyim, çok sevdim.
    - Ne güzel hiç konuşmuyorsun,diğer çocuklar gibi kafamı
    şişirmiyorsun ..Gözlerimin içine bakıp gülümsemesini saklamak ister gibi
    dudaklarını ısırarak başını salladı.
    - Biliyor musun bazen çocukların hayatlarında bazı şeyler
    yolunda gitmiyor, benim işimse bunları yoluna koymak. Beni
    dinlediğini biliyorum ..hatta benimle konustugunu bile hissediyorum. Çocuklar benden yardım isterler, ben de onlara yardım ederim. Bu hep böyle
    oldu.
     
  6. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  7. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    - Ama şu an işler değişti. Sana yardım etmeyi ben istiyorum.
    Eğer bana yardım edersen , izin verirsen seni susturan şeyin ne
    oldugunu bulurum. Gerçekten... inan bana...izin verir misin? Başını
    salladı! Evet başını salladı!
    - Elimde bazı resimler var, o resimleri cocuklara gösteriyorum
    onlar da bana resimlerle ilgili hikayeler anlatıyorlar. Onlar bana hikaye anlatınca ben de onların mutlu olmasını sağlıyorum.Yani bütün sır hikayede. Biliyorum sen konuşmuyorsun. Ama hikaye anlatmak istersen, konustugunu kimseye
    söylemem. Bu ikimizin sırrı olur. Anlaştık mı? Bir süre düşündü. Başını saga sola salladı.Evetle hayır arasında gidip geliyordu.Birden evet anlamına gelecek şekilde başını salladı. Karşımdaydı... ben ona resimler gösteriyordum o da bana
    hikayeler anlatıyordu. İşimiz bittiğinde ona çok teşekür ettim. Anlattıklarını analiz etmeye bile gerek yoktu. O kadar saf, o kadar temiz, o kadar kendi hikayesini anlatmıştı ki... Selma!nın bilinçaltı karmakarışıktı. İşte Selma'nın analizden geçmesine bile gerek bırakmayan, halasını dinlerken gözyaslarına boğan, beni analiz yaparken hıçkırıklara boğan hikayesi...
     
  8. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  9. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    "Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar bir ülke varmış. Bu
    ülkede anne babasıyla yaşayan çok mutlu çocuklar varmış. Çocuklar
    kardeş kardeş hep oynarlarmış, anne babaları onlara hiç
    kızmazlarmış. Bir gün bu çocukların annesi hastalanmış.
    Çocuklar çok üzülmüş. Ama kimse çocukların üzüldüğünü anlamamış. Anneyi
    hep hastaneye götürmüşler. İlaçlar vermişler. hem de acı acı ilaçlar. Anne, sırf çocuklarını yalnız bırakmamak için içmiş bütün o acı ilaçları. Çocuklara hep annelerinin iyileşeceği söylenmiş. Bir gün anneyi eve getirmişler. Çocuklar anne geldi diye çok mutlu olmuşlar. Anne hep yatakta yatmaya başlamış. artık cocuklarına yemekler yapmıyormuş. Çocuklar çok üzülmüşler. Annelerinin yanında oyunlar oynamaya başlamışlar. Annelerinin yanında niye oynuyorlarmış biliyor musun ? Anneleri eğlensin diye. Ama babaanneleri hep kızıyormuş onlara. "Gürültü yapıp durmayın. Anneniz zaten sizin yüzünüzden hastalandı" diye. çocuklar çok yaramazlık yaptı diye anne hastalanmış meger. Çocuklar da anne iyileşsin diye onu eğlendirmek istiyorlarmış ama kimse anlamıyormuş. herkes çocuklarını azarlayınca anneleri de cok üzülüyormuş.. Birgün anne ölmüş. Herkes ağlamış. Çocuklar annenin neden öldüğünü anlamış. Yaramazlık yaptılar diye. Çocuklar evde babalarıyla yaşamaya başlamışlar. Bir gün anane gelip yemek yaparken, çocuklar gürültü yapmışlar. Anneanne onlara kızmış "kızım sizin yüzünüzden hasta oldu. Hiç annenizin sözünü dinlemediniz hasta ettiniz kızımı. Sizin yüzünüzden de öldü. Sözümü dinlemeyip gürültü yapar, çok konuşursanız beni de öldürüp ortada kalacaksınız. Kim bakacak
    size?" demiş. Bir gün Selma , babasıyla dükkanda oturuyormuş. Ablaları
    kardeşleri amcalarına gitmişler. selma babasının yanından ayrılmak istememiş. Hiç gürültü yapmadan hep babasına yardım ediyormuş. Anneleri çocuklar evde yokken hastalanmış ya. Babası yalnız kalır hastalanır diye yalnız bırakmak istemiyormus. Babaları çocuklarını hiç kızmıyormuş zaten. Gürültü yaptıklarında
    bile.. Selma dükkanda babasına yardım etmiş, her yeri mis gibi yapmış.
    Elleri de acımış biraz. Radyoyu açmış. Babasının başı ağrımış. Kızım kapat şunun sesini" demiş. Selma duymuş ama duymamazlıktan gelmiş. En sevdiği müzikler varmış. Babası biraz sonra eve gitmiş. İlaç alıp gelecekmiş.
    Gitmiş gelmemiş.Selmanın aklına hemen anneannesiyle babaannesinin söyledikleri gelmiş. Annesi zaten cocukların yaramazlıgı yüzünden
    ölmüştü ya. Selma çok korkmuş eve çıkmış. Babasını aramış. Odaya
    girince bi bakmış, babası bişeyler yapıyor. Selma çok korkmuş. Babası
    Selmaya "git" der gibi işaretler yapmış. Selma gitmemiş. Babası yerde
    uyumaya başlayınca uyandırmaya çalışmış. Uyandıramayınca ağlamaya başlayıp komşuları çağırmış. Sonra ev kalabalık olmuş. Selma kimseye söyleyememiş ama çok üzülmüş.. babası " git " dediği halde gitmemiş. Yine babasının sözünü dinlememiş. Eger gitseydi, müziğin sesini açıp babasının
    başını ağrıtmasaydı babası ölmeyecekti. Selma'nın yüzünden öldü.akrabalar çocukları paylaşmışlar. Selma ablalarından ayrılmak istememiş. Küçük kardeşini de çok seviyormuş. Halası yanına gelip "kızım sen artık benim kızımsın bizimle yaşayacaksın" demiş Selma çok mutlu olmuş. Öyle mutlu olmuş ki, halasını çok
    seviyormuş, istediği zaman kardeşlerime götürürler, diye düşünmüş..
    Halasının evine gidince "artık bunlar benim yeni anne babam" demiş kendi kendine. Ama birden korkmaya başlamış. "Annemle babamı ben öldürdüm. Yaramazlık yaptım sözlerini dinlemedim. Yeni annemi babamı çok seviyorum.
    Ya onlara da bişey olursa ben ne yaparım.?" Sonra aklına bişey gelmiş. Gece yatmadan önce yatağının başucuna oturup dua etmeye başlamış. "Allahım .. ben çok yaramaz bir kızım. Annem babam benim yüzümden öldü. Halamlar çok iyi insanlar. Ne olur benim yüzümden onları da yanına alma. Eğer onları da alırsan ben kimin yanında kalırım? Ne olur Allahım bana yardım et. Hiç konuşmamam için bana yardım et. Ne zaman gürültü yapıp söz dinlemesem annem babam ölüyor. Hep susmam için bana yardım et Allahım. Ne söylerlerse yapacağım, onlar söylemeden hiç bişey yapmayacağım... ne olur onları benden alma!.." O günden sonra Selma hiç konuşmamış. Gülmemiş. "Eğer gülersem evde gürültü olur, başları ağrıyıp ölürler" diye korkmuş. Hep susmuş.. Hikayesi bitince Selma gözlerimin içine baktı ve ekledi; "Biliyor musun? Hala her gece dua ediyorum. Allahım nolur konusmayayım, konusmamam için bana yardım et! Diye. Bazen çok mutlu oluyorum. O zaman çok korkuyorum sevinçten çığlık atarım da gürültü olur, annem ölür diye" Kaçımız en konuşkan, en geveze çağımızda kendimizi susturmayı başarabiliriz ki? Kaçımız bir dondurma alındıgında bile sevinç çığlıkları atabilecekken, bu yogun duyguyu bastırıp susmaya devam edebiliriz ki? Kaçımız? Bu kadar sevilmek... bu kadar değer verilmek...
    Psikolog / Psikoterapist
    Mehtap Kayaoğlu
    "Öpücük kutusu" adlı kitabından

    Yapmayın ne olur... Çocuklarınızın küçücük omuzlarına, AĞIR yükler yüklemeyin.
    Onların akılları da BÜYÜK, yürekleri de KOCAMAN... Ne olur başınız da ağrısa, bir bardak da kırılsa, eşinizle de kavga etseniz; demeyin... Zaten aslında hiç biri çocuğunuz yüzünden değildir. Aslında hiç bir şey, hiç bir zaman, bir başkası yüzünden değildir, kendimizizdir, bir durumu istemediğimiz bir sonuca
    doğru yönlendiren. Ama bunu bilmektense, itiraf etmektense, bir başkasını
    suçlamak hep daha kolay gelir. "Senin yüzünden!" demeyin çocuklarınıza...
    Hele hiç bir zaman "Senin sayende" demiyorsanız, "senin yüzünden" de demeyin hiç bir zaman.[
     
  10. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  11. kuzum

    kuzum Bu konida hassasum Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    8.591
    Beğenildi:
    252
    Ödül Puanları:
    163
    Offf ya çok etkileyici. Bazen onların çocuk olduğunu unutuyoruz. Bir yetişkinden beklediğimiz davranışlar bekliyoruz ne yazık ki.:KK43:
     
  12. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  13. PANDORA_AMAZON

    PANDORA_AMAZON Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    191
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    hikayeyi okumuştum buraya taşıyıp dikkat çektiğin için tşk
     
  14. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  15. fatosfirat

    fatosfirat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Içim Burkuldu Yaa, Bazen Hepimiz Elimizde Olmasada Bu Tür Boş Boğazliklar Yapiyoruz, Lütfen çocuklarimizin Yaninda Bari Biraz Daha Dikkatli Olalim Dimi Arkadaşlar......
     
  16. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  17. wonderfulgirl84

    wonderfulgirl84 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    151
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Of Ya Ne Güsel Bir Hikaye Ama çok Buruk Selma Nin Durumu çok Kötü Ama çocuklari üzmenin Kizdirmanin Kirmanin En Kolay Yolu Bu Senin Yüzünden....
    çok Güseldi Ellerine Sağlik Ilk Defa Okuyorum çok Etkisinde Kaldim.........
     
  18. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  19. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    ben bu hikayeyi okuduğumda sular seller gib ağladım. çok etkiledi