Çocuklarda Sp Hastalığına Dikkat

Konusu 'Pediyatri - Çocuk Hastalıkları' forumundadır ve burbuk tarafından 30 Eylül 2007 başlatılmıştır.

    30 Eylül 2007
    Konu Sahibi : burbuk
  1. burbuk

    burbuk Popüler Üye Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.830
    Beğenildi:
    1.665
    Ödül Puanları:
    163
    Anadolu Sağlık Merkezi konsültan hekimlerinden Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Binnaz Özdemir, Serebral Palsy hastalığı ile ilgili bilgi verdi.

    Serebral Palsy hastalığı nedir ?

    Serebral Palsi (SP) tek bir hastalık değildir. Beyinden kaynaklanan, fakat altında ilerleyici bir hastalık nedeni bulunmayan, hareketlerin kontrolünü olumsuz etkileyen, doğumdan itibaren ve erken süt çocukluğu çağında başlayan hastalıklar grubudur. Serebral palsi başlığı aslında bu hastaların aynı rehabilitasyon, eğitim ve tedavi yöntemlerine ihtiyaçları olduğunu göstermektedir.

    Görülme sıklığı nedir ?

    Ülkemizde SP ve görülme sıklığı ile ilgili çok merkezli çalışmalar son yılarda artmakla birlikte henüz kesin bir rakam ortaya çıkmamıştır.Yapılan bir araştırmaya göre ülkemizde 60.000 üzerinde spastik SP hastası yaşamaktadır. Hamilelik döneminde yapılan takiplerdeki ve yenidoğanların bakımındaki ilerlemeler bu oranı azaltsa da çoğul gebeliklerin artışı, düşük doğum tartılı yenidoğanların ve erken prematürelerin mortalitesindeki azalma bu oranı hafif de olsa arttırmıştır.

    Türleri var mıdır? Belirtileri nelerdir ?

    SP başlıca spastik, ekstrapiramidal ve mikst olmak üzere sınıflandırılabildiği gibi şiddetine göre de tanımlanabilir. Spastik SP’de aşırı irkilme, refleksler ve tonusta artış, simetrik ve asimetrik tonik boyun refleksleri ve koruyucu normal reflekslerin gelişmediği görülür. Spastik SP tutulum yerine göre isimlendirilir: SP vakalarının % 25 - % 40’ını oluşturan, vücudun tek bir tarafındaki kolun ve bacağın tutulduğu hemipleji; SP vakalarının % 20 - % 33’ünü oluşturan, sıklıkla prematüre doğumlarda görülen, işlevsel olarak normal kalabilen kollardan çok bacakların tutulduğu spastik dipleji; SP vakalarının % 5 - % 10’unu oluşturan, gebelik sırasında, doğumda veya hemen sonrasında yaşanan sorunlarla ortaya çıkabilen, tüm vücudu tutan spastik tetrapleji. Ekstrpiramidal SP ( % 9 - % 22 ) istemsiz hareket ( atetoz, distoni ), pozisyon bozuklukları, ataksi, ve tonus artışlarını içerir. Bu durum kalıtsal olabildiği gibi çocuğun oksijensiz kalmasına sebep olan bir kaza veya enfeksiyon sonrasında da olabilir. Mikst SP’de ise ( % 9 - % 22 ) hem spastik hem ekstrapiramidal belirtiler görülür.

    Daha çok kimlerde görülür? Doğuştan itibaren mi görülür, daha sonra da ortaya çıkabilir mi?

    SP sıklıkla prematürelerde ve düşük doğum tartılı yenidoğanlarda, çoğul gebeliklerde, gebeliğin erken ve geç döneminde ortaya çıkan hastalıklar sonrasında, kalıtsal hastalıklara bağlı olarak, doğum sırasında ve sonrasında yaşanan travmalardan sonra doğuştan itibaren görülebildiği gibi ilerleyen yaşlarda da bazı enfeksiyon, kaza ve zehirlenme gibi olaylar sonrasında da ortaya çıkabilir.

    Ne zaman tanı konulabilir?

    Tanı zamanı genelde sebebe göre değişiklik gösterir. SP gebeliğin erken döneminde oluşmuş olsa da yenidoğanda, 4 aydan küçük bir süt çocuğunda tanı her zaman kolay değildir. Nörolojik muayene normal olabilir. Sıklıkla orta hat gevşekliği, başı tam taşıyamama, yetersiz ve yavaş kalan bir göz takibi bulunabilir. Kesin tanıyı koymak 4 – 12 ay arasında kolaydır. Sorun ne kadar ağırsa tanı o kadar kolaydır. Ani bir hastalık veya kaza sonrası o güne kadar sorunsuz olan bir çocukta ortaya çıkan SP’de tanı hemen konulabilir.

    Önlenebilir mi? Risk faktörleri nelerdir?

    SP’yi ortaya çıkmadan önleyebilmek için; gebeliklerin iyi takip edilmesi, annelerde izoimmünizasyon için tedbirlerin alınması ve doğumun zamanında, tam teşekküllü hastanelerde yapılmasının sağlanmasının yanı sıra; bebeklerde enfeksiyon risklerini ortadan kaldırmak, aşılamak, hastalıklara, kazalara ve zehirlenmelere karşı korumak da gerekmektedir.

    Nasıl tedavi edilir?

    SP’li hastaların tedavisinde başlıca üç hedef vardır: iletişim, sosyal ve kültürel hayata katılımlarını sağlayabilmek için; otonomi, günlük yaşamdaki temel ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilmeleri için; harekette bağımsızlık, bir yerden bir yere gidebilmek için. Bunları sağlayabilmenin en iyi yolu mümkün olan en erken zamanda rehabilitasyona başlamak ve iyi bir takip ekibi oluşturmaktır. Bu ekipte bir çocuk nöroloğu, fizyoterapistler, özel eğitim uzmanları ve en önemlisi aile bulunur. Bu ekibin görevi SP hastasını bu üç hedefe ulaştırırken ortaya çıkabilecek epilepsi, ortopedik sorunlar, göz sorunları, psikolojik sorunlar ve diğer sistemik sorunlara karşı takip edip önlem almaktır. Bu, uzun ve sabır gerektiren bir tedavidir. Ne kadar erken uygulanmaya başlanır ve ne kadar iyi takip edilirse o kadar başarılı olunur.

    ALINTIDIR