Çocuklarla İlişkilerimizde Teşvik ve Önemi

Konusu 'Nasıl Anne Babalarız ?' forumundadır ve talin tarafından 9 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    9 Ocak 2008
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Günlük yaşantımızda çocuklarımızla birlikteyken şu tür ifadeler kullanabiliyoruz:
    “Aferin!”, “Bravo doğrusu!”, “Harika bir iş becerdin!”, “Süper!” gibi ifadeleri çocuklarla iletişim halindeyken kullanıyoruz. Pek çok yetişkin, yukarıda sözü edilen ifadelerin yararlı olduğuna inanarak, bunları sıklıkla kullanmayı tercih etmektedir.

    Kamii’e (1984) göre, bu tür ifadeler çocuğun neyin doğru, neyin yanlış olduğuna kendisinin karar vermesi yeteneğinin gelişmesine yardımcı olmaz, çocukta bir tür bağımlılığa yol açar. Çocukta otorite olarak kabul edilen yetişkinin sürekli olarak kendisine neyin doğru ya da yanlış, neyin iyi ya da kötü olduğunu söylemesi gibi bir beklentiye neden olur.

    Chandler (1981), Hitz ve Driscoll’a (1988) göre, eğer otorite kişi çocuğu olumlu yargılayabiliyorsa, olumsuz da yargılayabilir. Bu durum, çocukta kaygı doğurabilir, bağımlılığa davet eder, kendine güvenmeye, kendini yönetmeye, kendini kontrol etmeye olanak vermez.

    Brophy’e (1981) göre, bu tür ifadeler çocuğun kendini değerli hissetme duygusunu yok edebilir ve çocuğun bağımsızlık mücadelesini olumsuz etkiler.

    Ohanian’a (1982) göre, “Senin dinleyiş şeklini beğendim” gibi ifadeler, çocuklarda öfke duygusuna neden olabilmekte, ayrıca çocuklar, çok küçük yaşlardan başlayarak bu tür ifadelerdeki samimiyetsizliği anlayabilmektedirler (Tompkins, 1991).

    Hiç bir çocuk her zaman iyi, her zaman hoş, her zaman akıllı olamaz. Çocuklar kendilerine yöneltilen olumsuz değerlendirmeleri önlemek için zor işleri denemeye kalkışmak istemeyeceklerdir (Tompkins, 1991).

    Teşvik, harcanan çabaya veya yapılan işin özelliklerine odaklaşan olumlu bir cevaptır (Tompkins, 1991). Teşvik ifadelerinin özelliklerine baktığımızda; teşvik belirlidir, örneğin, “Görüyorum ki resminde pek çok kırmızı renk kullanmışsın” gibi. Burada çocuğun yaptığı resmin belirli bir özelliğinin vurgulandığını görüyoruz.

    Teşvik, bitmiş “ürüne” değil, “sürece” odaklaşır. Bu noktada şöyle bir örnek verebiliriz; çocuk öğretmenine bir “uzay gemisi” yaptığını söylüyor. Öğretmen de “Peki uzay gemisini nasıl yaptın bana anlat” diyor. Bu örnekte öğretmen, kullandığı ifade ile uzay gemisi yapma sürecine olan ilgisini, çocuğa açıkça belirtmiş oluyor.

    Teşvik çocuklar arasında “kıyaslamayı” ve “yarışı” önler. Örneğin; merdivenleri çıkmayı öğrenmekte olan çocuğumuza “Dün, merdivenin üçüncü basamağına kadar çıktın, bugün tepeye kadar çıktın” şeklinde bir ifade kullanabiliriz. Burada görüldüğü gibi çocukları birbiri ile kıyaslamak veya bir yarış ortamına sokmak yoktur. Sadece çocuğun yaptığı şeyin üzerinde durulmaktadır.

    Teşvik, çocukları “oldukları gibi kabul etmektir.” Teşvik aracılığı ile çocuklara yaptıklarının önemli olduğu ve bunun kendi kişilik değerleriyle hiç bir ilişkisi olmadığı mesajını verebiliriz. Teşvik sayesinde, çocuklar, yanlışlar yapabileceklerini ve bu yanlışlıklardan da çok şeyler öğrenebileceklerini anlayacaklardır. Böyle bir ortamda yetişen çocuk, ileride risk almaktan korkmayan bir yetişkin olabilecektir.

    Çocuklarla ilişkimizde teşviki kullanma yolları:

    Çocukların oyunlarına katılalım: Yetişkinin, oynamakta olan çocukların oyunlarında rol alması demek, davranışlarıyla çocuklara, yaptıklarının değerli olduğu ve kendisi tarafından kabul edildiği mesajını vermesi demektir ki bu da teşviktir.

    Çocukların çabalarını ve yaptıklarını tarif etmelerini sağlayalım: Örneğin; “Ne kadar güzel bir resim” yerine “Bana resmini biraz anlatır mısın?” ifadesi kullanılabilir. Bu tür bir ifade yoluyla çocuğu yaptığı resmi anlatmaya yüreklendirmekteyiz. Burada herhangi bir yargılama yoktur.

    Yorumlarımızla, çocukların yaptıklarını/görüşlerini kabul edelim; Örneğin “Aferin” yerine, “İlk defa bu yap-bozu doğru yaptığını görüyorum. Gerçekten onun üzerinde uzun zaman çalıştın” diyebiliriz. Bu tür bir yorum, çocukla yetişkin arasındaki konuşmayı başlatmada ve sürdürmede olumlu bir rol oynayacaktır.

    Geleceğin kendine güvenen, bağımsız, yardımlaşan, atılımcı yetişkinlerini yetiştirebilmek için teşviki günlük hayatımızda daha fazla kullanalım...



    Yrd. Doç. Dr. Leyla Fetihi



    sevgilera.s.
     
  2. 9 Ocak 2008
    Konu Sahibi : talin
  3. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    paylasimin icin sagollllllllllllllllllll
     
  4. 9 Ocak 2008
    Konu Sahibi : talin
  5. dhilek

    dhilek shizen & senritsu Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.783
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    dün bu konuyu açep kursunda işledik. çocuk yetiştirmede olumlu yöntemler başlığı altında.

    yapılan iyi davranışları takdir ve teşvik etmek çocuğu hem mutlu eder hemde olumlu davranışın tekrar etmesini sağlar demişti öğretmen.
     
  6. 9 Ocak 2008
    Konu Sahibi : talin
  7. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    evet canım bu gerçekten de böylea.s.bizzat oğlumda uygulamış ve görmüş bulunuyorum
    hepinize tavsiye ederim
    çocuklarınızı teşvik edina.s.