Çocuktuk...

Konusu 'Şiir' forumundadır ve benEceA tarafından 14 Aralık 2009 başlatılmıştır.

    14 Aralık 2009
    Konu Sahibi : benEceA
  1. benEceA

    benEceA Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    10 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    19.163
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    71
    Çocuktuk...

    Çocuktuk,sebeplerimiz vardı koskocaman kahkahalar atmak için.

    Mekanı,zamanı yoktu böylesine gülmelerin,çok da önemli değildi zaten gerisi,mutluluk bağrımızdaydı...

    Büyüdük sebeplerimiz bitti,bitirdik sebeplerimizi.

    Dudak arası tebessümlere terk ettik gülmelerimizi.

    Bütünüyle gülümseyemedi dudaklarımız,yarım kaldı tebessümler gerilmiş yüzümüzde.

    Geniş mutluluk zamanlarımız,kesirleşmiş ömrümüz gibi yetindi mutluluk dilimleriyle...

    Kalbimizide dilimlere böldük üstelik,küçük küçük..

    Mutluluktan al al olmuş yanaklarımızdan kan fışkırmaz oldu.

    Dilimlere böldüğümüz kalbimiz kanadı,kanı içimize aktı,içimiz ezildi,midemiz bulandı,yanaklarımızın alı,yüzümüzün ışığı,gözümüzün feri söndü...

    Çocuktuk...Bir kimseyi, bir nesneyi sevmek için sebeplerimiz yoktu.sebepte aramazdık ki zaten...

    Büyüdük...Sebepler aradık,sevmeler tat vermez oldu, sevmeler gitti, sevmeler bitti...

    Çocuktuk... Bedenimiz küçük, duygularımız büyüktü...
    Büyüdük...Bedenimiz büyüdü,duygularımız küçüldü...

    Çocuktuk... Sokakta oyunlar oynardık,üstümüz başımız batar,elimiz eteğimiz kir içinde kalırdı.Eve gelince doğru banyoya yollanırdık,kirlenen elbiselerimizi değiştirir,ellerimizi mis gibi sabunla yıkardık.Mis gibi olurduk işte.

    Büyüdük...Sokaklarda tehlikeli oyunlar oynamaya başladık,üstümüz başımız temizdi ama yüreğimiz simsiyah lekeler içinde kaldı. Ellerimizi o mis kokan sabunlar temizleyemedi,yüreğimiz arınmadı kirden.

    Mis gibi, tertemiz çocuklar olamadık ,kalamadık...Ütülü kıyafetler giyip parfüm koktuk,yüreği isli baylar, bayanlar olduk...

    Çocuktuk...Düşer kalkardık.İlk önce ağlar,sonra yaralarımızı sarardık, iyileşirdi yaralarımız,kabuk tutardı.

    Hatta bazen kabuklarını saklardık yaralarımızın,tebessümlerle hatırlamak için...

    Her şeye rağmen oyunlar oynamaktan korkmazdık...

    Büyüdük... Görünür yaralarımız yok artık,yaralarımız görünmüyor. Yaralarımızı saramıyoruz,yaralarımız kanıyor kimseler görmeden için için. yaralarımız kabuk tutmuyor,iyileşmiyor,derinleşiyor...

    Saramıyoruz yaralarımzı, kabuklarını değil, tortularını saklıyoruz derinlerde...Birikiyor, tebessümle hatırlanmıyor... Yeni yaralara, yeni yarınlara, yarınlarımıza mecal kalmıyor...

    Çocuktuk biz de,küçücüktük... Küçük elbiselerimiz, küçük hesaplarımız vardı. Küçük dünyamızda küçük mutluluklarımızla yetinirdik. Küçük derelerin kenarında mutlu büyüdük. Sonra...

    Sonra... Küçük dereler büyük nehirlere taşıdı bizi. Büyüdük, nehirlere karıştık. Küçük olan herşeyi unuttuk. Büyük hayaller peşinde koştuk.
    Azla yetinmedik çokla doymadık.

    En önemlisi, küçük mutluluklarımızı, o küçük derenin yanında bıraktık. Evet biz büyüdük...Fakat bu yüzden mutluluklarımız hiç büyümedi..........

    Küçük mutluluklarımızın özlemiyle büyümeye devam ediyoruz şimdi,
    hem de hiç istemeden....