Çok mutsuzum ve mutluluğu özlüyorum

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve TheNewLife tarafından 27 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    27 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : TheNewLife
  1. TheNewLife

    TheNewLife Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Merhabalar öncelikle bu yazı çook uzun olacak şu anda gecenin 3 ü ve 2 saattir yatakta dönüp durmanın ardından her gece olduğu gibi başarısız bir uyku denemesi ve ben yine ayakta..Şimdi aşağıda yazacaklarımı kimse eleştiri gözüyle okumasın..Çünkü şu an eleştiri gözüyle yazılacak her bi yorum zaten can çekişen aklıma yeni bir darbe vuracak...Keşke bana yardımcı olabilseydiniz.biliyorum hiçbir faydanız dokunmayacak belki çoğunuz bu yazının başından sıkılacak sonuna kadar okuyamayacak..Ama ben içimi dökmek istiyorum sadece.

    Hayatımı yaşadıklarımı bugüne kadar söylemek isteyipte söyleyemediğim herşeyi burda paylaşmak istiyorum..19 yaşındayım.Annemle birlikte yaşıyoruz birde abim var istanbulda polis.Biz aksaraydayız..Aksaray çok gelişmiş bir şehir değil henüz yeni yeni ayağa kalkmaya çalışan bir il..Bundan 25 yıl önce annem müstakil taş evlerinde yoksulluk ve o yoksulluğa rağmen çocukluğun verdiği neşeyle hiçbirşeyden habersiz..Henüz 13 yaşında.Ve bir adam istemeye geliyor..Annemi veriyorlar ve annem istanbula doğru 13 yaşında bir gelin olarak yola çıkıyor..Eşi 40 yaşında.Ve 2 çocuğu var..Yoksulluk olunca kim olursa olsun verelim kızı diye düşünülüyor sanırım..Annemin yinede güzel bir evliliği oluyor ki bu yaşta güzel olup olmadığını nasıl anlayabiliyor onuda anlamış değilim ya neyse..Birde çocuk..14 yaşında anne..Eşi 15 yaşına geldiğinde kalp krizi geçiriyor ve vefat ediyor..Annem bir tane de çocukla 15 yaşında tekrar baba evinde..17 yaşına geldiğinde bir başka adam geliyor ve istiyor..Bu adam almanyada yaşıyor aslında annemide oraya götürecek.Neyse buna da veriliyor annem..Ve bu seferde almanya yolcusu..Eşi orda alman bir kadınla zaten evli çıkıyor ve resmi nikah kıyılamıyor.imam nikahıyla devam...1 yıl sonra bir çocuk..ve eşi karnında o çocukla birlikte cahil 18lik bir 'kadını' ben sizi tekrar getireceğim vaadiyle yolluyor türkiyeye...Benim dünyada ki maceramda tam bu sıralarda başlıyor işte :) Babamı annemin karnından uçakta el salladığım o günden beri hiç görmedim :) Aslında çocukluğum çok güzeldi herşey çok şahane hiperaktifmişimde çokta neşeliymişim..Biz anneannemlerden ben 6. sınıfa geçtiğimde ayrıldık kiraya geçtik annem halk eğitim kursunda falan birşeyler öğrenmiş sonrada orada öğretmen olmuş o maaşla geçim..6. sınıfta yeni bir okula geldim ve o sıra hiç hesapta olmayan babam bir anda oraya çıktı ama nasıl ? Telefonla...ne oldu hala anlayabilmiş değilim ancak seni almanyaya getireceğim falan dedi o sıralar çalışkandım.Ama bunu duyunca bya boşverdim herşeyi..Sonra babam 2. bir kalleşlikle o hiperaktif çocuğa o hayat dolu çocuğa yaşayacağı ilk büyük darbeyi vurdu..Bende bu olaydan sonra çok büyük hasarlar çıktı..Vitiligo hastalığı çıktı şimdilerde hayatımı zehir edeceğini bilsem o zamanlar belki herşey başka olurdu..çocuk aklıyla dünyaya veda etmek şimdiki kadar zor olmazdı diye düşünüyorum..Vitiligoyu bilirsiniz deri renk değiştirir beyazlar..ve stres oldukça dahada hızla beyazlar..beyazladıkça stres artar ..stres arttıkça beyazlar .. beyazladıkça daha daha daha...işte böyle bir hastalık.Neyse 6. sınıfı atlattık 7. sınıfta okulda bambaşka bir ben vardı..Hocalarım falan çok severdi beni ama ben çok değişmiştim..hepsi ne olduğunu neden böyle değiştiğimi falan sormaya başladılar..ortaokul bittiğinde ben zar zorda olsa kendimi toparlamış ve o zamanın LGS sınavı olan liselere giriş sınavında Aksaray Anadolu Öğretmen Lisesin'ni kazanmıştım...Velhasıl lise bitti öyle ya da böyle..Ve geçen sene mühendislik kazanmıştım ama düşünmem gereken 2 kişi daha vardı.o yüzden bir yıl daha kaldım ve bu sene TIP fakültesine puanım yetiyo henüz tercihimide teslim etmedim...Bu puanı almadan önce Allah'ım çok yeni bi hayat çok başka annemle abimle daha huzurlu bi hayat..Şu tıpı bi kazanıyım tüm dertlerim bitecek derdim..Tıp fakültesine puanım yetiyor.Ama ben sanki sınavda sonncu olmuş kadar mutsuzum.Mutlu olamıyorum..Hedefime ulaştım ancak bunu kutlayamıyorum...Arkadaşlarım sınıfça buluşuyo eski arkadaşlar olarak ama ben gidemiyorum hep evdeyim çünkü vitiligo yüzünden güneşe çıkamıyorum çıksamda uzun süre kalamıyorum.Kendime çok fazla sorun üretiyorum...Tıp fakültesini kazanan bir insan ne yapar bayram eder.ama ben sanki yarın ölecek gibiyim..gülemiyorum.ağlayamıyorum.düşünebiliyor musunuz ağlayamıyorum.Allah'ım eriyip bitiyorum evden çıkamıyorum arkadaşlarımla doyasıya gezemiyorum.Ama ağlayamıyorum.İçim yanıyo ama gözümden yaş gelmiyo.Ölüp bitiyorum çıkıp haykırmak istiyorum ama yalnızlıktan onu yapmaya bile hak bulamıyorum kendimde.Yatıyorum yatağa.Allahım sanki dünya üzerime çökmüş gibi.kafamı sıktırıyolar sanki birşeyle.Dolu boşaltamıyorum.Babam yok babamı değil ama babayı özlüyorum.Annemin bu çöküşünü dertlerden bitişini izlemek istemiyorum..Uyumak istiyorum yattım mı 1 yıl kimse dokunmasın istiyorum..Yatıyorum 12 de 4e 5 e kadar uyuyamıyorum.Kalkıyorum kitap okuyorum uykum geliyo.Yattığım an aklıma hayat geliyo.hayatla baş edemiyorum.Çok yalnızım en yakın dostumla bile görüşmek istemiyorum.çünkü o üniversiteye gidip geldi ve beni son gördüğünden bu yana elim yüzüm heryerim dahada beyazladı çöktüm zayıfladım.Çok başka bişey oldum..GÜLMEYİ ÖZLEDİM biliyomusunuz..Gülerken yapmacık gülüyorum.çok mutlu edecek bişey oldu mutlu olmalıyım.ama yok içimden mutluluk gelmiyo.sadece ağlamak geliyo ama ağlayamıyorumda.şimdi tercihimi yapacam bir üniversite gelecek gidecem.Ama orda ilk kayıt olmaya gittiğimde herkes bana bakacak herkes beyazlayan yüzüme ellerime bakacak.belki kötü niyetli değil , ama herkes merakla izleyecek beni.Her zaman olduğu gibi üniversiteye de 1-0 geriden başlayacam.Ben nasıl mutlu olacam Allah'ım bana yardım et.ne istesem veriyosun ama hiçbiri görünmüyo gözüme.hep yeni bi dert buluyorum.dert bulamasam vitiligoyu düşünüp duruyorum.Benim gibi mutluluğa hasret biri var mı bilmiyorum.Ama ben çocukluğumdaki o dertsiz tasasız günlerimi mutlu günlerimi özlüyorum.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 8 Kasım 2010
  2. 27 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : TheNewLife
  3. melek1701

    melek1701 Melis'in annesi :) Üye

    Katılım:
    7 Mart 2009
    Mesajlar:
    888
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    Canım yazdıklarını soluksuz okudum.. Çok zor günler geçirmişsin yaşadıkların hiç kolay şeyler değil.. Ama dediğin gibi burdan kimse sana hiç bişey yapamaz.. ama bence yapman gereken en önemli şey psikiyatriye gitmen mutlaka ama mutlaka gitmen lazım.. İnan ki bana hayatının zamanla nasıl değiştiğini görüceksin..
     
  4. 28 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : TheNewLife
  5. TheNewLife

    TheNewLife Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Melek okuyup cevapta verdiğin için tşk ederim canım benim haftaya gidecem inş .. Tekrar tşkler :)
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.