Çok Özel Liderlik Sırları

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve realist tarafından 11 Temmuz 2007 başlatılmıştır.

    11 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148

    Çok Özel Liderlik Sırları

    İşinde başarılı olmak isteyen bir yöneticinin her zaman aklının bir ucunda bulunması icap eden ve dört dörtlük bir lider vasfını kazanabilmesi için atması gereken adımları bu dosyamızda bulabilirsiniz.
    Kendinizi hayalinizde lider olarak canlandırın:
    Büyük liderler birbirlerine benzemez. Hepsinde farklı tatlar vardır. Doğuştan hatip olanlar vakitlerini daha çok konuşmaya ayırır. Zeki strateji uzmanları bürolarında strateji üretir. Verimlilik konusunda usta olanlar iş dünyası keşmekeşinin her alanında bir şeyler yapmaya odaklanmıştır. İlk liderlik görevinize soyunmadan önce kendinizi değerlendirin: En iyi ve en kötü olduğunuz alanlar hangileri? Liderlik tarzınızı güçlü yanlarınızı vurgulayacak biçimde şekillendirin. Zayıf olduğunuz alanlarda yapmanız gerekenleri astlarınıza yetki göçererek ya da dışarıdan hizmet alarak gerçekleştirmeyi düşünün.
    İstihdam konusunda akıllıca davranın:
    Özellikleri ne olursa olsun, liderler istihdam konusunda akıllıca davranmalıdır. Bundan daha önemli bir şey yoktur. İş ilanı vermekle vakit harcamayın -özgeçmişler ve başvuru yazıları dürüstlükten o kadar uzaktır ki. Saygı duyduğunuz kişilere elinizdeki işe uygun sağlam adayları olup olmadığını sorsanız çok daha iyi edersiniz. Mülakatlar sırasında zahmet edip “en güçlü ve zayıf noktalarınız
    nelerdir?” gibi beklenen sorular sormayın. Bu tür sorulara akıllıca cevaplar hazırlamak kolaydır. Onun yerine, yapılacak işin simülasyonunu düzenleyip, adaya uygulatın ve performansına not verin. Adayları böylece eledikten sonra, finale kalan birkaç adayın her birinden onar tane referans isteyin. Referans gösterilen kişileri, işyerlerinden akşam, yani büro dışında olduklarını bildiğiniz bir anda arayıp telesekretere şu mesajı bırakın: "Çok önemli bir pozisyon için Joe Amazing’i düşünüyorum. Eğer kendisinin mükemmel olduğuna inanıyorsanız, lütfen beni arayın. Aksi halde aramanıza gerek yok." Sizi en az yedi kişi ararsa, doğru insanı bulmuşsunuz demektir.
    İyi bir konuşmacı olun:
    Açık konuşmak gerekirse, eğer kalın kafalıysanız, dünyada var olan bütün konuşma tekniklerini öğrenseniz bile kar etmez; berbat bir konuşmacı olarak kalırsınız. Ama kafanızın çalıştığını düşünerek size etkili konuşma konusunda birkaç ipucu: Yalın konuşun. Uygun hallerde hikaye ve eğretilemelere (metafor) başvurun. Normal hızda ve en hoş ses tonunuzla konuşun. (Kullanacağınız ses tonunu belirlemek için, farklı tonlarda konuşup bunları teybe alın. En çok hoşunuza giden tonu kullanmayı öğrenin.) Gündelik sohbetleriniz için de aynı şeyi yapın, ama şunu da unutmayın ki; etkili bir sohbetin anahtarı, dikkatle dinleyip neyin söylendiğini ve neyin söylenmediğini anlamaktır. Ayrıca, vücut dilinizdeki değişikliklere dikkat edin. Dinlemek, sanıldığından çok daha zor bir şeydir. Ve işin can alıcı kısmıdır.
    İnsanları etkileyecek bir vizyon geliştirin:
    Çalıştığınız kuruluş ne kadar sıradan olursa olsun, çalışanlarınıza heyecan verici ufuklar açabilirsiniz. Diyelim ki, bir sigorta şirketinin hayat sigortası biriminin başındasınız. En bezgin çalışanınız bile şu sözleriniz üzerine harekete geçecektir: "Bütün müşterilerimizin en uygun fiyatla, en iyi koşullarda sigorta edilmelerini sağlayacağız. Böylece hak ettikleri huzura bütçelerini zorlamadan erişmiş olacaklar. Ne kadar mükemmel olduğumuzu herkese davul zurnayla ilan edeceğiz ki; daha çok müşteri kazanalım. Ve o kadar çok para kazanacağız ki; hepinize daha iyi ücret garantisi verebileceğim. Hatta civardaki bir okulu “kardeş okul” ilan edeceğiz. Ben kendi maaşımın % 5 ini bu okula vermeyi taahhüt ediyorum. Toplumumuz içinde farklılık yaratacağız." Her günün her anını bu vizyonun gerçekleştirilmesi için yaşayın. Bu vizyonu canlı tutmak için çok çalışın ve bu yolda kazandığınız küçük başarıları bile kutlayın. Övgüde cömert, yergide cimri davranın.
    İşten çıkarmakta tereddüt etmeyin:
    Yetersiz bir çalışanı iyileştirmek için aldığınız hızlı önlemler olumlu sonuç vermiyorsa, o insanı derhal işten çıkarın. İyi çalışmayan kişi, hastalığını diğerlerine de bulaştırabilir. Dava açmasını engellemek için o kişiyi işten kendi isteğiyle ayrılmaya ikna edin. Ona daha başarılı olabileceği bir iş bulmasına yardım etmeyi önerin.
    Kararlılığı uzlaşmacılığın üzerinde tutun:
    İyi yöneticiler karar alma mekanizmasına takımı ne zaman dahil edeceklerini ve ne zaman kendi başlarına hareket edeceklerini bilirler. Günümüzün şirket yöneticileri uzlaşmayla karar alınmasını fazla önemsemektedir. Bu tutum sonucunda genellikle, üretilmesi çok uzun zaman almış, ancak sıradan fikirler türemektedir. Bütün grubun onaylayacağı cesur fikirler ortaya atmak zordur. Büyük liderler genellikle, çevreye kulak verip yeterli girdiyi edindikten sonra, yürekli kararları kendi başlarına verir.
    Teknolojiye sadece “yeterince aşina” olun:
    Bilgi teknolojileri, muhasebe ya da ürününüzün ardındaki bilimin uzmanı olmanız gerekmez. Hatta, ileri teknoloji konusunda bu derece uzmanlaşmaya çalışan liderin vaktini boşa harcamakta olduğu bile söylenebilir. Bu alanlarda sadece anlatılanları anlayacak, soru soracak ve konunun uzmanlarına talimat verebilecek kadar bilgili olmanız yeterlidir.
    Zamanı yönetin:
    Size sürekli, "Vaktimi akıllıca kullanıyor muyum?" diye soran bir iç sesiniz olsun. Hiçbir şey size vaktinizi en iyi şekilde kullanmanın üzerinde yarar getiremez: Ne avuç içi bilgisayar, ne “Day-Timer”, ne dosyalama sistemi; hiçbir şey. Etkili liderler telaş içinde değildir, ama zamanın en değerli varlıkları olduğunu bilirler ve zaman konusunda cimridirler. Yani “hayır” diyebilirler, vakitlerini başka şekilde daha iyi kullanmak amacıyla bazı görevleri çalışanlarına havale ederler. Vaktin değerini bilmek, aynı zamanda her şeyin mükemmel yapılmasının gerekmediği anlamına da gelmektedir. Bazen “yeterince iyi” olan yeterince iyidir. (Ama ne zaman, onu da görebilmek gerekir!)
    Dış görünüşünüze dikkat edin:
    Ne yazık ki, sığ ve kafayı güzelliğe takmış bir toplum içinde yaşıyoruz. Bu yüzden, dış görünüşünüz iyi değilse, işe birkaç darbe almış olarak başlarsınız. Neyse ki liderlerin Hollywood yıldızlarına benzemesini kimse beklemiyor. Ama, sizi lider olarak gören bütün o sığ insanları ikna etmek için biraz süslenmeye de değer doğrusu. Güzel, klasik kıyafetler giyin. Saç stilinizde ve makyajınızda aşırılık olmasın. İpucu: Eğer tasarruf yapıyorsanız; ucuz giysiler almak yerine iyi markaların ucuzluk mağazalarından alışveriş edin. Buralarda 500 dolarlık bir takım elbiseyi 75 kağıda alabilirsiniz.
    Saatlerce çalışın:
    Sizi yalanlarla uyutmaktansa gerçeği söyleyerek hayal kırıklığına uğratmak daha makul olacaktır. Oprah ne derse desin; tepe yöneticilikte başarılı olmanız için uzun uzun ve akıllıca çalışmanız lazımdır. Saatlerce çalışmanız daha fazla iş bitirmenizin yanı sıra, çalışanlarınıza örnek olmanızı da sağlar. Eğer haftada sadece 40 saat çalışmak istiyorsanız ne ala, ama bu çalışmayla büyük bir lider olmayı ummayın. Düzinelerce lider tanıyorum; hepsinin haftalık ortalama çalışma süresi 60 saat ve üzerindedir. Ama bu çalışmanın karşılığı da çok büyüktür: Önemli bir kuruluşta etkili, sevilen bir lider olmak, anlamlı bir yaşam sürdüğünüzü duyumsamanın en iyi yollarından biridir.

    (alıntıdır)