D-a-y-a-k

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve Gulpare tarafından 28 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    28 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  1. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Dayak...Acımasızca birbiri ardına indirilen darbeler...Her bir vuruşta kadına ezilmişliğini yeniden hatırlatan, saygınlığını ayaklar altına alan, kadın olduğuna bin kere pişman ettiren darbeler...

    Her dayak olayında; kadının gözyaşları ezilmiş etlerine, kanamış dudaklarına, morarmış kollarına düşerken yüreğini her defasında bin bir parçaya böler. Çıkmayan sesiyle haykırır sessizce, yataklarında uyuyan çocuklarını uyandırmamak, eşine saygısızlık yapmamak adınadır tüm haykırışları...Ne saygıda kusur etmiştir eşine yıllarca, ne de onu utandıracak bir hareketi olmuştur. Peki ama bu dayaklar niye? Haftada bir, bazen gün aşırı, bazen de her gün her gece tekrarlanan bu kahredici eziyetler ne içindir? Sorular hep kendi içinde, kendi dünyasında kalmıştır bunca yıl; aynen sessiz haykırışları gibi.

    Ama öyle anları olur ki, tek başına dayak yediği zamanları ister yürekten. Çünkü kendini ancak attığı dayaklarla, ezdiği yüreklerle, akıttığı gözyaşları ile büyük ve güçlü hisseden eşi hırsını alamayıp çocuklarını da dövmektedir kendisiyle birlikte. İşte o zaman, tüm dayakları, tüm eziyet ve hakaretleri kendisi duysun, görsün ister çocuklarını korumak adına. Yeter ki canından çok sevdiği masum yavruları üzülmesin, minicik yürekleri acılarla tanışmasın diye.

    Ayaklarının altına cennet serilesi kadınlarımız, analarımız, kardeşlerimiz, yakınlarımız, tanıdıklarımız, tanımadıklarımız...Ne yazık ki büyük bir çoğunluğu bu eziyetle ve dayak şiddeti ile karşı karşıyadır. Aralarında yüksek öğrenim görmüş, okumuş yazmış insanların da olduğu, hatta sayılarının azımsanmayacak kadar fazla olduğunu düşünecek olursak; vay bizim halimize!

    Bu nasıl bir duygu, nasıl bir düşünce tarzıdır ki, bir insan bir başka insana hem de kendinden daha güçsüz, savunmasız bir varlığa el kaldırabiliyor, etlerini çürütene kadar dövüp ertesi gün de hiçbir şey olmamış gibi yüzüne bakabiliyor. Bu nasıl bir ruh halidir ki, güçsüzlere uyguladığı şiddetle güç kazandığını, büyük daha büyük olduğunu hissedebiliyor.

    Dayağın, ezilmişliğin, savunmasızlığın, çaresizliğin olmadığı bir dünyaya merhaba demek üzere...

    Sevgiyle kalın.
    Belgin Eryavuz
     
  2. 28 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  3. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    emegıne saglık talınım burda tatlim mi demek istedin,anlayamadim:))

    Önemli degil canim...Dayaksiz bir dünya diliyorum insallah..
     
  4. 28 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  5. Claries

    Claries O bir anne:) Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.060
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    elleri kırılsın hayvanların
     
  6. 28 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  7. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Canim ben aslinda anladim o nicki söyledigini ama caktirmadim..:))

    Kapici da sasirmistir heralde:)))

    Tekrar rica ederim...a.s.
     
  8. 4 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  9. avebru

    avebru Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.150
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    Dayak yemek yada yememek aslında kadının elindedir..Eğer her seferinde erkeğe zayıflığını hissettirirsen ve onun seni ezmesine izin verirsen erkekte her seferinde döver..Özellikle ailesinde şiddet gören, annesinin dayak yediğine şahit olan yada kendisi çocukluğunda dayak yemiş olan zayıf karakterli erkekler dünyanın böyle döndüğünü sanmaktadır..Halbuki akıllı bir kadın o erkeğe hayatının dersini verebilir..

    Benim bir akrabamın eşi uyuşturucu müptelasıydı ve kadını sürekli dövüyordu..En son kadının kafasına piknik tüpüyle vurunca kadın bir gün zıvanadan çıkmış ve adamı alabildiğine dövmüş..Belki adamı boş bir anını yakalayıp bütün acısını çıkarmış adamdan..Komşular gelmese öldürecekmiş nerdeyse adamı..Nihayetinde akıllı bir kadında korkak davranmayıp bir yolunu bulmalı ve dayak yemekten kurtulmalıdır..Bunun için senelerce kocasına sakinleştirici veren yada yemeğine uyku hapı koyan bir dolu kadının hikayesini duydum..Allah kimseye yaşatmasın :KK43:(