damar sağlığımız için...

Konusu 'Faydalı Bilgiler' forumundadır ve talin tarafından 20 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    20 Ocak 2009
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    DAMAR SAĞLIĞINIZ İÇİN
    1) Alkolün her türlüsüne hayır !
    2) Sigaraya hayır, üstelik sigara içilen mekana da hayır !
    3) Süt ürünlerinden ne uzak kalacağız, ne de aşırı alacağız; dengeyi koruyacağız.
    4) Hergün mutlaka bir elma yiyeceğiz. Elma, girdiği evden hastalığı kovuyor.
    5) 24 saat mümkünse altı, yedi porsiyon meyve ve sebze almalıyız. Çok sık belki, ama azar azar niye olmasın?
    6) Haftada ikiden az balık alıyorsak deniz ürünlerinden gerektiği gibi faydalanmıyorsak, damarlarımızın gençliğinden söz edemeyiz.
    7) Sadece ihtiyaç hissettiğimizde su içiyorsak, organizmamızı susuz bırakıyoruz demektir. Havanın sıcaklığına, nemine paralel olarak 1,5 litreden 3 litreye kadar su içmeliyiz. Su, böbreklere, akciğere, cilde, kalbe, damarlara ve buraya sığdıramayacağımız kadar çok organ, doku ve hücreye sayısız yararı olan bir ilaç.
    Salatasız bir gün bile geçmemeli; zeytinyağsız salata da olmamalı. Ayrıca üstüne keten tohumu, susam, ayçiçeği ve balkabağı çekirdeği serpiştirmekten kaçınmamalı.
    9) Bağışıklık mekanizmasını zinde tutan antioksidanlar sadece sarmısaktan ibaret değil, A, C, E vitaminleri ile çinko, selenyumu bolca içeren pek çok meyve ve sebzede mevcut.
    10) Kokusunu bahane etmeyin, mutlaka sarımsak yiyin. Kokusu olmasın demek, kanserle savaşan antioksidan maddeyi taşımasın manasına geliyor. Sarımsak, damarlarımızın ilacı, unutmayalım.
    11) Kahve uyarıcıdır, iyidir, hoştur ama sonuçta bağımlılık yapan bir madde. Ne kadar az içerseniz sizin için o kadar iyi.
    12) Sıra çay tiryakilerinde. Aslında çayın, ağız kokularını giderici, antioksidan özelliği, kahve kadar olmasa da uyarı özelliği var, ama modern tıp aşırı kaçmayı uygun bulmuyor. Özellikle akşam çaylarını yeşil çay, ıhlamur, bitki çayları veya sütlü içeceklerle değiştirmeyi teklif ediyor. Mesela, yeşil çayın kafein oranı çaydan çok daha az.
    13) Modern tıp, kırmızı eti hayatınızdan tümüyle çıkarın demiyor, ama haftada bir alın, en fazla ikiye çıkartın diyor. Bu uyarıya da kulak arkası etmemeli.
    14) Beyaz et unvanlı balık ve tavuk ise sofranın unutulmazları olmalı.
    15) Yumurtasız olmaz, unutmayın.
    16) Tadına bakmadan hemen tuza sarılıp yemeğine bolca serpenlere kötü haberimiz var. Kendinizi zehirliyorsunuz!
    17) Tatlı zehirden kesinlikle uzak durmalıyız. Nedir onlar? Çikolata, şeker, bisküvi, tatlılar... Canınız çekince kremalı tatlı yerine meyveli yoğurt, muhallebi, sütlaç yiyebilirsiniz.
    18) Lif, lif ve yine lif. Lifli gıdalar mide-bağırsak sisteminin gönül dostları.
    19) Meyve ve sebzelerden altı, yedi porsiyon öneriyoruz, ama siz hava kirliliğini, toksit maddeleri, çeşitli zehirleri hesaba katarsanız, doktor kontrolünde vitamin hapı da alabilirsiniz.
    20) Baklagillere hak ettikleri sevgiyi lütfen gösteriniz. Kuru fasulye, nohut, mercimek, bakla, bezelye ve barbunyasız sofralar öksüz kalabilir, unutmayın.
    21) Asansörü unutun. Merdivenler dururken ona ne hacet? En azından asansörde kalmazsınız. Böylece damarlarınız rahat bir nefes alır.
    22) Haftada üç, dört defa ne hızlı, ne yavaş, tempolu yürüyüşler yapmalı. İmkanı olanlar yüzme, koşma ve bisikletten faydalanmayı ihmal etmemeliler.
    23) Evde yemek yapanlar şu margarinleri lütfen unutsunlar. Kızartma yerine haşlama, ızgara ve buğlama tercihimiz olmalı.
    24) Cips sizin dostunuz olabilir mi? Tuzlu kraker v.s. aman uzağınızda kalsın. Kek, kurabiye, poğaça gibi yiyecekleri sınırlı miktarlarda yemelisiniz.
    25) Zeytin ve peynir suda bekletilmeden sofranıza gelmesin.
    26) Ceviz, badem ve fındık kolestrol dengemizi ayarlamada birebir ilaçlar. Onları da unutmayalım.

    Demek ki, az yemeliyiz, sık sık olsa bile. Denek ki, çok hareket etmeliyiz, az da olsa. Beslenme alışkanlığımızı değiştirmek için kararlı olmalıyız. Öfkemizi kesinlikle kontrol etmeli, can dostlarımızla sık sık buluşmalı, sohbetlerimizi zengin kılmalı, güneş ışığından mutlaka yararlanmalıyız.

    *** Listede yer alan bilgiler doktor gözetiminde uygulanmalıdır.

    Alıntıdıra.s.