davranış bilimleri tün konuları kapsayan önemli kavramlar

Konusu 'Açıköğretim' forumundadır ve MATMAZEL87 tarafından 21 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

    21 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : MATMAZEL87
  1. MATMAZEL87

    MATMAZEL87 kızını büyütmekte... Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2.895
    Beğenildi:
    27
    Ödül Puanları:
    148
    Davranış Bilimlerine Giriş Konu Özet
    1. İnsanları etkileyen gerçek kişiler bütününe ne ad verilir?
    CEVAP: Toplum

    2. Toplumsallaşma sonucu bireyin en temel kazanımı ?
    CEVAP: Kişilik

    3. Dürtü ne tür bir güdüleyicidir?
    CEVAP: İçsel

    4. Bilimsel bir araştırmada anket sorularının hazırlanmasından sonra soruların örnekleme çok benzeyen bir grupta sınanmasına ne ad verilir?
    CEVAP: Pilot araştırma

    5. Türkiye’de sosyoloji alanındaki çalışmalarda Ziya Gökalp’in etkilendiği sosyoloji akımı hangisidir?
    CEVAP: Durkheim sosyolojisi

    6. Başka bir toplumda yaşayan insanların giyim kuşamlarının evlilik biçimlerini, güzellik ve ahlak anlayışını o kültürün kendi yapısı içinde değer yargılarını kullanmadan anlamaya ne ad verilir?
    CEVAP: Kültürel Relativizm

    7. Toplumsal yapı kavramına ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
    CEVAP: Toplumsal yapı birbirinden bağımsız parçalardan oluşur

    8. Grup büyüklüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
    CEVAP: Grup büyüdükçe üyeler arasındaki sosyal etkileşim oranı artar

    9. Aynı sosyal grup içinde yapılan evlenmelere ne ad verilir?
    CEVAP: Endogami

    10. Freud, çocuğun temel haz kaynağının cinsel organı olduğu ve kendi cinsindeki ebeveynler ile özdeşim kurarak cinsiyet rollerini kazanmaya başladığı döneme ne ad verilir?
    CEVAP: Fallik dönem

    11. Endüstrileşmiş toplumlara ilişkin hangisi yanlış bir ifadedir?
    CEVAP: Edinilmiş statüler yaygındır

    12. “Rorschech Testi” ne tür bir kişilik testidir?
    CEVAP: Projektif

    13. Tam karşıdan bakıldığında bir yemek tabağının yüzün ağ tabakasına düşen imgesi daire şeklindeyken, tabağa başka açılardan bakıldığında, bu imgenin giderek oval şekle dönüşmesine karşın tabağın hep daire biçiminde algılanmasına ne ad verilir?
    CEVAP: Algıda değişmezlik

    14. Bireyin tutum nesnesine ilişkin düşünce, bilgi ve inançlarından oluşan tutum bileşenine ne ad verilir?
    CEVAP: Bilişsel bileşen

    15. Freud’a göre psişik enerjinin kaynağını oluşturan haz ilkesine göre çalışan, mantıksız, bencil, bireysel olan en ilkel kişilik sistemi yapısı hangisidir?
    CEVAP: ID

    16. Normal ve sapmış davranışların oluşumunu çevresel etkenlere bağlayan gelişim kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
    CEVAP: Sosyal öğrenme kuramı


    17. Organizmanın sinir uçlarına etki eden enerji değişikliklerine ne ad verilir?
    CEVAP: Uyarıcı

    18. Kültüre ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
    CEVAP: Kültür nesilden nesile kalıtımla geçer


    19. Bireysel sporlarla uğraşan kişilerin seyirci önündeyken ya da diğer sporcularla yarışırken çoğu kez tek başlarına olduklarına oranla daha farklı sonuçlar almaları aşağıdakilerden hangisine örnektir?
    CEVAP: Sosyal hızlandırma

    20. Toplumsallaşma ile ilgili hangisi yanlıştır?
    CEVAP: Bu süreç yetişkinlikle beraber sona erer

    21. Çevrede meydana gelen bir olayı görmüş olan başka insanların bulunmasının bireyin acil yardım, gerektiren bir duruma müdahale etme olasılığını azaltmasına ne ad verilir?
    CEVAP: Tanık etkisi

    22. Kütüphaneden ödünç aldığı kitabı gününde teslim etmeyen bir kişinin geciktiği gün sayısı kadar kitap almaması nedeniyle gelecekte kitaplarını zamanında iade etmesi aşağıdakilerden hangisine bir örnektir?
    CEVAP: Ceza

    23. Tepkisel koşullanmanın gerçekleşmesi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?
    CEVAP: Koşullu ve koşulsuz uyarıcı arasında bir bağ kurulması

    2 - Kişilik Psikolojisi ve Kişilik KuramlarıKişilik Psikolojisi ve Kişilik Kuramları Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    Kişilik Psikolojisi ve Kişilik kavramlarını tanımlayacak, kişiliğin gelişimine etki eden biyolojik ve çevresel etkenleri açıklamak Kişilik, çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Kişiliğin gelişmesini etkileyen başlıca etkenler biyolojik ve çevresel olmak üzere iki genel grupta incelenmiştir. Kişiliğin anlaşılması ve incelenmesine yönelik çeşitli kuramlar geliştirilmiştir.
    Kişiliğin anlaşılması ve incelenmesine yönelik geliştirilen kuramları tanımlayabilmek Bunlardan başlıcaları psikoanalitik, sosyal öğrenme, davranışçı vb. kuramlardır. Kişilik kuramları karmaşık davranışları kısa ve açık ifadesini sağlamaları, mevcut bilgileri anlamlı bir bütün haline getirmeleri açılarından önemlidir. Sigmund Freud tarafından geliştirilen psikoanalitik kuram, kişiliği tanımlarken yapısal ve topografik görüşleri temel alır. Yapısal görüş zihinsel yaşamın bir biriyle çatışma halinde olan ancak birbirini tamamlayan id, ego ve süperego ögelerini tanımlar. Topografik görüş ise zihinsel yaşamın yüzeysel yapısını oluşturan betimleyici özellikleri bilinçaltı, bilinç öncesi ve bilinç olarak ele alır. Frud sonrası psikodinamik kuramlar ya da sosyal görüşlü psikoanalistler insanı sadece biyolojik bir varlık değil aynı zamanda sosyal bir varlık olarak toplumun bir ürünü görmüşlerdir. Bu kuramcıların arasında Adler, Horney, Fromm ve Sullivan yer alır. Bir diğer yaklaşım ise insancıl kişilik kuramıdır. Bu kuram sosyal gereksinim ve bilinçli (ego) süreçler üzerinde durur. Bu kuramlar daha çok kuramcıların isimleriyle anılır. Carl Rogers, Abrahan Maslow,Rolla May, Victor Frankl bu isimler arasında yer . Davranışçı kuram ise öğrenme kuramı ile paralel kavramları kullanmaktadır. Sosyal bilişsel öğrenme kuramları ise davranışçı kuramların bir uzantısı olarak öğrenme, bilişsel süreçler ve sosyal etki konuları üzerine yoğunlaşır. Kişiliğin değerlendirilmesi için yapılan kişilik testlerinin neler olduğunu ve özelliklerini açıklayabilmek Kişiliğin değerlendirilmesi çeşitli kişilik ölçekleriyle yapılır. Kişilik ölçekleri genellikle objektif ve projektif olmak üzere iki büyük kategoride incelenebilir. Objektif testlere MMPI, projektif testlere Rorschach ve TAT başlıca örnekler olarak verilebilir.

    3 - Kültür Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    KÜLTÜR NEDİR?

    Kültür: İnanç, değer, norm, "davranışlar ve bir nesilden diğer bir nesile aktarılan maddi öğelerden oluşan bir bütündür. "
    Toplumda yaşayanların öğrendikleri ve paylaştıkları her şeyi kapsar. Toplumda yaşayan insanlara rehberlik eder, insanlar arasındaki ilişkileri yönlendirir.
    Kültür, Toplumdaki paylaşılan ortak ürünlerden oluşur.
    Toplum ise, ortak kültürü paylaşan ve birbirleriyle etkileşimde bulunan insanlardan meydana gelir.
    Toplumda Kültür Öğeleri
    1. Maddi:
    2. Manevi: Soyut

    KULTURUN ÖZELLİKLERİ:
    . Toplumsal bir üründür. :Öğrenilerek kazanılır.
    . İnsanlar arası etkileşim sonucu doğup, gelişir. *Dil kullanabilme yeteneği
    . Genetik bir faktör değildir. (kalıtsal olarak babadan oğula geçmez)
    . Her toplumun kültürünün kendine özgü oluşudur. "

    KÜLTÜREL FARKLILIKLAR VE KÜLTÜREL BİRLEŞME
    Gelenekteki değişiklik diğer gelenekleri etkiler ve değişikliğe neden olur. Toplumbilimciler bu olaya Birleşme adını vermektedir.
    . Kültürün bütün parçalarının herhangi bir biçimde birbirlerine bağlanmasına Kültürel Birleşme (Entegrasyon) denir.

    DİL VE KÜLTÜR

    Kültür, insanların toplumsal mirasıdır. Kültürün yaratıcısı ve aktarılışı sembollere dayanır.

    Sembol, insanların iletişimde kullandıkları anlam ifade eden her şeydir.
    Sosyologları kültürün manevi öğelerine bazen Sembolik Kültür adını verirler. .
    Dil, insanlar için evrensel olmasına karşılık, her ülkenin kendine uygun bir lisanı vardır.
    Dil, insanların birbirlerine deneyimlerini, fikirlerini, bilgilerini aktarımlarına yardımcı olan alettir. Kültür, dil yardımıyla varlığını sürdürür.
    Edward Sapir ve Benjamin Whorf: "Dünya hakkındaki görüşlerimizi etkileyen şey, öğrenmiş olduğumuz dille bağlıdır ve gerçeklik hakkındaki algılarımızı tayin eden şey kullandığımız dilin gramer ve kelime yapısıdır." tezini savunurlar.

    KÜLTÜRÜ OLUŞTURAN PARÇALAR (NORM-DEĞERLER)

    NORM: Kültürün belirlediği yerleşik davranış kurallarıdır. Toplumsal düzeni sağlayan bireylere yol gösteren doğru ve yanlışı olumlu ve olumsuzu belirleyen kurallar, standartlar ve fikirlere NORM denir.
    Yaptırımı olan kurallar sistemidir.
    Ödül ve ceza ile güvence altına alınır. Resmi ve Gayri resmi olabilir. Bireyin toplumsallaşma sürecinde öğrenilir (Bilet alırken kuyrukta bekleme)
    Toplumdan topluma farklılık gösterir.
    Toplum içinde de zaman içinde değişir.
    DEĞER: Bir toplumun kültürünü öğrenmek demek o kültürün değerlerini bilmektir. .
    İnsanların iyiyi, doğruyu, güzeli ve çirkini tanımlamak için koymuş oldukları standartlardır.
    Norm ve Değerler Arasındaki Temel Farklılık Değerlerin soyut ve genel kavramlardan meydana gelmesi, Normların ise belirgin ve yol gösterici oluşlarıdır. .
    Değerler bizlere kültür yoluyla aşılamakta olduğu için onları saptamak ve tanımlamak normlar kadar kolay değildir.

    Sosyolog Robin Williams ABD'de 15 Temel Değerin Varlığını Saptamıştır.

    ı. Başarı ve Yükselme 9. Demokrasi
    2. Bireyselcilik ıo. Eşitlik
    3. Çalışma ve Aktif Olma 11. Eğitim
    4. Pratiklik ve Yeterlilik 12. Dine Bağlılık
    5. Bilim ve Teknoloji 13: Romantizm.
    6. İyi bir hayat biçimi 14. Tek Eşle Evlilik
    7. Humanistlik 15. Grup üstünlüğü ve Grup Başarısı
    8. Özgürlük

    Değerler zamanla değişebilir yerine yenileri gelebilir, eskiyen değerler atılabilir. Her Her Toplumun kendine özgü değerleri vardır.

    Günümüzde Eklenen Değerler

    1. Boş Zaman Etkinlikleri 3. Çevreye Saygılı Olma
    2. Vücut Sağlığı ve Sağlıklı Yaşam 4. Kendi Kendine Yardımcı
    Olma ve Kendini Gerçekleştirme

    KÜLTÜRÜN KENDİ İÇİNDEKİ FARKLILIKLARI

    Kültür, bir birleşmedir, her parçası birbirleriyle anlamlı bütünler oluşturur ve birbirini tamamlarlar.
    Geleneksel endüstrileşmemiş toplumda kültür farklılıkları AZ Modern gelişmiş toplumda kültür faklılıkları ÇOKTUR
    Popüler - Fakirlik Kültürleri
    Popüler Kültür: Yaşadığımız günlük hayaI. hobilerimizi, TV. kitapları, sergileri kapsar. Bizi geçmişe bağlayan bir araçtır (Zeki Müren)
    Fakirlik Kültürü: Antropolog Oscar Lewis öne sürmüştür. Fakirlerde başarılı olmak için gerekli istek, arzu ve disiplinin olmadığını ileri sürmektedir. Fakirlerin davranışlarının toplum tarafından sapkın olarak nitelendirildiğini savunmaktadır.
    Hyman Radman: Bunu red ederek aşağı statü deki insanların toplumun temel başarı değerlerini red etmeden alternatif bir değer düzeni geliştirdiklerini öne sürmektedir.

    İdeal- Gerçek Kültürler

    İdeal Kültür: Toplumu bir arada tutan norm ve değerlerin sadece kurallarda geçerli olmasıdır.
    Gerçek Kültür: Günlük yaşamdaki uygulanış veya bulunuş biçimidir. (Vergi kaçırma, Kopya çekme) Toplumda yaşayan insanlar ideal ve gerçek kültür ayrılığı üzerinde çok büyük bir önemle durmazlar. Bu tür zıtlıklar genelde gözardı edilerek görülmemeye çalışılır (Kendini budizme adamış bir rahip hayatımda kimseyi incitmeme, öldürmeme amacını güder ancak yaşaması için balık tutmalıdır ama balık tutmak da bir anlamda bir canlıyı öldürmektir.) . .
    Demokratik hak ve özgürlükler üzerinde duran toplumda bireylerin seçme ve seçilme özgürlükleri Yoksa burada ideal ve gerçek kültür farklılığını görebiliriz.
    Yüksek - Yaygın Kültürler: Toplum içinde özel bir yaşam biçimi, zevkleri alışkanlıkları olan küçük bir grubun sahip olduğu kültürdür.

    Alt - Karşıt Kültür
    Alt Kültür (subcultures): Toplumun temel kültürel değerlerini paylaşan ancak bunun dışında kendini diğer gruplardan ayıran değer, norm ve yaşam biçimi olan gruplardır.
    Alt kültür üyelerinin diğer alt kültürlere Etnosentrik Tutumları vardır. Yani kendi alt kültürünü üstün görüp diğerlerini aşağılarlar.
    Yaşlılar içinde yaşadığı baskın kültüre artık Etnosentrik duygularla Bağlanmışlardı.
    Bir grubun değer ve normları üyesi oldukları toplumun değer ve normlarını yansıtıyorsa buna Alt Kültür denir. Gruplar arasında ki faklılıklar büyüdükçe, sosyal çatışmaların derecesi de artar.
    Karşıt Kültür: Bir alt kültür olup, norm ve yaşam biçimleri açısından içinde yaşanılan kültüre ters düşen tutum ve davranışları içerir.
    Toplumun sahip olduğu, gurur duyduğu norm ve değerleri red ederek,
    karşıt tutum ve davranışlara sahiptirler. Gençler arasında yaygındır.
    Grubun değer ve normları toplumun genel kültürüne ters düşecek
    nitelikte ise buna Karşıt Kültür denir.
    ETNOSENTRİZM VE KÜLTÜREL RELATİvİzM

    Kültür taassubu veya ben merkeziyetçilik diye bilinen Etnosentrizm kişinin kendi kültürünü temel olarak alması ve diğer kültürleri kendi kültürü açısından değerlendirmesi demektir.
    Boks ve güreşi en iyi spor, boğa güreşini vahşet olarak nitelendiren görüş Etnosentrik bir düşüncedir.
    Etnosentrizmin hem olumlu, hem de olumsuz yönleri vardır. Bunlar: Olumlu Yönü : Grup bağlılığının artması
    Olumsuz Yönü: Ayrımcılıklara neden olup, onları küçümsemeye ve dışlamaya iten davranışlara yol açmaktadır.

    Bir toplumda yaşayanların öğrendikleri ve paylaştıkları _'e ne denir?

    B) Sanat D) Rol

    A) Kültür
    C) Değer
    E) Norm
    YANIT: A. Kültür, bir toplumda yaşayan kişilerin o toplumdan öğrendikleri ve paylaştıkları herşeydir.

    2.Aşağıdakilerden hangisi kültürün manevi öğelerinden biridir?
    A) Giyim B) Moda
    C) ,Bina D) inanç
    E) Techizat

    YANıT: D. Kültür kendi içinde hem maddi hem de manevi öğelere sahiptir. Inanç, değer gibi şeylerde kültürün manevi öğeleri arasındadır.

    3.Aşağıdakilerden hangisi kültürün özelliklerinden biri değildir?
    A) Nesilden nesile aktarılabilir B) Toplumsal bir üründür
    C) Bir topluma özgüdür. D) Oğrenilerek kazanılır
    E) Değişmez
    YANıT: E. Kültür, değişen değer ve normları sayesinde zamanla çok yavaşta olsa değişir.

    4. Kültürel birleşme nedir?
    A) Anlam ifade eden değerler
    B) Elit tabaka tarafından kullanılan benzer değerler
    C) Kültür öğeleri arasındaki uyum
    D) Yaptırımı olan kurallar
    E) Kültürün bir alt kültürüdür.
    YANıT: A. Kültürel birleşme yani integrasyon kültürü oluşturan öğeler arasındaki uyum ve benzerliktir.
    4 - Kültür 1 Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    Toplum ve insan bilimleri için temel bir kavram olan kültürü ve temel özelliklerini, kültürel farklılıklar ve kültürel birleşme kavramlarını tanımlamak.
    • İnsanoğlu gelişmiş beyin yapısı sayesinde yaşamda canlı kalıp bir kültür yaratabilir. Kültür, bir toplumda yaşayan insanların bütün öğrendikleri ve paylaştıklarını kapsayan bir kavramdır. Davranış bilimlerinin incelediği hemen her şey bir kültür tarafından biçimlendirilir. Zamanla kültürün koyduğu kurallar bizim bir parçamız haline gelir. Toplum, Dil ve kültür ilişkisini açıklamak.
    • Kültür, insanların kullandıkları bir dil sayesinde yayılır ve insanlar arasındaki etkileşimler sonucu doğup gelişir. Her toplumun farklı düşünce inanç ve değer sistemleri vardır. Her düşünce kalıbı yaşadığı kültür içinde önemlidir ve geçerliliği vardır. Kültürün bir diğer özelliği de öğrenilen davranışlardan
    oluşmasıdır. Her toplumun kültürü, maddi ve manevi olmak üzere iki tür öğeden oluşur. Kültür ve toplum birbirinden ayrılmaz bir bütünü içerirler. Toplum kültür olmadan var olamayacağı gibi; kültür de kendisini koruyan ve geliştiren bir toplum olmadan varlığını sürdüremez. Kültür dil sayesinde korunur ve gelecek nesillere aktarılır. Kültür kalıtımla babadan oğul a geçmez ve her toplumun kültürü kendine özgüdür. Kültürü oluşturan parçaların
    herhangi bir biçimde birbirlerine bağlanmasına kültürel birleşme denir.
    • Kültür, norm ve değerlerle bir anlam kazanır. Normlar, o kültür içinde anlamlıdırlar. Kültürü oluşturan temel parçalardan değerler ve normu tanımlamak. yaptırımı olan yerleşik davranış kurallarıdır. Değer ise hangi toplumsal davranışların iyi, doğru ve istendik olduğunu belirten paylaşılan ölçüt veya fikirlerdir.Değerler böylece kültürel yaşantımıza rehberlik ederler.
    Kültür kendi içinde popüler ve fakirlik kültürü, gerçek ve ideal kültür, yüksek ve yaygın kültür, alt kültür ve karşıt kültür olarak ayrılır. Popüler kültür yaşadığımız günlük hayattır. Fakirlik kültürü ise Oscar Lewis'in "fakirlerin sahip olduğu değerlerin, ekonomik yönden başarılı kişilerin değerlerinde farklı olduğuna" yönelik tezine dayanmaktadır. İdeal kültür toplumu bir arada tutan norm ve değerlerin sadece kurallarda geçerli olması iken gerçek kültür ise bunların günlük yaşamdaki uygulanış veya bulunuş biçimidir. Toplum içinde özel bir yaşam biçimi, zevkleri, alışkanlıkları olan küçük bir elit grubun sahip olduğu kültür yüksek kültür olarak tanımlanırken, büyük halk kitlelerinin benimsediği yaşam biçimi, zevkler, farklı değerler yer aldığı kültür yaygın kültürü oluşturur. Diğer yandan toplumun temel kültürel değerlerini paylaşan ancak bunun dışında kendini diğer gruplardan ayıran değer, norm ve yaşam biçimleri olan grupların oluşturduğu kültür alt kültür olarak tanımlanmaktadır. Yine bir alt kültür olarak değerlendirilen karşıt kültür değer, norm ve yaşam biçimleri açısından içinden yaşanılan kültüre ters düşen tutum ve davranışları içermektedir. Etnosentrizm ve kültürel relativizm kavramlarını tanımlayarak; her iki görüşün olumlu ve olumsuz
    yönlerini tartışabilmek.
    • Bunlar kültürün kendi içindeki farklılıklardır. Etnosentrik görüş başkalarının kültürünü bireyin kendi kültürü açısından değerlendirmesi demektir. Kültürel relativist görüş ise kültürü kendi kalıpları içinde anlamak, önyargılı olmamak demektir.

    5 - Psikoloji Bilimine Giriş Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    Psikoloji Bilimini, onu oluşturan öğeleri ve temel amaçlarını dikkate alarak tanımlamak Psikoloji canlı davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır. Sosyal bilimlerle biyolojik bilimler arasında yer alan, ancak matematik ve teknoloji gibi alanlardan da etkilenen psikoloji biliminin, araştırmaya ve uygulamaya yönelik dalları vardır. Psikolojinin temel amaçları, davranışları betimlemek, açıklamak, yordamak ve kontrol etmedir. Psikolojinin incelediği davranışlar üç grupta toplanabilir:

    • Doğrudan doğruya, dolaysız olarak gözlenebilen davranışlar;
    • Dolaylı olarak gözlenebilen davranışlar;
    • Davranışların temelinde yatan sinir sistemi ve kas faaliyetleri ve fizyolojik süreçler. Psikolojinin diğer bilimler arasındaki yerini ve ilişkisini tartışacak; psikolojinin araştırmaya ve uygulamaya yönelik dallarını ve alt dallarıyla ayrıntılı açıklayabilmek, farklılıkları tartışabilmek Psikoloji, bir yandan organizmanın davranışlarını biyolojik temelinden anlayabilmek için biyoloji, biyoloji, fizyoloji, biyokimya gibi bilimlerle ilişki içindedir. Diğer yandan organizmayı sosyal bir varlık olarak ele aldığından sosyoloji, ekonomi gibi sosyal bilimlerle de çok yakın bir etkileşimdedir. Psikolojinin kendi içinde bazı dalları vardır. Bu dalların her birinde davranış farklı bir yönden veya farklı bir bağlam içinde ele alınır. Bu alt dallar, Deneysel Psikoloji, Sosyal Psikoloji, Gelişim Psikolojisi, Uygulamalı Psikoloji ve Psikometrik Psikoloji olarak sıralanabilir. Psikoloji araştırmalarında kullanılan yöntem ve teknikleri açıklayabilmek Psikoloji araştırmalarında çeşitli teknikler kullanılır. Bu tekniklerden bir grubu davranışların betimlenmesini sağlar. Deneysel araştırmalarda ise neden sonuç ilişkileri saptanmaya çalışılır. Deneysel çalışmaların bulguları davranışların betimlenmesi ve açıklanmasını sağlarken, bu bulgulardan hareketle, davranışların yordanması ve kontrol edilmesi de mümkün olur. Korelatif araştırmalarda doğada kendiliğinden mevcut olan değişkenlerin arasındaki ilişkiler belirlenmeye çalışılır. Korelatif araştırmaların bulguları davranışların betimlenmesini sağlar. Bu bulgulardan hareketle, davranışların tahmin edilmesi de mümkün olur.
     
  2. 21 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : MATMAZEL87
  3. MATMAZEL87

    MATMAZEL87 kızını büyütmekte... Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2.895
    Beğenildi:
    27
    Ödül Puanları:
    148
    6 - Sosyolojinin Ortaya Çıkışı ve Kuramsal Yaklaşımlar Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    İlk ve ortaçağdaki toplumsal düşüncenin temellerini incelemek. insanlar toplum olarak bir arada yaşamaya başladıklarından itibaren, içinde yaşadıkları düzeni anlamaya çalışmış ve çeşitli fikirler ileri sürmüşlerdir. Toplumsal düşünce ilk defa filozofların felsefe sistemlerinde yer almıştır. ilk çağda düşünürler Sokrat'tan önceki ve sonrakiler diye ikiye ayrılır. Sokrat'tan önce sofistlere rastlıyoruz. Sokrat'tan sonra önemli iki bilgin Platon ve Aristo'dur. Platon'a göre birey içinde yaşadığı devletin karakterini taşır. Aristo, Platon'a göre daha gerçekçidir. Hıristiyan düşünürler Rönesans ve Reforma değin mistik ve skolastik dünya görüşü altında büyük bir ilerleme sağlamazken, İslam dünyasında olumlu düşünce sistemlerini görüyoruz. Bu çağlarda toplumla ilgilenen düşünürler arasında ibn-i Rüşd, Gazzali, Farabi ve ibni Haldun en önemlileridir. Özellikle ibn-i Haldun'un Mukaddimesi bir sosyoloji kitabı niteliğindedir.
    Sosyolojinin bir bilim dalı olarak ortaya çıkmasında rol oynayan etkenleri açıklamak. Sosyolojinin ortaya çıkışında iki önemli toplumsal olgu yer alır. Bunlar: Endüstri Devrimi ve Fransız Devrimi'dir. Tarihe hiçbir değişme Endüstri Devrimi kadar uzun dönemli, etkili ve çarpıcı olmamıştır. Bu olgunun dışında doğa bilimlerindeki gelişmeler, bilimsel yöntemin kullanılışı ve yeni kıtaların keşfi de sosyolojik düşüncenin gelişiminde önemli bir yer tutar. İlk sosyologların toplum konusundaki düşüncelerini ve sosyolojinin üç temel yaklaşımı olan fonksiyonalist, çatışma ve etkileşimcilik yaklaşımlarını açıklamak. Sosyolojinin kurucuları arasında, adını koyan Auguste Comte'dur. Zamanın en özgün düşünürü olan Comte, doğa bilimlerinde kullanılan bilimsel yöntemin toplumsal olayları incelemede de kullanılabileceğini savunur. Daha sonra Herbert Spencer, biyolojik yaklaşımın kurucularındandır. Spencer, toplumu canlı bir organizmaya benzeterek incelemek ister. Karl Marx ise çatışma kuramının kurucusudur.
    Düşüncelerinde bir diğer Alman düşünür olan Hegel'in etkisindedir. Marx'a göre toplumbilimcilerin görevi dünyayı açıklamak de¤il, değiştirmektir. Her şeyin birbiriyle çatışma içinde olduğunu savunan Marx, kuramını sınıf çatışması ile destekler. Sosyolojinin bilimsel alanda gelişmesinde önemli bir kişi de Fransız Emile Durkheim'dir. Durkheim, toplumsal gerçeğin temelini toplumsal bilinçte görür. Durkheim'in bir diğer ilgi alanı toplumsal işbölümü ve sonuçlarıdır. Modern bir Alman düşünürü ise Max Weber'dir. Weber, sosyolojide anlama üzerinde durarak, ideal tip ve tarihi analiz tekniklerini geliştirmiştir. Sosyolojide tarihsel gelişim içinde üç yaklaşım söz konusudur.
    Bunlar;
    • Fonksiyonalist yaklaşım,
    • Çatışma yaklaşımı
    • Etkileşimcilik yaklaşımıdır.
    Sosyolojide yeni yaklaşımlardan sosyal alışveriş kuramı ve feminist kuramı tartışmaları ile inceleyebileceksiniz. İki modern kuram, Sosyal Alışveriş Kuramı ve Feminist kuramlar da giderek popüler hale gelen ve tartışılan kuramlar arasında yer almaktadır. Bu kuramlardan sosyal alışveriş kuramı, genelde ekonomistlerin, antropologların ve psikologların fikirlerine dayalıdır. Kuram, insan etkileşiminin ödül ve cezalara dayalı olarak gerçekleşen bir alışveriş ile oluştuğunu ileri sürer. Kuramda sözü edilen değişim kavramı toplumsal bir değişimden çok karşılıklı bir alışverişi ifade eden bir nitelik taşır. Bu nedenle kurama sosyal alışveriş kuramı da denilmektedir. Feminist kuram kadının odak olarak alındığı bir perspektiften bakarak toplumsal yaşamı ve buradaki farklı sistem ve fikirleri irdelemektedir. Feminist kuram kadını temel obje veya ilgi odağı olarak görür ve inceler. Feminist kuram, liberal, sosyalist ve radikal olmak üzere temel yaklaşıma sahiptir.

    7 - Sosyolojiye Giriş ve Yöntem Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    Bir disiplin olan sosyoloji yi tanımlamak.
    • Sosyoloji insan ilişkileri konusunda çalışan ve bu ilişkileri inceleyen bir disiplindir. Sosyolojinin en önemli ayırıcı özelliği, onun bir bilim olmasıdır. Ancak sosyolojik incelemelerin hedefi insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin yapısı üzerindedir. Toplumsal yaşamdaki yerini tartışabilecek; temel ilgi odağını, grup ilişkilerindeki önemini ve amacını açıklamak.
    • Sosyoloji daha kısa bir biçimde, insan grubunu odak alır ve insanın grup içerisindeki davranışlarını inceler. Sosyologlar da toplumsal kurumlar ve insan ilişkileri üzerinde çalışan bilim adamlarıdır. Sosyoloji sadece normal davranışı değil, toplum içerisinde görülen anormal insan davranışlarını da inceler. Örneğin, sapkın bir davranış biçimi olan suçluluk, cürüm gibi. Ancak sosyolojinin konuya yaklaşım biçimi farklıdır. Sosyologlar (toplum bilimciler) suçluya değil, suçluluk konusuna eğilirler ve toplumsal şartların suç üzerindeki etkisini araştırırlar. Sosyologlar birbirinden izole olan insanlar üzerinde değil, birbirleriyle etkileşen diğer bir deyimle sosyal bir ortamda yaşayan insan gruplarıyla ilgili olarak çalışırlar. Bu nedenle ilgi sahası birey değil gruplardır. Sosyoloji on dokuzuncu yüzyılın başında bilimsel
    yöntemin toplumsal olayları incelemede kullanılmaya başlanmasıyla bilimsel bir niteliğe kavuşmuştur. Bilimsel bilgi üretmede, belirli kurallara uyulması, belirli aşamalar takip edilmesi, bilgiyi kullanmada ve yorumlamada kolaylıklar sağlar ve başkalarının da kullanımına açar. Sosyolojinin alt dallarını tanımak.
    • Sosyolojinin ilgi alanına giren konuya yaklaşım biçimi, onu diğer disiplinlerden ayrı kılar. Çünkü sosyologlar konuya, sahip oldukları değer ve önyargılardan arınarak olayların ve koşulların etkisinde kalmadan, objektif olarak bakarlar. Olaylar arasındaki neden ve sonuç ilişkilerini görmeye, anlamaya ve kuramlara ulaşmaya çabalarlar. Sosyolojinin üniversitelerde okutulan ve her biri ayrı bir ilgi sahasını oluşturan birçok alt dalı vardır. Bunlar arasında bilgi, ekonomik, sanayi, kent, köy, din, endüstri, hukuk ve siyaset sosyolojisi en yaygı n olanlarıdır. Bütün bilimler gibi toplumbilim de (sosyoloji de) araştırma ve değerlendirme teknikleriyle kavram ve kuramlar arasındaki yakın etkileşimle kendini yenileyerek gelişmektedir. Bu gelişme yakın zamanlarda ve hızlı bir gelişme temposuyla ortaya çıkan ve diğer bilimler arasındaki yerini almaya çalışan toplumbilimde de açıktır.
    Sosyolojinin kullandığı yöntem ve bilimsel araştırmada takip edilmesi gerekli aşamaları tanımak ve örneklerle tartışabilmek. insan ilişkilerini inceleyen bir disiplin olarak sosyoloji de geniş uygulama sahasıyla, bu bilimsel yöntemi kullanmaktadır. Sosyoloji bu yöntemi, deney, gözlem ve saha araştırması teknikleriyle birlikte kuramlar geliştirmek, bilgi toplamak ve insan sistemini anlamak amacıyla kullanmaktadır. İnsanlar içinde bulundukları çevreyi tanımak ve meraklarını gidermek amacıyla araştırma yaparlar. Bilim, dünyadaki olayların niçin lerini bulmak amacıyla bilgi elde etme ve biriktirme yoludur.


    Bilim birbiriyle ilgili iki çalışmayı içerir. Bunlar;
    • Bilgiyi biriktirmek,
    • Veri toplamaktır.
    Bu iki çalışma bilimde kuram ve yöntem olarak adlandırılır. Kuramlar ilişkili oldukları konularda her zaman aynı biçimde ortaya çıkan gerçeklerdir. Kuramlar olayları daha iyi anlamamıza yardımcı olurlar ve niçin sorusunun açıklığa kavuşmasına yardımcı olurlar. Kuramın üç temel parçası vardır: Bunlar; önermeler, kavramlar ve tanımlardır. Önermeler, olaylar arasındaki ilişkileri ortaya koyarlar. Kavramlar ise, toplumsal olay ve olgularda karşılaşılan ortak bir niteliği ifade ederler. Kavramlar, tanımlar yoluyla üretilir. Eğer kavramlar açık bir biçimde tanımlanmazlarsa herkes tarafından farklı anlaşılırlar. Kuramları sınamak için bilimsel yöntemler geliştirilmiştir. Yöntem, kuramın tersine nasıl sorusuna cevap verir. Nesnel gerçeği en çok ve en iyi yansıtmayı amaçlayan her bilim, bilimsel yöntemi uygulamak
    zorundadır.

    Bilimsel yöntem birkaç aşamalı bir gelişim gösterir. Bu aşamalar:
    • Araştırılması gereken sorunu ortaya koymak.
    • Hipotez ve önermeleri formüle etmek.
    • Araştırma planı ya da veri toplama tekniği geliştirmek.
    • Verilerin analiz ve özetini yaparak hipotezin mümkün olabilirliğini göstermek.
    • Hipotezin doğrulanması, yeniden formüle edilmesi veya yeniden gözden geçirilmesidir.

    • Her bilimsel disiplinin araştırma yöntem ve teknikleri birbirinden farklıdır.
    Sosyologlar araştırmalarda üç farklı teknik kullanırlar.
    Bunlar:
    • Deney,
    • Gözlem
    • Saha araştırmasıdır.

    8 - Toplum ve Toplumsal Yapı Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    Toplum kavramını; onu oluşturan koşulları dikkate alarak tanımlamak. Toplum ve birey birbirinin ayrılmaz birer parçasıdırlar. En geniş anlamda toplum insanları etkileyen ilişkiler bütünüdür. Ancak bir toplumdan söz edebilmek için belirli şartlar gerekir. Bunlar ortak bir toprak, politik bir otoriteye uyum ve paylaşılan bir kültürdür. Toplumsal yapı ve bu yapıyı oluşturan parçalar olan kültür, toplumsal sınıf, statü, rol, kurum ve grupları açıklamak. Her organizmanın bir yapısı olduğu gibi toplumların da bir yapısı vardır. Bu yapı birbirleriyle ilişkili bir takım parçaların bütünüdür. Toplumsal yapı, bir toplumdaki organize olmuş toplumsal ilişkilerin bir bütünüdür. Toplumsal yapıyı oluşturan parçalar altı tanedir. Bunlar; Kültür, Toplumsal Sınıf, Statü, Rol, Grup ve Kurumlardır. Statü, bireyin toplum içindeki pozisyonudur. Edinilmiş ve kazanılmış olarak iki biçimde yer alır. Rol ise bir toplum içindeki insanların belirli bir biçimde oynadıkları oyundur. Her rolün bireyden bazı beklentileri vardır.Grup, belirli sayıdaki insanların etkileşimleri sonucu ortaya çıkan bir birleşmedir. En yaygın olarak birincil ve ikincil biçimde ikiye ayrılır. Toplumsal kurum ise toplumun temel değerlerinin korunması amacıyla zorunlu sayılan nispeten sürekli kurallar topluluğudur. Toplumsal düzeni sağlayan kurumlar dokuz tanedir. Bunlar: Aile, Ekonomi, Eğitim, Din,Politik, Hukuk, Tıp, Bilim ve Askeri kurumlardır.İnsanoğlunun tarihi gelişimiyle oluşan toplum türlerinin temel özelliklerini açıklayarak tartışabileceksiniz. İnsanoğlunun tarihsel gelişiminde beş yaygın toplum biçimi gözlemlenmiştir.
    Bunlar;
    • Avcılık ve toplayıcılık toplumları,
    • Çobanlıkla geçinen göçebe toplumlar,
    • İlkel tarım toplumları (tarım öncesi toplumlar),
    • Tarım toplumları ve
    • Endüstriyel toplumlardır.

    9 - Toplumsal Tabakalaşma ve Değişme Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    Toplumsal tabakalaşma kavramını, tabakalaşma sistemlerinin toplumlarda oluşum sürecini ve farklılıkları dikkate alarak tanımlamak. Hemen her toplumda tabakalaşmanın varlığını görmekteyiz. Yani insanları derecelendiren bir sistemin bulunduğunu ve bu sistem içerisinde bazı insanların daha fazla bir güç ve zenginliğe sahip, bazılarının ise bunlara yeterli ölçüde sahip bulunmadıklarını biliyoruz. Dünyada farklı biçimlerde ortaya çıkan tabakalaşma sistemleri bulunur. Bunlardan,kölelik, kast, zümre kapalı sistemler; sınıf ve statü ise açık sistemlerdir. Kölelik artık dünyada az rastlanan bir zorla çalıştırma sistemidir. Kast ise hala daha Hindistan'da geçerlidir. Hindistan'da dört ana kast bulunur. Her kastın yapacağı işler aşağı yukarı belirlidir. Zümre ise Avrupa'da feodal çağda ortaya çıkmış bir sistemdir. Bunlar yasaya dayanır ve hukuksaldır. Sınıf sistemi ise endüstriyel toplumun karakteristik gruplarıdır. Toplum konusunda son derece farklı görüşler mevcuttur. Toplum içinde bireyler işgal ettikleri mevkilere göre derecelenip örgütlenmişlerdir. Toplumsal sınıf (katman) kavramı üzerinde tam ve kesin bir tanım vermek çok güçtür. Toplumsal sınışar maddi ve kendiliğinden oluşan gerçeklerdir. O halde bir toplumun üretim sürecinde belirli ve benzer bir rol oynayan ve aşağı yukarı benzer ilişkileri yaşayan insanlar bütünü olarak toplumsal gerçekler, toplumsal sınışarı (katmanları) meydana getirir. Toplumsal tabakalaşma sistemiyle ilgili yaklaşımları karşılaştırarak inceleme ve tartışma olanağı yaratmak. Toplumsal sınıflar konusunda özellikle iki kuram göze çarpar. Birincisi Karl Marx'ın çatışma kuramı, diğeri ise Kingsley Davis ve Wilbert E. Moore tarafından ortaya atılan görevselci yaklaşımdır. Marx için sınıf bir makro grubun üretim sürecinde belirgin bir mevkii işgal etmesidir. Marx'a göre toplumların tarihi sınışar arasındaki mücadeleler tarihidir ve sınışarda devirlerinin ekonomik ilişkilerinin ürünüdürler. Davis ve Moore ise modellerinde tabakalaşmanın fonksiyonel bir zorunluluk olduğunu savunurlar. Bu kuram her toplumda o toplumun devamlılığı için yerine getirilmesi gereken görevler olduğunu belirtir. Önemli olan bu mevkilere en kalifiye ve yetenekli olanların gelmesidir. İnsanlara yaptıkları işler karşılığında verilen ödüller çok önem taşır. Toplumda rekabet unsuruyla en yetişkin ve en yetenekli olanlar daha iyi mevkileri elde etmek için mücadele edecekler ve bunun sonucunda da toplum en iyi kişiler tarafından yönetilecektir. Ancak, haklı olarak Marx'ın kuramına olduğu gibi bu kuramada çeşitli eleştiriler getirilmiştir. Her iki kuramın belirli yaklaşımlarını alarak ortaya attığı kuramla ilgiyi çeken bir diğer bilim adamı ise Gerhard Lenski'dir. Toplumsal Hareketlilik, Toplumsal Değişme ve Modernleşme kavramlarını oluşturan etkenleri ve aralarındaki farklılıkları tartışarak tanımlamak. Değişme her toplumun temel bir karakteristiğidir. Toplumsal kültürlerini gelecek nesillere değiştirerek aktarırlar. Değişme hızı toplumdan topluma farklı bir hız ve karakter taşır. Geleneksel toplumlarda değişme yavaş, endüstriyel toplumlarda ise hızlıdır. Toplumsal değişme konusundaki düşünürlerin ileri sürdükleri bazı sayıltılar bulunmaktadır.
    Bunlar:
    • Değişme doğaldır,
    • Değişmenin önüne geçilmez,
    • Değişme süreklilik gösterir,
    • Değişme gereklidir,
    • Değişme benzerlikler gösterir şeklindedir.
    Toplumsal değişme kaynakları da iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır.
    Dış kaynaklar:
    • Çevresel Değişme,
    • İstila,
    • Kültürel temas,
    • Yayılmalar.
    İç kaynaklar ise:
    • Kesişen ve icatlar,
    • Nüfus hareketleri
    olarak ikiye ayrılır. Değişmede çok önemli bir diğer kaynak ise teknolojidir.Teknolojinin toplumların değişmesine beş tür etkisi bulunmaktadır. Günlük dilde kullanılan modernleşme, yenileşme, çağdaşlaşma, ilerleme, kalkınma gibi deyimlerle, sosyolojik değişme arasında belirgin farklılıklar vardır. Toplumsal değişme bir değer yargısı taşımaz. Buna karşılık kalkınma ve ilerleme bir amaca yönelik olarak bir değer yargısı taşırlar. Toplumsal değişmeye karşı olan
    güçler de vardır. Bunların çoğu geçmişe bağlı olan toplumlardır. Toplumsal değişme konusunda unutulmaması gereken nokta ülkelerin değişme süreçleri bakımından bazı benzerlikler göstermesine karşın, her ülkenin kendi kültürüne özgü bir değişme sürecini benimsemesidir. Yirminci yüzyılın en önemli sorunlarından biri bu değişme olgusunun hızıdır.

    10 - Yaşam Boyu Gelişim Psikolojisi Konu Özeti--------------------------------------------------------------------------------

    Yaşam Boyu Gelişim Psikolojisini, temel kavramları ve amaçlarını açıklamak ve tanımlamak
    • Gelişim psikologları, döllenmeden ölüme kadar yaşa bağlı olarak görülen davranış değişikliklerini incelerler. Gelişim psikolojisinin hem temel bilim hem de uygulamalı yanları vardır. Yaşam süresi denildiğinde, döllenmeden yaşamın sonuna kadar olan dönemler düşünülmelidir.Davranış gelişiminde, biyolojik ve çevresel etkenleri açıklamak
    • Davranışların gelişmesinde kalıtımsal ve çevresel etkenler rol oynamaktadır. Zeka insanlarda genetik açıdan en fazla incelenen özellikler arasında yer alır. Tek ve çift yumurta ikizleriyle yapılan çalışmalar, zekanın kalıtım ve çevrenin etkileşimi sonunda tayin edildiğini göstermiştir. İnsanlara nasıl davranılacağını öğretmek, bir başka deyişle sosyal gelişim, insan yaşamının önemli bir yönüdür. İşbirliği, yardımseverlik ve diğerkamlık olumlu; saldırganlık ve düşmanlık ise olumsuz sosyal davranışlardan bazılarıdır. Davranış gelişimini açıklamaya yönelik geliştirilen başlıca kuramları tartışabilmek
    • Davranışların gelişimini açıklamaya yönelik değişik kuramlar vardır. U-D kuramcılarına göre davranışlar olumlu ya da olumsuz pekiştirme ve ceza ile kontrol edilir. Sosyal öğrenme kuramına göre ise, davranışların kaynağı gözleyerek öğrenme, ve modellerin örnek alınmasıdır (taklit ve özdeşim). Freud, kişiliğin gelişmesinde yaşamın ilk yıllarının önemini vurgulamıştır. Erikson ise davranışların sosyal çevrenin etkisiyle, tüm yaşam boyu değişebileceğine inanmaktadır. Piaget 1920'lerden 1980'li yılların ortalarına kadar çocuğun zihinsel gelişimini incelemiş ve davranışların bilişsel gelişimle birlikte önemli ölçüde değiştiğini ve bilginin kazanılmasında bireyin aktif rol oynadığını vurgulamıştır. Ahlak gelişiminde de, bilişsel gelişimde olduğu gibi belirli dönemler vardır (Piaget ve Kohlberg). Ahlak gelişiminin son aşamasında bireyin içsel değerleri ve onuru, yargılarında önemli rol oynamaktadır
     
  4. 25 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : MATMAZEL87
  5. EU1

    EU1 Guest

    teşekkürler..
     
  6. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : MATMAZEL87
  7. ozlemarda

    ozlemarda Şeker Prenses♔Tuz Kral♕ Üye

    Katılım:
    24 Nisan 2009
    Mesajlar:
    3.570
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    çok teşşekürler canım buna çalışcam bütünlemede