Dengeli Beslenme ve Spor

Konusu 'Sağlıklı Beslenme' forumundadır ve Silviya tarafından 23 Mart 2008 başlatılmıştır.

    23 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  1. Silviya

    Silviya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.050
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    SAĞLIKLI KARBONHİDRAT, YAĞ VE PROTEİN DENGESİ

    Bilmeniz Gereken Değerler

    ‘Yardım edin,çok fazla protein alıyorum’

    ‘İstediğim yağ oranına sahip değilim’

    ‘Ne kadar karbonhidrat almalıyım?’

    Beslenme alışkanlıkları ve hastalıklardan korunma arasındaki ilişki ile ilgili yapılan araştırmalara göre alınması gereken ortalama karbonhidrat miktarları belirlenmiştir. Bu belirlenen miktarlar ayrıca kişinin yeterli miktarda gerekli besinleri, vitamin ve mineralleri almasına yardımcı olur. Tavsiyeler:

    Alınan kalorilerden;

    %40 - %65 arası karbonhidrat kaynaklı olmalı

    %20 - %35 arası yağ kaynaklı olmalı

    %10 - %35 arası protein kaynaklı olmalı

    Biayanlar için en az 60 gram,erkekler için en az 75 gram protein öneriyoruz. Bu tedavi kas azalmasını önlemeye yardım edecek ve diet yapanlara tokluk hissi sağlayacaktır.

    Hem Diyetisyen hem de aşağıdaki tablo size bu konuda fikir verecektir. Ağız tadınız, yemek stiliniz,kültürünüz, fitness rutininiz, sağlık olanaklarınız ve günlük değişimler dolayısıyla vücudunuza giren karbonhidrat, yağ ver protein miktarı önerilen diyetlerdeki miktarlardan fazla ya da az olabilir. Bu kötü veya tehlikeli anlamına mı gelir? Hayır!

    Minimum karbonhidrat, yağ ve protein ihtiyacınızı karşılamak için elinizden geleni yapın. Aşağıdaki tablo günlük almanız gereken kalori yüzdelerini grama dönüştürülmüş şekilde gösteriyor.


    [​IMG]

    Diyetinize aşağıdaki uyarıları dikkate alarak devam edin.

    * Sağlıklı ve besleyici yiyecekler yiyin.

    *
    Aldığınız kalorileri her gün kontrol edin ve size tavsiye edilen değerlerde olması için çabalayın.

    *
    Karbonhidrat, yağ ve protein alımınızı düzenleyin. Yukarıdaki listeyi takip ederseniz sizin için gerekli olan miktarları almış olacaksınız.

    *
    Kepekli buğday ekmeği, doğal pirinç, yulaf gibi karbonhidratlı besinleri tüketin; pirinç ve kepeksiz buğday ekmeği gibi karbonhidratlı besinlerden uzak durun.

    *
    Kalbinizin sağlığını koruyan yağ türlerini tüketin ve kalbe zararlı yiyeceklerin işlenmesiyle ortaya çıkan yapay yağlardan uzak durun.

    *
    Aşırı yağlı, kilo almaya neden olan hayvansal besinler yerine, yağsız et ve bitkisel protein içeren besinler gibi kaliteli protein kaynaklarını seçin.
     
  2. 23 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  3. Silviya

    Silviya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.050
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    ilk mesajdaki bilgiler ve çizelge doğrultusundan günlük yediğiniz besinlerin değerlerini aşağıdaki tablolardandan bulup kendinize sağlıklı ve dengeli bir diyet hazırlayabilirsiniz.

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 23 Mart 2008
  4. 23 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  5. Silviya

    Silviya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.050
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  6. 23 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  7. Silviya

    Silviya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.050
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 23 Mart 2008
  8. 23 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  9. Silviya

    Silviya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.050
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106


    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

     
    Son düzenleme: 23 Mart 2008
  10. 23 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  11. Silviya

    Silviya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.050
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  12. 23 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  13. Silviya

    Silviya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.050
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    KOMPLEKS KARBONHİDRATLAR - ve DÜŞÜK KALORİ YOĞUNLUĞU


    Mantığımızla da bulabileceğimiz bir gerçeği yeni araştırmalar bilimsel olarak ortaya koymuştur, bu gerçek; eğer bir besin diğeriyle aynı ağırlıktaysa ama daha fazla kalori içeriyorsa bu besin diğerinden kalori olarak daha yoğundur.

    Kalori yoğunluğu bir besinin ağırlığı başına düşen kalori miktarıdır. Yani biraz daha açacak olursak, yoğun olan bir yiyeceği doyana kadar yerseniz, daha az yoğun olan başka bir yiyeceği doyana kadar yediğinizden daha fazla kalori alırsınız.

    Daha da açacak olursak, 100 - 150 gram ağırlığında patates, bir kap bezelye, ve brokoli yerseniz yaklaşık 1000 gram yemek yiyip sadece 400 kalori almış olursunuz. Mideniz dolu olacak ve kendinizi doymuş hissedeceksiniz. Bu kadar doymak için ekmek yeseydiniz 1800 kalori alırdınız.

    Yukarıdakilerin 'beyaz' veya 'rafine' versiyonlarını yiyebilir misiniz? Evet , arada bir. Ama genelde bunlara bağlı kalın.

    NE ZAMAN ACIKIRSANIZ ACIKIN YİYEBİLECEĞİNİZ SINIRSIZ KARBONHİDRATLAR


    Belli yiyecekleri istediğiniz zaman, istediğiniz yerde ve istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Gerçekten. BUNU ŞAKA OLARAK ALGILAMAYIN. Sınırlılar listesinde belirttiğimiz bir kaç istisna hariç çoğu sebze bu gruba girer. Aslında sınırsız kompleks karbonhidratlardan günde en az 2,5 kap yemelisiniz.


    [​IMG]
     
  14. 27 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  15. dost27

    dost27 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2006
    Mesajlar:
    212
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86

    Zayıflamak için basit öneriler


    Kilo vermek için her yolu denediniz ama yine de sonuç aynı mı? İşte uygulamanız gereken kurallar...
    Eğer diyet yapıyor ve beslenmenizi salata, ızgara ve diyet ürünlerle sınırlıyor, ekmeği kıstığınız halde bir türlü kilo veremiyorsanız yanlış yoldasınız! Aşağıdaki basit önerilerle hayat tarzınızda değişiklikler yaparak zayıflayabilirsiniz:


    [*]Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.

    [*]Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırın.

    [*]Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı yollamayın.

    [*]Telefonla konuşurken ayakta durun.

    [*]Merdivenleri birkaç kalori yakma fırsatı olarak görün ve kullanın.

    [*]Her gün yarım saat daha az televizyon izlemeye çalışın. TV izlerken ütü yapın.

    [*]Kısa mesafelerde araba kullanmayın. Markete gittiğinizde en uzak köşeye park edin.

    [*]Her gün düzenli yürüyüş yapın. Hafta sonları park yürüyüşleri ve bisiklet gezileri yapın, yüzün.

    [*]Fırsat buldukça dans edin.

    [*]İzlemekten zevk aldığınız bir spora başlayın.

    [*]Ev işi yaparken hareketli müzikler dinleyin.

    [*]Öğün atlamayın. Sabah kalktığınızda görebileceğiniz bir yere "kahvaltı et" yazılı bir kağıt asın. Kahvaltıyı akşamdan hazırlayın. Kahvaltı yapmadığınızda hissettiklerinizi bir kağıda yazın.
     
  16. 27 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  17. dost27

    dost27 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2006
    Mesajlar:
    212
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Neden tatlı isteriz?

    Yeterli ve dengeli beslenmeyen kişiler tatlı yemeye daha fazla ihtiyaç duyar. Bunun nedeni...

    Bunun nedeni uzun süreli açlıktan sonra boşalan depoları doldurmak için vücudun önce yüklü miktarda karbonhidrata ve şekere eğilim göstermesidir

    Günlük enerji ihtiyacımızı temel besin öğeleri olan karbonhidrat, protein ve yağlardan karşılarız. Öğünlerde tüketilen karbonhidratlı besinler sindirim metabolizmasında glikoza (şekere) dönüşerek emilimi tamamlar ve kana geçer. Glikoz öncelikle beynin ilk enerji kaynağıdır. Ancak tüm metabolizma ve organlar tarafından kullanılır. Vücudun ihtiyacı olan glikozu (yani şekeri) doğal olarak meyvelerden (meyve şekeri olan fruktozdan), emilimi daha uzun süren ve kan şekerini hızlı yükseltmeyen tahıllardan (kepekli pirinç, kepekli makarna, bulgur), süt şekerinden (laktoz), kurubaklagillerden ve karbonhidrat bakımından zengin olan bazı sebzelerden (bezelye, patates gibi) elde ederiz.

    Vücudun şekere ihtiyacı var mı?

    Vücudun sofra şekerine ihtiyacı yoktur; gün içinde alınan besinlerle şeker ihtiyacı karşılanabilmektedir. Şekerleme, tatlı, pasta ve kurabiyelere yani basit şeker içeren yoğun karbonhidrat ağırlıklı besinlere ihtiyaç yoktur. Düzenli olarak beslenen ve öğünlerini vaktinde yapan kişilerde kan şekeri dengesi kurulduğu için tatlı yeme eğilimi çok daha az görülür. Yeterli ve dengeli beslenmeyen kişilerde tatlı ihtiyacı daha fazla oluşabilir. Vücut uzun süreli açlıktan sonra boşalan depoları doldurmak için ilk olarak yüklü miktarda karbonhidrat ve şekere eğilim gösterir. Alınan yüksek miktardaki kalorili besinin bir kısmı şeker depolarını bir kısmı da yağ depolarını doldurur. Bu nedenle gün içinde yeterli miktarda kalori almaya, asla öğün atlamamaya ve karbonhidrat, protein, yağ alımının dengeli olmasına dikkat etmek gerekir. Öte yandan psikolojik faktörler de tatlıya eğilimi yükseltir. Regl dönemine giren kadınlar, yoğun çalışanlar, stresi yüksek olanlar kendilerini tatlı yiyerek mutlu etmek isterler.
    Şeker hastalığının belirtisi mi?

    Sabah kahvaltı yapmayı sevmeyen, öğlenleri genellikle hafif ve hızlı besinlerle geçiren ya da öğün atlayan, ara öğünlerini yapmayan kişilerde genellikle akşam tatlı krizleri görülür. Bu krizler reaktif hipoglisemi denilen pankreastan insülinin aşırı ve düzensiz salgılandığı bir sağlık probleminin işaretleri olabilir.

    Reaktif hipoglisemi ilerde görülebilecek olası bir şeker hastalığının göstergesi olabilir. Beslenme alışkanlığınız bu şekildeyse ve akşamları tatlı eğiliminiz görülüyorsa mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız.

    Regl dönemlerinde diyeti bozan tatlı krizlerinin asıl nedeni ise östrojen hormonunun vücutta azalmasıdır. Östrojen kadına özel bir hormondur. Serotonin ve endorfin gibi hormonların üretimini artırır. Regl döneminde azalan östrojen hormonu kan şekerindeki düşme eğiliminin artmasına, iştahınızın uyarılmasına neden olur.

    Özellikle bu dönemde az az ve sık sık beslenmeye özen göstermeli, glisemik indeksi düşük besinleri tercih etmeli, sıvı tüketimini artırmalı, bitki çaylarınızda kabuk tarçın ve karanfil kullanarak aromasal tadı eksik etmemelisiniz. Regl öncesi dönemde dengeli beslenmeye dikkat ederek tatlı krizlerinizin önüne geçebilirsiniz.

    Tatlı isteğini bastırmak için neler yapmalı?

    Az az ve sık sık beslenmeli, öğünler atlanmamalı. Atlanan öğünlerde kan şekeri düşer ve ardından alınan ilk besinle kan şekerinin hızla yükselmesi görülür. Bu durumda tatlı krizleriyle karşılaşılır.

    Sıvı alımı artırılmalı. Kişiler açlık hissettiği anların birçoğunda susuzluk yaşıyor olabilir. Bu nedenle tatlı krizlerinde ilk olarak su ve bitkisel çaylara yönelerek tatlı yemenin önüne geçilebilir.

    Kriz anları light sütlü kafeinsiz kahvelerle atlatılabilir. Süt yüksek oranda protein içermesi nedeniyle tokluk yaratır.

    Tatlı ihtiyacınızı meyveyle karşılayabilirsiniz

    Meyve şekeri beyaz şekerden farklıdır. Meyve şekeri olan fruktoz, vitamin ve minerallerle birlikte bulunur. Beyaz şekerde bulunan sakkaroz vücuda yabancı bir maddedir ve emilimi çok hızlıdır. Bu hızlı emilim, kandaki şekerin düşmesine neden olur. Kan şekeri düşünce insan çabuk yorulur, tekrar yeme isteği oluşur. Kişi kendini halsiz hisseder. Beyaz şeker ve şekerli besinler yerine meyve şekerinden ya da esmer şekerden faydalanmak daha sağlıklıdır. Ayrıca tatlı ihtiyacını bastırmak için hazır meyve suları yerine taze sıkılmış meyve suları tercih edilmeli.

    Meyveli yoğurtlar, light süt ve tatlandırıcı ile yapılan dondurmalar, tatlılar kriz anlarının sağlıklı atlatılmasına yardımcıdır.

    Taylan Kümeli / Milliyet
     
  18. 27 Mart 2008
    Konu Sahibi : Silviya
  19. dost27

    dost27 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2006
    Mesajlar:
    212
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    SÜPER EGZERSİZ PROGRAMI

    Haftalık olarak uygulanan egzersiz proğramının, genellikle günlerini evde geçiren yaşlılarda düşmeleri önleyebildiği ve vücudu dengede tutabildiği saptandı.

    70-84 yaşları arasında bin 90 Avustralyalı denek üzerinde yapılan araştırmada, haftada toplam bir saat egzersiz yapan deneklerin, düşme sorunlarını önleyebildikleri belirlendi. Egzersizin yaşlılarda vücudu daha dengeli hale getirdiği, görme sorunuyla ilgili dikkatsizlikleri azalttığı gözlendi.

    Egzersiz proğramını bir yıl uyguyan deneklerde, düşme oranının yüzde 14 azaltığı kaydedildi. Yeni araştırmalarda, 85 yaşın üzerindeki yaşlılarda egzersiz proğramının ne gibi pozitif etkiler ortaya koyabileceği gözlenecek.

    Araştırma raporu, British Medical Journal adlı derginin yeni sayısında yer aldı.


    GÖBEĞİ ERİTMENİN YOLLARI

    'Eyvah, göbeğim var bikini bile giyemiyorum' diyorsanız aşağıdaki önerilere kulak verin!

    siz hâlâ göbeğinizi eritemediğinizi düşünüp, bikini giymeye cesaret edemiyorsunuz. Halbuki şimdi başlayıp uygulayacağınız basit önerilerle, birkaç gün içinde sonuç vermeye başlayacak ve tatil günlerinizde kendinize daha çok güven duyacaksınız.

    İşe az yemekten başlayın. Akşam yemeklerini bol mineral alabileceğiniz sebze ağırlıklı mönülerle oluşturun. Böylelikle vücudunuz depoladığınız yağları yakmaya başlar. Sık sık küçük öğünler yiyin. Şekeri mümkün olduğunca kesin. Vücudunuzun şeker ihtiyacını meyvelerle karşılayın. Ancak meyveyi mutlaka bir proteinle birlikte alın ki hemen kana karışıp daha sonra da yağa çevrilmesin!


    EGZERSİZLERİ İHMAL ETMEYİN

    Egzersizlerinizi sabah kahvaltısından önce yaparsanız gece boyu harcayamadığınız enerji açığını kapatacak ve depolandığınız yağı eriteceksiniz. Akşam yemeği sonrası yapacağınız egzersiz ise bütün gün boyunca biriktirdiğiniz şekeri eritecek. Hatta uyuduğunuz sırada da vücuttaki yağ depolarından yakmaya başlayacak.

    İP ATLAYIN

    Bacaklar, kasların en çok biriktiği yerdir. Onları güçlendirmek, kalorileri daha iyi yakabilmek ve metobolizmayı hızlandırmak anlamına gelecektir. Kalça kaslarınızı güçlendirecek egzersiz yapmak da yararınıza. Hiçbir şey yapamıyorsanız, günde en az 15 dakika ip atlayın. Böylelikle 100 kaloriden fazlasını harcayacaksınız!

    Tüm bunları kendinizi sıkmadan yapın. Unutmayın uzmanlar haftada bir kilo ve 6 haftada bir beden incelmenin ideal olduğunu söylüyor.


    MUCİZEVİ EGZERSİZLER (I)

    "Yeter artık! Egzersiz yapmaya başlıyorum." gibi cengaverce sözler maalesef sonuç almak için yeterli değil. Yapılması gerekenleri de bilmek lazım. Egzersiz
    yapmak yeterince eziyetli bir iş, ama işin daha da moral bozucu yanı, egzersizden sonuç alamamak. Tabii bu, ne yapacağınızı bilmemekten de kaynaklanabilir. İşte acil durumlar için bir kaynak:


    1. Çocukluğunuza geri dönün, kafa üstü durun. Yogadaki 'sirasasana' duruşu, bir tür masajdır, yüzme, hiking ve seksin birleştiği bir harekettir. Hareketi sona erdirdiğinizde, yüzünüz kızarmıştır ve vücudunuz enerjiyle dolup taşar. Özellikle ilk kez uygulayanlar için kolay bir hareket olduğu söylenemez ama, denge, dolaşım ve eşgüdüm geliştirmek için birebirdir. Bir mat üzerinde diz çökün ve kollarınızın dirseklerden aşağıda kalan kısmı bir üçgen oluşturacak şekilde, yere iyice yerleştirin. Başınızı mat üzerine, kollarınızın arasına koyun. Dizlerinizi kaldırın ve gövdeniz dimdik olana kadar, ayaklarınızı yavaşça ileri doğru taşıyın. Dizleriniz göbeğinizde kıvrılmış halde, ayaklarınızı yavaşça yerden kaldırın. Tamamen dik olduğunuzda, 3-5 derin nefes alın. Bu pozisyondan çıkmak için, yavaşça yaptıklarınızın tersini yapın.

    2. Bir, ki, üç, hamle! güzel bir kalçaya
    sahip olmak artık iyice elzem oldu. Bu ikinci hareketimiz de işte tam bu işe yarıyor: . Bu hareketle, vücudunuzun alt kısımlarındaki tüm kasları gerip, esnetiyorsunuz; ki bu da kaidenizin seri bir biçimde şekillenmesine sebep oluyor. Bu hareketle, vücudunuzun alt kısımlarına giden kan akışını da hızlandırdığınız için, bir dakika boyunca durmaksızın bu hareketi yaparsanız, tam bir kardiyo çalışması yapmış oluyorsunuz. Sıkı bir popo için, en hızlı çözümün olduğuna şüpheniz olmasın! Ayaklarınızı kalça genişliğinde açın, kollarınız iki yanınızda olsun. Gövdenizi dik tutarak, nefes alın ve sol bacağınızla ileri doğru bir hamle yapın (Sırtınızın dik olduğundan emin olmak için, egzersiz boyunca bir bozuk parayı omuzunuz üzerinde taşıyın.). Bu arada sol diziniz 90 derecelik bir açıyla kırık olsun. Dizinizin, ayak parmaklarınızın ötesine geçmesine izin vermeyin. Nefes verin, sol ayağınızı geri çekerek başlangıç pozisyonuna geri dönün. Aynı hareketi sağ bacakla tekrarlayın. Her iki bacak için de 10'ar kere tekrar edin. Hareketi, bozuk parayı yere düşürmeden yapabilmeye başladığınızda, 2 kiloluk dambılları her iki elinizde tutarak yapın.


    3. Suları serbestçe yarın. Hem eğlenceli
    yaz günleri için harika ıslaklıkta bir seçim olan yüzme, kollarınızı, karnınızı ve bacaklarınızı çalıştırır ve tam bir kardiyo egzersizidir. Su, her yönden basınç uyguladığından, yüzme mükemmel bir seçimdir. Ayrıca her kulaçta stresten biraz daha uzaklaşırsınız. Kollarınızı rüzgar değirmeni gibi hareket ettirmeye gayret edin. Yani bir kolunuzu tam olarak ileri doğru uzatırken, diğeri de aynı şekilde geride ve vücudunuzun tam yanında olmalıdır. Haftada 2-3 gün, 5-10 tur yüzün.

    4. Omuzlarınızı şekillendirin.
    Yaptığınız hiçbir şey sonuç vermedi ve hala arkanızda top gibi bir popo taşıyorsunuz. O zaman bazı ufak hilelere başvurma zamanı gelmiş demektir. Eğer altınızı eritemiyorsanız, üstünüzü geliştirin. Böylece vücudunuz daha orantılı görünür. Şimdi önereceğimiz hareketle, bir ay içinde çok daha uzun, ince ve güçlü hissedecceksiniz. Ayaklarınızı kalça genişliğinde açıp, ellerinize birer 1,5-2 kilogramlık dambıl alın. Sırtınızı dik tutarak öne doğru eğilin ve kollarınızı yere doğru serbestçe bırakın. Bunu yaparken, avuç içleriniz yere baksın. Nefes alın ve sonra kollarınızı yere yatay bir biçimde yanlara uzatırken nefes verin. Bu arada da kürek kemiklerinizi birbirine doğru bastıracak şekilde sıkın. Tekrar başa dönün ve 10-12 tekrardan oluşan bir set yapın. Daha kolay yapmaya başladıkça bunu üç sete çıkarın.

    5. Ne varsa bu Uzakdoğu'da var: Tai Chi'yi mutlaka deneyin. Artık hepimizin yüzünden stres akıyor. Oysa tai chi'yle rahatlama, vücudunuzu güçlendirme ve enerji toplamayı aynı anda yapabilirsiniz. Tai Chi, en az hareketle, en iyi sonuç veren bir egzersiz türüdür. Üstelik de içinizdeki gerginlikle başedebilmek ve bundan kurtulmak için yapabileceğiniz, etkili bir meditasyon şeklidir. İleri doğru bakın ve ayaklarınızı omuz genişliğinde açın. Kollarınız vücudunuzun iki yanında olsun. Dizlerinizden hafifçe kırın. Sağ topuğunuzun ekseni üzerinde dönün, sağ ayağınızı 45 derecelik bir açıyla sağa çevirip ağırlığınızı bu ayağa verin. Sol ayağınızı 15-16 cm kadar ileri atın. Böylece topuğunuz, daha önce ayak parmaklarınızın olduğu yere gelsin. Yere iyice basarak ağırlığınızın yüzde 70'ini sol ayağınıza kaydırın ve sonra da ağırlığınızın tamamını sağ ayağınıza verin. Ağırlığınızı bir ayaktan diğerine ritmik bir şekilde geçirmeye devam edin ve gevşeyin. 3 dakika sonra, ayak pozisyonunuzu değiştirip tekrarlayın.

    MUCİZEVİ EGZERSİZLER (II)

    "Yeter artık! Egzersiz yapmaya başlıyorum." gibi cengaverce sözler maalesef sonuç almak için yeterli değil. Yapılması gerekenleri de bilmek lazım.

    6. Omurganızı esnetin. Gövdenizin duruş ve görüntüsünü kısa yoldan düzeltmek istiyorsanız, her gün omurga esnetme hareketleri yapın. Bunun sonucunda, güvenle ve kolaylıkla yürür hale geleceksiniz. Bir köşeye yüzünüzü vererek, biraz uzakta durun. Kollarınızı uzatabildiğiniz kadar ileri doğru esneterek, karşınızdaki duvara ellerinizi yerleştirin. Bunu yaparken, kollarınız omuz genişliğinde açık ve hafifçe kırık olsun. Başınızı omurganızla aynı hizada tutarak, göğsünüzü ileri doğru itin ve 10 saniye boyunca pozisyonu koruyarak esnetin. Günde 2-3 kez, birbiri ardı sıra üçer kez tekrarlayın.

    7. Pilates şınavı gibisi yok. Sevgili Joseph (Pilates) sağolsun, iyi ki şu hareketleri keşfetmiş. Sayesinde birkaç haftada kendinizdeki değişiklikleri görmek mümkün olacak. Topuklarınız birbirine bitişik olarak durun. Başınızı öne eğin ve parmaklarınız yere değene kadar, vücudunuzun üst kısmını, dairesel şekilde hareket ettirin. Vücudunuz şınav pozisyonuna gelene dek, ayaklarınızla geri adım alarak, ellerinizden uzaklaşın. Ağırlığınızı öne verin ve omuzlarınız ellerinizin ötesinde olsun. Nefes alın ve kollarınızın üst kısımları yere paralel olana dek vücudunuzu alçaltın. Bunu yaparken, dirseklerinizi vücudunuzun iki yanına bastırın. Nefes verin ve vücudunuzu düz bir çizgi gibi tutarak, kendinizi yukarı doğru itin. Bunu 3 kere tekrar edin. Daha sonra ellerinize doğru adım atın, başlangıç pozisyonuna geri dönün. Bu üç tekrarlık seriden üç set yapın.

    8. Yeni bir mekik denemeye var mısınız?
    Bu hareketle, omurganızı destekleyen ve karnınızı sırtınıza bağlayan kasları güçlendirecek ve vücut dayanıklılığınızı artıracaksınız. Sırt üstü yatın, bacaklarınız bitişik olsun. Kollarınızı başınızın üzerinden geriye uzanır ve avuç içleriniz tavana bakar şekilde yere koyun. Nefes alırken, kollarınızı tavana doğru kaldırın. Çenenizi göğsünüze, göbeğinizi omurganıza yaklaştırmak ve sırtınızın alt kısmında C şeklinde bir kavis oluşturmak için karın kaslarınızı kullanmaya odaklayın kendinizi. Omuzlarınızı yerden kaldırırken nefes verin, vücudunuzu kavislendirmeye devam edin ve ayak parmaklarınıza ulaşmaya çalışın. Daha sonra kollarınızı omuz seviyesinde tutup, geriye doğru kıvrılırken, aldığınız C şekliniz bozmayın. Omurgalarınızı yavaş yavaş yere indirin ve hareketi bitirirken nefes verin. Bunu 8 kez tekrarlayın.

    9. İp atlayın.
    Formda kalabilmek için bir spor salonuna gidip, orada bulunan türlü makineyi kullanmanız gerektiğini mi sanıyorsunuz? O zaman yanılıyorsunuz. Haftada 4 kez ip atlamak, performansınızı geliştirmek açısından en iyi sporlardan biridir. Sadece kol ve bacaklarınızı şekle sokmakla kalmaz, aynı zamanda da tonla kalori yakar. Isındıktan sonra, ayaklarınızı destekleyecek ayakkabılarla bir dakika boyunda ip atlayın. Bunu on dakikaya çıkarmaya çalışın. Eğer atlama ipiniz yoksa, kollarınızı sallayıp, sanki ipiniz varmış gibi de yapabilirsiniz. Çalışmanıza biraz renk katmak için, tek bacaklı zıplama çalışması da yapabilirsiniz. Her bacak için 50 sıçramayla başlayın ve bunu 100'e çıkarmaya çalışın. Bu konudaki yeteneğinizi artırdıktan sonra, hem zıplayıp, hem ip atlayabilir, ya da koşabilirsiniz.

    10. Beyninizi eğitin.
    Çoğu insan, eğer harika görünürlerse, kendilerini harika hissedeceklerini düşünürler. Oysa durum tam da tersidir. Eğer kendinizi harika hissederseniz, harika görünürsünüz. Vücudunuzu her gün sahip olmadığınız ve beğenmediğiniz tarafları için yargılayıp cezalandırmaktansa, her gün birkaç dakikanızı vücudunuz başardığı harika işleri düşünmeye ayırın. Ne gibi mi? Mesela kalp atışlarınızı dinleyin (saatte 6 bin, bir günde 144 bin ve bir yılsa 30 milyon kez!). Vücudunuzun mucizelerini keşfetmek, kendinize güveninizi artıracak ve kendinizi çok daha iyi ve dayanıklı hissedeceksiniz

    SIRT AGRILARINA EGZERSİZ

    Duruş bozukluklarının zamanla sırt ağrısı, nefes almada zorluk ve kaslarda şiddetli ağrı gibi sağlık sorunlarına neden olduğu bildiriliyor. Uzmanlar, özellikle gençleri ve hamileleri dik durmaları konusunda uyarıyor. Mayo Clinic uzmanları, duruş bozukluklarının insan sağlığında bazı olumsuzluklara yol açabileceğini bildiriyor.

    Duruş bozukluklarının sıklıkla; kısa görünmek isteyen uzun boylu gençlerde, büyümeye başlayan göğüslerini gizlemek için omuzları içe çeken buluğ çağındaki kızlarda ve hamilelik döneminde alınan fazla kilolar nedeniyle vücut dengeleri bozulan anne adaylarında rastladıklarını belirten uzmanlar, iyi bir duruş için şu duruş düzeltme egzersizlerinin yapılmasını öneriyor:

    · Yere oturun, bir bacağınızı düz olarak ileri doğru uzatın, diğerini ise bağdaş kuracak şekilde kıvırın. İki ucundan tuttuğunuz bir havluyu uzattığınız ayağınızın ortasına gelecek şekilde yerleştirin ve havluyu yavaş yavaş kendinize doğru çekin. Bu hareketi her iki bacağınız için dörder kez tekrarlayın.

    · Sırt üstü uzanın, kollarınızı iki yanınıza uzatıp kalçanızı yavaş yavaş olabildiğince yukarı kaldırın. Kalçanızı 10 ile 30 saniye arasında havada tutup bırakın ve bu hareketi üç kez tekrarlayın.

    · Sırt üstü uzanın, önce bir dizinizi sonra diğerini elinizle göğsünüze doğru çekerek esnetin, her iki bacak için bu işlemi dört kez uygulayın.

    · Ayak uçlarınızı topuklarınız ayrı kalacak biçimde birleştirin, kollarınızı iki yanda rahat bir şekilde tutun. Başınız dik durumdayken omuzlarınızı geriye doğru itin, bacak kaslarınızı yardımıyla kalçanızı ve karnınızı kasın.

    Duruş bozukluklarının zamanla sırt ağrısı, nefes almada zorluk ve kaslarda şiddetli ağrı gibi sağlık sorunlarına da yol açabileceğini bildiren uzmanlar, dikkat edilmesi gereken noktaları ise şöyle sıralıyor:

    · Ayaktayken çenenizi öne çıkarmayın, omuzlarınız geride, başınız ise dik olsun

    · Yüksek topuklu ayakkabı giymekten kaçının

    · Otururken bacaklarınızın paralel olmasına dikkat edin

    · Uzun süre oturmayın.

    · Otururken ve ayaktayken vücudunuzun aldığı şekle dikkat edin, sık sık duruşunuzu düzeltin.

    · Dik durmanıza yardımcı olacak egzersizler ve yoga yapın.


    ZAYIF BACAKLARA ULAŞMANIN 3 YOLU

    Kadınların büyük bir kısmı bacaklarından yakınıyor. Hoş ve ince bacaklara sahip olmak için ameliyatlara boyun eğmeniz veya el yakan egzersiz aletleriyle uğraşmanız gerekmiyor. Daha düzgün bacaklara sahip olmanın yolu, iyi bir diyet ve klasik egzersizlerden geçiyor.

    Uzmanlara göre, alt butlarınızı inceltmek için o bölgeye yönelik egzersizler yapmak gerekiyor. Sadece yürüyüş yapmak, merdiven çıkmak ve aerobik yapmak bu sorunlu bölgeyi şekile sokmaya yetmiyor.

    Yağlı ve yumuşak bölgeyi sıkılaştırmak için bölgesel egzersiz sağlayan spesifik hareketler yapmak gerekiyor. Doğru noktaya doğru çeşitte ve yeterli miktarda egzersizle odaklanmak gerekiyor. Aynı hareketi fazla yapmak vücudunuzu şekle sokmak yerine zarar verir.

    Size önereceğimiz egzersizleri her bacak için 15 kez tekrarlayın ve dinlenmeden bütün egzersizleri tamamlayın. 3 egzersizi de yaptıktan sonra 15 dakika dinlenin ve bu kombinasyonu iki kez daha tekrarlayın.

    Bir ayak havada olacak şekilde yatarak iç butları sıkıştırmak :

    Omuzlarınız yere temas edecek şekilde sırt üstü yatın. Bacaklarınızı ileriye doğru iyice gerin ve dizlerinizi kırmadan düz tutmaya çalışın. Sağ topuğunuzu yerden 15 cm kadar yukarıya kaldırın ve sol bacağınız gergin haliyle dururken sağ topuğunuzu diğer ayağınızın soluna kilitleyin. Sağ topuğunuz sol topuğunuza kavuşturana kadar bu yönde bacaklarınızı gererek hareket ettirmeye devam edin. Hareket ettirdiğiniz bacak üzerindeki basıncı kaldırmadan başlangıç pozisyonuna dönün. Aynı hareketi sol bacağınızda tekrarlayın.

    Tek ayak üzerinde ayakta durmak :

    Sırtınız dik bir şekilde ayakta durun. Bacaklarınız arasında biraz mesafe olmasına dikkat edin. Dizleriniz gergin bir şekildeyken sağ bacağınızla 15 cm çapta bir daire çizmeye çalışın. Diziniz ve kaslarınız olabildiğince gergin bir şekildeyken sağ ayağınızı sol ayak parmaklarınızın üzerinden geçirin. Harekete sağ topuğunuz sol topuğunuza değişene kadar devam edin. Bacaklarınızın gerginliğini bozmadan başlangıç pozisyonuna geri dönün ve hareketi sol bacağınızda tekrarlayın.

    Makas şeklinde uzanarak :

    Sırt üstü yatın ve bacaklarınızı öne doğru gerin. Topuklarınız temas halindeyken ayak parmaklarınızı uzanabildiğiniz kadar uzak bir mesafeye gerin. Ayak parmaklarınızın ve bacak kaslarınızın gerginliğini bozmadan bacaklarınızı makas şeklinde açabildiğiniz kadar çok açın. Dinlenmeden başlangıç pozisyonuna dönün ve hareketi tekrarlayın
    .

    ZAYIFLAMA VE EGZERSİZ

    Bir perhiz planını bir egzersiz planıyla birleştirirseniz kilo vermek ve kilonuzu korumak çok kolaylaşır. Egzersiz kalori harcamanızı artırır. Aldığınız kalori miktarındaki bir azalmayla birleştiğinde. egzersiz bir zayıflama programı için çok değerlidir ve kasları güçlendirmeye, enerjinizi arttırmaya ve kendinizi sağlıklı hissetmenize yardımcı olur. Enerji eksikliği, zayıflayan insanların genel bir şikayetidir.

    Egzersizin yararları büyüktür, ama yalnızca bir egzersiz planına bağlı olarak hızlı bir zayıflama umut etmeyin. Zayıflama düzenli olmalıdır ve en iyi olarak doğru yeme alışkanlıklarının düzenli egzersizle birleştirilmesiyle elde edilir. Ancak küçük bir egzersizin bile yağın yakılmasına yardımcı olacağını unutmayın. Yakılan bu yağ, günlük kilo dalgalanmalarında görünmeyecek kadar küçük olabilir, ama her küçük parçanın yardımı vardır. Ayrıca egzersizin protein ihtiyaçlarını da arttırabileceğini unutmayın.

    Bir egzersiz ve diyet planına başlamadan önce doktorunuza danışın. Yavaş yürüme gibi hafif egzersizleri bile önleyen fiziksel bir yetersizliğiniz varsa, ümitsizliğe kapılmayın. Yalnızca aldığınız kaloriyi azaltarak da başarıyla zayıflayabilirsiniz. Yalnızca daha uzun zaman alır.


    Motivasyon

    Egzersizle ilgili sorunlardan biri motivasyonu korumaktır. Birçok insan zayıflama hedeflerine ulaştıktan sonra, giderek dikkatli yeme programlarının yanı sıra egzersiz programlarına da ilgisini kaybetmektedir. Önce bir ya da iki antrenman atlanır, sonra bir defada birkaç tane. Bir süre sonra kendilerini yine eski sabit alışkanlıkları içinde bulurlar.

    Uzun dönemde formda kalmanın tek yolu egzersizi günlük yaşantınızın çalışmak ve aile ve dostlarla temasta olmak gibi bir parçası haline getirmektir. Aşağıda günlük yaşamınızın bir parçası haline gelebilecek, kilo verirken kullanabileceğiniz ve aynı derecede önemli olmak üzere hedefinize vardıktan sonra da devam edebileceğiniz bir egzersiz planı için bazı öneriler sunulmaktadır.

    Gerçekçi olun. Pek azımız, filmlerde ve bazı yayınlarda gördüğümüz mükemmel biçimli vücutlara sahip olabiliriz. Bunlar gözünüzü korkutmasın. Kendinizi onlarla karşılaştırmayın.

    Mükemmel fiziği yaratmaya çalışmak yerine, kaslarınızı kuvvetlendirmeye, kalbinize ve akciğerlerinize güç kazandırmaya çalışın. Böylelikle egzersizi programınızın en önemli yönüne, daha sağlıklı olmaya yönelteceksiniz.

    Etkinliklerinizi dikkatle seçin. Yaptığınız şey kişiliğinize uymalıdır. Birebir rekabetten haşlanıyorsanız tenis gibi bireysel bir spor seçin. Sosyalleşmekten hoşlanıyorsanız bir ekip sporu seçin ya da dans veya aerobik gibi grupla yapılan sporları tercih edin. Yalnızlıktan hoşlanıyor sanız, yürümeyi (tüm yaşlar ve birçok sağlık durumu için tavsiye edilir), koşmayı, bisiklete binmeyi ya da kayağı deneyin. Neyi seçerseniz seçin, haftada en az üç kez, 20 dakika ya da daha fazla bir süre, düzenli bir şekilde yapabileceğiniz bir şey olmasına dikkat edin. Etkinliği hep aynı zamanlarda yapmaya çalışın. Bu egzersiz alışkanlığı geliştirmenize yardımcı olur.

    Öncelikler belirleyin. Zaman ayıramamak bir egzersiz programını bırakmanın eri yaygın nedenidir. Ancak, çalışmalar egzersiz yapan insanların, oturan insanlarla aynı miktarda, hatta daha az boş zamanı olduğunu göstermektedir ama egzersiz için vakit bulmaktadırlar.

    Boş zamanınızı iyi kullanın. Programınız doluysa, egzersiz bir sıkıntı daha yaratır. Kararlı olursanız, haftada üç ile beş kez 30 dakikalık ya da bir saatlik egzersizi sürdürmek kolay olabilir.

    Değişiklikler yapın. Sabit bir egzersiz programından sıkılıyorsanız, çeşitlemeler yapın. Etkinlikleri değiştirmek bedeninizdeki aşınıp eskimeyi önlemenin de iyi bir yoludur. Bir gün bisiklete binin, ertesi gün koşun , başka bir gün dans edin hepsi egzersiz programınız için uygundur. Ağırlık kaldırma, jimnastik ve yüzme kasları sağlamlaştırır.

    Fazla yorulmayın. Sonunda egzersize karar veren bazı insanlar aşırı antrenman yaparlar. Egzersiz konusunda o kadar coşkulanırlar ki, kendileri için hiç gerçekçi olmayan hedefler belirlerler. Beden istendiği kadar çabuk yanıt vermediği zaman bu, zedelenmelere ya da hayal kırıklığına yol açabilir.

    Aşırı güç harcamadan, doğru bir yol izleyerek başlamak için, seçtiğiniz spor için bir antrenör ya da uzmana danışın. Mümkünse, egzersiz programınızı başkalarıyla birlikte de uygulayabilirsiniz. Düşük bir hız seçin ve yeterince dinlenmeye dikkat edin. Sorunlar çıkarsa, derhal bir antrenör, doktor ya da spor tıbbı uzmanıyla temas kurun.

    Bir yatırım yapın. Birçok insan para yatırdığı zaman, kendini bir etkinliğe daha bağlı hisse-der. Bazı insanlar başkalarının baskısının da bağlılığa yardımcı olduğunu hissedebilirler. Sağlığınıza yapılan bir yatırım için bu tür harcamaları dikkate alın.

    Ama akıllıca harcama yapın. Tüm yapmak istediğiniz birkaç ders almaksa pahalı bir kulübe üye olmanız gerekmez. Bir etkinliği yapmak için en iyi spor donanımına sahip olmanız gerekmez. Bir çift koşu ayakkabısı almak, programınıza başlamanız için sizi motive edebilir, ama en pahalı ayakkabıyı almak vücudunuzun daha hızlı forma girmesini sağlamayacaktır.

    Başkalarının sizi nasıl gördükleri konusunda endişelenmeyin jimnastik mayosuyla nasıl göründüğünüzü kafanıza takmayın. İnsanların çoğunun kendi görünüşleriyle sizinkiyle değil ilgilendiklerini unutmayın.

    Kendinizi ödüllendirin. Bir diyet uygularken zaman zaman kendinizi hoş görebileceğiniz gibi, egzersiz programınız için de ılımlı bir hoşgörü motivasyonunuzu korumanıza yardımcı olabilir. Arada sırada kendinizi, yürürken dinlemek için yeni bir kaset ya da yeni bir eşofmanla ödüllendirin.

    Eğlenin. "Acı olmadan kazanç yok.", "Yanmayı hissedin." Ne yazık ki, bu tür tutumlar hiç de istemediğiniz ciddi bir işe girişmişsiniz duygusunu yaratabilir, ve yaptığınız sona ermek bilmeyen keyifsiz bir iş gibi görünüyorsa, vazgeçmeyi düşünebilirsiniz. Egzersizi bir gerilim azaltma ya da sakin düşünme zamanı ya da kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan bir şey gibi görmeye çalışın. Bu nedenle, keyif veren bir etkinlik seçmek önemlidir.


    SİZ HANGİ GRUPTANSINIZ

    Sadece vücut tipi yok ya, egzersiz yapanların kişiler de belli kategorilere ayrılıyormuş. Üstelik her kategorinin egzersizi de farklıymış. Peki siz hangi gruptasınız ve egzersiziniz hangisi?

    Eğer sizin için egzersizin en zor kısmı, başlamaksa, yani bir spor salonuna sürüklenmek, ya da ayakkabıları giyip yürüyüşe çıkmaksa, kendinizi motive etmek için bir arkadaşınızı da sizle sürüklemeyi düşünebilirsiniz. Ancak fitness manyakları ülkesi Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre; bu motivasyon yöntemi herkes üzerinde işe yaramıyor. Bu araştırmanın sonucuna göre; egzersiz yapanlar dört grupta toplanıyor. Bunun için de, her farklı tip için farklı bir yöntem öneriliyor ve eğer kendinizi ölçüp biçip bu gruplardan birine yerleştirirseniz, kim bilir sizi egzersizden alıkoyan şey her neyse, ona karşı bir şey yapabilirsiniz.

    Yürüyüşçü

    Sizi tanıyanlar ikide bir sizin, tanıdıkları en makul ve mantıklı insan olduğunuz konusunda görüş birliğine varmış gibiler. Basitçe, size söyledikleri şu: Siz, sabahın altısında, saatin alarmı çaldığında, alarmı kapatıp, "Ya 10 dakika daha uyusam ne olur ki?" demeyenlerdensiniz. Siz alarmı kapatıp, diri bir şekilde yataktan fırlayıp, güne başlarsınız. Bunun için de bir fitness programına katılmak sizin için mantıklı bir seçenek. Ne de olsa bir amacınız var: Vücudunuz şekillenecek, zinde biri olacaksınız. Bu durumda sıkı bir egzersiz planına sadık kalmak sizin için işten bile değil.

    Gezgin

    Siz, arkadaş canlısı, her an bir şeylerle meşgul olan, binbir tane sorumluluğu olan birisiniz. Ve tüm bunların arasında, kişisel bakıma ayırdığınız zaman, listenin en altında yer alıyor. Bu nedenle, bir fitness planı uygulamanız için tek çare, bir arkadaşınızla buna başlamak gibi görünüyor. Eğer bir arkadaşınız, sizi ve kendisini bir dans kursuna kaydettirse, hiç sorun çıkarmadan, hazır ve nazır giderdiniz. Fiziksel aktivitelerin hayatınıza taşıyacağı sosyalliğe sizin kadar önem veren bir partnerla bir şeyler yapıyor olmak, aktiviteden hoşlanmanızı sağlayacak ve devam etmekte zorlanmayacaksınız.

    Yarışçı

    Siz genelde son sözü söyleyensiniz ve liderlik vasıflarınız arasında yer alıyor. Sizin bakış açınıza göre, eğer bir şeyi iyi yapmak için çaba göstermiyorsanız, o zaman o işi yapmaya değmez. Bunun için de sizin için en uygun egzersiz ortamı, rekabetin olduğu ortamlar. Sizin illa da egzersize başlamak için bir arkadaşa ihtiyacınız yok; ama onun yerine teniste yenebileceğiniz biri size daha çok uyar. Eee bu durumda, koşu bandında yarım saat yürüyeceğim diye uğraşmak yerine, neden tenis sahasında ter atmıyorsunuz? Bu da sizin kalori yakma şekliniz olacak! Üstelik oldukça da etkili bir yöntem.

    Dansçı

    Sizin için değişiklik ve çeşitlilik hayatın tuzu biberi. Bu kadar kararsız ve tutarsız biri olduğunuz için sürekli kendinize kızıyorsunuz ama içinde olduğunuz sürekli değişim de sizin hayatınızın belkemiğini oluşturuyor aslında. Bu nedenle de, spor kulüpleri size göre değil. O monotonluğa gelemezsiniz siz. Bunun yerine kendinize mecarecı bir arkadaş bulun ve alternatif sporları deneyin. Yani sanki bir egzersiz planı yapıyormuş gibi değil de, gerçekten hoşunuza giden bir aktiviteyi hayatınızın içine alarak hareketlenin.


    DENGE EGZERSİZİYLE KUSURSUZ BİR KARIN

    1- Yükselin: Yere uzanıp bacaklarınızı gerin. Üstteki ayağınızı, altta kalan ayağınızın önüne getirip zemine yerleştirin. Sağ dirseğinizden destek alın. Bu sırada kolunuzun alt kısmı öne doğru bakmalı. Vücudunuzun üst kısmı, kalçanızı ve bacaklarınızı vücudunuz düz bir çizgi oluşturacak şekilde yukarı kaldırın. Bu egzersiz, kaslarınızın çalışmasını sağlayacak.

    2- Gergin kalın: Omuzlarınızı bileklerinizden destek alarak yükseltin. Elleriniz öne doğru bakmalı. Ayaklarınızı kalça genişliğinde açarak, parmak uçlarınızdan yükselin. Dirseklerinizi ve kalçanızı hafifçe eğin. Bu sırada göbek bölgenizdeki kas gerginliğinizi mutlaka korumalısınız. Yerçekimine karşı yapılan bu egzersiz, karın kaslarınızı ve omuzlarınızı güçlendiriyor.

    3- Tekme atın: Sırtüstü yere uzanın. Bacaklarınızı bükün, ayaklarınızla zemine tam olarak basın. Ellerinizi iki yana doğru uzatın. Kalçanızı ve sırtınızı sadece omuz başınız zeminde kalacak şekilde yukarı kaldırın. Dönüşümlü olarak sol ve sağ bacağınızı vücudunuzla 90 derecelik açıyla kaldırın. Bu egzersiz, karın özellikle de sırt bölgesine güç veriyor.

    4- Karın kaslarını gerin: Yere sırt üsü uzanın. Bacaklarınızı bükün, ayaklarınızı kalça genişliğinde açın. Karın kaslarınızı gerin, baş ve vücudunuzun üst kısmını yükseltin. Bu pozisonda, sırtınızın alt kısmını zemine doğru bastırın. Omuz genişliğinde kavrasığınız iple birlikte kollarınızı öne doğru uzatın. Bu pozisyonda, elinizdeki iple yarım daire çizmeye çalışın.

    5- Kıvrılın ve rahatlayın: Egzersizin sonunda küçük bir stretching yapmaya ne dersiniz? Yere sırtüstü uzanın. Bacaklarınızı bükerek kendinize doğru çekin, bu pozisonda 30 saniye kadar kalın. Ardından vücudunuzu serbest bırakın. Birkaç kez tekrarladığınız bu egzersizin sonunda, göbeğinizin ve sırt kaslarınızın gevşediğini göreceksiniz

    EN İYİ EGZERSİZ HANGİSİ

    Artık fitness denince akla sadece aerobik gelmiyor. Seçim yapmak için yardıma mı ihtiyacınız var? İşte size en favori sporların karşılaştırmaları...

    Günümüzde insanlar sağlıklarına daha çok önem veriyorlar ve spor salonlarına devam edenlerin sayısında da artış var. Durum böyleyken, sorun artık egzersize zaman ayırmak değil, ama bu değerli zamanı nerede ve nasıl geçirdiğiniz. Çünkü aerobik artık fitness denince akla gelen tek şey değil. Danstan boksa kadar farklı birçok aktivite fitnessın içine giriyor.

    Yürüyüş ayakkabılarınızı ayağınıza geçirip sokağa mı fırlamalısınız, yoksa üyesi olduğunuz spor salonuna gidip oradaki aletleri mi denemelisiniz? Belki de sizin için uygun olan yogadır. Ya da tamamen yeni bir şey denemelisiniz: Mesela dans, boks ve tekvandonun birleşiminden oluşan tae bo. Cevabı, amaçlarınız belirleyecek. Yaptığınız spor her ne olursa olsun; size iyi gelecek, direnç ve kas gücünüzü arttıracak. Bu nedenle yapacağınız sporu seçerken başka noktaları da düşünmekte fayda var: Örneğin, günün yorgunluğunu atmanızı sağlayacak ve sizi eğlendirecek bir şeyler. Ya da adrenalin pompalayacak bir macera sporu. Hala seçim yapmakta zorlanananlar için en çok tercih edilen sporların bir karşılaştırması:

    Yogaya karşı ağırlık kaldırma çalışmaları:

    Yoga, vücudunuzda ağırlık çalışmaları kadar kas yapmaz; ancak sırtın alt kısmı, basen, karın kasları gibi ana kas gruplarınıı belli bir hedefe yönlendirmede ve günlük bedensel aktiviteler için dayanıklılık sağlamada oldukça etkindir. Ayrıca vücuda esneklik ve gevşeme sağlar. Öte yandan dengeli ve güçlü bir vücut için ağırlık kaldırma gibisi yoktur. Her iki aktivite de farklı seviyelerde uygulanabilir ve sakatlanma durumlarında değiştirilerek uygulanabilir.

    Dipnot: Yoga, ağırlık kaldırmanın yerini alabilir ama en iyi sonuç için her ikisinin bir kombinasyonunu uygulamak daha yararlı olacaktır. İki gün boyunca bu aktivitelerden bir tanesini, üçüncü günse diğerini yapabilirsiniz.

    Koşuya karşı yüzme:

    Yüzme, karada yapılan sporlarda olduğu gibi pompalama ve çarpıntı yapmaksızın, kalbinizi ve akciğerlerinizi en iyi şekilde çalıştıracak harika bir spordur. Öte yandan koşu, yağ ve kalorilerin daha hızlı yakılmasını sağlar. Yüzme, suyun basıncından ötürü, tüm vücudunuzdaki kasların çalışmasını sağlar, ama koşu kemik yoğunluğunu arttırmak ve osteoporozu önlemek için daha iyi bir seçenektir.

    Dipnot: Burada da kombinasyon en iyi seçenek gibi görünüyor. Her iki spor için de eşit zaman ayırın. Bu, kilo kaybı ve incinmelerin önlenmesi için en iyi dengeyi sağlayacaktır.

    Tae Bo'ya karşı Bisiklet:

    Her iki spor da ter attıran ve kalori yakan aktiviteler. Eğer grup çalışmasından hoşlanıyor, ya da bir spor salonuna üyeyseniz o zaman muhtemelen bisiklet size daha uygundur. Tae Bo ise bir video kasetten kendi başınıza bile takip edebileceğiniz bir spor.

    Dipnot: Her iki spor da yüksek yoğunluklu olduğundan, hangisini tercih ediyorsanız, onu seçin. Ama abartmayın ve vücudunuzu dinleyin. Eğer sürekli yorgun hissediyor ve canınız yanıyorsa, belki bu sporları fazla yapıyorsunuzdur. Bazıları iki günlük ağır bir çalışmadan sonra böyle hissederken, bazılarında bunların hiçbiri olmaz. Eğer bu egzersizler incinmeye sebep oluyorsa, belki de daha hafif egzersizler denemelisiniz.

    Eliptik antrenmana karşılık yürüyüş:

    Yürüyüş, tüm fitness aktivitelerinin taçsız kralıdır. Dakika başına 4 ila 6 dakika gibi mütevazi bir miktarda kalori yaksa da, yorulmadan uzun süre devam edebildiğiniz için kilo verme açısından mükemmel bir spordur. Ayrıca çoğu zaman acı ya da ağrıya sebep olmaz. Eliptik antrenmansa, bugün çoğu spor salonunda görebileceğiniz, kalp için faydalı; bisiklet, koşu, yürüyüş, kayak gibi sporları bünyesinde toplayan aletlerle yapılan hareketlerdir. Eliptik antrenman da yürüyüşün pek çok avantajına sahip olmakla birlikte, kendine ait bazı avantaşlar getirir. Eliptik makinelerle hızlı hareket değişimi yapmak mümkündür ve aynı zamanda da üzerindeki ölçme cihazları sayesinde, ne yaptığınızı ölçme şansınız olur.

    Dipnot: Bu iki aktivite, size getirileri açısından birbirlerine yakındır. Bu durumda iş sadece ekonomi yapıp yapmamaya kalıyor. Düşük teknolojili ve ucuz olan yürüyüşle, pahalı bir spor salonu üyeliğiyle yapabileceğiniz eliptik antrenman arasındaki seçim size kalmış. Ayrıca bunların her ikisini de yapmanız mümkündür.


    4 DAKİKADA GEVŞEMEK İÇİN

    Gün boyu, yoğun bir tempoda çalışırken gerilen vücut kaslarını rahatlatmak için, sadece dört dakikanızı ayırmanız yeterli. Her yerde uygulayabileceğiniz bu pratik hareketler, kaslarınız daha da sertleşmeden alınmış küçük önlemler olarak da düşünülebilir.

    Birinci dakika bacaklar

    Masa başında çalışanların ya da tüm gün oturmak zorunda kalanların bacaklarının arka kısmında, kalçalarına yakın olan bölgelerde, bazı sorunlara rastlanılabileceği gibi, omurgalarında sertlikler de yaşanabilir.

    Hareketsizlik nedeniyle, vücudunuzda oluşan bu gerginliği azaltmak için, yapacağınız egzersizlerde evinizdeki ya da iş yerinizdeki herhangi bir sandalyeyi kullanabilirsiniz. Karşınıza aldığınız sandalyenin üzerine sol bacağınızı yerleştirin. Vücudunuzun belden yukarısını, sırtınız düz bir pozisyonda olacak şekilde öne doğru eğin. Kalçalarınızı da geriye doğu çıkartın ve ayaklarınızı olabildiğince gerin (Eğer bacağınızda ağrı hissediyorsanız bu fazla gerdiğiniz anlamına gelir). 30 saniye bu pozisyonda kalın ve aynı egzersizi sağ ayağınıza da uygulayın.

    İkinci dakika göğüs kasları

    Gün boyu bilgisayar karşısında çalışıp, telefonla konuşmak, vücuda zarar veren hareketlerin başında geliyor. Sıkışan göğüs kaslarını gevşetmek için, sol ayağınızı sağ ayağınızın iki adım önüne doğru atın. Kollarınızı göğüs hizasında olmak üzere gergin bir şekilde yukarı kaldırın. Kollarınızı omuz hizasının aşağı seviyesine gelecek şekilde geriye uzatın. Avuç içlerinizin yere doğru bakmasına özen gösterin. Derin bir nefes alıp verin. Bu pozisyonda 30 saniye kalın.

    Üçüncü dakika sırt bölgesi

    Günün yoğun çalışma saatlerinde, vücudun yorgunluğa karşı en fazla mücadele eden bölgesi, kürek kemikleri arasındaki sırt kaslarıdır. Sandalyenizin, sırtınızı yasladığınız bölümün üst köşelerinden, 90 derece eğilerek ellerinizle çaprazlama tutun. Başınızı sağ kolunuzun altına doğru indirirken nefesinizi yerin ve kürek kemiklerinin birbirinden ayrıldığını hissederken 30 saniye kadar bekleyin. Sonra kolların konumunu değiştirerek tersini uygulayın.

    Dördüncü dakika boyun kasları

    Yorgunluktan kasılmış ense ve omuz kasları, gün içinde baş ağrılarına neden olabilir. Baş ve ense kaslarındaki gerilimi azaltmak için, ayakta dik dururken omuzlarınızı gevşetin. Başınızı sağa, çenenizi omzunuza gelecek şekilde çevirirken derin nefes alın. Çenenizi aşağı doğru indirerek sola doğru döndürürken, sağ elinizle başınızın üzerinden hafifçe bastırırın. Son noktada 30 saniye kadar durun... Sonra tersini uygulayın
    .