Deniz Börülcesi

Konusu 'Bitki Sözlüğü' forumundadır ve dids tarafından 25 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : dids
  1. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Deniz börülcesi (Salicornia europaea), Ispanakgiller (Amaranthaceae) familyasından bir bitki türü. Bu isim altında birbirine çok benzer ve zor ayırt edilir alt türler bulunur.

    Deniz börülcesi, deniz kıyısına yakın yerlerde yetişen bir bitkidir. Türkiye'de en çok Gökovada yetişir, Tuz Gölü ve çevresi, Aksaray, Ereğli, Burdur ile Tarsus kıyılarındada rastlanır.

    Deniz kıyılarında suyun gel-git yaptığı yerlerde sular çekildikten sonra yetişen bu bitki, tuzlu, ekşi ama lezzetlidir. Daha çok ilkbaharda tüketilir; çünkü sonbahara doğru deniz tuzunu iyice içine çeker. Haşlanarak salatası yapılır. İyotlu topraklarda yetiştiğinden iyot eksikliğine bağlı guatr hastalığına iyi gelir. İdrar artırıcı ve kuvvet vericidir. Çiğ tüketildiğinde mutlaka sirke kullanmak gerekir. Sarımsak, limon ve zeytinyağı karıştırılarak yapılan sos ile de tüketilir.

    Bitkinin fenotipik plastisitesi ve lokal toplulukların kendi içlerinde üremeleri yüzünden taksonomisi çok karışıktır. Tür kümeleleri ve mikrotürler mevcuttur. Yapılan bilimsel yayınların Salicornia içinde hangi türe ait olduğu belli değildir. Bu grupta yer alan türlerin sadece S. pusilla, S. europaea agg. ve S. procumbens agg. olarak üç tür olarak ele tanımlanması gerektiği öne sürülmüştür.

    Deniz börülcesi tek yıllık, etli (sukkulent), tuzcul bitkidir. Uzunlukları 5-45 cm arasında olabilir. Alt türüne bağlı olarak gövde az veya çok dallı olabilir. Yapraklarının küçük ve pul gibi olması nedeniyle bitkinin gövdesi eklemli gibi görünür. Yeşil, kirli kırmızı veya sarı-yeşil olabilir. Sonbaharda koyu kırmızı bir renk alırlar. Meyveleri kapsül şeklindedir

    En çok görüldüğü yerler kuzey yarım kürede orta enlemlerdeki deniz ve tuzlu göl kıyılarıdır. Su altında kalmaya ve tuza dayanıklılığı sayesinde denize doğru en fazla yayılabilen bitkilerdendir. Bu türü oluşturan alt topluluklar arasında diploid ve tetraploid formlar vardır.

    Avrupa'da Baltık Denizi, Atlas Okyanusu ve Akdeniz kıyılarında çok yaygındır. Ayrıca tuzlu göllerin kıyılarında da görülebilir. Deniz börülcesi, çamurlu veya kumlu, ama tuzlu ve alkali toprakları sever.

    Çoğu zaman deniz kıyısında bulunurlar. Tuza ve köklerinin su altında kalmasına dayanıklılığı nedeniyle deniz börülcesi deniz kıyılarında, deniz suyunun nüfüz ettiği topraklarda yetişirler. Bu bölgelerde kök salarak sudaki taneciklerin akıntıyla taşınmasını engelledikleri için, sedimantasyona yardımcı olurlar.

    Deniz börülcesi çiçekli bitkilerin en tuza dayanıklı olanıdır. Bitkinin sukkulent (sulu) olmasının nedeni tuza dayanıklılığıyla ilişkilidir. Hücrelerin içinde bulunan büyük bir koful hücre içindeki tuzlu suyu depolayarak sitoplazmadaki tuz konsantrasyonunun fazla yükselmesine engel olur. Tuz, deniz börülcesinin dayanabildiğinden daha yüksek olursa bitki kırmızı bir renk alır ve sonunda ölür.

    S. europaea köklerinin su altında kalmasına dayanıklı olmasından dolayı gövdeden köklere oksijen taşıma yeteneğine sahiptir. Ancak tamamen su altında kalınca ölür.

    Tohumlar filizlenmek için tatlı suya ihtiyaç duyar, ancak yağmur veya selden sonra filizlenirler. Filizlendikten sonra genç bitki normal deniz suyundaki tuz seviyesine dayanıklıdır. Bitkinin ölümünden sonra 10.000 dolayında tohum salınır. Tohumlar tatlı su bulamadıkları durumda toprak içinde uzun süre (50 yıla kadar) filizlenme yeteneklerini korurlar.

    Deniz börülcesi yenebilir bir bitkidir. Taze veya haşlanmış olarak yenilir. Sirkeyle tatlandırılıp tek başına veya salata içinde de hazırlanabilir. Mayıstan itibaren toplanır, başakları kullanılır.

    Hem deniz suyunda hem de tuzlu topraklarda yaşayabildiğinden deniz suyunda bulunan pek çok minerali içinde biriktirir. Bu yüzden sodyum, potasyum, magnezyum, iyot, kükürt, kalsiyum, fosfor, demir, çinko, manganez ve bakır bulundurur.

    Deniz börülcesinde bulunan bu mineraller eskiden onun sabun ve cam yapımında kullanılmasının nedenidir. Yakılmasından elde edilen küllerde bulunan sodyum karbonat camın ergime sıcaklığını düşürmeye yarar. Sodyum karbonatın ısıtılmasıyla elde edilen sodyum hidroksit sabunu yapımında kullanılır.




    (alıntıdır)
     
  2. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : dids
  3. okypete

    okypete Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    86.970
    Beğenildi:
    41.397
    Ödül Puanları:
    563
    devamlı yediğim bir bitki. yoğurtlu ve zeytinyağlı limonlu salatasını yaparak yerim. çok lezzetlidir. içinde bu kadar mineralin olduğunu bilmiyodum. bilgiler için teşekkürler
     
  4. 25 Kasım 2008
    Konu Sahibi : dids
  5. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Sadece yazın tüketebiliyorum , kışın malesef bulamıyorum. Zeytinyağı , sarmısak ve tuzla sos yapıp yiyorum.

    Bende bilmiyordum bu kadar faydalı olduğunu a.s.