Denizyıldızı'ndan Seçmeler

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve BenDenizYildizi tarafından 2 Mart 2007 başlatılmıştır.

    2 Mart 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  1. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    >TÜRKİYE'DE YILIN FIKRASI SECILMIS !
    > >
    > >Bu hikaye trakyada geçmis gerçek bir olay;
    > >Yasli bir amca, eseginin üzerinde karayolunda seyretmektedir.
    > >Bunu gören trafik polisleri, amcaya takılmak isterler ve durdururlar.
    > >
    > >Polis: Be amca, necin dakman golani? Golan: Emniyet kemeri.)
    > >Amca: Dakmam be iste!
    > >Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik.
    > >Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var.
    > >Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam esege mi?
    > >Amca: ???
    > >Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon ödeycen, esege üç milyon
    > >ödeycen.
    > >Amca: Bana kes o
    >zaman.
    > >Polis: Neden sana keseyon amca?
    > >Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu....
    > >
     
  2. 17 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  3. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Okulu su basarsa öğretmenlerin tepkisi ne olur?
    Türkçe Öğretmeni:Haydi çocuklar, “sucular” sözcüğünün yapısını inceleyelim.
    İngilizce Öğretmeni:Water geliyor, everbody kaçsın.
    Fen Bilgisi Öğretmeni:Suyun kimyasal yapısını inceleyelim.
    Tarih Öğretmeni:Tarihte kaç su baskını olmuştur?
    Müzik Öğretmeni:Flütlerinizi koruyun, ıslanırsa iyi ses çıkarmaz.
    Resim Öğretmeni:Sulu boyayla resim yapalım çocuklar.
    Matematik Öğretmeni:Sınıfa kaç metreküp su girdiğini kim bulacak
    :1shok::Roflol:
     
  4. 17 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  5. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    MİT eleman alımı için duyuru yapar. Üç kişi başvurur. MİT binasında adayların hepsiyle tek tek görüşmeler yapılmaktadır. İlk adam içeri alınır ve su sorular sorulur. "Karını seviyormusun?" "Evet, efendim" "Ülkeni seviyormusun?" "Evet , efendim" "Pekala , biz karını da getirdik. Şu an yan odada." denir ve masanın üzerine bir tabanca konur. "Şimdi odaya gir ve karını öldür.!" Adam silahı alır yan odaya geçer. 5 dakika hiç ses duyulmaz. Adam tekrar ilk odaya geri döner. Kravatı gevsemiş, ter içinde kalmıştır. "Yapamıyacağım efendim." der ve orayı terk eder. İkinci adam içeri alınır. Aynı sorular sorulur. Aynı yanıtlar. Ve ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. Adam yapamayacağını söyler ve ayrılır. Son adam Temel girer. Aynı sorular. Aynı cevaplar. Ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir. Temel içeri girer. 5
    -10 saniye sonra içerden silah sesleri gelmeye başlar. BAM,BAM,BAM,BAM,BAM,BAM .... Derken kısa bir sessizlik ve ardından gürültülü bir cam kırılması duyulur. Temel içeri girer , biraz terlemiştir. MİT personeli sorar "Ne oldu ?" Temel cevaplar.. "Efendim bana verdiğiniz silah kurusıkı çıktı, o yüzden onu pencereden aşağıya atmak zorunda kaldım"
     
  6. 21 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  7. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Vaktiyle delikanlinin biri evlendikten kisa bir sure sonra askere

    gitmiş. Biraz zaman gecince, acaba "esim hamile kaldi mi" diye merak

    eder olmus.

    Ruyalarina giriyor.. Ama nasil ogrenecek?

    Esi okuma yazma bilmiyor. Mektup evde okunur. Açıktan soramaz....

    Normal bir mektup yazmis hane halkina hitaben.

    Nasilsiniz,sizleri,köyu ozledim vs.

    Mektubun sonuna da bir dortluk eklemis:


    Yürü mektubum yürüü,

    Düşü hayra yor da gel.

    1 idik 2 olduk,

    3 olduk mu sor da gel


    Mektup evde okunmus. Uyanık baba oglunun ne demek istedigini anlayarak

    cevap mektubunun sonuna bir dortluk eklemis:


    Mektubun iyi mektup,

    Böyle mektup gene yaz.

    Tarlan ürün vermedi,

    İzinli gel gene kaz"
     
  8. 21 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  9. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Mısır hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yapmak için ihale açar. İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan ve Türkiye'den de Temel'in firması olmak üzere birer firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz firması:
    - Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur. 30 metrelik enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz derler.
    Amerikan firması:
    - Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz maksimum 50 cm fark olur, der.
    Japon firması ise:
    - Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum fark 20 cm olocak, diye belirtir.
    Sıra bizim Temel'e gelir. Temel:
    - Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur der.
    :Roflol::Roflol:
     
  10. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  11. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Neriman Hanıma gelen misafir, evin kızını ortalıkta göremeyince sormuştu:
    -Ayşe nerede, göremedim?
    Ev sahibi hava akımını kastederek:
    -Geçen gün sizin evde ceriyana kapılmış, hesde yatir içerde.
    Bu söz üzerine misafir hanım öfkeyle:
    -Viyh torpah başıma, bizim evde ceriyan ne arir? Sen de bülirsen ki biz kaz lambasi gullanirih
     
  12. 24 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  13. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Temel, arkadaşı Dursun’u evine çağırmış. Yeni dekorasyonunu göstermiş. Yatak odasını gösterirken Dursun duvarda asılı duran gong’un ne için olduğunu sormuş:
    “Bu ne için Temel?”
    “O benim saatim.”
    “İyi de bunun göstergesi yok ki. Nasıl anlıyorsun?”
    “Şimdi şöyle oluyor…”
    Temel kenarda duran çekici alıp gonga olanca gücüyle vurmuş. Tabii çok büyük bir gürültü olmuş. Yan komşusu kızgın kızgın bağırmış.
    “Allah müstakını versin, gecenin ikisinde bu ne gürültü?”
     
  14. 24 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  15. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..."
     
  16. 24 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  17. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Yönetim dersleri 1:

    Bir gün bir tavşan, ağaç dalında boş boş oturan baykuşa sordu:
    -Senin gibi bütün gün boş boş oturabilir miyim?
    -Tabii, neden olmasın.
    Tavşan da öyle yaptı. Birdenbire bir kaplan ortaya çıktı ve tavşanı yedi!

    Boş boş oturmak için çok çok yüksekte oturuyor olmanız gerek...

    ---------------------- o ----------------------

    Yönetim dersleri 2:

    Hindi: Şu ağacın en üst dalına çıkmak istiyorum ama hiç gücüm yok..
    İnek: Neden benim dışkımdan biraz yemiyorsun? Onlar besin
    deposudur.

    Hindi bir parça dışkı yedi ve gerçekten bunun İlk dallara
    ulaşacak kadar enerji verdiğini farketti.

    Ertesi gün biraz daha yedi ve ikinci dala ulaştı Birkaç gün sonra ağacın en üstüne çıkmayı başardı. Aniden bir çiftçi ağacın tepesindeki hindiyi farketti ve onu vurdu.

    (Afedersiniz)
    Mok yemek sizi en üste çıkartabilir.
    Ama orda kalmanızı sağlayamaz...

    ---------------------- o ----------------------

    Yönetim dersleri 3:
    Vücut ilk kez bina edildiğinde hangi organın müdür olacağı tartışması başlamış. Beyin, vücudun bütün işlevlerinin kendisine bağlı olduğunu, o olmazsa vücudun yaşayamayacağını söylemiş. Ağız, yemek yemezse vücudun açlıktan öleceğini söylemiş.

    Eller, dışarıdaki bütün işi yapanın kendisi olduğunu söylemiş. Birden Döt ortaya atlamış ve müdürün o olması gerektiğini söylemiş.

    Bütün organlar ona gülmüş. Buna kızan döt faaliyetlerini durdurmuş.
    Bir gün, iki gün derken organlar artık dayanamamışlar. Ve döt müdür olmuş.

    Müdür olmak için beyne sahip olmanız gerekmiyor. Herhangi bir döt bunu yapabilir.

    ---------------------- o ----------------------

    Yönetim dersleri 4:

    Küçük bir kuş kışı geçirmek üzere güneye gidiyordu.. Hava çok
    soğuktu ve kuş donarak yere düştü. Yerde öylece yatarken bir inek geldi ve üzerine bir parça dışkı bıraktı. Donmak üzere olan kuş dışkının sıcaklığıyla ısındı.

    Çok mutlu oldu, neşe içinde şarkı söylemeye başladı. Ordan geçmekte olan bir kedi kuşun sesini duydu. Onun nerde olduğunu keşfetmekte geçikmedi. Kuşu dışkıdan sıyırdı ve yedi!

    1. Üzerinize mok atan herkes düşmanınız değildir!
    2. Sizi moktan kurtaran herkes dostunuz değildir!
    3. Mokun içine düştüyseniz çenenizi kapalı tutun!
    alıntıdır
     
  18. 26 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : BenDenizYildizi
  19. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    Memur işe girmiş. Aybaşında maaşını alınca bir de

    ne görsün zarfta 100 milyon fazla var.

    Sesini çıkarmamış, parayı bir güzel harcamış.

    Bir sonraki ay gelince bu seferde zarfta 50 milyon eksik

    çıkmış. Memur köpürmüş:

    — Maaşım 50 milyon eksik böyle hatayı kabul etmem,

    diye bağırınca..

    — Peki, 100 milyon fazla aldığın zaman niye sesini çıkarmadın?

    — Prensibimdir ilk hatayı affederim.