Devleri Devleştiren Gizli Kahraman Ozan Şirikçi

Konusu 'Fanatik Kulüplerimiz' forumundadır ve Bilge1 tarafından 5 Ekim 2010 başlatılmıştır.

    5 Ekim 2010
    Konu Sahibi : Bilge1
  1. Bilge1

    Bilge1 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    22 Mart 2010
    Mesajlar:
    74
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    12 Dev Adam A Milli Basketbol Takımı, 2010 Dünya Şampiyonası’nda devleştikçe devleşti… Yorulmadan, hız kesmeden, rakiplerini bir bir devirerek tarih yazdı ve dünya ikincisi oldu. Biz de Jump Shot Basketbol Dergisi olarak devlerimizin fiziksel kapasitesini ve gücünü; kısacası kondisyonlarını artıran gizli 13’üncü kahraman Ozan Şirikci ile konuştuk.

    Haber-Röportaj: Nilay Akgün

    2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nda millilerimizi devleştiren milli takımımızın kondisyoneri Ozan Şirikci’ya ‘performansı ve fiziksel gücü nasıl bu kadar yüksek tutmayı başardıklarını’ sorduk; o da içtenlikle cevapladı.



    · 14 Eylül 2010’da Dev Adam Basketbol Takımı tarih yazdı. Tarihi kahramanları maçlara nasıl hazırladınız?

    Ozan Şirikci: Bir basketbol oyuncusunun maç esnasında göstermiş olduğu fiziksel performansın içerisinde genel kardiyorespiratuvar (kalp ve solunum) kondisyon, kuvvet, dayanıklılık, sıçrama, hız ve çabukluk gibi kondisyon nitelikleri olması gerekir. Bütün bu faktörler birbirlerinin gelişimlerini pozitif veya negatif yönde etkiler. Dolayısıyla ben kendi programlarımda periyodize edilmiş, basamaklı, bireysel özellikleri göz önünde bulunduran ve ihtiyaca uygun bir program hazırlamaya gayret ettim. Bildiğimiz gibi her sporcunun farklı bir vücut yapısı ve genel kondisyon seviyesi vardır; bunları mutlaka değerlendirmek durumundayız. Tabii burada oyuncularımın göstermiş olduğu çaba, motivasyon ve çalışma azmi çok üst seviyedeydi. Eğer bu motivasyonu oluşturamasaydık işimiz çok daha zordu.


    · Dünya şampiyonası öncesinde takımın kondisyonu nasıldı?

    Ozan Şirikci: Her oyuncu kendi takımlarında sezonu bitirdikten sonra geçen zaman içerisinde farklı kondisyon seviyelerinde kampa katıldı. Bazı oyuncularımızın sezon içi yorgunlukları devam ederken, birkaç oyuncumuzun sezon içi geçirmiş oldukları sakatlıklar hala devam ediyordu. Takımın kondisyonu tabii ki şampiyona dönemindeki gibi değildi. Kondisyon kampımız sonrasında hazırlık maçlarında takımın ne kadar yorgun olduğunu ve hazırlık maçlarında yenilgiler aldığımızı belki hatırlarsınız. Fakat bizim işimizde sabırlı olmak gerekiyor; çünkü kuvvet, çabukluk, dayanıklılık, hız gibi sporun gerektirdiği bütün bu atletik özellikler çalışma esnasında değil, toparlanma döneminde gelişiyor. Bu nedenle o dönemde ben önemli bir aşama kaydettiğimizi düşünüyorum.

    · Şampiyona devam ederken kondisyonu nasıl yüksek tuttunuz?

    Ozan Şirikci: Şampiyona devam ederken takımın kondisyon seviyesini korumak önemli bir gözlem işidir. Burada tabii ki head koçumuz Sayın Tanyevic’le yapmış olduğumuz toplantılarla gerekli antrenmanların metoduna ve bazı maçlarda az süre alan oyuncularımızın özel çalışmalarıyla alakalı özel çalışmalar yaptık. Eğer bir oyuncu o gün maçta az süre almışsa o oyuncunun özel bir antrenmanla kendini yüksek kondisyon seviyesinde tutması gerekir. Bunun için de hem basketbol koçları, hem ben oyuncularımızla ayrı ve özel çalışmalar yaptık.

    · Devler için nasıl bir beslenme planı uyguladınız?


    Ozan Şirikci: Kamp döneminde bu konuya daha “dikkatli” yaklaşmak gerekiyor. Çünkü maçlar başladığı zaman sporcu yüksek karbohidrat ihtiyacıyla karşılaşıyor. Maçların oynandığı dönemde diyet yapmak yerine karbonhidrat, protein ve hatta kullanılabilir yağ açısından zengin besinler tüketmek gerekmektedir. Fakat kamp döneminde biz oyuncularımızın oynadıkları mevkiiye göre belirli bir kilo ve "size"da olmaları gerektiğini bildiğimiz için buna göre bir yönlendirme yaparız. Fazla yağ kitlesinden kurtulması gereken veya aynı şekilde kas kitlesi kazanarak kilosunu arttırmaya çalıştığımız oyuncularımız oldu tabii ki. Antrenman ve uygulanan beslenme programı birbirine uyumlu olmalıdır.



    Özel bir besin ya da enerjilerini yükseltecek doğal takviyelere gerek duydunuz mu?


    Ozan Şirikci: Takviye olarak verdiğimiz bazı ergogenic yardımlar oldu. Vitamin-mineral, protein desteği, karbonhidrat desteği bunlardan birkaçı. Ayrıca maç zamanı Beta alanin, creatin gibi performansı ve toparlanmayı destekleyen takviyeler de kullandık. Fakat bütün bu saydıklarım istikrarlı bir sportif performans için olmazsa olmaz düzenli bir beslenme programı; uyku ve iyi bir antrenman programı bütününün içinde sadece %5’i teşkil eder.

    · Dünyada kondisyonu artırmak için kondisyonerler ne tür takviyeleri kullanıyor? Sizin bu konu hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

    Ozan Şirikci: Aslında çok güzel bir konuya değindiniz! İçerisinde doping maddesi içermeyen "ergogenic aids" yani ergojenik yardım diye adlandırdığımız bu destek ürünleri ne yazık ki inanılmaz bir ticari boyuta ulaştı. Sporcular ve maalesef kondisyon koçlarının çoğu bu ürünlere gereğinden fazla itimat ediyor ve inanıyorlar. Doping konusuna hiç girmeyeceğim çünkü o başlı başına ayrı bir konu… Fakat bu ergojenic destekler arasında L-carnitin gibi yağ yaktığına inanılan ürünler, protein ve karbohidrat destekleri, L-glutamine, L-arginin gibi amino acid grubu ve protein türevleri, vitamin mineral takviyeleri; uyarıcılar içerisinde ise cafein, guarana gibi sempatik sinir sistemini aktive eden ürünler sayılabilir. İnsanlar şunu zannediyor; “L-carnitin aldım, şimdi yağ yakacağım!” Metabolizma olarak durduğunuz yerde hiçbir şey yapmadan da belirli oranda yağ yaktığınızı biliyor muydunuz? L-carnitinin yağ yakımına yardımcı olduğunu söyleyen çalışmalar olduğu gibi belki iki katı kadar sindirimsel yolla alındığında işe yaramadığını söyleyen birçok çalışma da mevcuttur.



    Citruline Malate'a gelince:) Biyokimyasını anlatmak hem okuyucular hem de sizler için kompleks olabilir. Kısaca etki mekanizmasından bahsedersek, "citruline malate": asteni (normal yorgunluktan farklı olarak oluşan ve dinlenmeyle kaybolmayan, ritim bozukluğu, uyku düzensizlikleri, dikkat ve koordinasyon eksikliği, çeşitli enfeksiyonlara neden olabilen genel sağlık durumunun kötüleşmesi) ve efor sonucu oluşabilen kronik yorgunluk sonucu oluşan performans düşüklüğünü düzeltmek için kullanılan bir üründür. Aslında citruline malate, enerji metabolizmasında var olan "krebs cycle" ya da laktik asit siklusu dediğimiz bir döngünün içerisinde bir ara üründür. Efor sonrası biriken laktik asidin ve oluşan asidozun azaltılmasında, defense mekanizması sırasında oluşan amonyumun düşürülmesinde "corrector” olarak işe yaradığı bazı çalışmalarda ortaya konulmuştur. Sonuç olarak amacı vücut enerjisini ve potansiyeli yüksek seviyede tutmaktır. Efor sonrası toparlanma döneminde, yoğun kamp dönemlerinde krampı ve yorgunluğu azalttığı, asidozu düşürdüğü söylenebilir.





    Anaerobik performansı ve enerji toparlanmasını artıran ve etkisi kanıtlanmış creatin monohydrate gibi ürünler de var. Sonuç olarak bu ürünlerin kas kitlesini artırmak, yağ yakımın hızlandırmak, motivasyonu ve uyanıklığı yükseltmek gibi nedenleri olabilir. Fakat ben bilimsel olarak araştırmadığım ve inanmadığım hiçbir ürünü tavsiye etmiyorum. Bu tür takviyeleri sporcuyu motive etmek için bir dozda kullanabilirsiniz; ama performansı doğrudan bu ürünlere bağlamak cahillik. Sporda ve sportif başarıda kondisyon bilimi dünyada çok büyük bir bilim dalı… İçerisinde biyokimya, biyomekanik, neredeyse patoloji hariç bütün medikal ana bilim dallarını barındırır. İyi irdelemek ve kullanılacak maddeleri iyi tespit etmek gerekir... Son yıllarda beta alanin üzerinde yapılan çalışmalar bu maddenin dayanıklılığı artırdığını ortaya koymuş. Amerika’dayken gördüğüm 3 veya 4 maddenin atletik çalışmalarda kullanıldığı: beta alanin, creatin monohydrate kullanılabilir serbest yağ asitleri, karbohidrat ve protein shake'ler.

    · Bir kondisyoner takımını maçlara nasıl hazırlar?

    Ozan Şirikci: İlk önce takımdaki oyuncuların fiziksel olarak ihtiyaçlarını belirlemek ve antrenman programlarını oluşturmak için bir test prosedürü uygulamalı ve ihtiyaçlar tespit edilmelidir. Daha sonra o sporun gerektirdiği performans özelliklerini tespit etmek ve antrenmanlarda uygulamak gerekir. Bütün spor dalları için neredeyse ortak olan hız, çabukluk, reaksiyon zamanı, kuvvet, güç, dayanıklılık, çokyönlülük, koordinasyon gibi özellikler kademeli olarak geliştirilmelidir.

    Örnek verecek olursak; dayanıklılığı olmayan bir sporcu ne kadar kuvvetli olursa olsun o kuvvetini maç boyunca devam ettiremezse bu özelliğinin bir anlamı yoktur. Burada kuvvette devamlılık ilkesi karşımıza çıkar. Bütün bu özellikler basitten zora, kolaydan karmaşığa, temelden kompleks hareket serisine doğru bir yol izlemelidir. Yeteri kadar kuvvete sahip olmayan bir basketbol oyuncusundan çok süratli olmasını istiyorsanız hayal görüyorsunuz demektir.

    Genetik faktörlerin dışında bütün kondisyon yetileri ihtiyaca göre dizayn edilir. Bu da takıma, oyunculara, sakatlık durumuna, yaş ve cinsiyet farklılığına bağlı olarak değişir. Sorduğunuz sorunun kesin bir cevabı yoktur çünkü değişkendir. Ama temel prensipleri bilmek çok önemlidir. Dinlenme ve toparlanma faktörünü göz önünde bulundurmayan ve sürekli yükleme yapan bir antrenör belirli bir süre sonra takımda kronik yorgunluk vakalarıyla ve sürantrene dediğimiz sporcunun performansının iyileşmediği, hatta kötüleştiği sendromla karşılaşacaktır. Dediğimiz gibi çalışırken değil toparlanma döneminde kondisyon seviyesi yükselir. Bu nedenle iyi bir yüklenme-dinlenme yüzdesi yakalamak gerekir.



    Ozan Şirikci kimdir?


    Kahramanmaraş’ta 1977’de doğdum. Fakat Eskişehir’de büyüdüm ve eğitimimi tamamladım. İlk önce Anadolu Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, ardından sporda yüksek performans üzerine çalışmak istediğim için yine Eskişehir’de Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde insan fizyolojisi ve anatomisi üzerine 5 yıl yüksek eğitimimi tamamladım. Böylece hem genel, hem de bir egzersiz fizyoloğu olarak mezun oldum. Elit düzeydeki basketbolcular üzerinde yüksek performans, maksimum oksijen kullanımı, toparlanması ve uyku fizyolojisi üzerine bilimsel çalışma yaptım ve makale yazdım. Eğitimim süresince hem kişisel, hem takım bazında kondisyonerlik yapmaya devam ettim. Bir yandan da egzersiz fizyoloji laboratuarında çalışmalarım devam etti. Daha sonra İstanbul’a yerleştim. Fenerbahçe-Ülker’de çalışmaya başladım ve son iki yıldır basketbol a milli takımımızı çalıştırıyorum. Öncesinde genç milli takımı çalıştırmıştım. Geçen sene Şampiyon FB-Ülker kadrosunda kuvvet-kondisyon koçu olarak görev yaptım. Her yıl Amerika’ya gidiyorum ve oradaki gelişmeleri yakından takip ediyorum. "Cybex international" ile biyomekanik (Boston -USA), "Athletes Performance" (Los Angeles) ile atletik performans üzerine, Newyork’ta ise NSCA(National Strength and Conditioning Association ) ile çalıştım.
    Aynı zamanda ben bir basketbol ve atletizm koçuyum. Yani bütün çabam sportif başarıyı getiren çok önemli unsurlardan fiziksel kapasiteyi ve gücü artıracak konular üzerine yoğunlaşmak.
     
    Son düzenleme: 7 Ekim 2010