Dikilitaş

Konusu 'Adım adım Türkiye' forumundadır ve Elif tarafından 13 Kasım 2010 başlatılmıştır.

    13 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438

    Bugün İstanbul’da dikilitaş adını verdiğimiz anıt, Eski Mısır eseri. Eski Mısır’dan çıkarılarak dünyanın çeşitli kentlerine dikilitaşlar götürüldüğü olmuş. İstanbul’daki dikilitaş ilk olarak MÖ 1547 yıllarında Firavun III. Tutmosis adına Yunanlıların Heliopolis adını verdiği Annu kentinde dikilmiş. Üzerinde Hiyeroglif yazısı ile Tutmosis'in zaferleri yazılmış. Taş ilk olarak Bizans İmparatoru Constantinus’un dikkatini çekmiş ve Mısırlılara bir mektup yazarak bu taşın kendisine gönderilmesini istemiş:
    “Gemileriniz Karadeniz’e çıkarken sizleri cömertçe karşılayan ve beslenmesine yardımcı olduğunuz bu şehrin güzelleşmesine katkınız olması için bu yekpare taşı yollamanız yerinde olur.”

    [​IMG]
    Dikilitaş’ın İstanbul’a ne zaman gönderildiği tam olarak bilinmiyor. Bilinen, taşın kente geldikten sonra uzun süre yerde yatması. İmparator Thedosius başa geçtikten sonra bu dikilitaş’ı hatırlamış. Birçok zafer kazanan imparator, belki bu zaferlerini anlatması için Mısır krallarının yaptığı gibi bir dikilitaş dikmek istiyordu. Kadırga limanından hipodroma kadar olan mesafede özel bir yol hazırlatılarak taşın bugünkü yerine taşınması üç gün, burada bir kaide üzerine dikilmesiyse 32 gün sürmüştü. Belki bu sırada belki de daha önce taşınırken alt kısmındaki hiyerogliflerden biri zarar gördü.

    Taş, 390 yıllarında Bizans İmparatoru Theodosius’un emriyle Hipodrom’a dikildi. Kaidedeki kabartmalar üzerinde I. Theodosius, oğulları, karısı, Arkedios, Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülür. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikilişini gösteren tasvirler de vardır.
    Pembe granitten yekpare yapılmış 19,6 , kaidesiyle birlikte 24,87 metre yüksekliğinde olan taşın dört yüzündeki metinse dilimize yaklaşık şöyle çevriliyor:
    [​IMG]

    Kuzeybatı cephesi:
    “18. sülaleden Yukari ve Asagi Mısır'ın sahibi 3. Tutmosis, Tanrı Amon’a kurbanını sunduktan sonra Horus’un yardımıyla bütün denizleri ve nehirleri hükmü altına alarak hükümdarlığının otuzuncu yılı bayramında bu sütunu daha nice zamanların getireceği bayramlar için yaptırdı ve dikti.”

    Kuzey cephesi:
    “Gizli ve kutsal ismin her tecellisine mazhar olan tanrı Amon’a kurbanını büyük bir acz içinde sunduktan sonra, ondan yardımlar dilenerek güneyin dostu, dinin nuru iki tacın (Aşağı ve Yukarı Mısır) sahibi, kudretli hükümdar ülkesinin sınırlarını Mezopotamya’ya kadar götürmeye azmetti.”

    Güneydoğu cephesi:
    “Güneşin doğduğu sırada sahip olduğu altın renkleri dünyaya yayan Horus’un verdiği kuvveti, serveti, kuvvetli sevgi, saygıyı taşıyan ve Aşağı ve Yukarı Mısır’ın tacına sahip olan ve bizzat Güneş tarafından seçilmiş olan firavun, bu eseri babası Ra için yaptırdı.”

    Güney Cephesi:
    “Tanrı Horus’un lütfuna mazhar olan ve Güneş’in oğlu unvanını taşıyan Aşağı ve Yukarı Mısır’ın hükümdarı olan firavun, kudret ve adaletle bütün ufuklara nur saçtı. Ordusunun önüne geçti. Akdeniz’de dolaştı, bütün dünyayı mağlup etti. Sınırlarını Naharin’e kadar yaydı. Mezopotamya’ya azimle gitti, büyük savaşlar yaptı.

    Dikilitaşın kaidesinde yer alan yazılarsa Doğu Roma İmparatorluğunda adet olduğu üzere Grekçe ve Latince yazılmış. Grekçe yazı bir anlatıcı ağzından şöyle diyor:

    “Devamlı bir suretle yerde duran bu taşı dikme cesaretini İmparator Theodosius gösterdi ve yardımına Proclus çağrıldı. Bu şekilde otuz iki günde yerine dikildi.”

    Latince metinse taşın ağzından yazılmış:

    “Önceleri direnmiştim; fakat yüce efendimizin emirlerine itaat ederek, yenilen tiranlar üzerinde zafer çelengini taşımam gerekti. Her şey Theodosius ve onun kesintisiz sülalesine boyun eğiyor. Bana da galip geldiler ve reis Proclus’un idaresi altında otuz günde yükselmeye mecbur oldum.”

    Roma Imparatoru I.Teodosius devrinde Misir’dan getirilip, bugünkü yerine konulan meshur Dikilitasin da dört yanini kitabe seklinde hiyeroglif yazisi süsler. Pembe granitten ve üst ucu piramit seklinde yontulmus olan bu tas, Eski Misir Imparatorlarindan Tutmozis’in Teb sehri civarinda yaptirdigi mabetten sökülmüstür.

    Dikilitas’in üzerinde sunlar yazilidir:



    DOGU YÜZÜNDE: 18. sülaleden 3. Tutmozis önce mabut Amon’a nezrini sunar. Kuvvetli, kudretli Horus’un yardim ve himmetiyle, Yukari ve Aiagi Misirin sahibi, Ulu Günes’in manevi sülalesinden gelen, mabut Tom tarafindan terbiye edilip beslenmis ve kutsal ana mabude Nit’in nazli kucaginda büyütülmüs olan dindar Tutmozis, bütün denizleri v nehirleri hükmü altina alarak hükümdarliginin 30. yilinda bu sütunu daha nice zamanlarin getirecegi bayramlar için yaptirmis ve yerine diktimistir.



    BATI YÜZÜNDE:
    Hükümdar Tutmozis , mabut Amon’a nezrini takdim ve aczini arz eder. Aleme feyiz saçan ve altin renkleri dogan güneste tecelli eden Horus’un bahsettigi kuvvet, servet, siddet, ve muhabbetle Yukari ve Asagi Misir’in taçlarini basinda tasiyan Günes2in Oglu Tutmozis, tahtinda aleme günes gibi isik saçarak bu eseri babasi ulu mabut Amon-Ra için yaptirmistir.



    GÜNEY ve KUZEY YÜZÜNDE: Tutmozis’in savaslarindan bahsedilmektedir