Dilde Birliğimizi Bozanlar

Konusu 'Yazım Kılavuzu' forumundadır ve 1BukeT tarafından 7 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    7 Nisan 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  1. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    "Ruslar, Kırım'ın Bahçesaray şehrinde, Zincirli Medresesi bahçesinde bulunan Gaspralı İsmail Bey'in mezarını kazıyarak üzerine kocaman bir domuz ahırı yaptırmışlar. Sanki koca Kırım'da başka bir yer yokmuş gibi, gözlerini Gaspralı'nın mezar yerine dikmişler. Niçin? Gaspralı İsmail Bey bütün Türk dünyasında "Dilde birlik, fikirde birlik, işte birlik" meydana getirmek istediği için! İstanbul Türkçe'sini Kırım'da da, Herat'ta da, Kaşgar'da da ortak bir dil haline getirmek istediği için!

    Türk Dünyasında "Dilde birlik, fikirde birlik, iş'te birlik, kurmak isteyen Gaspralı İsmail Bey'in mezarını Ruslar yok ettiler. Peki biz Türkiye'de ne yaptık?"

    Bu sorunun cevabı çok düşündürücü. Birtakım kimselerin öfkeleneceğini biliyorum. Öfkelenenleri oturup biraz düşünmeye veya Türkiye üzerinde, Türk Dünyası üzerinde oynanan büyük oyunları birazcık olsun araştırmaya davet ediyorum. Hiçbir meselemizi öfkeyle halledenleyiz.

    Bir milletin dili, o milletin âdeta şah damarıdır. Varlık sebebidir. Bir milletin dili, yüzlerce yılın, binlerce yılın eseridir. Dil canlı bir varlıktır. Doğru! Dile zamanla birtakım kelimelerin girmesi tabiîdir. Dilden birtakım kelimelerin zamanla düşmesi de, atılması da, başka mânâlarda kullanılması da tabiîdir, doğrudur ama Türkiye'de bizim yaptığımız bu değil. Türkiye'de biz, devlet radyo ve televizyonlarını kullanarak, devlet bütçesinden maaş alan, ücret alan kimseleri de seferber ederek Türk Dünyasının ortak kelimelerini ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Yâni Gaspralı'nm dilde birlik dâvasını ortadan kaldırmak istiyoruz. Derin bir üzüntüyle söylüyorum:

    Moskova'nın yapmak istediğini biz de Türkiye'de uyguluyoruz! Bu anlatılmaz bir dil katliamıdır. Hem dünkü edebiyatımızdan, hem de bütün Türk Cumhuriyetlerinden kopma yanlışlığıdır.

    Örnekler vermek istiyorum. Herkes açsın baksın Kültür Bakanlığımız tarafından hazırlanan 1183 sayfalı Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü'ne.

    Mesela, "millet" kelimesi bütün Türk Cumhuriyetlerinde ortak bir kelimedir. Bizim gibi, Azerbaycan Türkleri de "millet" diyor. Başkurtlar da, Özbekler de, Türkmenler de, Uygurlar da, Tatarlar da "millet" diyorlar. Şimdi biz bu "millet" kelimesini kaldırarak yerine "ulus" kelimesini koyduk. İyi ama "ul us "kelimesi Türkçe değil ki; Moğolca. Moğol'un "ulaş " kelimesini almak, "uius" şekline sokarak "millet" kelimesini unutturmaya çalışmak bize, milletimize, edebiyatımıza ne kazandıracak?

    "Şehir", ne güzel, ne yumuşak, ne ışıklı bir kelimemizdi. "Şehir" kelimesini dilimizden silip süpürmek istiyorlar. Niçin? Farsça olduğu için. İyi ama yerine koydukları şu kaba saba, şu küt, şu tıknefes "ken£"kelimesi de Türkçe değil ki. Soğutça. Soğutça, Farsça'nın en kaba hali. "Hürriyet"^ kelimesinin ne günahı vardı ki şimdi onun yerine "özgürlük" diyoruz? "Özgürlük" kelimesini bizden başka hiç bir Türk topluluğu bilmiyor ve kullanmıyor. Azerbaycan Türkleri, "hürriyyet" diyorlar, Başkurtlar "hürriyet", Özbekler "hürriyet", Tatarlar "hörriyet", Uygurlar "hürriyet" diyorlar. Türkmenler azatlık veya, erkinlik. Biz ise "özgürlük" diyoruz. Niçin ama?

    "Sebep", bütün Türk dünyasında ortak bir kelimeydi. Şimdi bütün televizyon kanallarımızda program yapanlar artık "sebep"yerine "neden"diyorlar. Niçin, "neden"diyorlar? Türkçede "sebep"başka, "neden"başkadır. Bizim dışımızdaki bütün Türkler "cevap " diyorlar. Yalnız Kazak Türkleri "javap", Kırgız Türkleri "cop" diyorlar. "Yanıt" kelimesini kullanan sadece biziz. Niçin ama? Neden? Bir zamanlar "şeref"kelimesini Azerbaycan Türkleriyle, Baş-Icurtlarla, Özbeklerle, Tatarlarla, Uygurlarla birlikte kullanıyorduk. Sonra biz "şeref yerine Fransız'ın "onör"kelimesinden "onur"u aldık. Ne kazandık. Onursuz olmak başka, şerefsiz olmak başkadır. Biri tevâzuun ifadesi otelcisi bayağılığın ve alçaklığın.

    Azerbaycan'dan Çin sınırına kadar "imkân"ve "mümkün" kelimeleri bugün de yaşamaktadır. "Olanak" kelimesini bizden başka kullanan bir Türk eli yoktur. "Koşul" kelimesi de "etkinlik, giz, yaşam, yaşantı, tüm, be-tik,öykü, us, gökçeyazm, tin, istenç, gönenç, kanı" kelimelerini de bizden başka hiç bir Türk topluluğu bilmiyor, sevmiyor ve konuşmuyor. Halbuki bütün bu kelimeler daha 30-40 yıl önce bütün Türk Dünyası'nda ortak kelimelerdi. Eğer "Biz iyi yaptık" diyorsanız, bilmelisiniz ki Moskova da "çok iyi oldu " demektedir ve Gaspralı İsmail Bey'in mezarını kazıyıp, üzerine domuz ahırı yaptıranlar size alkış tutmaktadırlar Gaspralı İsmail Beyin ise kemikleri sızlamaktadır.


    Sözün Doğrus Y. Bülent Bâkiler
     
  2. 7 Nisan 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  3. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    Dilde Birlik, Fikirde Birlik, İşte Birlik

    Kırım'ı bütün çilesiyle ilk önce Cengiz Dağcı'mn roman-larıyla tanıdım. Aslen Kırım Türkleri'nden olan, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yaşayan Cengiz Dağcı, Ata yurdunun nasıl kanlı, nasıl vahşî usullerle bir sömürge toprağı hâline getirildiğini bize önce "Korkunç Yıllar"-ve "Yurdunu Kaybeden Adam "gibi romanlarıyla anlattı. Sonra hep yine Kırım üzerine yazdı. Cengiz Dağcı'nın "Onlar da İnsandı, O Topraklar Bizimdi, Üşüyen Sokak, Ölüm ve Korku Günleri, Badem Dalma Asılı Bebekler" gibi güzel romanları yıllardan beri içimde hıçkırıklar koparıyor.

    Türkiye'de yüksek tahsil yapan bazı Kırım Tatarları tanıdım. Ne Cengiz Dağcı'nın adını duymuş, ne de ondan birkaç sayfa okumuşlardı. Tatarlar, Avşarlar gibi, Kaçarlar gibi, Karakeçililer, Çepniler, Yazırlar gibi Kınıklar, Kayılar gibi tam bir Türk boyu! Ve Tatarların dilleri de bal gibi Türkçe. Ama şaşıracaksınız; Türkiye'de kendisini Türk olarak görmeyen Tatarlarla tanıştım. Tatarlara başka bir millettenmiş gibi bakan kimseler gördüm Ah cehalet! En büyük düşmanımız cehalettir.

    Güzel Kırım'a 1995 yılında gittim. Eski başşehir Bah-çesaray, bana çok yakın bir dost yüzü, bir kardeş türküsü gibi geldi. Bahçesaray'da ilk defa Gaspralı İsmail Bey'in mezarını ziyaret etmek istedim. Gaspralı İsmail Bey, sâdece Kırım'ın değil, bütün Türk Dünyası'nm çok önemli, çok çileli, her şeye rağmen çok ülkücü fikir adamlarından biri. Yanılmıyorsam Türk Dünyası'nm ilk gazetesini Azerbaycan'da Hasan Zerdabî çıkardı. Hasan Zerdabî'nin "Ekinci" isimli gazetesi 12 sene yaşayabildi.

    Ekinci 1877 yılında kapandı. Sonra Gaspralı İsmail Bey 1883 yılında, yâni Ekinci'nin kapanmasından 6 yıl sonra, Kırım'da Tercüman Gazetesinin çıkarılması için Ruslar'dan izin aldı. Tercüman Gazetesi tam 35 yıl yayınına devam etti. Gaspralı İsmail, Tercüman Gazetesi'nde meşhur düşüncesini ileri sürdü. İstiyordu ki bütün Türk Dünyası "Dilde birlik, fikirde birlik, işte birlik" içinde olsun. Dilde, fikirde işte birliğin bütün Türk Dünyası'na sağlayacağı faydaları birkaç saat içinde bile anlatmak zordur.

    Gaspralı İsmail Bey istiyordu ki, Tercüman Gaze-tesi'ndeki Türkçe, Kırım'dan Herat'a, İstanbul'dan Kaş-gar'a kadar herkes tarafından anlaşılsın. Tercüman Türkçesi'ni sâdece aydınlar değil, sokaktaki hamallar, Çin'deki deveciler bile sevsin ve konuşsun. Bu düşünceyle Gaspralı İsmail Bey, İstanbul Türkçesi'nin yaygınlaştırılmasını istiyordu. Dolayısıyla Türk Dilini yabancı unsurlardan temizlemek, dilimizdeki Arapça ve Farsça tâbirlerden vazgeçmek, mahallî tâbirler yerine Osmanlı-cadaki, yâni İstanbul Türkçesi'ndeki tâbirleri kullanmak gerekir diyordu. Kırım'da, Azerbaycan'da ve Türkistan'da, Rusça, Türkçemize bulaşmasın istiyordu.

    Gaspralı İsmail Bey'in görüşleri bugün de doğruluğunu koruyor. Türk Dünyası çeşitli zorluklardan kurtulmak ve çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak için mutlaka "dilde, fikirde, işte birlik" sağlamak mecburiyetinde.

    1995 yılında Kırım'a gittiğim zaman bu büyük dâva adamının mezarını ziyaret etmek istedim.

    Gaspralı İsmail Bey, Bahçesaray şehrinde bir süre belediye başkanlığı da yapmıştı. Vefat ettiği zaman Zincirli Medresesi'nin bahçesine gömüldüğünü biliyordum.

    Ruslar, kendi fikir ve sanat adamlarına çok büyük önem veriyor, onların evlerini müze haline getiriyor, büstlerini, heykellerini yapıyor, mezarlarını koruyorlar. Aynı uygulamayı Gaspralı İsmail Bey için de yaptıklarını sanıyordum. Yanıldığıma dehşetle şahit oldum. Önce gördüm ki Gaspralı'nm Bahçesaray'da yaşadığı iki katlı ev müze değildir. İçinde iki Rus aile oturmaktadır. Sonra Zincirli Medresesi'nin bahçesine girdiğim zaman bana anlattılar ki:

    Moskova, Gaspralı İsmail Bey"n mezarını tamamen ortadan kaldırmış ve oraya kocaman bir domuz ahırı kondurmuştur. Peki niçin? Gaspralı İsmail Bey, bütün Türk Dünyası'nda "Dilde, fikirde, işte birlik" sağlamaya çalıştığı için! İstanbul Türkçesi'ni Türk Dünyası'nda ortak bir dil hâline getirmek istediği için. Ruslar Gaspralı İsmail Beyin mezarını kazıyıp üzerine büyük bir domuz ahırı yaptırmışlar. Peki ortak Türkçe konusunda Türkiye'de biz ne yapmışız acaba?

    Biz de, Gaspralı İsmail Beyin '•Dilde, fikirde, işte birlik" idealini ayaklar altına almışız. Türk Cumhuriyetleriyle aramızdaki ortak kelimeleri dilimizden çıkarıp attığımızı, onlarla fikir, ve işbirliği yapmadığımızı, yapmak isteyenleri de suçladığımızı... bilenlerimiz, bilmeyenlerimize anlatmalıdırlar.


    Sözün Doğrusu, Y. Bülent Bâkiler
     
  4. 9 Nisan 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  5. SumBul

    SumBul Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    buket çok güzel bir çalışma olmuş tebrikler
     
  6. 9 Nisan 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  7. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    okuduğun için ben tesekkür ederim:)
     
  8. 15 Nisan 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  9. Aysecik

    Aysecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Buket paylastigin icin tesekkurler canim
     
  10. 7 Haziran 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  11. xoxzlem 50

    xoxzlem 50 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    arkadaşlarla sohbete katılamıyorum