Disaridaki insanlardan yiyecek icecek vs. almayin !!!

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve ladyyuppi tarafından 1 Aralık 2008 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    1 Aralık 2008
    Konu Sahibi : ladyyuppi
  1. ladyyuppi

    ladyyuppi namidiger platonik_ask ;) Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.323
    Beğenildi:
    83
    Ödül Puanları:
    153
    Bana bugün bir mail gelmis...
    Okudum ve sizlerlede paylasmak isterim...


    Bir genç cumartesi gecesi bir partiye gidiyor.

    Çok eğleniyor, birkaç bira içiyor

    Partiden tanıştığı bir kız ondan çok etkilenmiş görünüyor ve onu başka bir partiye davet ediyor

    Hemen kabul ediyor ve diğer partinin gerçekleştiği yerde birkaç bira daha içiyor ve daha sonra anlaşıldığı üzere birileri buna uyuşturucu veriyor
    (hangi uyuşturucu olduğu blinmiyor).

    Daha sonra bu genç uyandığında içi buzla doldurulmuş bir küvette Çırılçıplak olduğunu anlıyor.

    Hala içkinin etkisinde olduğunu hissediyor ve etrafına baktığında yalnız olduğunu anlıyor, etrafına bakıyor göğsünde rujla yazılmış bir kâğıt olduğunu fark ediyor

    Kâğıtta şöYLE yazıyor:'112'yi ara yoksa öleceksin!'.

    Küvetin yakınında bir telefon görüyor ve hemen 112'yi arıyor

    Ama nerede olduğunu, ne içtiğini, kimlerle olduğunu bilmediğini söylüyor

    Operatör hemen ona küvetten çıkmasını ve bir aynanın karşısına geçmesini söylüyor

    Genç, göğsünde hiçbir anormallik görmüyor ama Operatör sırtına bakmasını söyleyince, sırtında 2 tane büyük yarık olduğunu fark ediyor.

    Bunun üzerine operatör, onun tekrar buz dolu küvete dönmesini ve orada ambulansı beklemesini söylüyor

    Hastanede yapılan incelemeden sonra, onun 2 Böbreğinin çalınmış olduğu anlaşılıyor Her bir böbrek karaborsada 10.000 Dolar ediyor
    ( gencin bundan haberi yok tabii ).

    Daha sonra anlaşıldığına göre:

    2. parti tamamen sahte, bu işe karışan insanların çok iyi tıbbi bilgileri var ve verilen uyuşturucu eğlence amacını içermiyor

    Şu anda bu genç hastanede, onu yaşamda tutan bir alete bağlanmış durumda ve hala dokularına uygun bir böbrek bekliyor

    Mafya profesyonellerle çalışıyor

    Büyük şehirlerde aktif durumda çok böyle grup olduğu biliniyor

    New Orleans, New York ve bir söylentiye göre İstanbul ve Ankara'da da faaliyet gösteriyor

    Bu mafya çok iyi örgütlenmiş ve finanse edilmiş.

    112 bu suçu artık tanıdığından dolayı, kişileri hemen aynaya yönlendirerek, olayın boyutunu anlamaya çalışıyor

    Lütfen bu hikâyeyi tanıdığınız herkese anlatınız

    bu herkesin başına gelebilir

    Hukuk Fakültesinde okuyan bir arkadaşımdan dün bir Çay muhabbeti
    esnasında bunu dinledim

    Sultanahmet civarında bir çay bahçesinde oturuyormuş Bir çay söylemiş.

    Yan masaya iki adam oturmuş ve onlar da çay söylemişler

    Çaylar gelmiş, çayı 2 adama uzatan garsona, adamlar 'yok' demişler, 'delikanlıya ver', daha önce geldi kendisi'

    Delikanlıyla 'yok, siz için' vs. gibisinden ufak Şakalaşmalar olmuş

    Çaylar yudumlanırken 2 adam yemekte oldukları Bisküvilerden delikanlıya uzatıp 'buyurun, alın'demişler

    Delikanlı da kıramamış ve birkaç tane alıp yemiş.

    Daha sonra otobüsüne binmek için oradan kalkmış

    Otobüse bineceği sırada uykusu gelmeye başlamış, etrafına baktığında çay bahçesindeki adamların kendisini izlediğini fark etmiş ve telaşa kapılmış

    Çoğu kimsenin bildiği, Hukuk Fakültesi öğretimüyelerinden birinin de anlattığı bir 911 vakası aklına gelmiş: ( Böbrekleri çalınan birisi ).

    Her neyse...

    Hemen kendisini alması için arkadaşına telefon etmiş.

    Arkadaşı gelmiş ve hastaneye gitmişler.

    Doktorun sözleri: Eğer eve gitmiş olsaydın bir daha uyanamazdın.


    Çünkü sana verilen uyku ilacı dozajı öldürücü düzeyde!'

    Bence mümkün olduğu kadar forward edelim!!!!


    Psk. Emel Kalınkılıç NOT: Kendinizi, sevdiklerinizi, yakınlarınızı düşünün!

    Olacak şey değil demeyin... !!! Bilgilerinize. .. Okuyun ve tanıdıklarınıza da anlatın.

    YER ISTANBUL....

    Bir genç deniz kenarında, bankta yorgunluğunu atmak için oturmaktadır.

    Bir müddet tek başına oturduktan sonra 20–22 yaslarında baksa bir genç yanına gelerek bankın diğer ucuna oturur. 2-3 dakika sonra bu gencin arkadaşları olduğu anlaşılan iki akranı daha gelir ellerinde 3 bardak çayla...

    Gençler birer bardak kendileri alırlar ve 3.bardağı daha önceden gelip oturmakta olan diğer arkadaşlarına ikram ederler.. Fakat yoğun ısrarlara rağmen arkadaşlarına çayı sevmediğini zaten bildiklerini, bu yüzden de o çayı boşa aldıklarını söyleyerek reddeder... O zamana kadar hiç bir diyaloga girmedikleri arkadaşıma dönerek: 'yaa hocam bu çayı aldık ama arkadaş içmeyecek... bari sen iç de israf olmasın' derler..

    İlk basta reddetse de ısrarlara dayanamayıp çayı alır ve içmeye baslar..

    Bu arada 3'lu, ne kadar yan yana olsalar da arkadaşımdan bağımsız olarak koyu bir sohbete dalmıştır.. çayın sonlarına doğru baş dönmesi hissetmeye başlar, tabii o an anlar başına bir bela aldığını.. üçü ise sohbetlerine bununla ilgilenmeden hala devam etmektedirler. .
    Baş dönmesi ve halsizlikle olduğu yerde durmaktadır. . Bir an kendine gelip bunlardan uzaklaşması gerektiğini düşünerek ayağa kalkar ve biraz ilerdeki otobüs durağına zorda olsa varır..

    Fakat 3'lu de bununla birlikte harekete geçmiş ve durağa gelmiştir...
    Otobüse binip koltuğa oturduğunda üçü de otobüse binip bunu rahatça görebilecekleri bir yere oturur..

    Fakat bu arada artik neredeyse bilincini kaybetmek üzeredir.. Büyük bir gayretle cep telefonunu çıkarıp (teknolojinin gözünü seveyim) arkadaşını arar, başına böyle bir iş geldiğini, o an otobüste olduğunu,falanca durakta ineceğini söyler..

    Durağa geldiğinde iner ve arkadaşının kucağına bayılır. . Arkadaşı ise bununla beraber inen 3'lüden şüphelenir. o an orda devriyede bulunan polise durumu bildirir Birlikte hemen bir taksiye binip hastaneye giderler..

    Acilde doktorlar imdada yetişir ve arkadaşının yanına gelerek:
    Arkadaşın intihar mı etti?' diye sorar. Neden böyle bir şey sorduğunu sorar doktora. Doktor; ' aşırı dozda ilaç almış. Gecikseydiniz kurtaramayabilirdik ' diye cevap verir..

    İşin daha ilginci ve can âlici noktasıysa bunların yakalanamaması bu 3'lünün ORGAN MAFYASI çetelerinden olduğu anlaşılır

    Yani hala ortalıklarda geziniyorlar.
    İzmit depreminde ölülere musallat olan organ mafyaları, işi daha da ileri götürerek canlı insanların peşine düşmektedir... Bu yasanmış bir olay..
    Herkesin çoluğu çocuğu ve yakınları var, özellikle İstanbul' Ankara' İzmir' dikkat etsin...
    Savaş, ekonomi, Kıbrıs derken hayatin detayları çok korkunç olabiliyor. Sağlıklı ve kazasız belasız günler dilerim..

    TANIMADIGINIZYABANCI KISILERDEN NE KADAR KALABALIK BIR ORTAMDA
    DAHI OLSANIZ KESINLIKLE YIYECEK, ICECEK V.S. KABUL ETMEYIN. ..

    ARTIK INSANLAR ÖLÜ -CANLI INSAN HAYVAN DEMEDEN ACIMASIZCA KATLEDİP PARAYA ÇEVİRMEYE BAKIYORLAR.. .

    BU MEİLİ TÜM SEVDIKLERINIZE, TANIDIKLARINIZA ILETIN. MEIL OKUYACAK DURUMDA OLMAYANLARA VE AILELERINIZE SOZLU OLARAK ANLATIN...

    LUTFEN ÇOK DIKKATLI OLUN...

    GaziUniversitesi Tip Fakultesi
    Prof.Dr.Murat SEVENCAN


     
  2. 1 Aralık 2008
    Konu Sahibi : ladyyuppi
  3. DEVDAS

    DEVDAS 29.05.2010... Üye

    Katılım:
    17 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.296
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    banada gelmişti canım bu mail bende çok etkilenmiştim kimseye güven olmuyor bu devirde
     
  4. 1 Aralık 2008
    Konu Sahibi : ladyyuppi
  5. ladyyuppi

    ladyyuppi namidiger platonik_ask ;) Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.323
    Beğenildi:
    83
    Ödül Puanları:
    153
    evet kimseye güven olmuyor gercekten
    özelliklede istanbuldakiler bunlara dikkat etmeli....
     
  6. 4 Aralık 2008
    Konu Sahibi : ladyyuppi
  7. BenSergu

    BenSergu SATRAB Pro Üye

    Katılım:
    3 Mart 2007
    Mesajlar:
    1.847
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    108
    bu tür mailler aşağı yukarı 10 yıldır e posta kutularında dolaşır durur , bundan 5-6 sene önce aynı mail bana gelmişti, 1 yıl sonra yine geldi son zamanlarda artarak ve çoğalarak neredeyse bütün forum sitelerinde ve mail kutularında çığ gibi büyüyerek karşımıza çıkmakda.
    burdan bu tür konuları silmekden ben yoruldum sağolun sevgili arkadaşlar siz göndermekden yorulmuyorsunuz..

    yaklaşık 15 dakikadır Gazi üniversitesinde böyle bir doktor varmı diye araştırıyorum ve izine rastlayamıyorum ,hadi gazi üniversitesinde yok diyelim,
    bu adam koskoca profesör olmuş , tıpla uğraşanlar hele de profesörlük seviyesine kadar gelebilenler bilimsel araştırma yapmak,
    makale yayınlamakla ,akademik araştırma ve yazılarla uğraşırlar. hiç olmazsa arada tayinleri çıktığında bile bir şekilde web'de internet de isimleri geçer.
    bu zat-ı muhteremin bu tür mailler göndermekden başka hiç bir şekilde izine rastlamadım

    ve yine bu mailde ismi geçen;
    Psikolog hanım Emel Kalınkılıç'ında adı hiç bir tıp içeriğinde yada herhangi bir akademik yerde ne tesadüftür ki tıpkı proföser dr. Murat Severcan, beyinki gibi geçmiyor..

    Arkadaşlar bu tür forwed mailler sizin bizim mail adreslerimizi kopyalayıp ele geçiren ve bizlerin
    e posta adreslerine gereksiz reklam vermek isteyen firmalara bizim email adreslerimizi parayla satan şirketlerin kurdukları tuzakdan başka bir şey değil ..
    bunu hala anlamamak da neden ısrar ediyorsunuz bende bunu anlamıyorum..

    Hangi gazete'de veya hangi tv programında bunlar gösterildi yada ispat edildi gören bilen varmı ?

     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.