Diyet Lifler ve Beslenmedeki Önemleri

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve yaren_76 tarafından 5 Mart 2007 başlatılmıştır.

    5 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    DıYET LıFLER VE BESLENMEDEKı ÖNEMLERı
    Giderek daha fazla yiyeceğimizin işlemden geçirilip posasından arındırıldığı günümüzde, tıp, "lif mucizesi" nin farkına vardı. Lifler, kendilerine, sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme tavsiyelerinin en tepelerinde yer bulmaya başladı. Midede doygunluk hissi meydana getirmesi, üstelik hemen hemen hiç kalori vermediği de düşünülünce, zayıflamak isteyenler için, lifi seçkin bir araç haline getirir. Ayrıca mide boşalmasını geciktirmesi,

    karbonhidratların da daha uzun bir sürede emilmelerine; bu da insülin alınımının daha kontrollü olmasına yardımcı olur. Bu durum, şeker hastaları kadar, zayıflamak isteyenler için de caziptir. Ama liflerin cazibesini en fazla artıran şey, LDL dediğimiz, damar sertliği ve kalp hastalığına yol açan kolesterolü azaltmasıdır. Özellikle suda çözünen lifler, barsaktaki safra asitlerine bağlanıp bunları devre dışı bırakırlar.

    Lifler diyetteki bitki materyallerinin endogenous bileşenleri olup insanlar tarafından sindirim sisteminde üretilen enzimlerin parçalamasına karşı dirençlidirler. Basitçe ifade edilirse, diyet lif selüloz, hemiselülöz, pektin ve lignin içerir. Bitkilerin diğer sindirilemeyen bileşikleri bitkilerin hücre duvarlarında bulunmaktadır. Guar gum, keçi boynuzu çekirdeği zamkı, yulaf zamkı ve pektin önemli oranda total ve LDL kolestrolu azaltmaktadır. Çözünebilir lif kalın bağırsaktaki fermantasyonu ve kısa zincirli yağ asitlerinin miktarını arttırır. Sistemde biriken tuzların uzaklaşmasına yardımcı olur ve kolestrol üretimini engeller. Çözünemez diyet lifin fazla miktarda alımının en önemli faydası artan bağırsak boşalmasının bir sonucu olarak rahatlık hissinin oluşmasıdır.

    Çözünemez diyet lifler yüksek su tutma kapasitesine sahiptir. Bu da daha yumuşak dışkı oluşumunu sağlar ve sistemden daha hızlı bir geçiş gerçekleşir. Daha yumuşak dışkı boşaltım için gerekli olan basıncın düşmesini sağlar. Böylece daha az kabızlık, diverticular hastalık, varisli damarlar, basur, fıtık, apandisit ve toplar damar iltihabı gibi hastalıklar görülür. Yaklaşık 2 milyon kişi üzerinde yapılan bir araştırmada gıdalardan toplam lif alımı yaklaşık iki kat arttırıldığında colorectal kanser riskinin yaklaşık % 40 azaldığı belirtilmiştir. Lif kullanımının hiatus (aralık) fıtığını engellediği de ileri sürülmektedir.

    Diyet lif tüketmenin yollarından biri diyet lif içeriği yüksek olan kepeği ayrılmamış hububat, baklagil, meyve ve sebzeleri doğal olarak tüketmek; bir diğeri ise lif içeriği arttırılmış, kullanıma daha uygun hale getirilmiş veya doğal kaynaklardan farklı bir formda lifçe zengin işlenmiş gıdalar geliştirmektir.

    Yapılan çalışmalardan da görüldüğü gibi ABD ve Avrupa’nın değişik bölgelerinde ve diğer gelişmiş ülkelerde lifli gıdalara karşı aşırı bir yönelme vardır. Bu amaçla değişik bitkisel kaynaklı lifler ekstrakte edilerek günlük tüketilen belirli gıdalara ilave edilmektedir. Türkiye’de ise henüz bu konu üzerinde ayrıntılı olarak durulmamış ve diyet lif üretimi ile ilgili ayrıntılı çalışmalar yapılmamıştır. Çalışmalar daha çok diyet liflerin faydaları üzerine ve diyetlerde kullanımı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bazı diyet lif içeren gıdaların üretiminde de gerekli materyaller yurt dışından getirilmektedir.

    Türkiye’nin önemli bir tarım potansiyeline sahip olması nedeniyle diyet lif kaynakları bakımından da zengin bir ülkedir. Hatta Türkiye’deki gıda işletmelerinin üretim artıkları en önemli diyet lif kaynaklarını oluşturmaktadır. Tahıl işletmeleri (buğday, çavdar,yulaf ve pirinç), malt işletmeleri, çay işletmeleri, tahin (susam) işletmeleri, bitkisel yağ (soya, ayçiçeği, mısır ve fındık) işletmeleri artıkları bu lif kaynakları arasında yer almaktadır. Sanayi işletmeleri artıkları yanında Türkiye’de yetişen ve önemli miktarlarda lif içeren bazı önemli bitkiler de lif üretimi için kullanılabilir (sinirli ot, keçi boynuzu ve Trabzon hurması gibi). Bu üretilen liflerin değişik gıdalarda özellikle de mükemmele yakın gıda olan süt ve süt ürünlerinde kullanılması toplumumuzun yeterli beslenmesi yanında sağlıklı beslenmesine de önemli katkıda bulunacaktır.

    Lif üretiminin diyet ürün, lif ihtiyacını karşılamak, diyabetik ve obez kişilerin rahatça tüketebilecekleri kaynaklar oluşturmak, fonksiyonel özelliklere sahip ürünlerin tüketimini özendirmek, süt ürünlerine olan talebi arttırmak gibi faydaları söz konusudur. Gıda sanayi artıklarının kullanımı ile atıl kaynakların değerlendirilmesini sağlamak, gıda sanayinin gelişmesine katkıda bulunmak, hızla gelişen diyet gıda pazarında ithal olarak görülen gıdalar ile rekabet edebilecek ürünler üretip ülke ekonomisi açısından döviz kayıplarını önleyip, gelir sağlamak, bilinen süt ürünlerine değişik lif kaynakları ilave ederek yeni ürünler geliştirmek ve bu ürünlerle ilgili olarak patent hakkı elde etmek, üretim hacmini artırarak yeni ürün ve sektörlerin gelişmesini sağlayarak iş imkanlarını arttırmak gibi ekonomik yönden faydaları vardır.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 28 Mayıs 2009