Diyet obez de yapar diyabet de

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve Elif tarafından 22 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    22 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.613
    Beğenildi:
    5.138
    Ödül Puanları:
    438
    Daha az yağ tüketmek kolesterolü düşürüyor ama gizli gizli şeker hastalığına neden oluyor
    Metropollerde yaşam o kadar hızlı akıyor ki; özellikle çalışan kesim düzenli yemek için kendine zaman yaratamıyor. Kimi sabah kahvaltı alışkanlığından yoksun, kimi öğle yemeklerini fast food ile geçiştiriyor.

    Akşam yemekleri ise mikrodalgada ısıtılan yemeklerle tamamlanıyor. ışte bu düzensiz beslenme nedeniyle ani kilo artışları meydana geliyor. Bu da; ya obezite tehlikesini ortaya çıkarıyor ya da şeker hastalığının beraberinde başka hastalıkları.

    Geo dergisinin ‘Diyetler Neden Şişmanlatır' başlıklı haberde de buna ilişkin ilginç göstergeler yer alıyor. Kilodaki şiddetli iniş-çıkışların sağlık için risk oluşturduğu, araştırmalarla kanıtlamış durumda.

    Belirli ölçüler içinde zayıf olmak kuşkusuz sağlıklı ama zayıflamak ille de sağlıklıdır diye bir şey yok. Çünkü diyetlerin bir yığın yan etkisi olabiliyor. Bunlar arasında vitamin ve besin eksikliği, ruhsal değişiklikler, dolaşım bozuklukları, doğurganlığın azalması, hatta aşırı durumlarda safra kesesi taşları, osteoporoz ya da kalp ritim bozuklukları sayılabilir...

    Obezler de diyabet adayı

    Bunun yanı sıra, yüksek tansiyon yüksek kolesterol değerleri gibi belirgin bireysel risk faktörünün bulunması ya da kan şekeri değerlerinin yüksek olması durumunda zayıflamak mantıklı sayılıyor... Genetik risk taşıyan, yani ebeveyninden ya da kardeşlerinden biri diyabetli olan her fazla kilolu için geçerlidir bu.

    Obezler, diyabet adaylarıdır. Ama taşıdıkları risk; her dört kiloluk kayıpta yarıya iner. Ancak diyetlerin gerçekten de uzun vadede kilolara ve sağlık risklerine karşı yarar sağlayıp sağlamadığı kuşku götürür...
    University of Pennsylvania'da beslenme bozuklukları uzmanı olarak çalışan Thomas Wadden'ın, 1966-2003 arasında ortaya çıkan diyet programlarıyla ilgili yaptığı 108 incelemede, yalnızca 10 diyet programı bilimsel standarda uygun, ciddiye alınabilecek başarı oranı kontrolüne tabi tutulmuştu. Bunlar arasında en başarılı olan 'Weight Watchers' diyetiydi. Ancak onun da ancak kısıtlı bir etkisi vardı...

    Bu etki de, böyle bir diyetin bitiminden iki yıl sonra katılımcıların ortalama yüzde 3.1 oranında kilo kaybetmiş olmalarıydı. Geri kalan diyetler daha da az başarı sağladı. Hemen tüm programlarda katılımcılar ilk yıl, önceden verdikleri kilonun üçte birini yine aldılar!

    ıkinci yıl ise üçte ikilik arayı da kapadılar. Wadden, katılımcıların beş yıl içinde başladıkları noktaya geri döndüklerini söylüyor... Bu araştırma sonunda Wadden, diyet endüstrisini zayıflama yöntemlerinde asgari standardı garantileyecek bir kodeks için ikna etmeye çalıştı, ancak bu çaba sonuç vermedi.

    Fazla kilo korkusu, bir süre sonra hayatımıza bitkisel yağları soktu. Ancak sonunda onlar da, (bu iddia için hiçbir kesin kanıt bulunmasa da) kalp hastalığına yol açmakla suçlandı. Oysa sonraları araştırmacılar, bitkisel yağların, damar duvarlarının korunmasına ve esnek kalmasına katkıda bulunduğunu keşfetti. Ancak, o dönem bu konuyla ilgili yapılan açıklamanın, daha geniş kitleleri etkilemek amacıyla kısaltıldığı yolunda söylentiler var. Verilen mesaj da şuydu: 'Yağ kötüdür!'

    Bunun üzerine Amerikan Sağlık Birliği, günlük enerji alımında yüzde 40'ı aşan yağ oranının yüzde 30'la sınırlandırılmasını ve bunun yerine makarna ve patates gibi karbonhidrat bakımından zengin besin maddelerinin daha çok yenmesini ısrarla tavsiye etti.
    Çok geçmeden bu tavsiyelerin de tehlikelerle dolu olduğu ortaya çıktı. Çünkü 1990'ların başlarında yeni araştırmalar gösterdi ki; yağın daha az tüketilmesi kolesterol oranını düşürüyordu ama kanda kolesterol taşıyan moleküllerin oranı düşmüyordu. Aynı zamanda artan karbonhidrat tüketimi, kanda bulunan ve kalp riskini artıran trigliseritlerin oranını da yükseltiyordu.

    Beyaz un glikoza döner

    Düşük yağ tüketimi teorisi, diğer taraftan da topa tutuldu... Bunun nedeni ise 90'lardan sonra sanayileşmiş ülkelerde şeker hastalarının sayısının artması oldu. Önceleri sağlıklı olduğu gerekçesiyle önerilen karbonhidratlar, bunda belirleyici role sahip. Çünkü beyaz un ve şeker kanda hızla glikoza dönüşüyor. Bu da; pankreası, şekeri hücrelere iletmesi için insülin üretmeye teşvik ediyor... Kanda dolaşmaya devam eden şeker, pankreasın daha çok insülin üretmesini sağlıyor. Ve sonuçta, kalp ve damar duvarları zarar görüyor.

    Ne var ki bugün birçok beslenme uzmanı, karbonhidratları belli bir miktarda gıda maddesinin kan şekeri oranı üzerindeki etkisini tanımlayan glisemik endekse göre değerlendiriyor. Düşük glisemik endeksli gıda maddelerini destekleyen diyetlerin başında ise Gliks, South Beach, Montignac ya da Logi diyeti geliyor.

    Yağ ve karbonhidratların rolü konusunda yaşanan fikir ayrılıkları ise şunu ortaya koyuyor: Beslenmenin tarihi, sürekli düzeltmelere tabi tutulan teoremler ve yarım yamalak bilgiler içeren, genelinde mantıksız olduğu sonradan belirlenen bir kurallar silsilesidir
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 28 Mayıs 2009
    gulummse bunu beğendi.
  2. 2 Nisan 2014
    Konu Sahibi : Elif
  3. gulummse

    gulummse Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2011
    Mesajlar:
    433
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    63
    gerçekten süper bir paylaşım özellikle yağ konusunda zeytinyağ üreten bir ülkeyiz ama en az da tüketen ülkeler arasındayız bu konuda bizlere yıllarca margarinleri bitkisel yağların vs sağlıklı olduğunu pompalayanlar bunu bilinçli yapmış insan sağlığıyla oynamaktan hiç çekinmemiştir sistem gereği bu iş hemen hemen her konuda böyle işliyor diyet sektöründen ilaç sanayiye kadar her türlü kazanım devam ediyor ama bizler hala moda olanın arkasından gözü kapalı gidiyoruz hemen hemen her konuda konumuz diyet sağlıklı beslenme olduğu için buradan örnek verirsek elma yemeyi bıraktık elma çayı içiyoruz sarımsak yemiyor çayını içiyoruz yani bu çoğaltılabilir tabi gene birileri kazanıyor yıllar sonrada bunların sağlıksız olduğunu duyar başka modaların arkasından koşarız hepimize kolay gelsin :KK16:
     
  4. 22 Temmuz 2014
    Konu Sahibi : Elif
  5. bebekevinora

    bebekevinora Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    205
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    bunun için sanırım doktor kontrolünde diyet yapmak çok önemli.