Diyetisyen Dilara Koçak'dan Sağlıklı Zayıflamanın Sırları

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve dids tarafından 18 Mart 2008 başlatılmıştır.

    18 Mart 2008
    Konu Sahibi : dids
  1. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    40 yaşındaki birinin, 20 yaşındaki kilosuna inmek için ısrar etmesinin çok büyük zararları olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Dilara Koçak, 'Menopoz ve ciddi bir osteoporoz riskiyle karşılaşabilir. Ayrıca diyetler bırakıldığında ise kilolar hemen geri alınır' diyor..

    Doğru kiloyu hedefleyin

    Fazla kilolarımız başımızı daha çok ağrıtmaya başlasa da aşırı kilo ve obezite her şeyden önce bir sağlık problemi. Eğer hedef birkaç kilo vermekse yediklerimize dikkat ederek, bol su içerek, yaşımıza uygun spor yaparak belki bu kiloları verebiliriz.

    Ancak bahsettiğimiz çok büyük kilolarsa, bir uzmana ya da bir doktora danışmakta fayda var. Bilinçsizce yapılan bir diyet geri dönüşü mümkün olmayan sorunlara neden olabilir. Mezura Diyet Kliniği'nin sahibi Uzman Diyetisyen Dilara Koçak artık ideal kiloyu belirlerken sadece boyu değil, kişinin bel çevresini ve birçok laboratuar değerlerini baz aldıklarını söylüyor. Birçok ünlüyü zayıflatan Koçak, sağlıklı zayıflamanın sırlarını anlattı

    KADIN VE ERKEK

    Kadınlar, genelde 30 yaşına gelince 25 yaş kilosunu hedef koyuyor ve yaşının ilerlemesini kabul etmeyip 35 yaşından sonra sürekli kilo problemi ile yediklerini sorguluyor. İlerleyen yıllara karşı mücadele için doğru beslenme ve düzenli egzersizi seçmek gerekiyor.

    Erkekler genelde asker dönüşü işe başlayınca kilo alıyor. Çünkü hareketleri azalıyor, kas kütlesi kaybı ile birlikte ilerleyen yaşlarda metabolizma yavaşlıyor. Düzenli egzersiz yapanlar yaşlarından daha genç ve bir vücuda sahip olabiliyor.

    Her şeyden önce yaş, cinsiyet, egzersiz düzeyi belirlenmeli. Elde edilen verilerle kişiye özel bir reçete hazırlanmalı. Doğum ağırlığı neydi, ne zaman kilo almaya başladı, kan tahlil sonuçları nasıl, sabah kaçta uyanır, kiminle nerede yemek yer gibi bazı bilgiler edinmek gerekiyor. Bütün bunların ardından vücut yağ, kas ve su oranını belirleyip daha sonra diyet reçetesi yazılmalı. Doktor ve psikolog desteğini de sağlıyoruz ki kalıcı ve en sağlıklı çözümü elde edebilelim.

    Sağlıklı bir vücut ağırlığının göstergesi tek başına kilonuz değildir. Önceleri ideal ağırlık boy uzunluğuna göre hesaplanmaktaydı ancak şimdi kontrol edilmesi gereken birçok değer var. Bel çevresi kalp hastalığı riskini belirlemede önemli bir gösterge. Kadınların 88 cm. erkeklerin 102 cm sınırını geçmemesi gerekiyor. Vücut ağırlığı ise tek başına gerçek bir anlam ifade etmiyor.

    Önemli olan ağırlığınızın yüzde kaçlık kısmının yağ olduğu. Şişmanlık vücuttaki yağ miktarının artmasıdır. Bu sebeple zayıflama tedavisinde de hedef yağ dokularının azalmasıdır. Kişi kas dokusu ve su kaybediyorsa verdiği kilolar sağlıksız olmasına yol açar. Bu tür kilo kayıplarında en tipik gösterge, yüzün küçülmesi kolların incelmesi ancak sorunlu bölgelerin istenilen formda olmamasıdır. Bu diyetler bırakıldığında kilolar geri alınır.

    Kadınların vücutları çok iyi olsa bile yüzde 76'sı sürekli diyet yapma fikriyle yaşıyor, vücudundan memnun olan kadın sayısı çok az. Oysa mutlu oldukları gerçek kiloya indikten sonra bu düşünceyle yaşanmamalı. Tüm problemlerinizi kilo verince düzelecekmiş gibi odaklamayın. Diyetteki hatalarınızın nedenlerini bulmaya gayret ederek tekrarlamamaya çalışın, daha sonra kalıcı beslenme alışkanlıklarını hedefleyin.

    Diyette yasak, programın başarısız olmasına sebep olur. Bu nedenle ölçülü miktarda her türlü yiyecek bulunan programlara güvenin.

    Diyet uygularken...

    # Domates, salatalık, marul, kıvırcık, roka, yeşil soğan, maydanoz gibi salata türü yiyecekler istenildiği kadar yenebilir.

    # Sebze pişirirken 1 kilo sebzeye 2 yemek kaşığı yağ konmalıdır.

    # Şekersiz olarak açık çay, meyve çayları, ıhlamur serbesttir.

    # Öğle ve akşam öğünleri yer değiştirebilir. Ara öğünler atlanılmamalı.

    # Salatalara 1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya 5 zeytin ilave edilebilir.

    Diyet yaparken olmazsa olmazlar

    # Besin seçiminde denge yaratın. Çok yağlı yemek yediğiniz öğünden sonra aynı gün tekrar yağ tüketmemeye çalışın.

    # Eğer bir adet çikolata ile yetinemiyorsanız arkasından ekşi bir şey yiyerek çikolata tadını yok edin.

    # Gerçekçi olun, tatilde kilo vermek yerine aynı kiloda kalmayı hedefleyin.

    # Hafif bir başlangıç ardından pizza veya büyük bir ana yemeği iki kişi paylaşmayı deneyin.

    # Kilolarınıza dikkat ettiğinizi arkadaşlarınıza söylemeyin. Böylece odak noktası olmayıp rahat davranabilirsiniz.

    # Su içmek için kesinlikle susamayı beklemeyin. İdrar renginiz koyu sarı ise yetersiz su alıyorsunuz demektir.

    # Alkol tüketimini mümkün olduğunca azaltın, alkolün 1 gramında 7 kalori enerji vardır. Alkol ile beraber fazla kuruyemiş tüketmeyin.

    # Dengeli beslenmeyi unutmayın ve akşam yemeğinde gün boyu tükettiğiniz besinleri düşünerek seçim yapın.

    # Salatanıza sos olarak zeytinyağı ve limon tercih edin. Ancak kendiniz

    # 1 tatlı kaşığı isteyerek önce ölçüp daha sonra ilave edin. Garsona emanet etmeyin.

    # Tatlıya geçmeden önce 20 dakika bekleyin. Bu sürede beyin doyduğunuzun sinyalini alacaktır. Böylece gereksiz şeker ve yağ almamış olursunuz.


    (alıntıdır)
     
  2. 18 Mart 2008
    Konu Sahibi : dids
  3. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Kadınlık hormonu östrojenin tüm kadınlara armağanı selülit, genç-yaşlı herkesin ortak sorunu. Selülitle mücadelede en önemli nokta ise düşmanı tanımak ve önlem almak.


    Antioksidan ve sıvı tüketin selüliti yenin

    Selülit kadınların yüz 80'inde görülen bir problemdir. Ergenlik çağından itibaren tedbirli olmak gerekir. Kadınların erkeğe göre daha yağlı bir vücut ancak daha güçsüz kas yapısında olmasının yanı sıra hormon yapısı ve kilo koruma güçlüğü selülit oluşumu için önemli bir sebeptir.

    Bütün bunlar selülit ile mücadelede dikkatli olma gereğini doğurur. Selülit oluşumuna etki eden etmenleri iyice tanımak ve önlem almak en etkili çözümdür. Çünkü selülit tedavisine erken evrede başlamak daha iyi sonuçlar verir. Hareketsiz yaşam, rafine besin tüketiminde artış ve kişilerin kendisine gereken özeni göstermemesi selülit oluşumu için en temel sebeplerdir. İşte vücudumuzun ilk işaretlerini 20-30 yaşları arasında vermeye başladığı selülitin başlıca nedenleri:

    Kilo alma: Yağ hücrelerine ne kadar çok yağ depolanırsa selülit o kadar belirginleşir.

    Yanlış beslenme: Karbonhidrat ve yağ ağırlıklı yanlış beslenme, selülit sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

    Hareketsizlik: Kas dokuları yerini yağ dokularına bırakıyor. Aynı zamanda bu da kan dolaşımını olumsuz etkiliyor.

    Sigara: Nikotin kan damarlarını daraltıyor. Hücrelerde tutunan fazla su cilt yüzeyinde dalgalanmalara neden oluyor.

    Selülit oluşmaya başladığında vücutta kan dolaşımı sorunları ortaya çıkıyor ve durum giderek kötüleşiyor. Çünkü gittikçe şişen yağ hücreleri kanın damarlarda dolaşımını engelliyor ve vücuttaki su çevredeki dokularca tutularak cildin görüntüsünün bozulmasına yol açıyor. Cilt dalgalanmalarını kollar ve göğüslerdeki elastikiyet kaybı izliyor.

    Selülit tedavisinde diyetin rolü sadece diyetle selülitleriniz azalmaz, ancak selülit oluşumu ve ilerlemesine karşın önemli bir destektir. A, C, E vitaminleri yani antioksidantlar ve bol sıvı tüketimi selülit tedavisinde önemlidir. Üzüm, greyfurt, kiraz, portakal, kivi, tam buğday ürünleri mutlaka selülit diyetinde olmalı.

    Selülit diyeti yaparken...

    # Şekerli içecekleri ve tuzu azaltmak gerekir
    # Yağlı besinler azaltılmalı
    # Rafine edilmiş karbonhidrat yerine tam buğday ürünleri ve kuru baklagiller tercih edilmeli
    # Egzersiz mutlaka yapılmalı ve sigaradan uzak durulmalı
    # Alkolden uzak durup kafein alımını azaltmak da önemli
    # Her gün 1 gr. C vitamini alınabilir
    # Her gün en az 1.5-2 litre su içilmeli. Özellikle kış ayları cilt için de en zorlu dönemdir. Bu mevsimde cildiniz susuz kalabilir, her zamankinden daha fazla su içmelisiniz.


    Doğru adımlar atın kilo vermenizi kolaylaştırın

    Rafine edilmemiş tam tahıl ürünleri, kepekli pirinç, bulgur, tam buğday ekmeği, baklagiller gibi lifli besinlerle beslenenlerin kilolarını korumaları daha kolaydır ve bu kişilerin bel ölçüleri diğerlerinden daha incedir. Ayrıca bu tip besinlerin, uzun süre tok tutma, kansere karşı koruyuculuk, bağırsakları çalıştırma, vitamin, mineral yönünden zengin olmaları da çok önemli.

    Yapılan bir çalışmaya göre stresli dönemlerde yağ depolamada artış olabiliyor. Stresle baş etmeyi öğrenmeye çalışın ve vücudunuz iyi bakın. Bunun için yoga yapabilirsiniz. Düzenli bir kan şekeri seviyesi depresyon ve yorgunlukla mücadelenizin 'olmazsa olmaz'ıdır. Kan şekerinizde düşme eğilimi varsa ve hipoglisemik atakları sürekli olan biriyseniz beslenme planınıza özel bir dikkat göstermelisiniz.

    Düşük glisemik indeksli besinlerin kan şekerinizi desteklediğini, glisemik indeks değeri 50'den fazla olanların hipoglisemiyi tetiklediğini bilmelisiniz: Şeker, bal, pekmez, pasta ve gofretler, her türlü şekerlemeler, şeker ve yağ ilave edilmiş sulu besinler, incir, muz, karpuz yüksek glisemik değeri olan besinlerdir.

    3 saat arayla beslenin daha çabuk zayıflayın. Miktarları 5-6 öğün olacak şekilde ayarlamaya çalışın az ve sık beslenin. 3 saatten fazla aç kalmayın, uzun süreli açlık sonunda bazal metabolizma hızı yavaşlar. Ana öğünlerin ara öğünlerle desteklenmesi, metabolizma hızınızı artırarak kilo vermenize yardımcı olacağı gibi, kan şekeri düzenini de sağlayarak daha çabuk doymanızı sağlar.

    Akşam yerine sabah yapacağınız egzersiz ya da yoga ile daha fazla yağ yakabilirsiniz.



    Detoks yapın

    Her gün 5 porsiyon sebze meyve tüketemeyen, yeterli su içmeyen, çok yoğun alkol ve kafein tüketen, aşırı stresli çalışan, sık seyahatleri olan, ödem, gaz ve şişkinlik şikayeti yaşayanlar, sabahları zor uyanıp halsizlik hissedenler, kilo vermekte zorlananlar detoks yapabilir. Düzenli olarak en az yılda iki kez yapılmalı, özellikle de mevsim geçişlerinde. Şehir yaşamı bizi buna zorluyor, bir hafta-on gün süreyle, vücudunuzu dinlendirmek ve ihtiyacı olan doğal besinlerle ödüllendirmek ve arındırmak sizi hastalıklara karşı koruyan bir doping gibi de düşünülebilir.


    (alıntıdır)
     
  4. 27 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : dids
  5. almagester06

    almagester06 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    2 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.582
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    Her salata zayiflatmaz!
    Amerikan Hastanesi Diyet Bölümü Sefi Dilara Koçak: "Günde 7 ögünle,
    ekmegi, markarnayi, pilavi kesmeden üç haftada 5 kilo vermek mümkün"

    Ekmegi makarnayi kesmeden zayiflayin

    Ekmegi, makarnayi, pilavi kesmeden, ögün sayisini 6 - 7'ye çikararak
    saglikli kilo vermek mümkün... Bu iddiayi ortaya atip kanitlayan Vehbi Koç
    Vakfi Amerikan Hastanesi Diyet Bölümü Sefi Uzman Diyetisyen Dilara
    Koçak'la saglikli bir diyetin nasil olmasi gerektigini ve dikkat edilmesi
    gerekenleri konustuk...

    Yaz diyeti nasil olmali?
    Limon yaglari yakar mi? Ekmek yemesem kaç kilo veririm? Bir bardak suyun
    içine bal koyup içersem yaglarim erir mi? Bu tip sorular çok geliyor...
    Ancak hiçbirinin dogruluk payi yok. Önemli olan yagi azaltmak, her seyden
    yemek, dengeli yemek.

    Bir haftada kaç kilo vermek dogru?
    1 haftada 5 kilo verebilirsiniz. Ama 5 yilda aldiginiz kilolari 5 günde,
    15 günde vermek mantikli degil. Bu nedenle verilen diyet progr*****n
    dogru oldugundan emin olmaniz, kendinize bazi sorular sormaniz gerekiyor.

    Aç kalmak çare mi?
    Kilo kaybetmek için evet. Ancak zayiflamak için hayir. Terazi ibresinin
    inmesi için 24 saat aç kalmaniz yeterli. Ne var ki bu sahte bir zafer.
    Çünkü bu yöntemle vücut su kaybina ugruyor ve kaslar küçülüyor ama yaglar
    erimiyor. Biz 5 kilo zayiflamalisiniz demiyoruz 5 kilo yag fazlaniz var
    diyoruz. Çünkü kilo vermekle yag yakmak ayni sey degil.

    'Önemli olan yag yakmak'
    Yaglari yakmak için ne yapmaliyiz?

    Öncelikle vücudun yüzde kaçinin yag oldugunu bir uzman diyetisyenin
    ölçmesi lazim. Bunun için çesitli yöntemler var. En sik kullanilan
    yöntemde vücuda hafif bir elektrik akimi veriliyor, akim bütün vücudu
    dolasirken yagin oldugu bölgelerde akima karsi bir direnç olusuyor.
    Tartiya benzer bir cihazin üstüne çikiliyor. Akim bir ayaktan giriyor
    vücudunuzu dolasip diger ayaktan çikiyor. Kisinin boyunu, yasini,
    cinsiyetini, spor yapip yapmadigi bilgilerini giriyorsunuz. Böylelikle
    vücudun yüzde kaçinin yag oldugunu söylüyor size.

    Nasil yag kaybederiz?

    Vücuda disardan karbonhidrat vermek zorundayiz. Çünkü beynin tek
    kullandigi madde glikoz. Eger vermezseniz vücut karacigerdeki glikojen
    depolarini, kandaki sekeri kullanir. Hiçbir sey bulamazsa kastaki
    karbonhidrati kullanir. Iste kasin içindeki karbonhidrati kullanmak demek
    sizin kas yiyor olmaniz demek. Kaslar yagi yakan fabrikalar. Ne kadar
    kasiniz varsa o kadar çok yagi yakarsiniz. Ama kas kaybederseniz
    fabrikada yagi yakan isçileri de kaybedersiniz. Önemli kilonun yagdan
    gitmesi. Bu nedenle disardan belli miktarda karbonhidrat vermeliyiz.
    Insanlar ekmegi, pilavi, makarnayi, patatesi kesiyor. 1 haftada 3 kilo
    verince mucize oldu saniyor. Mucize filan yok. Kaslarini yiyor. Kas
    gittikçe su da gidiyor. O yüzden diyette ekmek çok önemli.

    'Grissini'ye dikkat
    Neden ekmekten vazgeçilmemeli?
    Ekmegin içinde çok degerli olan B vit***** var. Üstelik yag yok içinde.
    Kepek ekmegi yiyorsaniz lif içeriyor ki bu da çok faydali. Ekmek yemeyip
    krik krak, grissini yiyenler var. Bunlarin içinde yag var, daha zararli.

    Kaç saatte bir yemek yemeli?
    Mutlaka 6 - 7 ögün yemeli. 3 saatte bir yediginizde bir sonraki ögünde
    daha az acikmis olur ve daha az yersiniz. Kan sekeriniz düsmez, tatli
    ihtiyaciniz daha az olur. Yapilan çalismalarda ayni kaloriyi almalarina
    ragmen 6 ögün yiyenlerin 3 ögün yiyenlere göre kilo verdigi ortaya çikti.
    Aksam üzeri, kan sekerinin en çok düstügü saatlerdir, ara ögün kesinlikle
    atlanmamali. Yoksa aksam yemeginde doymasina imkan yok.

    Kan sekerinin düsmesine karsi ne yapmali?
    Kan sekerinde ani inis çikislar olanlar 2.5 saatten fazla aç kalmamali.
    Kan sekeri düstügünde tatli yememeli. Ara ögünlerde tek basina
    karbonhidrat, meyve yememeli. Tatli ihtiyacini tekrar tetiklemis
    olursunuz. Birden çok yüksek miktarda seker yüklenir ve insülin çok
    salgilanir. Bu da kan sekerinin tekrar ani düsüsüne, dolayisiyla tekrar
    tatli ihtiyaci hissetmeye neden olur. Kisacasi ne kadar çok tatli
    yerseniz o kadar çok tatli ihtiyaci olur. Tatli yerine ekmek, peynir vb.
    yemeli.

    6-7 ögünün avantajlari nelerdir?
    Kan sekerini dengede tutar, çok sik acikmayi engeller, atistirma, abur
    cubur aliskanligi olanlar için idealdir, metabolizmayi hizlandirir.

    Kilo verdiren salatalarin sirri
    "Ben hiçbir sey yemiyorum, sabah, ögle-aksam salata yiyorum" diyenlerin
    çogu zayiflayayim derken kilo aliyor. "Artik salatalar baslibasina birer
    yemek. Salatanin içindekiler ve sosu önemli" diyen Dilara Koçak su
    noktalara isaret ediyor:
    * Salatalarda mayonezli sos yerine zeytinyagi- limon kullanin.
    * Eger disarda yiyorsaniz zeytinyagini kendiniz koyun. (1-2 tatli kasigi
    kadar)
    * Tansiyon sorununuz yoksa tuz-sirke koyabilirsiniz
    * Salata peynirli, tavuklu, somonlu ya da ton balikli olabilir. Ton
    balikliysa ekstra yag koymayin.
    * Salatanin içinde misir, patates varsa yaninda ekmek yemeyin. Misir ve
    patetes ekmek yerine geçer. Peynirliyse 1-2 dilim ekmek yenebilir. *
    Domates, salatalik ve yesillikten olusan yesil salata serbest.


    alıntıdır
     
  6. 29 Eylül 2008
    Konu Sahibi : dids
  7. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238
    Fazla kilolarından şikayet eden birçok kişi, zayıflamayı hedeflediğinde makarna, pilav ve ekmeği bir anda hayatından çıkartıyor. Oysa kulaktan dolma bilgilerle yapılan bu diyetler hem zayıflatmıyor hem de vücudu ihtiyaç duyduğu karbonhidratlardan yoksun bırakıyor

    Zayıflamak isteyenler, her çözüm önerisine kulak kabartıyor, komşuların, arkadaşların tavsiyesiyle diyet yapmaya çalışıyorlar. Kulaktan dolma bilgilere itibar edenler, hem zayıflayamıyor hem de ihtiyaç duydukları besinleri alamıyorlar. VKV (Vehbi Koç Vakfı) Amerikan Hastanesi'nden Diyet Uzmanı Dilara Koçak, 'Makarna, pilav, ekmek gibi karbonhidratlar diyetten tamamen çıkarılmalı' düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çekerek şöyle diyor: 'Diyet yapan kişilerin düştüğü en önemli hatalardan biri vücuda yeterli miktarda karbonhidrat vermemektir. Diyete başladığı zaman ekmek, pilav, makarna, patates, mısır gibi besinleri kesen kişilerin metabolizması ihtiyacı olan karbonhidratı önce kandan almaya çalışır. Glikoz oranı inince kan şekeri de düşer. Sonrasında vücut, kas içerisindeki karbonhidratı kullanmaya başlar. Bu durum kas kaybı anlamına gelir. Vücut beraberinde su da kaybeder. Yani diyette karbonhidratı kesen kimse tartıdaki sonucu görünce kilo verdiği yanılgısına düşer ancak gerçek olan vücudun kaybettiği yağ değil, kas ve sudur.'

    Diyet Uzmanı Dilara Koçak, doğru bilinen yanlışlar hakkında da bilgi veriyor:

    YanlIŞ: Sadece protein ağırlıklı diyet zayıflamayı hızlandırır.

    DoĞru: Proteinin vücut mekanizmasını hızlandırdığı doğrudur ancak sürekli protein almak kas dokularını eksiltir ve su kaybına sebep olur. 1 gr. kas dokusu kaybı yaklaşık 2.7 gr. su kaybına neden olur. Yağsız doku kitlesi kaybı metabolik hızı düşürür. ınsanlar tartıya çıktığı zaman kilo verdiklerini zannederler ancak metabolizma yavaşladığı için diyet sonrasında hızlı bir şekilde kilo alırlar.


    YanlIŞ: Çeşitli egzersiz ve diyetlerle bölgesel zayıflama sağlanır.

    DoĞru: Çeşitli egzersiz ve diyetlerle bölgesel zayıflama mümkün değil. Çünkü bütün insanların birer genetik şifresi ve vücutlarının belli bölgelerinde yoğunlaşan yağ hücreleri vardır. Fazla olan besinler, herkeste farklı bölgelerde bulunan hücrelerde toplanır. Kişi kilo verdiğinde vücut tipinde hiçbir değişiklik olmaz.


    YanlIŞ: Meyve, yemekten iki saat sonra yenir. Yoksa yenilenler yağa dönüşür.

    DoĞru: Meyvelerin glisemik endeksinin bazı besinlere göre yüksek olmasından dolayı hızlı şekilde kan şekerini yükseltme özellikleri vardır. Kan şekeri yükseldiği zaman insülinin salgılandığı ve yemeğin yanında alınan meyve nedeniyle de bütün yenilenlerin yağa dönüştüğü iddia ediliyor. Ancak vücut ihtiyacı olan enerjiyi yemekten alır. Eğer kişi normalden fazla yerse meyve olsa da olmasa da fazla besinler yağa dönüşür; buna paralel olarak kişi ihtiyacı olan enerjiyi az bir yemek ve yanında meyveyle tamamlıyorsa yediği besin enerji olarak kullanılacağı için yağa dönüşmez. Genelde bizlerin meyveyi öğün aralarında önermemizin sebebi ise meyvenin, yanında proteinli bir gıda ile tüketildiğinde kan şekerini dengelemesi ayrıca aç karnına yenilen meyvedeki vitamin ve minarellerin daha iyi emilebilmeleridir.


    YanlIŞ: Tek öğün yemek yiyerek kolayca zayıflayın.

    DoĞru: Vücudun kilo almasına neden olan en önemli etkenlerden biri, onu bütün gün aç bırakıp sadece akşamları yemek yemektir. Çünkü yaklaşık 20 saat aç kalan vücut bu durumun devam edeceğini düşünür ve savaşa hazırlanır gibi yediklerini depolamaya başlar. Sonra 4 saat içerisinde gelen besinler yağ olarak depolanır. Bu konuda diyetisyenlerin tavsiyesi vücudu uzun süre aç bırakmamak ve mutlaka her 3-4 saatte bir şeyler yemektir.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010