Diyetle İlgili En Çok Sorulan Sorular

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve seaBahAR tarafından 17 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    17 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Diyet yaparken karşılaştığımız sorunlardan biri de, neyi ne kadar yiyeceğimiz. Günlük almamız gereken kalori ve yağ miktarından, karnımız açlıktan kazındığında ne yiyeceğimize ya da kalsiyum ihtiyacımızı mutlaka sütten mi alacağımıza kadar pek çok soru aklımızı kurcalar.

    ışte, diyetle ilgili en çok sorulan sorular ve yanıtları:

    1- Yumurta kolesterol açısından kötü mü?:
    Yumurta tüketiminde ölçülü olduğunuz sürece hayır. Yumurta, vücudunuz için gerekli olan protein, K vitamini, riboflavin ve selenyumu sağlamak için mükemmel bir kaynak. Yapılan araştırmalar, yumurta sarısının 213 mg kolestrol içeriyor olmasına karşın, haftada 2 adet yumurta yemenin kandaki kolesterol düzeyi üzerinde hiçbir olumsuz etkide bulunmadığını gösteriyor.

    2- Günde kaç kalori almalıyım?:
    Öncelikle, dengeli bir beslenme programı uygulayarak vücudunuzdaki her yarım kilo için 10 kalori almalısınız. Buna, günlük aktivite durumunuza göre, 400-700 kalori daha eklemelisiniz. Sözgelimi 65 kiloda aktif bir kadının günlük alması gerekli kalori miktarı 2000 civarındadır ve bu kişinin, haftada bir kilo vermek istediğinde, günlük kalori miktarından 500 kalori daha az beslenmesi yeterlidir. Eğer siz daha kalıcı çözümler istiyorsanız, diyetiniz boyunca günlük kalori miktarından 250 kalori indirin ve 250 kaloriyi yaktıracak kadar da egzersiz yapın.

    3- Kilo vermek isterken günlük almam gereken ortalama yağ miktarı ne kadardır?:
    Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, günlük aldığınız kalori miktarının yüzde 15'i, diyet yapıyor olun veya olmayın her iki halde de yağlardan sağlanıyor. Bu miktar; kalp krizi, obezite ve diyabet riskini en aza indirmek için yeterli. Sözgelimi, bin 500 kalorilik bir diyet yapıyorsanız alabileceğiniz yağ miktarı 50 gramla sınırlı.

    4- Karbonhidrat niçin egzersiz için de büyük önem taşır?:
    Vücudumuzda glikojen olarak depolanan karbonhidratlar, kas gücünü arttırmada son derece önemli rol oynar. Ayrıca, aşırı olmamak kaydıyla vücudumuzda depoladığımız yağlar da aynı etkiyi gösterir. Kas gelişiminde önemli rol oynayan glikojeni vücudunuza tedarik edebilmek için, egzersiz çalışmalarınız sonrası karbonhidrat içeren yiyeceklerden yemelisiniz. Mesela 90 dakikalık bir egzersiz sonrası, fırınlanmış patates, bir porsiyon meyve veya kepekli krakerler iyi birer seçim.

    5- Kahvede bulunan kafein kemiklerimi zayıflatır mı?:
    Hayır. Çok aşırı miktarda kahve içmiyorsanız böyle bir durum söz konusu değil. Gene de kafeinin kemikleriniz üzerindeki zararlı etkilerinden endişe duyuyorsanız, kahvenizi sütle içmeyi deneyin.

    6- Yüksek tansiyon problemim yoksa tuza dikkat etmeme gerek var mı?:
    Tuz, şeker ve un, üç zararlı beyaz. Bu nedenle, kullanacağınız tuz hep az olmalı.

    7- Besleyici değerleri bakımından vücudum için en yararlı 5 sebze hangisi?:
    ıster koyu yeşil olsun isterse kırmızı, isterse portakal rengi veya sarı, bütün sebzeler harika birer besleyici ve vücudumuzu hastalıklara karşı dirençli hale getiriyorlar. Herbirinin ayrı yararları olmakla birlikte, düzenli olarak alındıklarında vücudumuz için en yararlı sebzeler şunlar:
    Ispanak, iyi bir folik asit kaynağı, kansere karşı koruyucu etkisi var, A vitamini ve kalsiyum içeriyor; havuç, mükemmel bir A vitamini kaynağı; tatlı patates, A ve C vitaminleri içeriyor; brokoli, A ve C vitaminleri ile folik asit içeriyor; sarımsak, kansere karşı etkili pitokimyasallar içeriyor.

    8- Hangi yiyecekler kolestrolü düşürür?: Lif bakımından zengin sebzeler, sözgelimi yulaf, fasulye ve soyalı besinler, kolesterolü düşürüyor. Bunlar, kandaki kolesterol miktarını dengeleyici özelliğe sahip bulunuyor. Kolesterolünüz yüksekse, özellikle az yağ içeren bir diyet yapmalısınız. Aldığınız yağ miktarını azaltmak için meyve ve sebze ağırlıklı öğünler yemelisiniz ve kırmızı eti azaltmalısınız. Ayrıca süt ve süt ürünlerinden de yağsız olanları tercih etmelisiniz.

    9- Günde 8 bardak su içmek neden önemli?:
    Vücudumuzda oluşan en temel kimyasal reaksiyonların tümü suya gereksinim duyar. Su; sindirimde, metabolizmanın düzenlenmesinde, vücut ısısının ayarlanmasında, kan basıncında ve fitness performansında direkt etkilidir.

    10- Karnım açlıktan kazındığında bunu nasıl giderebilirim?:
    Bunu tamamen geçiremezsiniz; fakat kendinize en zararsız biçimde üstesinden gelebilirsiniz. Bunun için, diyetisyenlerin belirledikleri stratejilerden birini deneyebilirsiniz. Dilediğiniz yiyecekten ufak miktarlarda yiyerek açlığınızı gidermeye çalışın. Canınızın çektiği yiyeceklerin benzer diyet versiyonlarından deneyin. Hala açlığınızın önüne geçemediyseniz, arkadaşlarınızla birlikte olmayı ve açlığınızı aktivitelerle unutmayı deneyin.

    11- Şeker şişmanlatır mı?:
    Teknik olarak yağ içermediğinden, hayır. Şeker, saf karbonhidrattan oluşur ve biz bu ihtiyacımızı aynı şekilde ekmekten, meyvelerden de karşılayabiliriz. Ama tabii ki şeker kalori içerir. Bazı şekerli yiyecekler, sözgelimi kurabiyeler ve krakerler, aynı zamanda yağ da içerir. O halde, çok fazla şekerli gıda tüketimi kısa sürede yağ birikimleri olarak vücudumuzda yerini alacaktır.

    12- En sağlıklı yağ hangisi?:
    Zeytinyağı kesinlikle en sağlıklı olanı. Zira, doymuş yağ oranı düşe aynı etkiyi gösterir. Kas geük, doymamış yağ oranı yüksek rafine bir yağ. Göğüs kanseri riskini azalıyor ve kolesterol üzerinde kötü etkileri bulunmuyor. Margarin ve tereyağı gibi doymuş yağlar damar tıkanıklığına sebep olur ve böylece yüksek tansiyon ve kalp krizi riskini arttırır. Hidrojene bitkisel yağ gibi kimyasal reaksiyonlardan geçirilmiş yağlar da kolesterol üzerinde kötü etkilerde bulunur. Yumuşak doymamış margarinler diyet yaparken en uygun seçim. Eğer tereyağı konusunda ısrarcıysanız, light çeşitlerini zeytinyağı ile birlikte kullanmanızda fayda var.

    13- Metabolizmayı özellikle güçlendiren yiyecekler var mı?:
    Hayır. Söylenildiğinin aksine, balarısı polenleri ve greyfurt da böyle bir etkide bulunmuyor. Bazı baharatlı yiyeceklerin metabolizmayı hızlandırdığı doğru olsa da, bunun vücut üzerindeki etkileri oldukça zayıf. Eğer metabolizmanızı güçlendirmek istiyorsanız, ağırlık kaldırma egzersizleri sizin için çok yararlı olacaktır. Kaslarınızı zorlayarak kaldırdığınız her yarım kilo için günde 35 kalori yakabilirsiniz.

    14- Çok az yağ yemek mümkün mü?:
    Tıpkı bir araba gibi, vücudumuz da hareket etmek için yağa gereksinim duyar. Özel olarak yağ asitleri, hücre onarımında ve yenilemelerinde de iş görür. Et, balık, fındık gibi besinlerden aldığımız yağlar, aynı zamanda hormonları düzenleyici ve sinir sistemini güçlendirici etkilere sahip. Her ne kadar çoğu uzman günlük kalori miktarının yüzde 15'inin yağdan karşılanması gerektiği görüşünde birleşse de, yapılan son araştırmalar, yüzde 10'un da yeterli olduğunu gösteriyor.

    15- Acıktığım zaman neden çekilmez bir insan oluyorum?:
    Kötü gününüzde olsanız dahi, dayanılmaz olmanızın sebebi, fizyolojik olarak açlığınızdan ileri geliyor olabilir. Vücuttaki kan şekeri düştüğünde, otomatik olarak kanınızdaki adrenalin ve daha birkaç hormonun işlevi de azalır ve bunun sonucu sinirlilik, kan basıncınızın artışıyla doğru orantılı olarak gerginlik görülebilir. Eğer sık aralıklarla azar azar yemek yemeye vakit ayıramıyorsanız, yanınızda bir meyve veya atıştıracak krakerler taşımanızda yarar var.

    16- Hiçbir şey yemeyerek zayıflamak tehlikeli mi?:
    Bu tarz girişimler son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Vücudunuz iki günden fazla aç kaldığında, karbonhidrat ve protein gibi en temel ihtiyaçlarını kaslardan karşılamaya kalkacaktır. Ayrıca büyük su kaybına da rastlanır. Bunun sonucu olarak da baş ağrısı, baş dönmesi, sıkıntı gibi olumsuz belirtiler görülebilir. Aç kalınan süre arttıkça, oluşması muhtemel tehlikeler de daha ciddi boyutlar kazanacaktır.

    17- Baharatlı yiyecekler ülser yapar mı?:
    Yapılan araştırmalar, peptik ülserin gerçek sebebinin mideye yerleşen bir bakteri olduğunu gösteriyor. Günümüzde ülser tedavisinde diyet yanında bu bakteriyi etkisiz hale getiren ilaçlar da kullanılıyor.

    18- Izgaranın kansere yol açtığı doğru mu?:
    Direkt olarak hayır; ama kanser riskini arttırdığı doğru. Biftek, tavuk gibi et yağları kömür üzerine düştüğünde çıkan dumanın kanserojen etkileri olduğu biliniyor. Yapılan çalışmalar, mangaldan önce etleri marine etmenin bu tehlikeyi azalttığını gösteriyor. Diğer bir sağlıklı yöntem de etleri önce mikro dalgada pişirip en son mangalda çevirerek servise sunmak.

    19- Gece yatmadan önce bir şeyler atıştırmak zararlı mı?:
    Gece yarısı yediklerinizi sindirmeniz iyice zorlaşır. Hele bir de yedikleriniz abur cubursa. Yatmadan önce bir şeyler atıştırmak istiyorsanız meyve veya bir kase yoğurt yemenizi ya da bir bardak süt içmenizi öneriyoruz.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 12 Ocak 2010
  2. 18 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. gulseven

    gulseven Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2007
    Mesajlar:
    71
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    yani ben şimdi 500 kalori daha az alırsam haftada 1 kilo mu vericem
    ahhh keşke yafisfisfis
    güzel bilgiler püsküüt hemen kaydettim
    şimdi de anneme anlatıcam bir diyetisyen edasıyla:teytey:
     
  4. 22 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Yazdıklarıma bir daha baktım da, herşey iyi hoş.. Ama bu tuz işi zor. Lapa diyetini yaparken de en çok zorlandığım şey tuz almıyor olmak. Hatta ne mantıksa, almadığım tuz yüzünden lapa sonrasında şeker ihtiyacım yükseliyor. Aralarında nasıl bir bağlantı olduğunu anlamıyorum tabii ki..

    Şekeri keseli epey oldu ve çok da zorlanmadım ama tuz işi zor geliyor açıkçası.

    Tuzu kesmeyi başaran var mı aranızda? Nasıl becerdiniz? Azar azar mı, aniden mi?
     
  6. 22 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. Nuray

    Nuray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2007
    Mesajlar:
    31
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Püsküütüm ben tuzu pek kullanmam :)) Yani diyetle alakalı değil aslında , yemeklere mecburen biraz koyuyorum ama salatayı filan tuzsuz yerim a.s. Lapayı da tuzsuz yapıp yiyorum ama galiba alışkanlık meseslesi :uhm:. Yemeklerde zerre kadar tuz olmasa da farketmez benim için yerimseniben. Bence de sen de yavaş yavaş azaltmayı dene , belki sürekli tuzlu yediğin için bünyen tepki veriyor olabilir :eek:. a.s.
     
  8. 22 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. pinkperi

    pinkperi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    101
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    paylaşım için teşekkürler.ben çok bağendim.oldukça net çünkü.bu arada sanırım tuz yavaş yavaş azaltılmalı.böylelikle insan alışıyor.ama sıfır tuz çok kötü olur.ben ne kadar alışsam da sıfırlayamam heralde.
     
  10. 22 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Nuraycım, anladığım kadarıyla senin tercihin bu.. İş bir alışkanlığı değiştirmeye çalışırken başlıyor. Senin örneğinden yola çıkarsak, dünyanın en güzel yemeğini içinde tuz yoksa ve masada da yoksa yiyemem ben. Ha-aa bu arada öyle tuzlukla dolaşan tiplerden de değilim. Ama isterdim ki komple çıksın yaşantımdan. Ayyyy yapılcak çok iş var. Önce 65 kiloya inilecek, sonra sigara bırakılacak, sonra 60 kiloya inilecek. Tamam yazarken buldum sıralamayı. Tuzu en sona bırakıyorum. Ama şimdilik, en azından salatayı tuzsuz yemeye çalışarak başlayayım. Becerirsem, yani en az 2 hafat bu şekilde geçirirsem buraya yine yazarım. Umarım yani.. :eek:

    pinkpericim rica ederim. Yukarıda da dediğim gibi en azından salataları tuzsuz yemeye başlıyorum şu an itibariyle. Senin var mı fikrin? Yoksa tuzlu yemeye devam mı edeceksin?
     
  12. 22 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  13. tulipbs

    tulipbs Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    378
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    tuz fazla tüketilmiyorsa zarasız olduğunu düşünüyorum salata tuzsuz yenebilir çünkü limon sirke vs ile tatlandırabiliriz bir de yağsız salata sosu keşfettim ( markette denemiştim hoşuma gitti) onunla tatlandırıyorum.
    yemeklerde sıfır tuza gerek yok : tadı kaybolur herşey ölçüsünde güzel. zaten kilo dengemiz sağlığımız aşırı ve degesizlikten bozuluyor dikkat etmek gerekiyor
     
  14. 22 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  15. Azeri kizi

    Azeri kizi Türkiye'mmm Üye

    Katılım:
    21 Haziran 2007
    Mesajlar:
    5.722
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    148
    tuzu hayatimdam cikarmak imkansiz.ben bu diyete baslayana kadar bende bol tuzlu yerdim yemekleri,ama simdi cok az tuzlu yedigim icin hicbir yemegin tadi bana güzel gelmiyor.bu diyet bitsin tuza tekrar merhaba diyecegim.ama bundan sonra eskisi kadar olmayacak tabi.ikisinin ortasini bulucam.