Doğadan sofraya-Zencefil

Konusu 'Bitki Sözlüğü' forumundadır ve suri tarafından 23 Ocak 2010 başlatılmıştır.

    23 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  1. suri

    suri peri Üye

    Katılım:
    23 Aralık 2007
    Mesajlar:
    397
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Carl Lewis'in ilacı

    Ümit Sinan Topçuoğlu

    Dünya'nın en hızlı adamı olarak tanınan Amerikalı atlet Carl Lewis, spor hayatını bıraktıktan sonra eklem ağrılarından şikayet etmeye başlayıp doktora başvurmuş; doktor da ünlü atlete zencefilden elde edilen antiromatizmal bir ilacı ömür boyu kullanmayı tavsiye etmiş.

    Şimdi Carl Lewis, bu ilacı rutin olarak kullanıyor ve eklem ağrılarından şikayet eden herkese, özellikle de sporculara tavsiye ediyormuş.

    Modern tıp, zencefilin sindirimi ve dolaşımı düzenlediğini, taşıt tutmasına ve anesteziye bağlı bulantı ve kusmaları önlediğini, soğuk algınlığı ve ateşe iyi geldiğini, romatizmaya karşı kullanılabileceğini kabul ediyor. Örneğin, Londra'da St. Batholomew Hastanesi'ndeki bir klinik çalışma, anesteziden çıkan hastaların bulantı ve kusma belirtilerini önlemede zencefilin antiemetik (kusmayı önleyici) ilaçlardan daha etkili olduğunu ortaya çıkarmış.

    Bugün eczanelerde zencefilden elde edilmiş antiromatizmal, antiemetik ilaçlar bulunabiliyor.
    Modern tıbbın bu kabulünde, geleneksel tıbbın binlerce yıllık deneyimlerinin payı inkâr edilemez.


    Geleneksel tıpta zencefil
    M.Ö. 3217'de yazılmış bir Çin farmakopesinde bitkisel ilaçlar arasında zencefilin de adı geçiyor.
    Geleneksel Hint tıbbının maddî tedavi yöntemlerinden bahseden 2700 yıllık kutsal kitabı Ayur Veda'da zencefilin iç organları kuvvetlendirdiği, sindirimi düzenlediği yazılı.

    Geleneksel Türk tıbbına ilişkin tarihî eserlerde de zencefilin bir ilaç olarak kullanımından bahsediliyor. Fatih Sultan Mehmed döneminin ünlü hekim ve cerrahlarından şerefeddin bin Ali'nin "Mücerrebnâme" adlı denenmiş ilaçlar risalesinde yer alan bazı ilaçların bileşiminde zencefil bulunuyor. 16. yüzyılın ünlü hekimlerinden Nidâi'nin ve 17. yüzyılın başlarında hekimbaşılık makamında bulunmuş olan Salih bin Nasrullah'ın kitaplarında da zencefilden elde edilmiş ilaçlara rastlanıyor.

    Zencefil, Osmanlı padişahları için özel olarak hazırlanan kuvvet macunlarının çoğuna da girmiş. Örnek olarak Sultan 1. Abdülhamid için özel olarak hazırlanmış kuvvet macunu gösterilebilir. Bu macun, 35 dirhem sinâmeki, 5 dirhem üzerlik tohumu, 5 dirhem çörekotu, 4 dirhem kabuksuz badem, 5 dirhem râziyâne, 24 dirhem zencefil, 24 dirhem karanfil, 24 dirhem günlük, 24 dirhem mastaki karışımının dövülüp elekten geçirildikten sonra bal ile karıştırılması ile elde ediliyormuş.

    Bugün Çinli ve Hintli hekimler, geleneksel tıbbın tedavi yöntemlerini küçümsemeyip, bir çok bitkisel halk ilacı gibi, zencefil preparatlarından da yararlanmaya devam ediyorlar. Özellikle ısıtıcı, vücuttan toksinleri atıcı, ateş düşürücü, öksürüğü azaltıcı, bulantı ve kusmayı önleyici ve sindirimi düzenleyici olarak... Bunun yanında akut romatizmal hastalıklarda, bazı dolaşım bozukluklarında, zehirlenmelerde de zencefil preparatları hekimlerce tavsiye ediliyor.

    Türk halk hekimliğinde de zencefil daha çok soğuk algınlığına karşı ısıtıcı, öksürüğe karşı göğsü yumuşatıcı, karın ağrısını giderici, bulantı ve kusmayı önleyici, aromatik (iştah açıcı) ve kuvvet verici olarak bilinip kullanılıyor. Örneğin, soğuk algınlığına karşı 10 gr. zencefil, 5 gr. havlıcan, 5 gr. karanfil, 10 gr. tarçın karıştırılıp 1.5 litre suda bal ve nöbet şekeri ile kaynatılıyor; soğuduktan sonra içiliyor. 1 avuç ıhlamur, 1 avuç adaçayı, 2 çay kaşığı toz zencefil karışımını çay gibi demleyip akşamları içmek de, soğuk algınlığına karşı yararlı kabul ediliyor.

    Zencefilli halk ilaçlarının hazırlanışını deneyimli aktarlardan, yani baharatçılardan ve piyasada bulunabilecek ciddî fitoterapi kitaplarından öğrenmek mümkün.

    Aktarlar, zencefili kurutulmuş kökler ve toz halinde satıyorlar. Türkiye'de zor bulunan taze zencefili, ıstanbullular, Beyoğlu'ndaki Balık Pazarı'ndan temin edebilirler.


    Baharat olarak zencefil
    Geleneksel ve modern tıbbın kullandığı bir bitkisel ilaç olan zencefil, aynı zamanda Dünya mutfaklarında itibar gören bir baharat... Özellikle Çin ve Hint mutfağında, tıbbî yararları da göz önünde bulundurularak, zencefilin bir çok yiyecek ve içeceğe katıldığı görülür. Dondurmalara, marmelatlara, keklere, turşulara bile...

    Örneğin, Hindistan'da zencefilli havuç turşusu yapılır. Bunun için gerekli malzemeler şunlar: 1 kg. havuç, 6 diş kıyılmış sarmısak, 2 yemek kaşığı hardal tohumu, 2 çay kaşığı kimyon tohumu, 2 çay kaşığı toz zencefil, 1 yemek kaşığı biber, sirke ve tuz. Yapılışı da şöyle: Kaynatılan suda pişmiş havuçlar dilimlenip tuzlanır. Bir gün bekletildikten sonra havuçlar ve diğer malzemeler, sirke ile karıştırılır. Birkaç gün bekletilince, havuçlar baharat tadı alır. Böylece, turşu yapılmış olur.

    Hindistan'da her yıl yaklaşık 50 bin ton taze zencefil yemeklerde kullanılarak tüketilir.
    Çinliler, özellikle kırmızı veya beyaz et yemeklerine zencefil katmadan edemezler. Zencefilin yemeğe tat katması yanında etin hazmını kolaylaştırdığını kabul ederler.
    Şifalı sayılan bütün baharatlar gibi zencefilin de yiyecek ve içeceklere yeterli miktarlarda katılması halinde hastalıklardan koruyucu olacağı bilinir. Ancak, özel tıbbî bir etki beklendiğinde, yiyecek ve içecekten ayrı olarak belirli bir miktarda alınması gerektiği unutulmamalı.

    Türk mutfağında zencefil
    Türkiye'de zencefilin yemeklerde kullanılması, Çin'de veya Hindistan'daki kadar yaygın değil. Ama, bazı yöre mutfaklarında zencefilli yemekler var. Örneğin, Sivas yöresine ait kızartma köftesi veya kadınbudu köftesi diye bilinen köfte türüne zencefil girer. Yine aynı yöreye ait kara köfte diye bilinen bir başka köfte türünde de baharat olarak zencefil kullanılır.

    Zencefil, Türkiye'de cacığa da girer. Zencefilli cacık için malzeme olarak, 1 adet iri salatalık, yarım kilo yoğurt, 2 baş soğan (kıyılmış olarak), 1 diş sarmısak (ezilmiş olarak), 1 fincan zeytinyağı, 1 fincan sirke, 1 su bardağı ince doğranmış dereotu, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı zencefil ve tuz gerekir. Cacığın hazırlanışı ise şöyle: Önce salatalık ince doğranır. Bir tavada ısıtılan zeytinyağına kıyılmış soğanlar katılır. Tava kapatılarak buğulanmaya bırakılır. Sonra sarmısak ve salatalık eklenir. Bunun üzerine sirke dökülür. Tava hafif ateşte 5 dakika tutulur. Daha sonra soğumaya bırakılan karışım mikserde püre haline getirilip yoğurt ile karıştırılır. Buna da zencefil, karabiber ve tuz eklenir. Son olarak ince kıyılmış dereotu cacığın üzerine serpilir.

    Zencefilli bir vejetaryen yemeği
    Çin ve Hint lokantalarının, vejetaryen lokantalarının yaygınlaşması, Türkiye'de zencefilin yemeklerde kullanılmasını teşvik etmekte. Vejetaryen lokantalarının mönülerinde yer alan zencefilli yemeklerin biri zencefilli kızarmış tofu. Bu yemek için 1 paket tofu (yaklaşık 400 gr.), 3 dal taze soğan, büyükçe bir parça taze zencefil veya 1 tatlı kaşığı toz zencefil, 6 yemek kaşığı soya sosu, 1 yemek kaşığı beyaz şarap, 1 yemek kaşığı bitkisel yağ, 1 fincan su gerekir. Yemek şöyle hazırlanır: Yağ, tavada orta ateşte ısıtılır. Küp şeklinde doğranmış tofu, sararıp biraz sertleşinceye kadar yağda kızartılır. Daha sonra kâğıt havlu üzerinde yağ süzdürülür. Soya sosu, beyaz şarap ve su birlikte kaynatılır. Buna çok ince doğranmış taze zencefil veya toz zencefil katılır. Karışım bir kez daha kaynatıldıktan sonra kızarmış tofu da eklenip 3-4 dakika kısık ateşte pişirilir. Son olarak yemeğin üzerine ince kıyılmış taze soğan serpilir.

    Zencefilli bir sıcak içecek
    Türkiye'de rağbet gören zencefilli içeceklere örnek olarak da Hint çayı gösterilebilir. Soğuk kış günlerinde garantili bir ısıtıcı olan bu çay şöyle hazırlanır: Bir çaydanlıkta kaynatılmış 4 fincan suya büyükçe bir parça taze zencefil veya 1-2 kök kuru zencefil, 1 çubuk tarçın (yaklaşık 3 cm.), 4 kakule tanesi, 3 diş karanfil, 1-2 yaprak taze nane katılır. Çaydanlık ateşten alınıp kapağı kapalı olarak 15 dakika bekletilir. Daha sonra 2 yemek kaşığı siyah çay eklenir. Karışım, bir kez daha kaynatıldıktan sonra 5 dakika kısık ateşte tutulur. Süzüldükten sonra esmer şeker veya bal ile tatlandırılır. Arzuya göre süzmeden sonra çaya süt de katılabilir. Tatlandırıcı olarak bal kullanılacaksa, çayın biraz ılınmasını beklemek gerekir.

    Vücuda sıhhat ve ağıza tat veren zencefilden yararlanmak için, Carl Lewis gibi, eklem ağrılarından şikayet etmeyi beklememeli...

    -alıntıdır-
     
    Son düzenleme: 24 Ocak 2010