Doğuda Çocuk Olmak

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve ekrkebkafk tarafından 25 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : ekrkebkafk
  1. ekrkebkafk

    ekrkebkafk Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2007
    Mesajlar:
    704
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    Karlı bir bahçemiz vardı o zamanlar. Bir de arıları o komşunun. Balkonumuz
    ahşap döşemeli, önü açıktı. Malatya'nın ücra bir köşesinde yaşama savaşıydı
    bizimkisi. Aslında benim savaşım olamaz. Çünkü hiçbir şeyden habersiz
    yaşıyordum. Çocuktum, güzeldim, saftım, temizdim...

    Henüz kötü aşk hikâyelerim, kavgalarım,
    karnemde zayıflarım olmamıştı hayatta. Hiç yere düşmemiştim ki bacağım
    kanasın. Sadece gülen gözlerim ve küçük bir bedenim vardı hayata
    yansıttığım. En güzeli de; zaten ben yansıttığımdan ibarettim. Ne fazlası,
    ne eksiğiydim. Her salonda giyecek farklı bir maskem yoktu.

    Annemdi hayatıma ilk soktuğum kadın. O beni umarsız, sebepsiz, karşılıksız
    sevmiş bir kadındı. Yıllarca ben de onu sevdim. Sonra galiba biraz büyüdüm
    ve aldatmayı öğrendim. İlk önce annemden başladım aldatmaya. İlk aşkımla
    aldattım annemi. Sonra bir başkası, bir başkası derken annemi defalarca
    aldattım. Annem ise beni hiç aldatmadı.
    Annem beni hiç aldatmayacak!

    Tabanında hava yastığı olan ayakkabılar vardı ben küçükken. Bir de onların
    emperyalist markaları. Hatırlıyorum da çarşı pazar gezmiştik en ucuzundan
    almak için babamla.

    Ucuz olmalıydı çünkü biz ucuz bir hayatın pahalı insanlarıydık.

    Ucuzdu hayatımız, mesela bir bisikletim olmadı hiç. Defalarca bisikletçi
    dükkânına gidip en güzelini beğendim halde. İnsan her istediğine sahip
    olamazdı. Hayatın kuralıydı bu ama nerden bilebilirdim. Ben henüz çocuktum.
    Çocuk olmak da emek ister ucuz yaşamlarda. Arkadaşlarına özenemezsin, güzel
    kıyafetler giyemezsin, en güzel çanta senin olamaz. Güçlü
    Olmak daha çocukken bir zırh değil, bir gereksinim olur.

    O anaokulunu hiç unutmayacağım. Evimizden 1 veya 2 kilometre uzakta ve
    tepedeki, yokuşu dik anaokulu. Komşunun çocukları ile giyinir kuşanır kar
    kış dinlemez yürürdük o yolu. Aslında o yol bizim anaokulunun yolu değildi,
    aynı mahalleden çocukların yürüdüğü kader yoluydu. Evden başlar ve nerde
    biteceği belli olmaz bir yoldu o.Şimdi kimi mühendis, kimi
    Doktor o çocukların. Dedim ya o yol evden başlar ama anaokulunda bitmezdi.
    Fakat biz hep biter sandık. Yürüdük, yürüdük... O yolu her gün yürüdük biz,
    her gün o sonmuşçasına.

    Bir gün bir kutu gördüm pencereden baktığımda. İnsanların elleri üstünde
    taşıdığı, karlar üstünde yavaş yavaş yürüyen bir kutu.
    Anneme sordum 'tabut' dedi. İçinde ise arkadaşım varmış. Ebedi yolculuğa
    erken çıkmıştı Pınar. O yolu şimdi eller üstünde ve gözleri kapalı
    gidecekti. Annesinin eve gelmesini beklerken kara yenik düşmüş Pınarım;
    gözleri karla kapanmış. Gördüğüm ilk cenaze; arkadaşımın cenazesiydi.

    Dedim ya çocuktuk, güzeldik, saftık, temizdik. Ölümler bizi üzemezdi. Biz o
    yolu yine ertesi gün hiç bir şey olmamış gibi
    Yürüyüp gidecektik...

    Doğuda çocuk olmak, batıdaki orta halli bir adamdan daha ızdıraplıdır. Bunu
    Batı bilemez, Batı ancak tartışır...
    Duyarlılığınızın devamını dilerim , iyi günler...

    Ercan Sürenkö


    alıntı...
     
  2. 25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : ekrkebkafk
  3. gurbaa prenses

    gurbaa prenses KK'nın Haylaz Kızı Pro Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    11.253
    Beğenildi:
    190
    Ödül Puanları:
    213
    sanırım daha evvel verilmişti

    ayrıca ben bu "doğuda cocuk olmak" ajıtasyonuna kılım...:tomato:
    abi fakir heryerde fakirdir
    cocuk da heryerde cocuk...
    doğusu batısı mı var bu işin
    hörmetli Ercan beyefendi gelsin bi de batının köylerinde ayağına giyecek ayakkabı bulamayan cocukları görsün:kahve:
     
  4. 25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : ekrkebkafk
  5. UzmaN

    UzmaN Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2007
    Mesajlar:
    5.097
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    146
    Ben de bu konunun sadece Doğu'ya mal edilmesine karşıyım..
    Türkiye bir bütündür diye naralar atıyorsak,doğusu,batısı,kuzeyi ve güneyi için çırpınmalıyız..

    Babası tavuk kümeslerinde çalışan ve bir ekmeği zor getiren,ama içinde okuma zolan çocukları da gördüm,50 ytl ye koca bir okulun tüm camlarını silen annenin çoğunuda gördüm,işsiz güçsüz top oynayan,cafelere giden gençleri de gördüm..

    İşsizlik,imakansızlık,fakir çocuk omak doğuya has bir problem değil..
    Etrafımda o kadar muhtaç,madur bebe var ki,çoğumun eşyalarını yada aldığım ufak tefek ihtiyaçlarını onlara verirken yüzüm kızarıyor..
     
  6. 25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : ekrkebkafk
  7. Dolun@y

    Dolun@y Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2007
    Mesajlar:
    170
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    aynı fikirdetim sizlerle arkadaşlarr
    konyalıyımmm ve kenar mahalledeki fakir çocuklarıı görmenizi isterimm
    değil kıyafet belki yiycek bi parça ekmekleri yokk
    fakir herde fakir batısı doğusu yok bununn
    ALLAH yardımcıları olsunn