Dogum şekilleri

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve emelistan tarafından 18 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

    18 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : emelistan
  1. emelistan

    emelistan hayatımın erkeki Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    240
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Doğum Şekilleri



    Normal doğum, 38- 42. hamilelik haftaları arasında kendiliğinden başlayan bir eylemle, tek bir bebeğin anne ve bebeğe zarar vermeden rahimden hazne yolu ile canlı olarak doğmasına denir. Normal doğumda 30 dakika içinde plasenta ve zarları da kendiliğinden rahimden dışarı atılır. Normal bir doğumda yaklaşık 300 ml kadar kan kaybı olur. Doğum için geçen süre 24 saatten daha azdır. Sağlıklı bir doğum eylemi güç olmayan, fizyolojik bir olaydır.

    Dikişli doğum: Normal doğumda bebeğin başının doğumunu kolaylaştırmak, doğum sırasında oluşabilecek yırtıkları önlemek için hazne girişini genişletmek üzere yapılan kesiye dikişli (epizyolu) doğum denir.

    Bütün doğumların epizyolu olması gerekmez. Ancak doğumu yaptıran kişi, kesi yapılmadığı taktirde yırtık oluşma olasılığı olduğuna karar verirse bu kesi yapılır. Kesi, bebek ve plasenta doğduktan sonra doğumu yaptıran kişi tarafından onarılır. Kesi yapılırken ve dikilirken daha bölgesel anestezi ile uyuşturulduğu için kadın ağrı duymaz.

    Sezaryen doğum: Normal doğumun anne ya da bebeğe ait nedenlerle mümkün olamadığı durumlarda tercih edilen ameliyatla doğum şeklidir. Ameliyat sırasında kasıklarda tüylü bölgenin hemen üstünden yaklaşık on santimlik bir kesi yapılır. Sırasıyla bütün karın tabakaları kesilerek bebeğe ulaşılır. Bebek çıkarıldıktan sonra sırasıyla kesilen bütün tabakalar teker teker dikilir.

    Sezaryen olunması durumunda anne yatağına gelir gelmez emzirmenin başlatılması, emzirme sorunlarının az olmasını sağlamaktadır. Ameliyat sonrası erken ayağa kalkmak barsak hareketlerini başlattığından gaz sancılarının az olmasını sağlamakta, yara iyileşmesini kolaşlaştırmaktadır.

    Ağrısız doğum: Halk arasında ağrısız doğum denilen teknik, esasında epidural anestezi ile doğumdur. Epidural anestezi omurganın uygun aralığından bir kateter yardımı ile girip, belden aşağısında ağrı hissedilmemesidir. Hamile kadın son aşamada doğum sancılarını hissetmediği için rahat bir doğumun gerçekleşmesi, olumlu yönüdür. Ancak uygulama rahim ağzı yaklaşık 4 cm açıldıktan sonra yapılmaktadır. Hamileler doğum sırasındaki ıkıntılı ağrıları da hissetmediklerinden doğum biraz uzayabilmektedir.

    Vakumla doğum: Normal doğumlarda bebeğin doğum kanalından geçerken ilerleyemediği, doğumu yaptıran kişinin doğumu hızlandırmak istediği ya da annenin yeterince güçlü ıkınıp bebeğini itemediği durumlarda uygulanan bir tekniktir. Rahim ağzı tam açıksa, bebeğin başının üzerine kavanoz kapağına benzeyen bir alet yerleştirilir. Bu aletin bağlı olduğu vakum cihazı çalıştırılarak, annenin de ıkınma gücünden yararlanıp bebek dışarıya doğru çekilir.

    Bebek başı doğduktan sonra vakum kapatılır. Bebeğin vücudu normal doğumda olduğu gibi doğurtulur. Bebek başında vakum uygulanan bölgede şişlik olabilir. Bu normaldir. Birkaç günde kendiliğinden geçer.

    Forsepsle doğum: Bebek hazne içinde ilerleyemiyorsa, anne bebeğini yeterince güçlü itemiyorsa forseps uygulanabilir. Forseps kaşık benzeri iki aletle bebeğin başının yanlarından tutularak çekilmesidir. Günümüzde gerekli durumlarda daha çok vakum tercih edildiğinden çok sık kullanılmamaktadır. Uygulama sonrası bebeğin başının yan taraflarında sıyrık ve ezikler olabilir, bunlar birkaç günde iyileşir.


    Bütün hamişlere hayırlı doğumlar Allah yardımcınız olsun.
     
  2. 19 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : emelistan
  3. aabeyazmelek

    aabeyazmelek YA HAY YA HALIK Üye

    Katılım:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.316
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    emegine saglık...
     
  4. 19 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : emelistan
  5. be_reN

    be_reN I'm takin back my love Pro Üye

    Katılım:
    25 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    2.763
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    SUDA DOĞUM


    Doğum fizyolojik bir olaydır. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde doğum sırasında anne adayına yardımcı olmak için farklı alternatifler sunulmaktadır.

    Farklı uygulamalardaki ana amaç anne adayının doğum eylemi sırasında kendini daha rahat hissetmesini sağlamaktır.

    Suda doğumda amaç nedir?

    Su altında doğumdaki ana amaç, kişilerin streslerinin azaltılması, doğumda kullanılan ağrı kesici ilaçların azaltılması, doğumun daha hızlı, daha konforlu ve rahat bir şekilde seyretmesi ve perine-vajina kaslarının mümkün olduğunca gevşetilmesidir.

    Suda doğum yaptıran hekimler; ılık suyun sakinleştirici ve ağrı giderici etkileri olduğunu ve bu etkinin gebenin kendisini daha rahat hissetmesine ve doğumun daha kolay geçmesine yardımcı olduğunu ileri sürmektedirler.

    emegıne saglık canım.. opuyorumnanaktan ama suda dogum eksıktı..
    :nazar: