Doğum Sonrası Gebelikten Korunma

Konusu 'Aile Planlaması' forumundadır ve NILBERA tarafından 17 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    17 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  1. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Doğum Sonrası Gebelikten Korunma



    Doğum sonrası dünyaya gelen her bebek ebeveynlere büyük bir mutluluk yaşatacaktır. Ancak bu mutluluğun yanısıra gelen maddi ve manevi sorumluluklar da bir takım endişelere sebebiyet verebilecektir.

    Ailelerin bu endişeleri ile birlikte loğusa dönemindeki kadınların vücutlarının yeniden eski fizyolojik konumlarını kazanabilmesi ve çok kısa bir dönemde istenmeden yeni bir gebeliğin oluşmaması için gebelikten korunma ("kontrasepsiyon") şarttır.

    ıster sezaryen ister normal olsun; doğumlardan sonra vücudun toparlanması için genel olarak en az bir yıl süreyle yeni bir gebelik önerilmez. Ancak bu bir yıl içinde vücut tam olarak kendini toparlayabilir.

    Emzirmeyenlerde 3 hafta, emzirenlerde ise 3 aydan sonra korunma olmadığı durumlarda gebelik şansı vardır.

    Emzirme, doğum sonrası 3 aya kadar tam koruyucu olmakla birlikte bu süre sonunda koruyuculuğu azalarak devam eder. Çünkü "ovulasyon (yumurtlama)" genellikle 3. aydan sonra başlar ve 5-6. aylardan sonra normal periyoduna döner.

    Günde 5-6 kezden az olmayacak şekilde emziren, bebeğin ek gıda oranı % 15’i geçmeyen ve adet görmeyen lohusalarda, koruma %98 gibi yüksek bir oranda olabilmektedir.

    Doğum sonrası korunma yöntemleri içinde en uygun yöntemler "spiral, prezervatif (kondom) ve üç aylık depo progestin iğneler" dir.

    Spiral doğumdan hemen sonra veya daha ideal olarak 40 gün sonunda takılabilir. Takılacağı zaman adetli olmak gerekmez. Ancak rahim ağzında yara, vajinal enfeksiyon, rahim veya yumurtalıklarda enfeksiyon bulguları, adet düzensizlikleri olmamalıdır. Yine kişilerde bakır alerjisi de olmamalıdır.

    Erkeğin prezervatif uygulaması da uygun şekilde kullanıldığı zaman spirale eşdeğer koruma sağlar. Her iki eşte latex alerjisi olmamalıdır.

    Her iki yöntemi de kullanamayan kişilere "üç aylık depo progestinler" yapılabilir. Ülkemizde "Depo provera" ticari ismiyle pazarlanan bu iğneler doktor tarafından yalnızca uygun kişilere reçete edilebilir. Süte zararı yoktur. Tam olarak 90 gün süreyle korunma sağlar, bu sürenin sonunda tekrar yapılması gerekir.

    Depo provera’nın olumsuz yan etkileri iğnelerin yapıldığı süre boyunca adeta bir gebelik hali gibi adet görememe, bazen akne (sivilce), göğüslerde gerginlik, iştaha bağlı kilo artışı, zaman zaman adet düzensizlikleri şeklinde ara kanamalarıdır. ığnelerin yapımı bırakıldıktan sonra adetler bir süre daha eski düzenli haline dönmeyebilir.

    Üç aylık depo progestin iğneleri gibi "saf progestin içeren doğum kontrol hapları" nadiren tercih edilen doğum kontrol yöntemlerindendir. Oluşturduğu yan etkiler depoprovera'ya benzer. Çok düzenli ve tam saatinde kullanılmadığı durumlarda ovulasyon sonucunda gebelikler oluşabilir.

    3. aydan sonra uzun etkili, cilt altı implantların (progesteron içeren) kullanılması da, alternatif bir kontraseptif yöntem olarak hastalara sunulmalıdır.

    Klasik doğum kontrol hapları hem estrojen hem de progestinleri içerir. Progestinlerin anne sütüne her hangi bir zararları olmazken estrojenler anne sütünü azaltır. Bu yüzden emzirme döneminde doğum kontrol hapları önerilmez.

    Doğum sonrası artık kesinlikle yeni bir çocuk istemeyen ve 30 yaşın üzerindeki kişilerde "Tüplerin Bağlaması (ligasyon)" işlemi yapılabilir.

    Tüplerin bağlanması normal doğumdan sonra ilk 5 gün içinde veya doğumdan 40 gün sonrasından itibaren aile planlaması kliniklerinde laporoskopi veya minilaporotomi denilen küçük bir kesi yardımıyla yapılabilir.

    Tüp ligasyonu işlemi sezaryen olan gebelerde, ailelerin önceden işlem için rızalarını belirtir imza vermeleri durumunda ameliyat sırasında da yapılabilir. Genel olarak, taşıdığı risklerden dolayı üçün üzerinde sezaryen olunması önerilmez.

    Tüplerin bağlanması durumunda geriye dönüş yok denecek kadar az olduğu için çiftler çocuk istememe konusunda kesin kararlı olmalıdırlar.

    Tüplerin bağlanması adet düzensizlikleri, cinsel fonksiyonlarda azalma ve kasık ağrısı gibi şikayetler kesinlikle yaratmaz.

    Erkekte tüp bağlanması işlemi ise "Vazektomi" olarak bilinir. Lokal anestezi eşliğinde ayaktan yapılan çok basit bir işlemdir. ışlem sonrası cinsel istek veya fonksiyonlarında azalma yaratmaz ve meni'nin miktarında değişme olmaz. Yine geri dönüşümü olmayan bir yöntemdir.

    Diğer doğum kontrol yöntemleri; cervical cap, vajen içi fitil ve kremler, geri çekme yöntemleri (coitus interruptus) ise koruyuculukları daha az olan yöntemlerdir.

    Hangi korunma metodu kullanılırsa kullanılsın her türlü adet gecikmesi durumunda öncelikle gebelik düşünülmelidir. Eğer gebelik testleri ve muayene sonuçlarında gebelik saptanmazsa adet gecikmesi nedenine yönelik tedavi uygulanmalıdır.

    alıntıdır
     
    Son düzenleme: 26 Mayıs 2009
  2. 26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : NILBERA
  3. megilara

    megilara onelife,onesoul,onelove.. ÜZGÜN Pro Üye

    Katılım:
    28 Ocak 2008
    Mesajlar:
    3.385
    Beğenildi:
    24
    Ödül Puanları:
    148
    ben spiral istemiyorum ama en uygunu o galiba
     
  4. 26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : NILBERA
  5. fxuxsfxuxs

    fxuxsfxuxs yanılsamalar ülkesi Pro Üye

    Katılım:
    3 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.533
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    aynen ya napıcaz bilmem. bu arada benim günüm hayli geçti, hamile olduğumu sanmıyorum (umarım değilimdir) düzensizlikler olabilirmiş, çok emziriyorum ben hala. ama her ay bu stres yaşanır mı ya. annem kafamı yiyip duruyo zaten taktır taktır diye oofff off
     
  6. 27 Kasım 2008
    Konu Sahibi : NILBERA
  7. megilara

    megilara onelife,onesoul,onelove.. ÜZGÜN Pro Üye

    Katılım:
    28 Ocak 2008
    Mesajlar:
    3.385
    Beğenildi:
    24
    Ödül Puanları:
    148
    ben hamileyken de dogum yaparken de ya da başka herhangi bir sebep için o tuhaf koltuğa oturmadım,
    spiral için de oturmak istemiyorum,korkuyorum...
    bir de o uyduruk çubuk nasıl koruyacak diye pek de güvenemiyorum(sanki herkesi koruyan beni mi korumayacak:))
     
  8. 28 Kasım 2008
    Konu Sahibi : NILBERA
  9. fxuxsfxuxs

    fxuxsfxuxs yanılsamalar ülkesi Pro Üye

    Katılım:
    3 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.533
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    ya o ihtimal de var biliyor musun, spiralle hamile kalanlar.
    ben 2-3 kere muayene oldum ama spiral için regl döneminde gitmek gerekiyor, nasıl olcak o ya, düşününce bile içim tuhaf oluyor
     
  10. 28 Kasım 2008
    Konu Sahibi : NILBERA
  11. uxgxurkuxsxu

    uxgxurkuxsxu Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Haziran 2008
    Mesajlar:
    141
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    arkadaşlar ben ilk doğumumdan 1 ay sonra spiral taktırmıştım ve 5 sene kullandım hiçbir olumsuzluğunu görmedim.sonra bebek kararı verdik çıkarıldıktan 2 ay sonra hamile kaldım.bence en iyi doğum kontrol yöntemi.
     
  12. 17 Aralık 2008
    Konu Sahibi : NILBERA
  13. ZEYNEP2006

    ZEYNEP2006 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    arkadaşlar bu sorun malesef menopoza dek sürecek bir kabus.bende 1 çocuk annesiyim kızımada kaza ile hamile kaldım ve şu an bende 2. düşünmüyorum . spral ile 1,5 yıl korundum kanamam çok arttığı için çıkarmak zorunda kaldım ve şu an hapa devam ediyorum . ama sanırım en güzeli yine spral 3 ay kadar sonra tekrar spral taktırıcam sanırım . hapta unutma problemim var ...
    hepimizibn yardımcısı olsun allah her ay bende bu korkuyu yaşamaktan bıktım . hayırlısıı
     
  14. 7 Ocak 2009
    Konu Sahibi : NILBERA
  15. ecemmaki

    ecemmaki my handsame housbandm Üye

    Katılım:
    6 Kasım 2008
    Mesajlar:
    49
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    slm arkadaşlar bende dogum yaptım 1 yıl oldu.dogumdan sonra doktorumun önerisiyle 3ayda 1 iğne yaptırıyorum.gayette memnunum hiç bir sorun olmadı.sadece adet düzensizliği oluyor bazen adet görüyorum bazende görmüyorum.gerçi bunun sebebi hala kızımı emziriyorum.hani derler ya emzirme aşamasında adet olmayabilirmişiz.o yüzden sorun yok yani.ha buarada sezeryan dogum yaptım hiçte pişman değilim.yine hamile kalsam yine sezeryan isterim herhalade..
     
  16. 7 Ocak 2009
    Konu Sahibi : NILBERA
  17. xixlgxixns

    xixlgxixns KUZULARIM VE BEN Üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Arkadaşlar ben her yöntemi denedim. Kızımı doğum yaptım 40 ım çıkar çıkmaz spral taktırdım.1,5yıl kaldı ama şiddetli kanamalarım ve ağrılı adet dönemleri geçirdim. Ve mantardan kendimi kurtaramadım.Sonunda çıkartırdım. Zaten o masaya çıkmak işkence gibi.Hemşire hanım sprali çıkartırken zaten kaymış olduğunu söyledi. Allahtan zamanında çıkarttırdım. Çıkarttırdımda ne oldu 2 ay sonra kazaya kaldım ve oğlum oldu. Şimdi hap kullanıyorum telefonumun saatini kuruyorum böylece unutmuyorumda sanırım en güvenlisi hap. Kadın olmak zor.
     
  18. 7 Ocak 2009
    Konu Sahibi : NILBERA
  19. cemremmm

    cemremmm Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    arkadaşlar bende yeni doğum yaptım kızım 3 aylık ve emiyor. kontrol yöntemlerinden hangisini kullanacağımı kestiremiyorum ama spiralden çok korkuyorum. hapıda unuturum. emzirme döneminde iğne kullanılıyormu, 3 aylık mı yoksa aylık iğnelermi etkili bilen varmı