"Doğurganlığı artırmanın 10 yolu"

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve 1BukeT tarafından 18 Mart 2007 başlatılmıştır.

    18 Mart 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  1. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    En çok istediğimiz şeyler, sahip olamadıklarımızdır. Hele de iş çocuk sahibi olmaya gelince... Yapılan yeni bir araştırma, eskiden inanılanın aksine, doğurganlığın 35 yaşından itibaren değil, 27 yaşından itibaren azalmaya başladığını gösteriyor. Bu da, çocuk sahibi olmak için doğru yaşın ne olduğu konusunda yeni tartışmalar ortaya çıkarıyor. Buna karşılık modern kadın, çocukltan önce kariyerini düşündüğünden, doğurganlığı uzatmanın yolları aranıyor.

    İstatistikler, hamile kalmakta zorlanan her 6 kadından birinin probleminin, Fallop tüplerinin tıkanıklığı gibi tıbbi nedenlerden ziyade, açıklanamayan bir kısırlıktan ileri geldiğini gösteriyor. Ancak Surrey Üniversitesi'nce yapılan yeni bir araştırmada, bu açıklanamayan kısırlığın, aslında o kadar açıklanamaz olmadığı ortaya çıktı. Buna göre, çiftler hayat tarzlarını ve beslenme şekillerini değiştirip, vitamin ve mineral takviyesi yaparak hamile kalma olasılıklarını yüzde 80 artırabiliyorlar.

    Hamile kalmak istiyorsanız ve bunu engelleyen tıbbi bir sebep yoksa, belki siz de hayatınızda birtakım değişiklikler yapma yoluna gitmelisiniz. İşte önerilerimiz:

    Bir beslenme uzmanına görünün
    Bir tahlil yaptırıp beslenme uzmanına görünmenizde fayda var. Beslenme uzmanı, sizde hangi vitamin ve minerallerin eksik olduğunu saptayabilir ve size uygun bir beslenme programı hazırlayarak, eksikliğini çektiğiniz bu maddeleri içeren besinleri, diyetinize ekleyebilir. Böylece yaklaşık 4 aylık bir sürede, eski dengenize kavuşabilirsiniz.

    Vitamin ve minerak takviyesi yapın
    Besinler bir zamanlar daha besleyiciydi. Bugünse, katkı maddelerinden ve diğer sebeplerden dolayı besinler eskisi kadar besleyici değil. Bu nedenle de dengeli beslenmenin yanı sıra, vitamin ve minerallerle de kendinizi takviye etmeniz gerekiyor.

    Eğer size özel hazırlanmış bir beslenme programı edinme şansınız yoksa, uzmanların tavsiyesine uyarak, günlük 1000 mg keten tohumu ya da yağı, 1000 mg C vitamini, çinko sitrat ya da amino asit şelatı (günlğk toplam 30 mg çinko) ve hamileler için tasarlanmış bir multivitamin almanızda fayda vardır.

    Etiketleri okuyarak zararlı yağları kesin
    Vücut yağa da ihtiyaç duyar ve her yağ tipi zararlı değildir. Örneğin somon, sardalya ve uskumru gibi yağlı balıklarda bulunan omega 3 ve omega 6 yağları son derece faydalıdır. Bu yağlar, hem kadın, hem de erkek doğurganlığı üzerinde son derece etkilidir. Çünkü hücre zarındaki akışkanlığı düzenler ve hücrelerin işlevselliğini sağlar.

    Buna karşılık hidrojenli ve kısmi hidrojenli yağlar (mesela margarinlerde bulunur) ile et ve süt ürünlerinde bulunan doymuş yağlardan uzak durmanız gerekiyor. Çünkü bunlar, gerekli yağların vücut tarafından emilimini engelliyor.

    Kısaca, market alışverişiniz esnasında ürün etiketlerini okuyun.

    Kilo doğurganlıkla ilgili bir konudur
    İş doğurganlığa gelince, çok zayıf olmak da, çok şişman olmak kadar kötüdür. Her iki durum da hamile kalma yetinizi azaltır.

    Yapmanız gereken şey; sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak ve vücut kütle endeksinizi 20 ila 25 arasında tutmaktır. Egzersiz için, aerobik egzersizlerle beraber yapılacak hafif ağırlık çalışmaları tavsiye edilir.

    Sigarayı azaltın
    Sigara içmek, zehirli bir metal olan kadmiyumdan yüksek seviyelerde üretilmesine sebep olur. Bu da vücuttaki çinkoyu yokeder.
    Araştırmalar, sigaranın kadınlarda erken menopoza, erkeklerde ise düşük sperm sayısına sebep olduğunu gösteriyor.

    Alkol ve kafeini azaltın
    Araştırmalar, ne kadar çok içerseniz, hamile kalma ihtimaliniz de o denli azaldığını gösteriyor. Aynı şey kafein için de geçerli. Günde tek bir kahve içmek bile, doğurganlığı azaltıyor.

    Tatil yapın
    Pek çok kadın tatilde hamile kalır. Neden? Çünkü tatil, gevşemeyi sağlar. Stress, doğurganlığın düşmanıdır ve stresten uzak kalmanızı sağlayan her şeyi yapmakta fayda var (alkolü buna dahil etmiyoruz tabii ki). Refleksoloji, homeopati, akupunktur ve yoga gibi alternatif terapiler, duygusal açıdan rahatlamanızı sağlayabilir.

    Sabırlı olun
    Beslenme ve hayat tarzınızda değişiklik yaptıktan sonra, bunların etkisini gösterebilmesi için en az 4 ay süreye ihtiyacınız var. Bu nedenle sabırlı olun ve acele etmeyin.

    Daha iyi seks
    Tabii tüm bu değişikliklere odaklanırken, işin en önemli kısmını da unutmayın. Seksten bahsediyorum. Her akşam değil ama. Spermler futbolcular gibidir. Onlara dinlenmek için yeterince zaman tanımazsanız, yedek kulübesine göndermek zorunda kalırsınız.

    Ne yiyorsanız, osunuz
    Kadının doğurganlığı için en önemli mineral çinkodur ama çoğu kadında da, olması gerekenden daha az bulunur. Bunun nedeni günümüzde besinlerin çok fazla işlem görmesidir. Örneğin buğdayda çinko bulunmasına rağmen, bunun yüzde 80'i ekmek yapımı sırasında kaybolur.

    Çinko açısından zengin besinler arasında mango, kabak çekirdeği ve balık bulunur. Afrodizyak etkileriyle tanınan istridyeler zengin bir çinko kaynağıdır.
     
    yuko06 bunu beğendi.
  2. 30 Mart 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  3. yaseemin

    yaseemin Popüler Üye Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2007
    Mesajlar:
    1.461
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    teşekkürler güsel bilgiler oldu
     
  4. 1 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  5. teşşkkrlr paylaşımın için...
     
  6. 1 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  7. NERXIXM

    NERXIXM Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    çok sağol bilgiler için katiliyorum
     
  8. 2 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  9. mumnes

    mumnes Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    135
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    88
    bu dediklerinin hepsi bende var yani hem beslenme yönünden hiçbir eksiğim yok hem kilo hem stres hem sigara alkol seks sağlık anlayacağın herşeye dikkat ediyorum bebek konusundada olmassa olmasın diyorum biyolojik açıdanda hiç bir sorunumuz yok ama 4 aydır olmuyor.... 37 yaşındaki arkadaşım 3. denemesinde başardı ben 30 ama yok buna ne diyeceksin. aksine birde kötü alışkanlıkları olan birçok arkadaşım var 1. denemede tutturdular bence hiçbirşeyle bir alakası yok bu hamileliğin canı gelmek istiyosa geliyo gelmek istemiyosa da gelmiyor hepsi bu yani ben inanmıyorum bu bilimsel çalışmalara artık...................
     
  10. 3 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  11. txixrtxixl kelebek

    txixrtxixl kelebek Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    29 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.175
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    tesekkurler paylasımın ıcın
    mumnes ; uzulme kafana a takma ewet olacagı zaman oluyor ama stres ve kafaya takman halınde vucut kendını sıkıyor bebek daha zor oluyormus gercı bekara karı bosamak kolay :) bırde gelıp sana sormak lazımm ınsan elınde olmadan sters yapıoo dua et inşllh olur
     
  12. 19 Nisan 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  13. halem06

    halem06 Guest

    Ben de bunlara çok dikkat ediyorum ama stresten kurtulmak mümkün değil çünkü 1 yıl öne boş gebelikten küretaj oldm. Hala tık yok bi kaç kere ilaç bile kullandm yumurta sayısı artırmak için. Ama adet bile göremiyorum. Hayatımda bu olay dışında herşey çok güzel... Yediğime içtiğime çok dikkat ederm ama olmuyo işte.... başka ne yapmak lazm acaba??????
     
  14. 20 Nisan 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  15. RUZGARXY

    RUZGARXY Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2009
    Mesajlar:
    127
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    86
    Canım dr'lar ne öneriyor sana?En iyi tedaviyi onlar bilirler yinede.Umarım en kısa zamanda hamile kalırsın :CüvCüv: