Dökülen Saclarin 3 Ana Sebebi

Konusu 'Saç Dökülmesi Neden ve Çözümleri' forumundadır ve wheatus tarafından 12 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    12 Ekim 2007
    Konu Sahibi : wheatus
  1. wheatus

    wheatus Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Haziran 2007
    Mesajlar:
    147
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Androgenetik saç dökülmesi erkeklik hormonlarının genetik yatkınlığa sahip
    saç kökleri üzerindeki etkilerinin bir sonucudur. Erkeklik hormonlarının bir
    diğer adı androjenlerdir androgenetik saç dökülmesinin tanımı bundan
    kaynaklanmaktadır. Androgenetik saç dökülmesinde rol oynadığı düşünülen üç
    önemli faktör vardır ve bunlar birbirleriyle yakından ilişkilidir.

    1. GENLER

    Androgenetik saç dökülmesi kişinin kromozomlarında belli bir genetik kodun
    olmasına bağlıdır. Bir veya daha fazla gen üzerinde taşınan bu kod anne veya
    babadan kalıtılabilir.

    Toplumda kelliğin anne tarafından aktarılan bir genin erkek çocuklarda
    tanımlanmasıyla ortaya çıktığı şeklinde yaygın bir inanış vardır. Androgenetik
    saç dökülmesi olan hastaların kromozomlarının genetik incelemesi bu inanışın iki
    bakımdan yanlış olduğunu ortaya koymuştur: Öncelikle, androgenetik saç dökülmesi
    otozomal dominant olarak kalıtılmaktadır, yani sorumlu gen(ler) anneden veya
    babadan gelebilmektedir. İkinci olarak, bu genetik kod hem erkeklerde, hem de
    kadınlarda tanımlanabilmekte, dolayısıyla hem kız, hem de çocuklar ileride bu
    tip saç dökülmesine maruz kalabilmektedir.

    Üzerinde ısrarla durulması gereken bir nokta da sorumlu gen(ler)i taşıyan
    herkeste androgenetik saç dökülmesinin gerçekleşmeyeceğidir. Bir genin aktif
    olabilmesi için kişinin vücudunda "tanımlanması" gerekir. Belli bir genin
    tanımlanması ise hormonlar, yaş, stres düzeyi vs. gibi pek çok faktöre bağlıdır.
    Dolayısıyla eğer bir kişinin saçı dökülmüyorsa bunun iki sebebi olabilir: Ya o
    kişi saç dökülmesinden sorumlu gene sahip değildir, yahut varolan gen tanımlanmamıştır.

    Androgenetik saç dökülmesinden tek başına sorumlu olan gen veya gen kümesi henüz
    keşfedilememiştir. Fakat bilim adamları bu gen(ler)in erkeklik hormonlarının,
    5-alfa redüktaz enziminin ve saç köklerindeki androjen reseptörlerinin
    sentezinde etkili olduğundan şüphe duymamaktadırlar. Bunlar erkek tipi saç
    dökülmesinde rol oynadığı bilinen üç ana faktördür. 5-Alfa redüktaz enzimi bir
    erkeklik hormonu olan testosteronu daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona
    (DHT) çevirir. DHT de saç köklerindeki androjen reseptörlerine bağlanarak
    etkisini gösterir.

    Genetik mühendisliği ve tıbbi genetikteki gelişmeler sayesinde erkek tipi saç
    dökülmesinden sorumlu olan gen(ler) fazla uzak olmayan bir gelecekte bulunacaktır. Bu buluş bize sadece androgenetik saç dökülmesini tedavi etme imkanı değil, aynı zamanda bunun ileride ortaya çıkma riskini yeni doğan bir bebekte bile tespit etme olanağı verecektir.

    2. HORMONLAR

    Androgenetik saç dökülmesinin oluşum mekanizmalarında rol oynayan hormonlar
    androjenler olarak da adlandırılan erkeklik hormonlarıdır. "Androjenler nasıl
    kellik yapar?" sorusunun cevabını vermek çok da kolay değildir. Androjenler pek
    çok yaşamsal mekanizma üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Etkilerini diğer
    hormonlar gibi hücre zarı üzerindeki veya hücre içindeki reseptörlere bağlanarak
    gerçekleştirirler. Bir saç kökünü farklı türden androjenler etkileyebilir ve
    vücudun farklı bölgelerindeki saç kökleri aynı androjene farklı cevaplar
    verebilir. Örneğin, koltuk altındaki kılların büyümesini sağlayan androjenler,
    kafa derisindeki saçların dökülmesine neden olmaktadır.
    Saç dökülmesi sürecinde iki tip androjen rol oynar. Bunlar testosteron ve
    dihidrotestosterondur (DHT). Dihidrotestosteron adından da anlaşılacağı üzere
    bir testosteron türevidir. 5-Alfa redüktaz enziminin görevi göreceli olarak
    inaktif olan testosteronu, daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona
    çevirmektir. DHT saç kökleri üzerindeki her tip androjen reseptörüne kolaylıkla
    bağlanıp kuvvetli etkisini gösterebilir. Testosteronun da saç kökleri üzerinde
    etkisi vardır, fakat bu DHT''ninkinden çok daha zayıf bir etkidir. Dolayısıyla
    saç köklerinin içinde ve çevresinde, özellikle dermal papillada çok sayıda
    bulunan 5-alfa redüktazın androgenetik saç dökülmesi sürecinin anahtar enzimi
    olduğu söylenebilir.
    Bu iki hormonun saç köklerindeki reseptörleriyle etkileşmeleri kafa derisini
    kaplayan saçlarda bir takım değişimlere neden olur. Zaman içinde terminal
    saçların büyüme (anajen) evreleri kısalır. Katajen (ara) ve telojen (dinlenme)
    evrelerinin sürelerinde bir değişiklik olmadığından, sonuç olarak dinlenme
    dönemindeki saç köklerinin sayısı ve oranı artar. Katajen ve telojen dönemindeki
    köklerin normalde %10 olan oranı %20''ye çıkar. Daha fazla saçın dinlenme
    döneminde olması da, daha fazlasının dökülmesi sonucunu doğurur. Etkilenen saç
    kökleri kısalır ve incelir. Bunun sonucu olarak buralardan daha ince, kısa ve
    zayıf saçlar çıkar.
    Her erkek ve kadında androjen hormonları ve bunların reseptörleri mevcut olduğu
    halde niçin herkeste saç dökülmesi görülmediği sorulabilir. Bu sorunun gerçekten
    tatmin edici bir cevabı yoktur. Yine de bazı fikirler öne sürülmektedir ve
    bunların başlıcalarına aşağıda kısaca değinilmektedir:
    Androgenetik saç dökülmesi olan kişilerin saç köklerindeki androjen
    reseptörlerinin sayısı normalden fazladır. Bunun sonucu olarak kanlarındaki
    androjen düzeyi normal olmasına rağmen, androjenler bu kişilerin saç folikülleri
    üzerinde daha belirgin bir etki yaratmaktadırlar.
    Saçı dökülen kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörleri normalden daha
    hassastır. Bu da kanda normal düzeyde bulunan androjenlerin saç köklerini daha
    fazla etkilemesine neden olmaktadır.
    Saçların döküldüğü bölgelerde 5-alfa redüktaz enziminin aktivitesi daha
    yüksektir. Dolayısıyla buralarda daha fazla testosteron dihidrotestosterona
    çevrilmektedir. DHT''nin testosterona oranı ne kadar büyük olursa saç dökülmesi
    de o kadar hızlı olur.

    YAŞLANMA

    Unutulmamalıdır ki, yukarıda bahsi geçen faktörlerin ikisi birden mevcut olsa
    dahi, bu, androgenetik saç dökülmesinin başlaması için yeterli olmamaktadır.
    Saçların dökülmeye başlaması için saç köklerinin belli bir süre boyunca
    androjenlerin etkilerine maruz kalmaları gerekir. Bu süre kişiden kişiye,
    genetik tanımlamaya ve kandaki androjen düzeyine bağlı olarak değişebilir.
    Bunun yanında, kişi yaşlandıkça belli orandaki saçı kısalır ve incelir.
    Androgenetik saç dökülmesine yatkınlık olsa da, olmasa da, sadece yaşa bağlı
    olarak gerçekleşen bu sürece minyatürizasyon denir. Bunun sonucunda
    minyatürizasyona uğrayan saçlar dökülür ve işlevsel saç köklerinin sayısında bir
    azalma olur.