Dokunulmazlar

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Elif tarafından 8 Eylül 2010 başlatılmıştır.

    8 Eylül 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.650
    Beğenildi:
    5.185
    Ödül Puanları:
    438

    Kitabın özünde sadakatsiz hiçbir şeyin yürümeyeceği yatmaktadır. İnsanın tek başına bütün zorlukları yenmesinin çok güç olduğu ve tek başına çok az başarılı olabileceği anlatılmaktadır.

    Her insan görüldüğü gibi değildir. İnsanın sabrını yenmesi ve kendini tutması bir yerde bitmektedir. Stres ve bunalımdan kurtulması onu maceralara sürükleyebilir. Ama bu da bir yerde sonuç vermez. Her şeyde sevilen bir amaç için azmedilmeye çalışılır.

    Maceraların, amaçsız, bir hiç uğruna (karşı cinse intikam) yapılması, onun daha kötü sonuçlar doğuracağı düşünülmeden yapılır.

    Maceranın, iyi amacından ziyade sadece bulunduğu kötü durumdan faydalanıp, intikam alınması; aileye, çocuğa ve daha sonra ki çocuklara etki etmesi hiç akla gelmez. Bu güzel bir dille anlatılmıştır.

    Evlilik ya da herhangi bir konuda sadakatin olması düzenli yaşamın olacağını ifade eder. Örnek olarak; sadakatsiz bir evlilikte, ilişkiden ziyade çocukların gelecekleri için zarar verici unsurlar mevcuttur.

    Bir yerde acılar ve üzüntülerin etkisiz hale gelmesinin daha kötü olduğu, başka bir yerde de; yaşamın sadece aile, çevre ve çocuklara kötü örnek olmaması için streslere, bunalımlara katlanmanın yarar getireceği anlatılmıştır.

    Her zaman dost kalıcı olmalıdır. Bir kişi sevdiği bir arkadaşını, dostunu üstün tutarsa, bunu da yaparken karşılık görmeden, ona duyduğu sevgi için yaparsa, karşısındaki kişilerde büyük saygı ve sevgi uyandırır.

    Her şey bir yerde bitmektedir. Gerçeklerin, beklenmeyen üzücü olayların yaşandığı an ne yapılacağı bilinmez. Fakat acı bir yüz ifadesiyle, donuk bir şekil yaratması, beyni çalıştırmaması gibi durumlardan dolayı, bu ani hareketlerin ölüm gibi geldiği saptanmıştır. Yaşanan çevrede ki olayların bilinç altında kalarak hep sanki o anlar tekrar yaşanacakmış gibi gelmesi insanı soğuk bir havaya sokmaktadır.

    Arkadaşlar, dostlar birbirlerini kırsalar, ne kadar üzseler de, konuşmasalar da ; bir gün ihtiyaç duyulduğunda, akla ilk gelecek kişi yine dostlardır. Arkadaşına, dostuna faydasının dokunması için yapamayacağı isteklerde bulunulsa dahi, yapmak için gayret eder. Dostuna olan sevgisini hiçbir şeyin yıkamayacağını hissederek, onun kötü davranışlarına ve geçmişte yaşanan çirkin olaylara rağmen ona karşı kötü tepki koymanın zor, aksine şimdiki üzücü haline yardımcı olmasının ise, dostluğu, arkadaşlığı pekiştireceğine inanır.