Dostluk Ipi

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve Lereenim tarafından 8 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    8 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  1. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.224
    Beğenildi:
    169
    Ödül Puanları:
    353
    DOSTLUK İPİ

    Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş
    makinesi ve Küçücük bir dükkânı varmış.
    Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama
    Pek az para kazanırmış.

    Çok soğuk bir kış gecesi dükkânı kapatırken
    elektrik Sobasını açık unutmuş ve çıkan
    yangın onun felaketi olmuş. Artık
    Ne bir işi varmış ne de parası.

    Günler boyu iş aramış ama bulamamış.
    Yük taşımış,Bulaşıkçılık yapmış, yine de
    Evinin Kirasını ödeyecek kadar para
    Kazanamamış.

    Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir
    Bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini.
    Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki
    Parktan başka gidecek yeri yokmuş.
    Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında

    Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta
    Otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma.
    Arka kapıyı açmaya çalışan Şoförü kızgınlıkla yana itmiş
    arabadan inen yaşlı adam,

    "Yalnız bırakın Beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer"
    diye söylenmiş.Zengin bir işadamı olduğu her
    halinden belli olan ihtiyar, birkaç
    Adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş.


    Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle.
    Birden siniri Geçiveren ihtiyar,
    "Zavallı adamcağız kim bilir nasıl üşüyordur,
    Ona nasıl yardım etsem acaba?"
    diye düşünmeye başlamış.

    Oysa terzinin düşlediği paltonun
    sıcaklığı değilmiş.
    O, çok kalın Ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu
    paltonun sahibine hiç de
    Yakışmadığını ve onun vücuduna
    uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş.

    Yaşlı işadamı terzinin yanına yaklaşıp,
    "Ne o evlat, bu ayazda parkta
    Donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim"
    deyince, "Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece
    bu paltonun size göre olmadığını
    Düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi
    olduğunuzdan şişman göstermiş"

    Diye yanıt vermiş terzi.
    Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış.
    Çünkü o da üzerindeki
    Paltoya onca para ödediği halde
    Kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş.

    Soğuktan titrerken nasıl böyle bir
    şeye dikkat edebiliyorsun?"
    Diye soran yaşlı adam,
    "Ben terziyim"
    yanıtını alınca
    "Benimle
    Gel, hayat hikâyeni yolda anlatırsın“
    diyerek arabaya bindirmiş.

    Bizim terziyi. Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki
    dönüm noktası olmuş.
    Böyle yetenekli bir insanın işsiz ve evsiz
    kalmasına çok üzülen
    İyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkân
    açmasına yetecek kadar para
    Vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi
    giysilerini bu genç adamın
    Dikmesiymiş.

    Terzi yeniden bir işe hem de kendi işine başlamanın
    heyecanıyla deliler
    Gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı işadamı da
    desteğini esirgemiyor,
    Onu kendi çevresinden zengin kişilerle
    tanıştırarak yeni siparişler
    Almasını sağlıyormuş.

    Küçük dükkân önce kocaman bir modaevine dönüşmüş,
    sonra da pek çok ünlü
    Marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık
    "ünlü işadamı"
    diye anılır olmuş.
    Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş.
    Terzi çok büyük bir iş
    Bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş
    ve uçağa yetişmesine
    Az bir zaman varmış.

    Biraz sohbet ettikten sonra
    Yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş.
    Hemen bir
    Ambulans çağırılarak hastaneye kaldırılmış.
    Yeni işadamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği
    İçin uçağa yetişmiş.

    Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun sure hastanede yatmış,
    bir yandan da Sadece bir kez telefon ederek
    durumunu soran terziyi bekliyormuş.
    Fakat terzi daha çok para kazanmak için oradan
    oraya koştururken
    bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş.

    Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş
    ki bu sefer de utancından yaşlı adamın
    Kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra
    terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış.
    Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış
    ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkân kalmış.

    Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş
    hemen nerede hata yaptığını
    sormak için. Son derece kırgın olan
    ihtiyar yine de onu kabul etmiş
    ama anlatacağı öyküyü dinledikten
    sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş.
    Ve başlamış anlatmaya:

    "Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış.
    Ormandaki bir kulübede
    Yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış.
    Bir gün kulübesinde
    Yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş.
    O çevrede kimse ona
    güvenip iş vermeyince, çıkınını alan oduncu,
    eşeğine binip yola koyulmuş.

    Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine
    seslendiğini duymuş.Başını kaldırınca konuşanın
    bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona

    "Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle
    Bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı
    söylemeye
    Başlayacak, sen de onunla gösteriler
    yapıp çok para kazanacaksın"

    Demiş. Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye
    Başlamış.
    Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı
    söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş.
    Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün
    Yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken, bülbülün yardım
    İsteyen sesini duymuş oduncu.

    Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek
    Üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama
    gösteriye gitmemeyi, onca
    Parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına
    bakmadan kaçmış oradan. Gösteri
    başladığında ise eşeği her zamanki gibi
    güzel şarkılar söylemek yerine

    Sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış.
    Oduncu kendisini şarlatanlıkla suçlayan
    izleyicilerin elinden
    Canını zor kurtarmış.
    İşte o zaman bülbül ölünce
    büyünün bozulduğunu anlamış.

    Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün,
    büyü de o yüzden
    Bozuldu. Keşke güzel giysiler dikerken
    dostluk ipliğini
    Koparmasaydın..."
    Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi,
    çünkü söyleyecek bir
    Sözü yokmuş...

    ONUN SÖYLEYECEK BİR ŞEYİ YOK AMA
    BEN SÖYLEMEK İSTERİM.
    DOSTLUK İPLERİNİZİ
    KOPARMAMANIZ DİLEĞİYLE.......
     
  2. 8 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  3. mesure

    mesure Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    757
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Çok güzeldi ama düşünüyorumda bu zamanda varmı böyle dostluklar :sm_confused: yada biz ne kadar dostuz birbirimize.
     
  4. 8 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  5. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    dostluklar, karşılıklı olunca anlam kazanıyor sıkı tutun .ucundan değil, tam ortasından kavrayın .anlamıyorsa salın kendi haline...
     
  6. 8 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  7. filizcan

    filizcan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Eylül 2006
    Mesajlar:
    155
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    ahhhh maalesef dostluk kelimelerde kaldı cok arkadasım var ama dostum oldugunu sanmıyorum cünki hic birini denemedim benim icin neler yapabileceklerini bilmiyorum dostum dedigin insanlar menfaatleri cakıstıgı anda hersey bitiyor bunun aksi tabiata aykırı bakın menfaatleri icin ne kardesler birbirine girmis insanların tabiatında bencillik var önce ben duygusu bu yüzden
    dostum diyemiyorum kimseye ne yazıkki dostum diyebilenlerde cok sey yasamamıstır bana göre
     
  8. 8 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  9. Aysecik

    Aysecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Cok guzeldi nasilda ders veren bir hikaye anlayana , dostluga cok deger veririrm ama anlamayincada yesilimin dedigi gibi salarim ipi gider ben dostsam karsimdaki icinde dostum diyebilmeliyim, arkadasim vardir bana can dostum der inanin en guzel hitap sekli bu geliyor bana
     
  10. 8 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  11. ffcamdankalp

    ffcamdankalp Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Aralık 2006
    Mesajlar:
    423
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86

    ellerine yüreğine sağlık lereenim...
    çok güzel bir paylaşımdı kendi adıma sana teşekkürü borç bilirim. Dostluk bazen sınanır kader çizgimizde, bu sınamalardan alnımızın akıyla çıkmayı ve dostlarımıza layık olmayı dilerim..
    sevgilerimle...
     
  12. 8 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  13. EU1

    EU1 Guest

    :1yes2: :1yes2: çok beğendim lerenim benimde dostum diyeceğim arkadaşım var bu konuda çok şanlıyımm:1yes2:
     
  14. 9 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  15. Cosmo

    Cosmo Guest

    Lereenim öykü içinde öykü anlatmışsın, nede iyi yapmışsın:)). Dostluk üzerine bende bir alıntı yapayım;
    Orta Asyada, savaşın ok ve yay ile yapıldığı
    dönemlerde Türk savaşçılar, arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek
    için, sırtlarını önceden bu amaçla hazırlanmiş bir TAŞ'a dayarlardı.
    Bu taş "ARKA-TAŞ" veya Azerbaycan'daki telaffuzuyla "ARKA-DAŞ"
    olarak adlandırılırdı. Dostluk kavramının zaman içinde,insanın arkasını
    yaslayabileceği ve kendisini olabilecek kötülüklerden koruyacağı fikri ile
    özleştirilmesi sonucu "arkadaş" kelimesi "dost"
    anlamında Türkçedeki yerini buldu. Sırtınız "arka taş" sız
    kalmasın.
     
  16. 11 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  17. MXIXNXIXK

    MXIXNXIXK Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2006
    Mesajlar:
    75
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Çok güzel bir hikaye dost hayatta kazanılması çok zor bir şey benim dostum diyebileceğim biri var ve umarım o ipi hiç koparmayız
     
  18. 12 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Lereenim
  19. EU1

    EU1 Guest

    Iyi günde Arkadas bulmak cok kolaydir,önemli olan kötü günde yaninda olacak Dostlardir.Ben bu konuda cok sansli olanlardanim iyi veya kötü her ne durumdaysam dostlarim,canlarim hep varolduklarini göstermislerdir.Arkadas diyebilecegim insan cok ama dostum sayilidir.Onlari cok seviyorum.Iyiki varlar,iyiki yanimdalar...Sanada cok tesekkür ediyorum paylasimin icin Lereenim...