Dostoyevski-Su ve Ceza

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve EU1 tarafından 25 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    25 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    KİTABIN ÖZETİ:

    Dört aydır evin kirasını verememişti. Evin sahibi onu mahkemeye verecekti. Uzun süreden beri hasta olmasına rağmen yaşlı Teteri kadının evine gidebilirdi. Daha önceki yüksüğe 1.5 Ruble veren kadın yeni getirdiği saate baktı ve “1.5 Ruble” dedi. Raskonikov kabul etmek zorundaydı çünkü kata çıkana kadar kimseyle karşılaşmamıştı. Yaşlı kadın, kız kardeşi ile beraber kalıyordu evde. Çok zengin olmasına rağmen, kız kardeşi hiç miras bırakmayacaktı. Kız kardeşini çoğu zaman döver, onun her işini takip etmesi gerektiğini düşünürdü.
    Raskolnikov 1.5 Rubleyi aldı ve dışarı çıkıp bir meyhaneye gitti. Marmeladov yan masada oturuyor olmasına rağmen taşınıp sohbet etmekten kendini almamıştı. Marmeladov eşini çok seviyordu ve üç çocuğunu da; ama çok içyordu. O kadar ki ailenin geçimi için Sonya fahişelik yapmak zorunda kalmıştı. “Ne kadar fedakar bir kız bu Sonya” diye düşünmekten kendini almamıştı. Raskolnikov Marmeladov ‘un evine gittiklerinde eşi haykırışla onları yumruklamaya başladı. Hep içiyordu ve evdeki 20 Rubleyi götürüp içkiye vermişti. Marmeladov Raskolnikov cebindeki 50 Kapik’i oraya bırakarak uzaklaştı. Eve geldi, yorgundu. Nastasya bir mektup getirdi. Raskolnikov heyecanla okumaya başladı mektubu. Annesinden gelmişti mektup. Annesi kız kardeşi Dunya’dan bahsediyordu. Dunya, Luzhin adında çift memurluğu olan 45 yaşındaki biriyle evlenecekti. Hem Luzhin onların eşyalarıyla beraber Petersbur’ga gelmesi için yardım edecek, gelmelerini sağlayacaktı. Annesi, 60 mil ötedeki tren yoluna gitmek için bir araba ayarladığını, trende ise 3 ncü sınıfta güzel bir yolculuk yaptıktan sonra Petersburg’a gideceklerini ve onu çok özlediğini yazıyordu.
    Raskolnikov “Bu evlilik olmayacak” diye düşündü. Dışarı çıktı ve birkaç saat dolaştıktan sonra yorgun düşüp bir yerde uyukladı. Kötü bir rüya gördükten sonra uyandı. Eve gitti. Saat 7’ye yaklaşıyordu. Saat uygundu. Aşağıdaki baltayı alacak kimseye gözükmeden yaşlı tefeci kadının evine gitti. İçeri girerken onu kimse görmemişti. 2 nci katta boya yapan adamlarda onu yukarı çıkarken görmemişlerdi.
    Tefeci kadının evine girdi ve ona bir kültablası uzattı. Kadın kültablasına bakarken baltayı kafasına indirmişti. Kadının ölü bedeni yerde yatıyordu. İçeri daldı ve dolaptan sadece rehin verilmiş, birkaç parça altını cebine aldı. Yaşlı kadının kız kardeşiyle içeride karşılaştı. Kızın şaşkın bakışları altında baltayla onu da öldürdü. Doğrusu bir kişinin toplumdaki binlerce kişinin refahı ve mutluluğu için ölmesinin bir zararı yoktu. Üstelik bu tefeci kadın çok kötü biriydi. Kapıda birkaç kişi kapıyı vuruyorlardı. Hiç evden çıkmayan tefeci kadının, çıkacağı tutmuştu. Raskolnikov titriyor, dışarı çıkıp her şeyi itiraf etmek istiyordu ama yapmadı. Dışardakilerden biri kapının içeriden sürgülü olduğunu fark etti. Yaşlı kadına bir şey olduğunun farkına vardılar. İki kişi Kapıcıyı çağırmak için aşağı indi. Bu kaçmak için tam fırsattı, Raskolnikov kapıyı açtı, hızla merdivenlerden inmeye başladı, aşağıdan gürültü gelmeye başlayınca Raskolnikov boyacıların dairesinin kapısının arkasına saklandı ve kapıcı ile üç adam yukarı çıkınca o da dışarı çıkıp değişik bir yoldan eve gitti. Baltayı aldığı yere bıraktı. Çok korkmuştu ve titriyordu. Aldığı mücevherleri ve kıymetli takıları dışarıda bir yerde saklamayı ihmal etmedi.
    “2 gün geçti hala uyanmadı” diye düşünüyordu Üniversite arkadaşı Razumikin. Doktor Zozimov hastalığı atıp kendisine geleceğini söylüyordu. Ama Raskolnikov uyanınca arkadaşını ve doktoru isteksiz bir vaziyette evden kovdu ve dışarı gidip bir bara oturdu. Eski gazeteleri okurken yanına gelen bir polis memuru melenkolik ve deli bir ruh haliyle cinayetten bahsedip, üstü kapalı her şeyi anlattı. Korktuğunu, endişelendiğini hiç hissettirmedi.
    Ertesi gün eve geldiğinde annesi ve kız kardeşi Dünya’ nın kendisini beklediklerini gördü. Çocuğun halini gören anne şaşkınlıkla titriyordu. Onu ertesi gün bay Luzbinin geleceği görüşmeye çağırırken korkmuştu. Ertesi gün bay Luzbin onları ziyaret etttiğinde, Raskolnikov haklı çıkmanın gururu ile gülüyordu. Bay Luzbin kız kardeşi çok aşağılamış, onların fakir bir aile olduğunu değerlendirerek fazla istekte bulununca evden kovulmuştu. Hemen ardından Raskolnikov “elveda” diyerek evden ayrıldı. İnanamıyordum. Annesi oğlunun bu tavırla doğrusu ağlamaktan başka yapacak bir şeyleri yoktu. Raskolnikov melenkolik halde evi terkederken her nasılsa arkadaşı Ramuskin’e onları emanet etmeyi de ihmal etmemişti.
    Bay Marmeledov’un cenazesi için evine gittiğinde Sonya’da oradaydı Sonya’ya karşı inanılmaz bir his içindeydi. Ailesi için Sonya’nın yaptığı fedekarlık onun gözlerini büyülemişti. Birkaç gün boyunca Sonya’yı düşündü ve fırsat buldukça onunla konuşmaya çalışarak geçirdi vaktini.
    Polis memuru porifiri Raskolnikov’un (Mihailovis adında genç biri cinayeti işlediğini itiraf etmiş olmasına rağmen) cinayet işlediğini biliyor ve onun psikolojik durumunu bildiği için, itiraf etmesi için onu sıkıştırıyor ama tutuklamayacağını söylüyordu. Cinayeti işlediğini Sonya’ya itiraf etmişti. Sonya’da Raskolnikov’a “gidip teslim olmasını, yere kapanıp Allah’tan ve insanlardan özür dilemesini” istiyordu.
    Sonuç olarak Raskolnikov vicdanının verdiği acıya dayanamayıp suçunu polise itiraf etti. 1.5 yıldır Sibirya’daydı Raskolnikov. Petersburg’ a, Razumukin ve kardeşi Dunya evlenmişlerdi. Mahkeme Raskolnikov’un iyi hali, parayı kullanmadığı, daha önceki yaşamında verimli bir üniversite öğrenimi yaptığı, fedakar kişiliği ve kendi kendine teslim olmasından dolayı, çok az bir cezayla 8 yıl kürek mahkumiyetine çarptırıldı. Raskolnikov’u Sonya her gün ziyaret ediyordu. Sibirya da ailesi ile sürekli mektuplaşan Sonya, Ramuzkin ve Dunya’nın tek haber kaynağıydı. Raskolnikov,Sonya’nın sevgisi ile hayata bağlandı ve geleceğin planlarını beraber hayal etmeye başladılar.
     
  2. 20 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  3. kalipso

    kalipso Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    233
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Rus yazarlarını çok seviyorum ve çok okudum ama Dostoyevskinin kitaplarını sevmiyorum çok can sıkıcı yazıyor ( Karamazov kardeşleri mesela )
     
  4. 20 Eylül 2007
    Konu Sahibi : EU1
  5. EU1

    EU1 Guest

    severek okudum ve çok beğendim..okumayan varsa tavsiye ederim çook gzl
     
  6. 26 Eylül 2007
    Konu Sahibi : EU1
  7. Kaguya Hime

    Kaguya Hime Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Eylül 2007
    Mesajlar:
    180
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Bana da cok agir gelmisti.Ikinci kez okudugum da daha iyi anlamistim.Rus yazarlar cok agir.Orhan Pamuk okurken de cok zorlanmistim.
     
  8. 4 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  9. heyhaat

    heyhaat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    10 Eylül 2007
    Mesajlar:
    28
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bende sizlere katılıyorum bitirene kadar ömrüm tükenmişti
     
  10. 22 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  11. karxixncaa

    karxixncaa Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Eylül 2007
    Mesajlar:
    63
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    başta bana da çok sıkıcı gelmişti hatta bu kitap nasıl dünya klasikleri arasına girmiş demiştim.ama biraz konu ilerleyince ...süper bi kitap kızlar tavsiye ederim.katilin karamsarlığını bire bir yaşıyosun.
     
  12. 6 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU1
  13. EU1

    EU1 Guest

    çok Güzel Kitap Okumayi çok Seviyorum Bu Kitapta Sevdiğim Kitaplar Arasindaaa
     
  14. 21 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU1
  15. aprileylem

    aprileylem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    42
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    çok Güzel Bir Kitap Insan Okuduğu Zaman Birakmak Istemiyor Sonunu Merak Ediyor Bende çok Severek Okumuştum Bizlerle Paylaştiniz Için Tşkler.....saygilarimla
     
  16. 6 Aralık 2007
    Konu Sahibi : EU1
  17. PrensesPeri

    PrensesPeri yepyeni bir yaşam :) Pro Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    8.752
    Beğenildi:
    568
    Ödül Puanları:
    188
    Bende kitap okumayı çok seviyorum ve suç ve ceza benim yarım bıraktığım tek kitaptır.şimdi yorumları okuyunca okudugum yaşa ağır geldiğini düşündüm.Tekrar okumayı deneyeceğim.
     
  18. 13 Ekim 2008
    Konu Sahibi : EU1
  19. dhilek

    dhilek shizen & senritsu Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.783
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    ara ara tekrar okuduğum en iyi kitaplardan biri.