Dr. Muzaffer Kuşhan, zayıflamanın klasik kurallarının çoğunu reddediyor

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve dids tarafından 2 Nisan 2008 başlatılmıştır.

    2 Nisan 2008
    Konu Sahibi : dids
  1. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Detoks aptallık, anti-aging pazara düşen bir rezalet

    Dr. Muzaffer Kuşhan, zayıflamanın klasik kurallarının çoğunu reddediyor. Diyet sektörünün öncüsü olarak detoksa ve anti-aging ürünlerine inanmıyor. Öğle yemeğinde konuğu olduğumuz Kuşhan, yeşil salatadan vazgeçmiyor..
    Dr. Muzaffer Kuşhan'dan bahsedildiğinde akla hemen zayıflama, anti-anging ve diyet geliyor. Polonezköy'de, kendi kurduğu zayıflama merkezinin karşısında oturuyor. Onun öğle yemeği sofrasına konuk olduk ve kilo vermek için merkezinde toplanan insanlara ikram edilen mönüyü tattık. Dr. Kuşhan, birçok diyetisyenin yaptığı 'az ve sık yiyin' uyarısını yalanlıyor. Zayıflama sektörünün bir ticarethaneye döndüğünden dert yanıyor. Aktarlardan alınan otlarla yapılan diyetlere ise inanmıyor.


    30 YILDIR ÖLÇÜLERİM AYNI
    30 yıldır vücut ölçüleri değişmeyen ve son 12 yıldır yaşlanmak bir yana, her gün biraz daha gençleşen Dr. Kuşhan öğle yemeği stratejisiyle ilgili sorularımızı yanıtladı:


    * Kaç yaşındasınız?
    61 yaşındayım. Son 12 yıldır hiç yaşlanmadım. Kendimi geçmişe nazaran çok daha genç hissediyorum. Tam 30 senedir 50 numara elbise giyiyorum. Ölçülerim hiç değişmedi.


    * Gençlik sırrınız nedir?
    İlk koşul; sağlıklı gıda. İşlenmiş, konserve yiyecekleri asla yememek lazım. Taze gıdalar tüketilmeli. İkinci koşul kilo almamak. Üçüncüsü egzersiz yapmak. Dördüncüsü ise; sigara içmemek. Hatta sigara içenin yanında bile bulunmamak gerekiyor. Ayrıca stresten uzak durmak da şart. Ölçülü alkol almak gerekiyor. Bütün bunları yaptığınız zaman, bütün hastalıkların önüne geçmiş oluyorsunuz. Bir de, altı ayda ya da senede bir kez check-up yaptırıyorum. Her gün 5 kilometre yürürüm.


    AZ VE SIK YEMEK GEREKSİZ

    * Öğle yemeğinizi saat kaçta yiyorsunuz?
    Sabah saat 08.30-09.00 gibi kahvaltı yaparım. Öğle yemeğimi de 13.00'de yerim. Ben üç öğünün dışında hiç yemek yemem. Az ve sık yemek yeme fikrine inanmıyorum. Bende atıştırma sıfırdır. Öğle ve akşam yemeği arasında hiçbir şey yemem. Acıkma zamanlarım bellidir. Benim akşam yemeğim saat 20.00'de biter. Tok karınla yatağa girmem. Tok yatan yaşlanır. Vücut kendini akşam uykuda onarır ama mide dolu olursa onaramaz. Sadece vücutla savaşır ve yaşlanır.


    EN İYİ BALIK HAMSİDİR

    * Öğle yemeği mönünüzde neler bulunuyor?
    Öğle yemeğinde salata-çorba ya da salata-balık yerim. Benim salatam değişmez. İçinde brokoli, enginar, avakado, domates ve kırmızı, sarı, yeşil biber vardır. Ne kadar çiğ yerseniz, o kadar sağlıklı beslenirsiniz.


    * Balığı öğle mönüsünde mi tercih edersiniz?

    Hastalara ya da çalışanlara ne çıkarsa onu yerim. Bir balık ne kadar yağlıysa o kadar sağlıklıdır. Türkiye'de bilmezler; en iyi balık hamsidir. Balığı ızgara ya da fırında yerim. Kızartma yemem. Izgaranın ateşe değen kısmı olursa derisini soyarım ve o kısmı yemem. Yemeğin ateşle temas etmemesi lazım. Yanık olan her yiyecek kansorejendir. Yemek ne kadar yavaş ve düşük ısıda pişerse, o kadar sağlıklıdır. Ne kadar yüksek ısıda pişirilirse de, o kadar kansorejendir. Bazen öğlen yemeğini salata ile geçiştiririm ama o zaman yanına çorba eklerim.


    YILDIR KEBAP YEMEDİM

    * Gün boyunca ne içersiniz?
    Ben nane-limon içmeyi çok severim. Bazen yeşil çay da içerim. Belki bir bardak açık çay da içebilirim. Yemekte de sadece kırmızı şarap içerim. Bence en güzel kırmızı şaraplar Türkiye'de yapılıyor.


    * "Ben bunu asla yemem" dediğiniz şeyler var mı?
    7 yıldır kebap yemiyorum. Hamburgeri 15 yıl önce bir kere tattım ama hiç beğenmedim. Döner ve İskender de yemem. Yani kırmızı et ve kızarmış şeyler yemiyorum. Kızartmayı 10 senedir hiç yemedim. Ben haftada en az 6 kez dışarıda yemek yerim. Gittiğim restoranlar genellikle İtalyan restoranlarıdır. Geri kalanlar da balıkçılardır. Ben tam bir Akdenizli gibi beslenirim. Onun dışında doğal tahıl ürünleri ve makarna da yerim. Ama makarna yiyeceğimde esmer makarnayı, pilav yiyeceğimde kabuklu pirinçten yapılmış pilavı tercih ederim. Pizza yediğimde ise tercihimi vejetaryen pizzadan yana yaparım.


    Sektörün yüzde 95'i yalancı

    * Konunun uzmanı olarak anti-aging'in insanları gençleştirdiğine inanıyor musunuz?
    Bugün kuaförler bile kendilerini anti-aging uzmanı zannediyor. İşin rezaleti çıktı. İş tamamen ticarete dönüştü. Ürünlerin çoğu fayda değil zarar getiriyor. Anti-aging demek, ilerleyen yaşla beraber gelmesi muhtemel hastalıkları önceden bilip, tedavilerini çok erken safhada yapmak demektir. Anti-aging bir sağlıklı yaşam stratejisidir. Ortalık pazara döndü. Zayıflama sektöründeki sahtekarlık ve üçkağıtçılık oranı başka hiçbir sektörde yok! Zayıflama sektörünün yüzde 95'i üçkağıtçı, kandırmacı ve de yalancı...


    En iyi detoks öğlen uykusu


    Dr. Muzaffer Kuşhan, detoks konusunda şunları söylüyor: "Detoks filan boş işler. İnsanlar gidip Bodrum'da kolon veya kalın bağırsaklarını yıkatıyor. Bundan daha büyük aptallık, daha büyük zarar olamaz. Bu detoks filan değil! Bunu yapanlar da doktor değil! Bağırsak detoksu devamlı bir şekilde yapılmalıdır. Yani bağırsağı temizleyen kepek, çavdar, yulaf ekmeği, kabuklu pirinç, kepekli makarna, sebze, salata ve meyve gibi yiyecekler bol bol ve sürekli tüketilmelidir. Baklagilleri ihmal etmiyor; kurufasulye, nohut, mercimek, bezelye, bakla ve soya fasulyesi gibi gıdaları haftada üç kere yiyorsanız tamamdır. Bunların içindeki lif, bağırsağı temizler ve bağırsak kanserini önler. Kötü ve asitli gıdalar yedikten sonra, gidip popolarına su sıktırıyorlar! Detoks bunun neresinde? Detoks ve antioksidan meselesi Türkiye'de çok tehlikeli yollara giriyor. Ticarete dayanan yanlış işler yapılıyor. Süresi yarım saati geçmeyen öğle uykusu en iyi detokstur.


    Bol çeşitli sofra krodur

    * Masanın tıka basa donatıldığı sofraları sever misiniz?
    Donatılmış gösteriş sofralarını yani kıro sofralarını sevmem. Soframda mutlaka söğüş roka, maydanoz ve domates bulunur. Her zaman ne yiyeceğim bellidir. Mesela balıkçıya gittiysem mutlaka balık-salata yerim.


    * Vejetaryen misiniz?
    , vejetaryen asla değilim. Bir Akdenizli gibi beslenirim. Bol bol sebze, meyve ve salata yerim. Sadece zeytinyağı kullanırım. Haftada iki kez beyaz, haftada bir kez de bir bonfile kadar kırmızı et yerim. Kansız kalmamak için kırmızı et yemek lazım. Balık ve deniz ürünlerini haftada en az 4 defa, tavuğu ise arada sırada yerim. Bol bol baklagil de tüketirim.


    Otla yapılan diyete inanmam

    * Aktarlardan alınan otlarla yapılan diyetleri öneriyor musunuz?
    Hayır. Ben otlara inanmam. Yemek masalarında genellikle kırmızı biber ve kekik bulunur ama ben onları bile hiç kullanmam. Dünyada en çok insanın yaşadığı yerlerden biri Girit Adası'dır. Girit'in yemeklerini yapmak çok basittir. Televizyonlarda verilen tarifler, yemek yapmayı zorlaştırmaktan başka bir şeye yaramıyor bence. Bana göre, bir yemeğin yapılması kesinlikle kolay olmalıdır.

    * Siz yemek yapar mısınız?
    Yemek yapmam ama yemek tarifi veririm. Bütün yemeklerin içeriklerini önceden tespit eder ve aşçıya en az 5-10 defa yaptırırım. Ondan sonra da merkezimde zayıflayan 7-8 kişiye tattırırım. Onlar da beğenirse, o yemek listemize girer. Uydurma yemekler yapmayız. Yaptığımız yemeğin hastaların yüzde 90'ı tarafından sevilmesi gerekir. Malzememiz en yakın manavda, kasapta ya da markette bulunmalı ve mutlaka taze olmalıdır.



    (alıntıdır)