Dramatik olaylara acimaktan başka ne yapabiliriz.

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve fxixrtxixnanxixnkxixzxix tarafından 30 Ekim 2008 başlatılmıştır.

    30 Ekim 2008
    Konu Sahibi : fxixrtxixnanxixnkxixzxix
  1. fxixrtxixnanxixnkxixzxix

    fxixrtxixnanxixnkxixzxix Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Mart 2008
    Mesajlar:
    5.004
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    146
    Erich Maria Remarque, “İnsanları Sevmelisin”in bir yerinde şöyle der :

    "Yanıbaşında birisi ölürken sen bunu duyamazsın. Dünyanın bahtsızlığı da budur işte. Acımak ıstırap değildir. Acımak, başkasının felaketi karşısında duyulan gizli bir sevinçtir. Bu felaket kendimize veya sevdiğimiz birisine gelmediği için aldığımız rahat bir soluktur."


    * * *

    Evet, biz acıyoruz bugün... Sadece acıyoruz !..

    işkence görenlere, ölenlere acıyoruz !..

    Afrika'da kendi idrarını içerek susuzluğunu gidermeye ; bir avuç pirinçle karnını doyurmaya çalışan, bir deri bir kemik kara insana acıyoruz !..

    elinde iki paket kağıt mendil, yaşam savaşına düşmüş ilkokul çağındaki yavruya acıyoruz !..

    Kar yağdığında belediyenin donup ölmesinler diye parklardan topladığı evsizlere acıyoruz !..

    Dağıtılan yardım malzemesini kapabilmek için birbirini ezen yoksula acıyoruz !..

    Gelecek güvencesi olmayan işçiye, güvencesiz bir işe bile dünden razı olan işsize acıyoruz !..

    Ve daha böyle bir çok şeye acıyoruz !..

    Sadece acıyoruz !..

    * * *

    Aslında “gizli bir sevinç” değil mi acımamız ?

    Bu felaketlere maruz kalmadığımız için aldığımız bir rahatlama soluğu değil mi ?

    Bir tür kendimizi avutma yolu, bir kaçış değil mi ?

    Aslında belki de kendimize, çaresizliğimize ya da bu çaresizliğe sığınmışlığımıza acımamız gerekir !..

    Kimbilir belki de o zaman, sadece acımanın yetersizliğinin bilincine varabileceğiz...