Dua Mutluluk Kaynağıdır !

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve EU3 tarafından 8 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

    8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  1. EU3

    EU3 Guest

    Yaratıcıdan isteme alışkanlığı, bizi streslerden ve gerginlikten kurtarır.

    Duasızlık, huzursuzluk kaynağıdır.

    Duanın üzerimizdeki duygusal etkilerinin de hayatımız için son derece önemli olduğunu görüyoruz. Dua stresten arındıracak, huzuru besleyecek ve yetenekleri geliştirecektir. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü, dua ile sağlık ilişkisine dair araştırmalara finansman sağlamaktadır. Duanın sağlık üzerine etkilerine dair çok sayıda bilimsel araştırma yapılmıştır.16 Burada kısaca, duanın ruhsal huzura etkileri üzerinde duralım:

    Stresten arınma: Huzursuzluğun ve stresin en büyük sebebi duasızlık ve huzurun en etkili yolu duadır. New York Psikiyatri Enstitüsü ile Kolombiya Prespyterian Tıp Merkezi, farklı ülkelerden 40 bin kişi üzerinde bir depresyon araştırması yapmıştır, Araştırmaya göre 1950 sonrasında doğan neslin en büyük hastalığı depresyondur ve bu hastalık zaman ilerledikçe katlanarak artıyor.17 Hürriyet Gazetesi, söz konusu araştırmanın ortaya çıkardığı depresyon sebeplerini şöyle sıralıyor: 'Tanrıya inanışın zayıflaması, ölümden sonra yaşam inanışının ortadan kalkması, kadınların baskılar nedeniyle kendilerini güzel olmak zorunda hissetmeleri, evlilik ilişkilerinin çatırdaması, zehirli maddelerin gündelik yaşama girmesi..."

    Belirlenen bu sebepler zincirlerle birbirine bağlıdır. Evrenin Sahibine inanmıyorsanız ya da inansanız bile güvenmiyorsanız, ölümden sonraki hayata ya inanmazsınız ya da ölüm sonrasındaki hayat sizi korkutur. Dünyanın sonrası yoksa, dünya değersizlesin Dünyanın sonrası korkutucu ise, dünya korkunun kapısına döner. 0 zaman insanlar unutmaya çalışırlar; geleceklerini düşünmek istemezler.

    Depresyon, yeryüzünde sevgisiz kalmaktır, ruhu besleyememektir; güvensizliğe, belirsizliğe ve endişeye terk edilmektir. Dua bu ruhsal ıstırabın en etkili ilâcıdır. Dua / yoluyla Evrenin Sahibine ulaşıyorsunuz. Yaratıcınıza dua / ettikçe, bilincinizde Ona daha çok yer veriyorsunuz. Ona daha çok yer verdikçe Onu daha iyi tanıyorsunuz. Daha iyi tanıdıkça, daha çok seviyorsunuz. Daha çok sevdikçe daha çok dayanıyorsunuz; daha çok dayandıkça, daha çok güveniyorsunuz. Yeryüzünde kimse kendini Evrenin Sınırsız Sahibine güvenenden daha güvende hissedemez.

    Dualardan doğan bu müthiş dostluk ve güven sizi Şefkatli Sultan'ın dostlarının dostluklarına kavuşturuyor. Tek bir dost sayesinde milyarlarca dostunuz oluveriyor. Kelebekleri başka türlü, çiçekleri başka biçimde seviyorsunuz artık. Sonra da ölmekten korkmuyorsunuz. Çünkü dünyayı bu denli güzel yaratan

    Kudretin, ötesini ne denli heyecanlandırın yaratabileceğini hissediyorsunuz.

    Sonsuzluğa göçtüğünüzde, sizi asla yalnız bırakmayacağını, karanlıkta terk etmeyeceğini biliyorsunuz. Dünyada hep Onu andığınız ve hep Onunla olduğunuz için, orada huzuruna çıkmaktan utanmayacağınızın farkındasınız. Gerçek anlamda dua eden ruhlar, acı çekebilir; ama, kahredici ve karamsarlığa boğucu streslere asla girmez.

    Bu İlâhî dostluğu kuramadığınızda kendinizi yapayalnız, kimsesiz ve korumasız hissedersiniz. Aileleri tarafından sevilmeyen çocukların evlerinden nasıl kaçtıklarını ve zihinlerini tinerci sokak çocuklarıyla birlikte nasıl uyuşturduklarını bilirsiniz.

    Ayrıldığınız sevdiklerinizle sizi bir daha kim buluşturabilir? Hasretle ayrılacağınız hayata başka bir evrende sizi / tekrar kim döndürebilir? Karanlıklara kapanan gözlerinizi / kim yeniden ışığa açabilir? Yaratıcının sevgisinden uzaklaşan, kendini sokağa terk edilmiş; boş ve kimsesiz hisse- 1 der; yaşama heyecanı yok olur. Nitekim, Duke Hastaha- \ nesinde yapılan bir araştırmada "Yaratıcının kendilerini sevmediğini düşünen hastaların" iki yıl içerisindeki ölüm oranı, diğerlerine göre yüzde 28 daha yüksek çıkmıştır

    ? Huzurun beslenmesi: Dua Evrenin Sahibini ve eserlerini sevme yoludur. Yaratıcının paketleyerek size sunduğu bin bir çeşit ikramı sürekli tadarak hayatınızı geçiriyorsunuz. Evrene şu sözlerin penceresinden bakıyorsunuz: "Bütün yaratılanlar Allah'ın aile fertleri hükmündedir. Allah'a en sevgili olan, Onun yarattıklarına en çok faydası dokunandır."20

    Her canlının ruhsal boyutunda en güzel duaları yapan meleklerle iletişim kurabildiğinizi göreceksiniz. Evrenin tüm unsurları gibi iyilik yolunda çırpındığınızı, sonra da Yaratıcının, size evrendeki bazı emirlerini icra edesiniz diye önemli görevler yüklediğini algılayacaksınız. O zaman öyle bir ışığa dönüşürsünüz ki, küçük büyük her şey size hayranlık duyar. Son Peygamberin (asm) dediği gibi "İyiliği öğreten insana denizdeki balıklara varıncaya kadar her şey selâm ve iyilik dileklerini gönderirler.'

    Duanın ruhunu algılamak ve dualarımızı bu öze dayanarak yapmak gerekir. Dualarımız kalbimize Sınırsız Şefkat'in gerçek ve canlı sevgisini yerleştiremiyorsa, etkili dua ettiğimiz söylenemez. Biz insanlar, sıradan insanlarla yaptığımız arkadaşlıklardan mutluluk duyuyoruz. Arkadaşlarımızla paylaştığımız değerler çoğaldıkça, onları daha çok seviyoruz. Hele de bizim için fedakârlıkları göze alabilecek, bizi önemseyen bir arkadaşımız olduğunda, çok değerli bir dost yakaladığımızı düşünüyoruz. Peki, dualarımız Evrenin Sınırsız Sahibiyle dostluğumuzu sağlayamıyorsa, onlar nasıl duadır?

    Dünyadaki dostlarımız ölümlüdürler. Gün gelir de dostlarımız bizi unutabilirler. Ne kadar güçlü de olsalar, insanların imkânları sınırlıdır. Ne kadar çırpınsalar da, insanlar ruhumuzdaki boşlukları dolduramazlar. Zamanı geldiğinde, dünyadaki herkes ve her şey bizi terk etmek zorunda kalacak.

    Oysa dua bizi, ölmeyen, unutmayan, kudreti sınırsız, cömertliği engin, kendini sevenleri daha çok seven bir Sultan'la tanıştırıyor. Dua sayesinde Evrenin Sahibinin mesajlarını çözümleyebilirle yeteneğini geliştiriyoruz. Rüzgârın yanınızdan geçerken söylediklerini anlayabilseydiniz, neler hissederdiniz?

    Dua ettiğinizde, sadece Yaratıcının dalında paketleyip göbeğinden bağlayarak ellerinize sunduğu karpuzun veya armudun anlamını çözümlemiyorsunuz. Bulutlar semada toplanıp yağmur emrinin gelmesi için bekleştiğinde, yeryüzünde sevinç tamtam lan koparan susuz bitkilerin çığlıklarını duyar gibi oluyorsunuz Batan güneşin kızıla boyadığı ufukla söyleştiklerini anlayabiliyor sunuz. Kuşların dili ruhlarınıza çözülüveriyor.

    ALINTIDIR....
     
  2. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  3. ilknuray

    ilknuray Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2007
    Mesajlar:
    309
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Canım çok güzel bir paylaşımdı.
    ALLAH razı olsun...
     
  4. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  5. sevcangoksel

    sevcangoksel Allahım sana emanetiz Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    6.098
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    Paylaşımın için teşekkürler balkafam.

    Dua okumak gerçekten huzur veriyo
    bende okuduğum zaman çok rahatlıyorum
     
  6. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  7. sevvalcik

    sevvalcik minnakk davşanımmmm Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2008
    Mesajlar:
    4.806
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    146
    paylaşımın için sağol canım
    zaten ne derler dünya duayla durmuş boşuna söylenmemiştir herhaldeeee
     
  8. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  9. moody43

    moody43 Guest

    çok sağol canım çok güzel bi konuya değinmişsin allah senden raz olsun.opuyorumnanaktan opuyorumnanaktan
     
  10. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  11. Libyana

    Libyana Allah var, Allah yâr... Pro Üye

    Katılım:
    1 Haziran 2008
    Mesajlar:
    6.009
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    Dualarınız olmasaydı Rabbiniz katında ne ehemmiyetiniz vardı buyruluyor Furkan suresinde..


    Dünya gerçekten dua ile dönüyor.. Ağaçlar dua ile meyve veriyor ..
    Düşünün en basiti minik bir nutfeden yeni bir insan doğuyor.. ıman etmek inanmak ve teslim olmak için doğum mucizesine şahit olmak dahi yeterli..
    (Allah cc sonsuz sevgi ve muhabbetini gönüllerimizden esirgemediği müddetçe..)
    Yine Ebû Hüreyre demiş ki :“Aziz ve Celil olan ALLAH buyuruyor ki: “Ben kulumun zannı üzereyim. (Beni anlayışına göre kulumla muamele yaparım.) Kulum beni andığı zaman, muhakkak onunla berâber olurum. O Beni gönlünde gizlice zikrederse, Ben de onu bu sûretle anarım. Eğer o Beni bir topluluk içinde zikrederse, Ben de onu o topluluktan daha hayırlı bir cemiyet içinde anarım. Kulum Bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona bir arşın yaklaşırım. Kulum Bana bir arşın yaklaşırsa, Ben ona bir kulaç yaklaşırım. Eğer o Bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak varırım.

    Paylaşım için tşk.
    ''''..
     
  12. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  13. BenNazKsK

    BenNazKsK Çiçek&Böcük:) Pro Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.956
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    Öyle inanıyorum ki dualara ve cidden her şekilde başladığımda tesbih,namaz vs sanki o an tuhaftır ama içim huzurla dolar ve hep birşeylerin yanımda beni koruduğunu hissederim

    Cidden herşeyi Ama herşeyi, önce Allahtan isterim kurban olduğum veriri zaten sadece vardır bir zamanı bir bildiği..
    Tüm yüreğimle inanırım okurken hele tesbih çekerken konuşurum Allahım Affet Allahım nolur şu... nasip et:)

    Sanırım Sevmek ve Kalpten ınanmak ona sığınmak bu dünyadaki en güzel şey..Hayırlısını istemek ve şükretmeyi bilmek onun istediğide sadece dualarla bana gelin çok zor değil..Allahım herkezin kalp gözünü açsın inşallah a.s.
     
  14. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  15. sinem_44

    sinem_44 Polyanna Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.631
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Paylaşım için teşekkürler canım
    Çok güzel bir konuya değinmişsin
     
  16. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  17. lost87

    lost87 Uyanalım Gaflet Uykusundn Üye

    Katılım:
    1 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.324
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    gerçekten dualar çok önemli...
    özellikle Allahın 99 ismi her bir isimde çok güzel anlamlar var.
    her isime Allahı anmak çok önemli...
     
  18. 8 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU3
  19. okyanuscuk

    okyanuscuk "Ol!" emrini verirse O, derhal oluverir... Üye

    Katılım:
    8 Şubat 2009
    Mesajlar:
    521
    Beğenildi:
    334
    Ödül Puanları:
    113
    Kabul vesileleri
    Bir sanatı sahibinin imzasından kopararak istemek, nankörce ve bencilce istemektir.
    Evren adına ve evren için yapıldığı sürece, çılgınca istemek aç gözlülük değildir.
    ınsanlar kuşatıcı ilahi cömertliği hissetsinler diye, koyunlardan farklı yaratıldılar.
    ınsanın donatıldığı yeteneklere bakarak, hangi başarılara hazırlandığını hissedebilirsiniz.
    Yetenekleriniz sayesinde layık olduklarınıza, eninde sonunda kavuşturulacaksınız.
    Hedeflerinizi fethetmek istiyorsanız; onları yeteneklerinizle kuşatmalısınız.
    Ne yapacaklarını bilmeyenler, yetenek ihtiyaçlarını araştırmayanlardır.
    Evrensel isteklere sarılanlar, ilâhi huzurda evreni temsil ediyorlar.
    Bir mum istiyorsanız kendinizi; bir güneş istiyorsanız dünyayı aydınlatırsınız.
    Göklere yükselen yakarışları duyabilseydik, ihtiyaçların büyüklüğünden ürperirdik.
    Evrenle ilgilenen yüksek ruhlu insanlar, kişisel sorunlarını unutuverirler.
    Yeryüzünün susuzluğu gökyüzünü titretebiliyorsa, insanın uykusuzluğu evreni sarsacaktır.
    Unuttuklarımızın değerini bize hatırlatan acıtıcı uyarılar yaşayacağız.
    Geleceğimiz için yapılan ilâhi planlar, keşfettiğimiz ihtiyaçlarımıza dayandırılacaktır.
    Yeteneklerini her fark ettiğinde yaptığı şükür, insana sınırsız coşkular yaşatır.
    ıstediklerimiz başka, yaşadıklarımız başka ise, sebebi çoğu zaman bilinçsiz istememizdir.
    Kast ettiklerimiz, dilimizden söylediklerimize kalbimizden eşlik ederler.
    ınsanın anlamını öğrenip düşünmediği duası, cansız toprağın duasından üstün değildir.
    Bilinçli dualarımızdan doğan anlamlar zekâmızı geliştiriyorlar.
    ınsan, hayatının hemen her anını kuşatan yalnızlığını, Yaratıcının dostluğuyla giderebilir.
    Yaratıcıdan istemeyi unutmak, Yaratıcıya ihtiyacını unutarak O’ndan kopmaktır.
    Sonsuzluğu isteyen ruhumuza dünyayı doldursak, o ruh yine aç kalacaktır.
    Kısacık hayatımızda, dünya gezegeninden büyük bir saltanatı kazanma şansına sahibiz.
    ılâhi adalete uygun istekler, eninde sonunda gerçekleşecek isteklerdir.
    Vicdanımızı hiç incitmeyecek istek, en layık olanın seçilmesine dayanan istektir.
    Adaletsiz bir kral için güç dilemek, adaletsizliğin güçlenmesine yardım etmektir.
    ınsanların iyiliğini dilemeyenler, yeryüzünün barışında pay sahibi olamayacaklardır.
    Dualarımızla Yaratıcının dostlarına ruhumuzu tanıtabilir; enerjilerinden destek alabiliriz.
    Büyük dualar, ilk isteyenlerin kalplerinden çıktıklarından beri büyüyen ruhsal ışıklardır.
    Kimin duasını tekrarlayıp duruyorsanız; onun ruhsal desteğini yanınızda biriktiriyorsunuz.
    Birisinin iyiliğini dilemek; onun kaderindeki iyiliklere katkı sağlamaktır.
    Kafilelerle gönderildiğimiz dünyadan, şimşek süratiyle uzaklaşıyoruz.
    Belki bugün hayatınızdaki insanı sevindirmek için son fırsatınızdır.
    Kudretimiz sınırlıdır; ama dualarımızla evreni sevindirecek güzellikler yaratılabilir.
    Yaşayacağımız her zorluk veya değişim anı, bizim için bir dua ve isteme fırsatıdır.
    Dilek ve dualarımız gece vakitlerinde aklımızda ve kalbimizde çok derin izler bırakır.
    Yeryüzünün iklim değişimlerinde yaşanan her ruhsal tören, bizim de alkışlarımızı bekliyor.


    Muhammed BOZDAĞ-ıstemenin esrarı
     
    Son düzenleme: 8 Ağustos 2009