Dünya Engelliler Günü... 3 Aralık

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve yesilim tarafından 2 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    2 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  1. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    Dünya Engelliler Günü ( 3 Aralık )


    3 Aralık Dünya Özürlüler Günü olarak kabul edilmiştir. Özürlü insanların yaşadıkları sorunlar sadece kendilerinin değil; ailelerinin, çevrenin, toplumun, kısacası tüm insanların ortak sorunudur. İnsanların özürlü olmaları çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç olmakla birlikte, özürlülerin normal bir hayat sürmeleri ancak toplumsal duyarlılığın oluşturulmasıyla mümkündür. Bu anlamda, özürlü vatandaşlara acıma duyguları ile yaklaşmak yerine, kurumsal hizmetlerin geliştirilmesi esas alınmalıdır. Bu nedenle özürlülere hizmet götüren kamu, özel sektör ve gönüllü sivil toplum örgütlerinin güçlendirilmesine önem verilmelidir. Başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere bir çok belge özürlülük sorununu temelde bir insan hakları sorunu olarak ele almaktadır. Bizim anayasamız ve yasalarımız da özürlülere ilişkin olarak evrensel değerlerle paralel düzenlemeleri ön görmüş, devleti özürlülerin sorununa yönelik yükümlü kılmıştır. Devletimizin evrensel ölçülerde özürlülerini sahiplenme çabası, toplumsal bilinçlenme ve kamuoyu desteği ile anlamlı ve gerçek bir boyuta ulaşacaktır.
     
  2. 2 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  3. vesta

    vesta Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    739
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Her insanın kendine göre yeterlilikleri vardır, onu engele dönüştüren diğer insanlardır.Bir ülkenin medeniyeti engellilere, yaşlılara ve eğitime verdiği önemle ölçülür.Geç kalınsa da hak ettikleri değeri artık görmeleri için ben de elimden geldiğince çabalıyorum.
     
  4. 2 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  5. nazlxixxixxix

    nazlxixxixxix Aktif Üye Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    211
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    benimde kardesim özürlü onun ve butun özürlü kardeşlerimin bu gününü kutluyorum insallah gereken saygıyı ve destegi herkesten gorurler
     
  6. 3 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  7. HanimKelesimiGetir

    HanimKelesimiGetir TEK DİL TEK VATAN Pro Üye

    Katılım:
    20 Mart 2008
    Mesajlar:
    83.316
    Beğenildi:
    34.083
    Ödül Puanları:
    563
    Siz hiç tekerlikli sandalyede oturup koşmayı denediniz mi?

    Siz hiç gözlerinizi bağlayıp annenizi görmeyi denediniz mi?

    Siz hiç kollarınızı bağlayıp birinin size yemek yedirmesini, su içirmesini beklediniz mi?


    Siz hiç konuşmayıp şarkılar söylemek istediniz mi?

    Siz hiç duymayıp kordon da martıların sesini dinlemek istediniz mi?

    Siz zihinsel engelli yerine gerizekalı yada deli demeyi mi tercih ediyorsunuz?

    Siz hiç engelli bir yakınınıza, arkadaşınıza baktınız, ilgilendiniz, ona yardımcı oldunuz mu?

    Siz hiç küçük bir çocuğu tekerlikli sandalyesinden kucaklayarak alıp belediye otobüsüne bindiniz mi?

    3 Aralık Engelliler Günü’nün Tarihçesi

    1992 yılında Birleşmiş Milletler aldığı bir kararla, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan etti. Bu kararın ardından BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istedi. Ve o günden beri, 3 Aralık “engelliler günü” olarak bilinmektedir.

    Türkiye’de Engellilerin Durumu

    Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29′u yani 8.5 milyon kişi engelli. Erkeklerde bu oran 11.10, kadınlarda yüzde 13.45.

    Bütün özürlü kardeşlerimizin bu gününü kutluyorum
     
  8. 3 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  9. Ev -Hanxixmxix

    Ev -Hanxixmxix sevgiler Üye

    Katılım:
    27 Mart 2008
    Mesajlar:
    2.647
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    hepimiz engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmalıyız

    sağlıklı, mutlu ve onurlu bir hayat diliyorum,tüm özürlü vatandaşlarımızın "Dünya Özürlüler Günü’nü" kutluyorum."
     
  10. 3 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  11. violette

    violette zor bir yola çıkıyorum Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.330
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Hepimiz bir gün engelli olmaya adayız.Öyleyse empati yapmalı ve kendimizi onların yerine koyarak düşünmeliyiz.Bize nasıl davranılmasını istersek onlara öyle davranmalı gereken saygıyı ve özveriyi göstermeliyiz.Kimse isteyerek engelli olmaz. ank06 ya yürekten katılıyorum.ve engellilerin bu özel gününü kutlarım.a.s.
     
  12. 3 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  13. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.226
    Beğenildi:
    170
    Ödül Puanları:
    353
    Engelliler gününde iki farklı olay.....



    Bayram ve Kudret Koca çifti 16 yıl çocuk özlemi çekti. Çalışmak için de çocuk yuvasını tercih ettiler. Bayram Bey, tesisatçı olarak yuvada işe başladı, Kudret Hanım bakıcı anne oldu.

    Akşam evlerine döndüklerinde aynı yalnızlığı ve hüznü yaşıyorlardı. Ta ki spastik engelli Bengü'yle tanışıncaya kadar. Onu gördüklerinde 1 yaşındaydı ama bu kadar seveceklerini hiç düşünmemişlerdi. Zamanla aralarında büyük bir yakınlaşma oldu. Sabah gelirken Bengü'nün en sevdiği pasta ve poğaçaları getirip onunla kahvaltı yapıyorlardı. 5 yıl böyle geçti. Koca ailesi artık, 'Bengü neden yavrumuz olmasın?' diye sormaya başlamıştı. Annesinin doğar doğmaz hastane odasında terk edilen bu minik kız için Sosyal Hizmetler Kurumu'na başvurdular. Gelen cevap 16 yıllık özlemi bitirmişti. Küçük Bengü'yü evlat edinmelerine izin çıkmıştı.

    Bayram ve Kudret Koca çifti, 16 yıl önce hayatlarını birleştirdi. Birbirlerini çok seven çiftin zamanla yaşadıkları tek üzüntü bir çocuk sahibi olamamak oldu. Bu sebeple ikisi de Sosyal Hizmetler'e bağlı bir yuvaya başvurarak iş talebinde bulundu. Önce Bayram Koca tesisatçı olarak işe başladı, ardından da Kudret Koca bakıcı anne oldu. İşe başladıkları günlerde 1 yaşında olan Bengü ile karı-kocanın arasında derin bir sevgi oluştu. Koca çifti, yuvadaki bütün çocukları sevgi ve şevkatle kucaklıyorlardı; fakat nedense engelli Bengü, onlar için bir başkaydı. Annesinin doğar doğmaz hastane odasında terk ettiği bu minik kız için 'Neden yavrumuz olmasın' diyen Koca ailesi Sosyal Hizmetler'e başvurdu. Çalıştıkları kurumun müdürü Feyza Aydın'dan da destek alan ailenin işlemleri hemen başlatıldı. Başvuru onaylanıncaya kadar Bengü'ye de bir şey söylemediler. Ramazan ayının sonunda Koca çifti, iki bayramı birden yaşadı. Bengü'yü eve getirmeye hazırlanan karı-koca, onun için en sevdiği lila renkli oda takımı alırken odasını oyuncak ve giysilerle süsledi. Bengü'ye mutlu haberi verirken dünyalar onların oldu. Bayramda gittikleri Malatya'da bütün aile onları birlikte karşıladı. Herkes Bengü'ye kucak açıp bağrına bastı. Küçük Bengü, Koca çiftinin evinde geçirdiği ilk gecelerde sabahlara kadar uyumadı. "Kızım neden uyumuyorsun?" sorularına Bengü'nün verdiği cevap oldukça manidardı: "Ya beni uyuyunca geri götürürseniz..."

    Kudret Koca, Bengü'yü evlat edindiklerinden bugüne hayatlarının çok daha güzelleştiğini söylüyor. Koca, "3 aydır güneş bir başka doğuyor, sanki herkes bana gülüyor, kızımı çok seviyorum." diyor. Baba Bayram Koca'nın ise kızından bahsederken gözleri doluyor. 4 yıldır tanıdığı ve yuvadayken kendisine 'Bayram usta' diye hitap eden Bengü artık onun kızı. Bayram Koca, "Eve gittiğimiz ilk gün içeriye girer girmez 'baba' diyerek boynuma sarıldı. O andaki mutluluğumu asla unutamam. Bu küçük kız bizim hayatımızı, evimizi, dünyamızı şenlendirdi." şeklinde konuşuyor.

    Çocuklarını rehabilitasyon merkezine terk ettiler

    K.M., yıllardır Sosyal Hizmetler'e bağlı Zeytinburnu Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon Merkezi'nde yaşıyor. Ailesi, ona bakamayacağını söyleyerek buraya terk etmiş. İstanbul'da yaşamalarına rağmen onu görmeye hiç gitmemişler. K.M.'nin "Ne olur babam beni görmeye gelsin" yakarışlarına dayanamayan eğitmenler, babayı aramış, ama getirmeyi başaramamış. K.M., kurumda kalan 51 çocuktan sadece biri. Diğerlerinin durumu da farklı değil. Merkeze bıraktıkları çocuklarını düzenli ziyaret eden ailelerin sayısı 5'i geçmiyor. Kurumda çocukların bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Merkezin binası eski; fakat tertemiz. Çalışanlar çocukları kucaklarından indirmiyor. Eğitmenlerin karşılaştıkları talep ise aynı. "Beni anneme götür." ısrarları karşısında dayanamayan uzmanlar, çocuklarla birlikte aileleri evlerinde ziya- ret ettiklerini anlatıyor.
     
  14. 3 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  15. Ev -Hanxixmxix

    Ev -Hanxixmxix sevgiler Üye

    Katılım:
    27 Mart 2008
    Mesajlar:
    2.647
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
  16. 3 Aralık 2008
    Konu Sahibi : yesilim
  17. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.226
    Beğenildi:
    170
    Ödül Puanları:
    353
    Kardeşlerimizin günleri kutlu olsun.
     
  18. 3 Aralık 2009
    Konu Sahibi : yesilim
  19. DagCicegi

    DagCicegi Bir Kızım Olana Kadar... Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    8.212
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG]

    3 Aralık Engelliler Günü’nün Tarihçesi
    1992 yılında Birleşmiş Milletler aldığı bir kararla, 3 Aralık gününü “Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan etti. Bu kararın ardından BM İnsan Hakları Komisyonu 5 Mart 1993 tarihli ve 1993/29 sayılı bildirisi ile üye ülkelerce 3 Aralık gününün “engellilerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması” amacıyla tanınmasını istedi. Ve o günden beri, 3 Aralık “engelliler günü” olarak bilinmektedir.

    Türkiye’de Engellilerin Durumu

    Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29'u yani 8.5 milyon kişi engelli. Erkeklerde bu oran 11.10, kadınlarda yüzde 13.45.



    Siz hiç tekerlikli sandalyede oturup koşmayı denediniz mi?

    Siz hiç gözlerinizi bağlayıp annenizi görmeyi denediniz mi?

    Siz hiç kollarınızı bağlayıp birinin size yemek yedirmesini, su içirmesini beklediniz mi?

    Siz hiç konuşmayıp şarkılar söylemek istediniz mi?

    Siz hiç duymayıp kordon da martıların sesini dinlemek istediniz mi?

    Siz zihinsel engelli yerine gerizekalı yada deli demeyi mi tercih ediyorsunuz?

    Siz hiç engelli bir yakınınıza, arkadaşınıza baktınız, ilgilendiniz, ona yardımcı oldunuz mu?

    Siz hiç küçük bir çocuğu tekerlikli sandalyesinden kucaklayarak alıp belediye otobüsüne bindiniz mi?