Dünyadaki değişik kültürler. . .

Konusu 'Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler' forumundadır ve mehtapkaradeniz tarafından 25 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

    25 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : mehtapkaradeniz
  1. mehtapkaradeniz

    mehtapkaradeniz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    118
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    41
    Çin'de Ayak Bağlama Geleneği
    Rivayete göre, yüz yıllar önce Çin'de, çok güzel danseden bir cariye için altından yapılmış lotus çiçeği biçiminde bir platform hazırlanmış. Cariye, platformun üzerinde, mücevherler içinde, küçücük ayaklarıyla dansetmiş. İzleyenler adeta büyülenmiş. Böylece yeni bir güzellik ölçütü Çinli erkek kafalarında öylece yer edinmiş... Küçük Ayaklar. Mümkünse 7-8 cm.

    Rivayet ne kadar gerçek bilinmez ama Çinli kadınların küçücük ayaklara sahip olmak için çektikleri bin yıllık eziyet bir gerçek.

    3-5'li yaşlar arasındaki kızların ayak parmakları kırılır ve ipek sargılarla sarılır.yöntem kısaca şöyle, kız çocuk 5-6 yaşına geldiğinde ayakları , önce çeşitli bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen bir suyla iyice ovulur, yumuşatılır. Sonra baş parmak dışındaki parmaklar, ayağın iyice altına gelecek şekilde bükülür. Parmaklar bükülü haldeyken ayak uzun sargılarla iyice sarılır. İki günde bir ayaklar çözülür, temizlenir ve tekrar sarılır. Bu işlem parmaklar kırılana, ayağın altıyla birleşene kadar sürdürülür. Yani küçük kız 2-3 yıl doğru dürüst yürüyemez
    Sonra demir ayakkabılar giyilir.Bu kızlar tek başlarına sokağa bile çıkamazlar.Bu yüzden iffeti temsil eden asil kadınlar olurlar.Böylece 20. yüzyılın başlarına kadar ayakları 7.62 cm'yi geçmeyen kadınlar aristokrat kesimin gözdeleri olurlar.12.yüzyılda ortaya çıkan neokonfüçyanizm akımı da bu tarz ayak sünnetinin yaygınlaşmasına yardımcı oldu.Acı çeken beden olgun bedendir söylemi önem kazandı.





    Bir Çin atasözü bir annenin kızını ve aynı anda onun ayaklarını sevemeyeceğini söyler.Bu kadınlara ayak kırılıp sargılanıp altın lotus denilen demir ayakkabılar giydirildikten hemen sonra bir köle tahsis edilir ve ömür boyu birlikte yaşarlar.Kız evlenince kayınvalide ve o öldüğünde de görümce kızdan sorumlu olur.1645te King hanedanı yasak getirir ancak başarılı olamaz.1911lerde Çin'li ve batılı misyonerler sayesinde bu olay suç sayılmaya başlar.3 aşamalı bir program dahilinde önce eğitim kurumlarında bilgilendirme,sonra halka hitaben genel bilgilendirmeler ve son olarak bu kadınların evlenmekden men edilmesi ile operasyon geçiren kadın popülasyonu azaldı.1950lerin sonunda bile
    hala uygulamanın tam olarak sona ermediği kaynaklara geçmiştir.

    alıntıdır