Düşüncelerimizle nasıl hastalıklar yaratıyoruz kendimize?

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve ema1 tarafından 26 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    26 Ekim 2009
    Konu Sahibi : ema1
  1. ema1

    ema1 Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdlr Pro Üye

    Katılım:
    10 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    19.460
    Beğenildi:
    7.408
    Ödül Puanları:
    238
    Yaşamın içinde ne kadar çok farkında olarak yer alırsak hayatımızı daha iyi anlar, yaşam amacımıza en uygun adımları daha rahat atmış oluruz.

    Bir şehirden diğerine giderken tabelalar bize gideceğimiz yolu gösterir. Yolda çalışmalar varsa uyarı mesajları verir, hız sınırımızı ayarlarız daha dikkatli oluruz. Viraj uyarısını gördüğümüzde yavaşlar hızımızı keseriz. Aslında hayatımızda bir yol ve uyarılar hep var. İşte farkında olarak yaşayıp bunlara dikkat edersek yaşamımız daha rahat ve konforlu olur. Farkındalık bu yüzden çok önemlidir.

    Başka bir yazımda sizlere farkındalıkları anlatabilirim ama bu yazımda özellikle bedenimiz ve hastalıklar üzerine yoğunlaşmak istedim.

    Farkına varıp uyarıları yaşamımızda dikkate almazsak eğer hala bildiğimiz gibi yapmaya devam edersek işte o zaman hayat bizi sıkıştırmaya başlar, daha zorlayıcı deneyimler yaşamaya başlarız.

    Beden bize yaşamın kendisini, nerede olduğumuzu ne yapmamız gerektiğini öyle güzel anlatır ki ama ne yazık ki son çare olarak yaşamdaki sorunlarımızı, olumsuz düşüncelerimizi, ruhumuza inat yapmış olduğumuz hareketleri bazen de yoldan çıkışlarımızı hastalıklar ile anlatmaya çalışır. Çünkü insan yapısı ancak hasta olduğunda, halsiz olduğunda, yaşamla bir şekilde ilişkisi kesildiğinde yaşamında bazı şeylere dur!! diyebilir. Ölümden döndüm artık hiçbir şeye sıkılmayacağım, keyfime bakacağım deriz, bunun gibi... bedenimizde aslında basit olarak görülen birçok hastalık bile bazen bir baş ağrısı bazen bir mide bulantısı olabilir bu, işte bütün bunlar hayatın bize vermiş olduğu uyarı tabelalarıdır. Bunların hepsi değişebilir, kimse hasta olmayabilir, nasıl mı? Tabii kendimizi, düşüncelerimizi, hayata bakışımızı değiştirerek. Ben şuna çok inanıyorum. Bir gün gelecek hastalık denilen şey bu dünyada yer almayacak. Ne zaman derseniz onu bilemem, bu sadece biz insanlara bağlı. Belki bütün dünya çok kısa bir zamanda artık dur diyecek ve düşünceler değişmeye başlayacak, perdeler kalkacak duvarlar yıkılacak olumlu ve sevgi dolu yeni bir bilinç doğacak. Şu an yavaş yavaş ilerlese de her an büyüyebilecek ve dünyayı bir anda saracak olan bir proje olarak görüyorum bunu.

    Hiçbir insan bilerek hasta olmak istemez kendisini hasta etmez. Ama olumsuz tüm düşünceler inançlar hayatın içinde yaşanan tüm olumsuz olaylara vermiş olduğumuz tepkiler bizi hasta eder.Önce küçük küçük başlar pek dikkate almayız, değiştirmeyiz kendimizi aldırmayız nasıl olsa bir iki ilaç alıp iyileştiririz kendimizi diye düşünürüz. Keşke olumsuz düşünceleri iyileştiren sevgiye dönüştüren hatta tamamiyle kayıtlardan silen mutlu olmamızı sağlayacak bir hap olsa çünkü ancak bir hap içtiğimizde iyi olacağımıza inanırız. Belki bizim öğretilerin hapını yaparız bir zaman sonra. Kırmızı hap dünya ile bağlantımızı en mutlu hale getirmek için, turuncu hap yaratıcılığınızı kullanmak için, pembe hap kalbimizdeki sevgiyi açmak için, mor hap sadece yaşamımızda sevgi ve huzur dolu düşüncelere sahip olmak vs vs için...şaka bir yana şu an hap olarak yok, piyasada satılmıyor ama olumlu düşünebilmeniz, daha farkında olmanız, kendinizle barışık bir şekilde yaşamanız için dünya kadar harika kitaplar satılıyor. Sadece adım atın ve bir yerlerden başlayın. Bir çok teknikler ne yapmanız gerektiği vs. her şey artık parmaklarınızın arasında. İnternet her yerde.Sadece istemeniz yeterli.

    Aslında özet şu sağlıklı, huzurlu güzel bir yaşam için, korkularınızı iyileştirin, olumsuz düşünce ve inançlarınızı düzeltin...kızgı nlıklarınızı ve kendinizi affedin, kendinizi özgürleştirin her durum ve kişiden vs. En önemlisi kendinizi çok sevin ve onaylayın. Hayat sadece bizden dengede olmamızı ve kendi yaşamımıza sahip çıkmamızı, mutlu olmamızı, bu yaşamdan keyif almamızı istiyor.

    Hastalıklar sizin düşüncelerinizle yaşamınızda yaratmış olduğunuz sıkıntıların sonuçları ve bu düşünceler sahip olduğunuz yaşam alanlarınızı güçlü bir şekilde etkiliyor.

    Hasta olunca işimize gidemiyoruz veya ağrılar içinde dolaşıyoruz hayattan keyif alamıyoruz.
    Evet ya, bu işim beni çok strese sokuyordu, sonunda hasta etti beni, hiç mutlu değildim diyorsunuz.. .

    Mutlu olmadığınız işte işiniz ne? Neden ikili oyun oynuyoruz kendimize, mutluymuş gibi yapıyoruz yada mutsuz olduğumuz halde gülümsüyoruz. Tabii ki para diyeceksiniz ehh işte o zamanda beliniz ağrıyacak, gelecek korkunuzu temsil ediyor olacak. Kendinizi yargıladığınız ve suçladığınız içinde gün içinde baş ağrısı yaşayacaksınız, mutsuz olduğunuz halde işe gittiğiniz için bunu kabul etmeyen bedeniniz mide bulantıları yaşatacak, belki ilerlemekten korktuğunuz için ayaklarınızda sorun yaşayacaksınız, işinizde kendinizi kabul ettirmek için egonuz fazlasıyla devreye girecek bir yandan ben bunu başaracağım ben yaparım dediğiniz bu işler için dizleriniz size isyan edecek. İşte bütün buları ailenizle, eşinizle, dostlarınızla olan ilişkilerinize uygulayın.

    Kanser olduğunuz zaman mı en nefret ettiğiniz kişiyi affedeceksiniz. Aslında kendinizi affedeceksiniz, öleceğinizi bilirseniz mi yapmak istediğiniz şeyler için kendinize zaman ayıracaksınız, kızmayı, söylenmeyi, suçlamayı,yargı lamayı,yaşam söylenmeyi bırakacaksınız.

    İşte bedenimizi bu mükemmel olan harika makineyi bile düşüncelerimizle yaşamın içindeki davranışlarımızla isyan ettirip kendimize yaşattıklarımızı düşünürsek hayatımızdaki insanlara neler yapıyoruz bir durup bakmak gerek.

    Tabiî ki şu an birçok olay söyleyebilirsiniz. Grip virüsü var bulaştı ben ne yapayım, o kadar çok terledim ki üstüne soğuk su içtim boğazlarım şişti, acı yedim içkiyi çok kaçırdım midem bozuldu gibi birçok bahane söyleyebilirsiniz. Sadece şunu düşünün defalarca gripli insanların arasında kalmışsınızdır ama bir şey olmamıştır, içki içmişsinizdir ama ertesi gün harika uyanmışsınızdır peki neden şimdi bunu yaşıyorsunuz.. .işte bu sırada sadece yaşamınızın, yaptıklarınızın, yaşadıklarınızın, düşüncelerinizin farkına varmanızı istiyorum..

    Aşağıda size bir çok hastalıkların zihinsel nedenleri ile ilgili birkaç örnek verdim.Daha çoğunu bilmek, yaşamınızı daha çok farkında olarak yaşamak isterseniz, "Hastalıkların Zihinsel Nedenleri" adlı bir kitap var...bu kitaptan yararlanabilirsiniz .

    Hastalıkları kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek yada hasta olmanızı engellemek için bu hastalığa neden olan düşünce kalıbınızı iyileştirmeniz gerekir.Verilen örneklerde hastalıkların nedeni, yerine koymanız gereken olumlu düşünce şekli yer alacak. Eğer bu hastalıklara sahipseniz lütfen bunu yapın, devamlı onaylamaları tekrar edin... İyileşmenin ne kadar hızlı olduğunu, olumlu düşünce şeklinizin de hayatınızdaki diğer problemleri nasıl hallettiğini, belki şu an uygulamış olduğunuz ilaç tedavinize de nasıl destek olacağını göreceksiniz. Bu hastalıklar sadece birkaç çalışma örneği,yurtdışında hastanelerde tıbbi tedavi ile birlikte bütünsel tedavi altında kullanılan ve hastalara tavsiye edilen çalışmalardır. Doktorların sizin için uygun gördüğü tedaviye destek olacak olan çalışmalardır. İlaç yerine geçmez ama çabuk iyileşmenizi sağlar.İyi ve sağlıklı olmak için önce iyileşeceğinize inanmanız gerekir.

    Başınız ağrıyorsa; kendinizi hangi konuda yargılıyorsunuz? sorusunun cevabını bulun... Kendini eleştirme, değersiz görme ile ilgilidir...

    Migren türü ağrılar ise mükemmeliyetçi olan ve bu yüzden kendilerine çok baskı yapan kişiler tarafından yaratılır. Migrende yoğun olarak bastırılmış kızgınlık vardır...

    Onaylaması ; Kendimi çok seviyor ve onaylıyorum, kendimi affediyorum. ..emin ellerdeyim..

    Sinüs ağrıları ; burnun çok yakınında hissedilir.Hayatı nızda size çok yakın olan birisinden duyduğunuz rahatsızlığı gösterir,o kişi tarafından ezildiğinizi hissediyor olabilirsiniz. ..

    Onaylaması ; Hayatın bütünüyle birim. Huzur,uyum ve dengenin her zaman içimi kapladığını ve beni kuşattığını ilan ediyorum. Her şey yolunda. Ben kendi gücüme sahip çıkıyorum.

    Boyun ağrıları,tutulma ; Düşüncelerimizde esnek olma, sorunun öteki yüzünü görme, başka bir kişinin bakış açısını anlamayı temsil eder. İnatçılığı ve hep haklı çıkma isteğini bırakmak gerekir.

    Olumlaması ; Hayatla barış halindeyim, rahatım. Bir meselenin her yönünü esneklikle ve kolaylıkla görüyorum. Başka bakış açılarını da sevgiyle algılıyorum,güvendeyim .

    Boğaz ; Kendimizi doğru bir şekilde ifade edemiyoruz, istediğim şeyi söyleyemiyorum. ..düşünce kalıbını içerir. Kendimizi ifade etme korkumuzu, hakkımızı aramaktan çekinme korkumuzu, "ben buyum" deme cesaretimizin olmayışını gösterir. Kızgınlık boğaz ağrılarının nedeni. Eğer soğuk algınlığı da varsa zihinsel karışıklık yaşıyoruzdur.. . larenjit konuşamayacak kadar öfkeli olduğumuzu gösterir.

    Yaratıcılığımız engellendiğinde boğazla ilgili sorunlar olur. Hayatlarını başkaları için yaşayan anne/baba/çocuk/ eş/sevgili/ patron vs,kendi istediklerini hiç yapamayan bir çok insan BADEMCİK ve TİROİD sorunları yaşarlar...engellenm iş yaratılığın sonucudur.
    Ayrıca boğazdaki enerji merkezimiz bedende değişimin olduğu yerdir. Değişime karşı koyduğumuzda, değişmeye çalıştığımızda genellikle boğazımızda sorun yaşarız. Öksürdüğünüzde yada biri öksürdüğünde dikkat edin. Ne konuşuluyordu? neye tepki gösteriyoruz? Direnç ve inatçılık mı yoksa değişim süreci içindemisiniz?
    Öksürdüğünüz an elinizle boğazınızı tutun " değişmeye hazırım" "değişiyorum" diyin...
    Olumlama ; Düşündüklerimi, isteklerimi, hissettiklerimi rahatlıkla ve özgürce ifade ediyorum.Yaratı cıyım,sevgiyle konuşuyorum. Değişmeye hazırım. Kendim olmakta özgürüm. Emin ellerdeyim.

    Sırt ; Destek sistemimizi temsil eder.Sırt ile ilgili sorunlar genellikle yeterince destek görmediğimizin ifadesidir.Yalnı zca bizi işimizin, ailemizin, eşimizin desteklediğini düşünürüz...bu yanlış bir inanış şeklidir...gerç eği ise evren ve hayat bizi destekler.

    Onaylama ;Hayatın her zaman beni desteklediğini biliyorum ve kabul ediyorum...

    Üst sırt ağrıları ; Duygusal destekten yoksunluk..Eş im,ailem vs..beni anlamıyor ve desteklemiyor.

    Onaylama; Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Hayat beni seviyor ve destekliyor.

    Orta kısım; Suçluluk duygusuyla ilgili . Geçmişimizde arkamızda kalan bir şey, sırtınızdan bıçaklandığınızı mı düşünüyorsunuz, arkanızda ne bıraktığınızı görmekten mi korkuyorsunuz? yada arkada bıraktığınız bir şeyimi gizliyorsunuz?

    Onaylama ; Geçmişi geride bırakıyorum.Geç mişin geleceğim üzerimde hiçbir etkisi yok.Yüreğimde sevgiyle ilerlemek için özgürüm...

    Alt bölüm ise; Bitip tükendiğini hissetme,ekonomik sorunlarla bir çıkmaz içinde olma, ekonomik endişelerin ifadesidir.. . parasızlık yada parasal korkular bu bölümle ilgilidir...

    Onaylama ;Yaşam sürecine güveniyorum.gereksin diğim her şey daima sağlanacaktır. Emin ellerdeyim.

    Sinir Bozukluğu ; Sinirler İletişimi temsil eder. Ben merkezcilik. (sadece kendini düşünme) İletişim kanallarını kapatma.

    Onaylama ; Yüreğimi açıyor ve sadece sevgi dolu iletişim biçimleri yaratıyorum. Güvenlik içindeyim ve iyiyim. Rahatça ve keyifli iletişim kuruyorum.

    Akciğerler; Hayatı içine alma kapasitesini temsil eder. Akciğer rahatsızlıkları , zatürree nedeni; depresyon, keder, hayatı içine almaktan korkma, kendinde hayatı dolu dolu yaşama hakkını görmeme. Hayatı reddediş.. Olumlama; Hayatı kusursuz bir dengeyle içime alıyorum. Hayatın bütünlüğünü içime alma kapasitesine sahibim. Hayatı sevgiyle ve dopdolu yaşıyorum.

    Kalp ;Sevgi ve güvenlik merkezini temsil eder. Kendimizi sevgi ve sevinçten yoksun bırakma.
    Çoktan beri süren duygusal sorunlar. Kendini yalnız ve panikte hissetme. Ben yeterince iyi değilim, yeterli değilim, asla başaramayacağım inancı ile yaşayanlar kalp hastası olurlar.
    Onaylama; Kalbim sevgi ritminde vuruyor. Neşe ve sevinci kalp merkezime geri getiriyorum. Herkese sevgi gösteriyorum. Sevinç içinde yaşıyorum.Sevincin, zihnimden, bedenimden ve deneyimlerinden akmasına sevgiyle izin veriyorum.Tüm hayatla birim ve evren beni bütünüyle destekliyor. Her şey yolunda.

    Yüksek Tansiyon ; çoktan beri süren, çözülmemiş duygusal sorun. Onaylama; geçmişi sevgiyle geride bırakıyorum. Huzur içindeyim. Düşük Tansiyon ; Çocukken yeterince sevgi görmemiş olma.Ne anlamı varki?Nasıl olsa işe yaramayacak ... yaklaşımı içinde yaşama. Onaylama; Artık daima sevinçli olan ŞİMDİ de yaşamayı seçiyorum. Hayatım bir sevinç kaynağıdır.

    Mide ; Besinleri taşır.Tüm yeni düşünce ve deneyimlerimizi sindirir. Bu hayatta hazmedemediğiniz, kabul etmediğiniz nedir?Yeniliklere kolaylıkla adapte olamıyoruzdur.
    Mide bulantısı; Bir fikri yada deneyimi redetme... Ekşimesi; Korku,korku. .. sıkıştırıcı korku...
    Gastrit ; Büyük korku, dehşet... yeniden korkma, yeniyi özümseyememe.. .

    Ülser ; Yeterince iyi olmadığına inanma, kendini sevmeyi redetme , birilerini hoşnut etmeye çalışma.

    Olumlama ; Hayatı rahatça sindiriyor ve özümsüyorum.Güvendeyim, yaşam sürecinin bana yalnızca iyi şeyler getireceğine inanıyorum. Hayat benimle anlaşma ve uyum içinde. Her gün, her an yeniyi özümsüyorum. Kendimle barış içindeyim.kendimi seviyor beğeniyor ve onaylıyorum.

    Bacaklar; İleriye doğru atılan adımlar, adım atmaktan korkma, bir şeyleri yapmak istemediğimiz zaman bacaklarımızda sorunlar çıkar, gelecekten korkma.

    Olumlama; hayat benim için var.Geleceğimde her şeyin iyi olduğunu bilerek güven ve neşeyle ilerliyorum.

    Dizler; Boyun gibi esneklikle ilgilidir.Taviz verme, gurur,ego ve inatçılığı ifade eder. İleri doğru adım atarken taviz vermekten korkar, katılaşırız.bu eklem yerlerini sertleştirir.İ lerlemek isteriz ama değişmek istemeyiz.Bu yüzden dizin iyileşmesi uzun süre ego devrededir.Huzurlu olmak için esnek olmalı takılıp kalmamalıyız..

    Olumlama; Ben esnek ve akıcıyım.Şefkat ve merhamet, bağışlama ve anlayış içindeyim
    Kolaylıkla eğiliyor ve akıyorum.

    Kazalar; kızgınlık ifadesidir. Birikmiş öfke, otoriteye karşı çıkma arzusu.O kadar kızgınız ki birisine burmak isteriz ,ama birisi bize vurur, (çarpar) şiddete inanma...

    Onaylama ; Bu durumu yaratan düşünce kalıbımı terk ediyorum.Barış halindeyim,ben değerliyim.

    Kanser ; Derin bir biçimde incinme,yaralanma. uzun zamandır süren kızgınlık.İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren derin bir sır yada üzüntü. Nefretleri taşıma.
    Olumlama;Tüm geçmişi sevgiyle bağışlıyor ve serbest bırakıyorum. Dünyamı sevinçle doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

    Bedeninizdeki hastalıklarla yaşam size kendinizi, duygularınızı, korkularınızı,inanç larınızı iyileştirmek için son bir fırsat veriyor. Hasta olduğunuzda yaşamın benle alıp veremediği ne diye sormak yerine yaşam bana ne diyor, kendimi nasıl düzeltebilirim , ben yaşamımı nasıl iyileştirebilirim demelisiniz.

    Lütfen her gün kendinize zaman ayırın, önce her gün 5 yada 10 dakika. Hiç bir şey kaybetmezsiniz inanın buna.Bu tip çalışmalar bir kere yapılmakla olmaz. İnançla devam etmek gerekir. Dibe vurmadan yapmaya başlayın. Kendiniz için yapın. Sağlıklı bir yaşam için yapın.Yaşamınızı iyileştirmek için yapın.

    Kendi yaşamınızın merkezinde, yaşamla uyum ve denge içinde, kendi içinizdeki o muhteşem gücün farkına varıp, sahip çıkarak, yaşamınızdaki hedeflerinize ulaşın.

    Kendinizi çok ama çok sevin. Kendini çok seven, kendi değerine sahip çıkan ve onaylayan, ruhunu mutlu etmek için yaşayan onun isteklerini gerçekleştiren hiçbir insan hasta olmaz...
    Kendini seven ve kendine değer veren, yaşamın vermiş olduğu tüm armağanlar için şükran duygusu içinde yaşayan insan hep sevgi dolu insanlarla güvende ve mutlu yaşar...

    Şimdi yaşamınızdaki sorunları çözmek için, kendinizle ve yaşamla barışmak için lütfen hasta olmayı beklemeyin.. .Bu mükemmel yaratılmış olan harika bedeniniz için öncelikle şükredin teşekkür edin. Bugüne kadar kıymetini bilmediğiniz için özür dileyin.Sevgiyle kucaklayın kendinizi...

    Mutlu olun, sağlıklı olun, sevgiyle kalın. Her güne gülümseyerek sevgiyle başlayın...

    Işıl ışıl parladığınız yolunuzun ışıkla ve sevgiyle aydınlandığı şahane bir Temmuz ayı geçirmenizi dilerim.

    Füsun Paşa
    Yaşam

    Livcon International Certified Coach
    fusun.pasa@mailmedianetwork.com

    alıntıdır[/SIZE]
    [/FONT]
     
  2. 26 Ekim 2009
    Konu Sahibi : ema1
  3. Elis

    Elis Guest

    bazen,hatta cogu zaman diyim,biseyleri kafama takip o kadar kuruyorumki kendi kendime,gecelerce uykusuzlugum,aglamalarim,ama sebebini sorsan ve ben soylesem gulersin,
    biliyorum biseyleri cok inceledigim icin boyle,ama vazgecemiyorum bu huyumdan,bi kacgun sonra duzelip,kendi kendime kiziyorum ama ,olan omrumden bosu bosuna giden bikac gunume oluyo,,,mafoldumben