Dusunme Sanati

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve orel tarafından 28 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : orel
  1. orel

    orel Aktif Üye Üye

    Katılım:
    14 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    39
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Kaybolan Düşünme Sanatı

    Auguste Rodin´in klasik "Düşünen Adam" heykeli, en sevdiğim eserlerden
    biridir. Bu esere (ya da pek çok kopyasından birine) hiç etkilenmeksizin
    bakmak zordur. Derin düşünceye dalmış birinin masum görüntüsü, çoğumuzu
    kendimiz hakkında uzun uzun düşünmeye sevk eder. Bu görüntü, neden bu kadar
    büyüleyicidir? Adam ne düşünmektedir?

    Belki de böylesine derin düşünme çok nadir görülen bir eylem olduğundan, bu
    kişiye saygı duymalıyız. Akılda bazı düşüncelerin olması, düşünmek anlamına
    gelmez. Hepimizin düşünceleri vardır. Herkes genellikle onlarca fikre ve
    inanca sahiptir.

    William James bir keresinde şöyle yazmıştır: "Pek çok insan, düşündüğünü
    sanır; oysa tek yaptıkları, önyargılarını yeniden düzenlemektir." Aklımızda
    zihinsel bir aktivitenin sürüyor olması, düşündüğümüz anlamına gelmez.

    Bob Proctor, "You Were Born Rich" ("Zengin Doğdunuz") adlı kitabında şunları
    yazmaktadır: "Düşünmek, insanoğlunun gerçekleştirebildiği en büyük
    işlevdir." Yazar, pek çok insanın düşünmek olarak algıladığı durumun,
    aslında yalnızca hatırlama yeteneğinden, başka bir deyişle eski filmleri
    izlemekten ya da eski olayları yeniden tartışmaktan ibaret olduğunu
    söylemektedir. Açıktır ki bu, Rodin´in şaheserinin tasvir etmeye çalıştığı
    olgu değildir.

    Düşünmek, ağır bir iştir. Belki de bu yüzden çok az insan bunu yapmaktadır.
    Edison daha da ileriye giderek şöyle demiştir: "İnsanın düşünme zahmetinden
    kaçınmak için başvurmayacağı taktik yoktur." Emerson ise şunları
    söylemiştir: "Dünyadaki en ağır iş nedir? Düşünmek."

    Neden daha çok düşünmüyoruz? Bence, nedenlerden biri şu; birşeyler yapmakla
    öylesine meşgulüz ki idrak etmek, kafa yormak ve üzerinde düşünmek için
    zamanımız yok. Eğlendirilmeye alışmışız. Bilgi bombardımanı altındayız.
    Bilgi öylesine hızlı geliyor ki çoğunun üzerinde durup düşünecek çok az
    zamanımız kalıyor; o da yapabiliyorsak…

    Gerçekten bilmemiz gereken şeyin nasıl düşüneceğimiz olduğu bir dönemde, TV
    yorumcularından siyasetçilere, herkes bize ne düşüneceğimizi söylüyor. Hızlı
    yanıtlara ve kolay çözümlere alışmışız. Ama yaşamımızdaki sorun ve
    zorluklar, öyle kolay ve yalın değildir. İtinayla düşünmeyi gerektirir.

    Okumayı severim. Şuna inanıyorum ki okumanın en büyük yararı bilgi değildir;
    okurken ne düşündüğümüzdür (Bu yüzden, okumak için neyi seçtiğimiz çok
    önemlidir).

    Amaç, beyinlerimizi bilgiyle doldurmak değildir; beynimizi düşünmek ve
    tartmak için harekete geçirmektir. Kitabın değeri, ara sıra onu bir kenara
    bırakıp o ana kadar okuduklarımızı, bunların ne anlama geldiğini,
    yaşamlarımızı nasıl ve neden etkileyebileceğini düşündüğümüzde, çok daha
    artar.

    Berraklık, güçtür ve düşünmekten kaynaklanır.

    Düşünmemiz gerekir. Seçimlerimiz ve yaşamlarımızın yönü hakkında dikkatle
    düşünmeliyiz. Sahip olduğumuz en değerli kaynak zamanımızdır. Yaşamlarımız,
    bu zamanda yaptığımız her şeyin toplamından ibarettir. Bunun büyük bölümünü
    düşünerek geçirmeye değmez mi?

    Bunu bir düşünün.
     
  2. 3 Mart 2012
    Konu Sahibi : orel
  3. TheBlackKeys

    TheBlackKeys ceviz ağacı Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2012
    Mesajlar:
    884
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    63
    değmez olur mu hiç etkili düşünebilmek çok önemli ama düşünmek zor iş..
     
  4. 7 Mart 2012
    Konu Sahibi : orel
  5. dnztskn

    dnztskn Yazar - Tasarımcı Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2012
    Mesajlar:
    58
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    43
    Derin düşünmek veya meditasyon veya tefekkür adı her neyse bu benim en büyük ilacımdır.