Duygu Yumaği

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve realist tarafından 12 Mart 2008 başlatılmıştır.

    12 Mart 2008
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    DUYGU YUMAĞI

    Sevgi, duygu çiçeklerinin oluşturduğu bir demet; hoşgörü ise, bu çiçeklere can suyunun verildiği kaynaktır. Bu iki kavram, çok değişik konular altında karşımıza çıkabilir.

    Bu iki mucizenin birleşimi ise, duygu yumağını oluşturur. Sarılır, sarmalanır, işlenir ve kusursuz bir halde kullanıma sunulur. Bu yüce duygulara sahip olmanın yanında uygulamak da önemlidir. Bizlerin içinde az da olsa sevgi ışıkları mevcutsa, hoşgörü de bu ışıkları canlandırmak, daha parlak görünmelerini sağlamak için ortaya çıkar. Sevginin, hoşgörüyü yarattığı güzel bir örnek sergilenir.

    Bu yardımlaşmayı sonuçlandırmak ise bizlere düşer. Dört köşeli, pembe renkli çerçeveden taşmaktadır artık bu duygu yumağı... Pencereyi açmak, özgürlüğüne kavuşturmak lâzımdır. Bu işleri yapınca kendimizde bir yenilik, bir canlılık oluştuğunu fark ederiz. Bu davranışlara sahip olmamız, çevremize de yansır. Onlara karşı beslediğimiz bu duygular, bin misli artarak bize geri döner. Herkesin duygusunu, güvenini ve sevgisini kazanmış oluruz. Toplumda ise kendimizi iyi bir yere getiririz. Ruhsal yapımız da kendisini onarmaya ve düzeltmeye başlar. Karakterimizi, kendi benliğimizi buluruz; sevgi, dostluk ve hoşgörü ile karşılaşırız. Bu duyguları, düşüncelerimize, hal ve hareketlerimize yerleştiririz. Bu güzel duygularla büyük bir bütünleşme içinde bulunuruz. “Et tırnaktan nasıl ayrılmıyorsa” biz de bu duygulara öyle bağımlı kalırız. Zaten ayrılmamamız gerekir. Bulduğumuz saadeti, mutluluğu geri çevirmek olmaz. Aksine korumamız ve desteklememiz gerekir. Böyle davranmakla belki kötülüğün batağına saplanmış kişilere de yardımımız dokunabilir.


    Kısacası; bu iki konuyu hem algılamak, hem de uygulamak çok önemlidir. Bu köprüyü yerinden sökmek, iletişimini kısıtlamak imkânsızdır. Bunun yanında onları kazanmak da zordur. Yoktan hiçbir şey var edilemez. Temel olan sevgidir, saygıdır. Bu niteliklere sahip olmayan kişi karaktersizdir. Kendine güveni yoktur. Yaşayan bir ölüden farksızdır... Ve en önemlisi de hayatı boyunca sevgiden yoksun kalacaktır.

    (Alıntı)