Ece Erkene Çok üzüldüm..

Konusu 'Aşk Hikayelerimiz/Dertlerimiz' forumundadır ve BarbieveKen tarafından 29 Kasım 2009 başlatılmıştır.

    29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  1. BarbieveKen

    BarbieveKen kendine geyşa Üye

    Katılım:
    14 Ocak 2009
    Mesajlar:
    9.487
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148


    [​IMG]


    Ekranların “Mavi Şeker”i Ece Erken boşanma sürecini Vatan'dan Gülşen Yüksel'e anlattı.


    **Kendimi bir gökdelenden düşmüş gibi hissettim. Ne olacağını bilmiyorum sadece boşluktayım ve düşüyorum. ınanılmaz bir gelecek korkusu. Evliyken geleceğim belliydi, çocuğum olacaktı, Tuncer’le beraber yaşlanacaktık. Ama şimdi geleceğim belirsiz, kendimi genç yaşta boşluğa bırakılmış gibi hissediyorum. Bir yandan heyecanlıyım diğer yandan korkuyorum. Düşünün özel sağlık sigortam bile yok (gülüyor). Ama Tuncer’leyken vardı. O her şeyi düşünürdü, benim düşünmeme gerek kalmazdı.

    **Şimdi yemeğimi yemek sepetinden şipariş ediyorum (gülüyor). Hâlâ yemek yapmaktan nefret ediyorum. Evet böyle bir aileye gelin gittim ama ben yokluk içinde büyümedim ki. Aslan gibi emekli albay bir babanın kızıyım. Hep el üsünde tutuldum, ne istesem alındı. Her zaman şımarık büyütüldüm.

    **Zaten Tuncer öyle lüks yaşayan bir insan değil ki. Hani ben onun zengin olduğunu bile bilmiyordum. O benim için sadece aşık olduğum adamdı.
    Eli elime değdiğinde titriyordum, o benim için Alacakaranlık filmindeki Edward’tı

    **ılk ve en büyük aşkımdı. Eli elime değdiğinde titriyordum. Hayatımda kimse için yapmayacağım şeyleri onun için yaptım, resmen süründüm belki çok argo olacak ama köpek oldum.

    **Tuncer bana hep derdi ki; “Bu ilişki senin sayende bir yere geldi.” Gerçekten de öyle. ılişkimizin ilk 4 yılı resmen Tuncer’in kapısında süründüm. Çünkü Tuncer kendini uzun soluklu bir ilişki için hazır hissetmiyordu, yıllarca peşinden koştum. Evine gidip kapısını çalıyordum kapıyı açmıyordu. Arkadaşları “Yazık kıza, al eve” diyorlarmış yine de açmıyordu. Saatlerce ağlayarak, kapıyı açmasını bekledim. Tatile gittiğini öğreniyordum, peşinden gidiyordum. Yüzüme bile bakmıyordu. Gece kulübünde peşindeydim. O kadar kıskanıyordum ki hiç normal değildim. O benim için Twilight filmindeki (Alacakaranlık) Edward’tı. Yani sonsuz aşkımdı.

    ** Ne zamanki bu ilişki kesin olarak bitti dedim ve ayrıldım işte o zaman “Evlenelim” dedi. Zaten düğünümüzde de “Ece’nin fendi Tuncer’i yendi” demiştim. Evlilik istemeyen bir adamı evliliğe ikna ettim, boşanmak istemeyen bir adamı da boşanmaya. Benimle ne evlenmeyi ne de boşanmayı istedi. Çünkü evliliğe sıcak bakmayan bir adamdı. Zaten erkek ve kadın ilişkilerinde şöyle de bir gerçek var; erkek kadını kaybetmeden onun değerini anlamıyor. 8 yıl birlikte oldum bana evlenme teklifi etmedi. Ne zamanki “bye bye” dedim teklif o zaman geldi. Aslında Tuncer bana çok çektirdi. Açıkçası 8 yılın ilk 4 yılı o bana, son 4 yılı da ben ona çektirdim. Kadın unutmaz derler ya ben de o 4 yıl yaşadıklarımı hiç unutmadım aslında.

    **ona da bu bedeli ödettim, sonrasında en az benim kadar ilişkimiz için mücadele verdi.

    **Aslında evliliğimizde hep çatlak vardı ama sevdiğimiz için görmezden geliyor, “evlendikten sonra geçer” diyorduk. Aramızda ciddi bir karekter uyuşmazlığı vardı, hayata bakışımız çok zıttı. Benim siyah dediğime o beyaz diyordu. Bunu bir türlü aşamıyorduk. Bir de ikimiz de çok sinirliydik. Bu sinir de anlaşamamaktan kaynaklanıyordu. Kimse kimseyi alttan almıyordu. Yoksa eski kocam 10 numara bir insandı. Öyle ki 1,5 yıllık boşanma sürecimizde sanki evliymişiz gibi sorumlu davrandı. Hatta parmak iziyle girdiğimiz evimizin kapısındaki manyetik cihaz sadece ikimizin parmak iziyle açılıyor. Bu da, o eve benden başka bir kadının girmediğinin en büyük göstergesi.


    **Belki büyük konuşuyorum ama benim yerimde başka bir kadın olsa Tuncer ile evliliğini asla bitirmezdi. Tuncer hem çok yakışıklı hem de Türkiye’nin en iyi ailelerinden bir tanesinin çocuğu. Karakter olarak da kimse ona laf edemez. Bu mesleğe giren kızların yüzde 80’i zengin koca bulma amacıyla bu işlere giriyor. Benim ise hiç öyle bir amacım olmadı. Benim yerimde başka biri olsa Tuncer’den asla boşanmazdı. Çocukluğundan bu yana kendi ayakları üzerinde duran bir kızım. Bu yaşıma kadar da kimsenin parasına tenezzül etmedim. Huzurum kaçınca da boşandım.

    **Öyle bir haldeydimki bunu düşünecek durumda bile değildim. Şimdi olsa kitap yazarım ama boşanma sürecimde cahilce davrandım. Ne derlerse “Tamam” dedim. Ne zamanki dava dilekçem medyaya düştü o anda kendime geldim. Tuncer’e hemen ondan hiçbir şey istemediğime dair bir kağıt imzalayıp, gönderdim. Bu parayı isteyecek yapıda bir insan olsaydım evliliğimi bitirmezdim.


    **Beni o kadar iyi tanıyorduki asla böyle bir talepte bulunmayacağımı biliyordu ve bana “Seni kim kandırdı?” dedi. Haklıydı çünkü benim böyle bir şey düşünmeyeceğimi o da biliyordu.

    **Şu andaki fikrim belki evlilik sözleşmesi olsaydı para, pul konularıyla itibarımız zarar görmezdi. Bu yaşadıklarımdan sonra evlilik sözleşmesine çok sıcak bakıyorum. Çünkü sözleşme insanların hata yapma lüksünü de aza indiriyor. Gelişmiş ülkelerde nikah öncesinde yapılan ilk şey evlilik sözleşmesi. Bence bunu yapmalarının sebebi ileride kendilerinin dışında gelişecek olaylardan en az zararla kurtulmak istemeleri. Bu da çok doğal. Çünkü onlar da büyük bir aşkla nikah masasına oturuyorlar. Ama geleceklerini de bir şekilde garantiye alıyorlar. Dolayısıyla boşanırken her iki tarafta medeni bir şekilde yollarını ayırıyorlar. Ben de zamanında evlilik sözleşmesi yapmış olsaydım ne eşim bana karşı istediği gibi davranırdı ne de ben ona karşı. Dolayısıyla anlaşamadığımız konularda bu sözleşmenin müeyyidelerinden dolayı orta yolu bulurduk, iki seven insan olarak birbirimizden ayrı değil, şimdi bir dönem çok sevdiğim eşimle hâlâ evli olurduk. Kimse evlilik sözleşmesini maddi çıkarını koruma olarak algılamasın. Tüm dünyada insanlar bu sözleşmeyi sırf karşıdakinden para kopartmak için yapmıyor. Uzun yıllar evli kalabilmek, çocuklarını anneli, babalı büyütmek için sözleşmeye imza atıyorlar.

    **Küçük yaşta çalışmaya başladığım için erkek gibi olmuştum. Evliliğimde kadın olduğumu unuttuğum zamanlar oldu. Bu yaşıma kadar kimseye hesap vermediğim için ona da hesap vermek istemiyordum. Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya alışkınken birden ev kadını oldum. O da bana göre değildi. ışi bırakıp evde oturmaya başlayınca boşluğa düştüm.


    **Kesinlikle Aslan burcu olmamalı (gülüyor). Boğa ve Aslan hiç anlaşamıyor. Yeni bir ilişki düşünecek durumda değilim, yasımı tutuyorum. Dibine kadar acımı yaşıyorum. 8 yılı unutmak çok zor. Ne zamanki Tuncer’in hayatına yeni bir kadın girer o zaman hatıraları toprağa gömerim. Ama biliyorum ki Tuncer benim kadar kimseyi sevemez. onun kadar kimseyi sevemem.

    ***ılk kavgamızı balayımızda yaşadık. Erken kalkmıyorum diye bana kızmıştı. Sabah 6’da kalkıp “Denize girelim” derdi ben ise uyamak istiyordum (gülüyor). Evlilik sözleşmemiz olsaydı ne ben o kadar uzun uyurdum, ne de o sabahın köründe kalkıp, denize gitmek isterdi (gülüyor).

    senağlama geçen gün programındada ayrılık haberini verirken içli içli ağlamıştı reklam dediler ama ben kesinlikle inanmıyorum..

    kabullenmek çok zor 8 senelik sevdanın bu şekilde bitmesini


    :gitme::gitme:
















     
    Son düzenleme: 29 Kasım 2009
  2. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  3. ysl_cinema

    ysl_cinema ATATÜRK'ümü çok seviyorum Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.199
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    çok üzücü ama onların camiyasının %90ı bu şekilde ayrılıklar veya ihanetler yaşıyor :çok üzgünüm:
     
  4. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  5. Sumak

    Sumak benim kürkçü dükkanım,kk :) Pro Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2008
    Mesajlar:
    11.966
    Beğenildi:
    297
    Ödül Puanları:
    203
    bıle bıle lades demıs sankı..


    zor tabı ..
     
  6. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  7. Kardelen

    Kardelen çok şükür Pro Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    124.751
    Beğenildi:
    2.358
    Ödül Puanları:
    538
    Ben hep ecenin tekrar ekranlara dönmek için ayrıldığını tahmin ediyodum..Çünkü ayrılır ayrılmaz hatta resmen boşanmadan mavi şekeri sunmaya başladı..Şımarık bi kız kendide kabul etmiş..Sevemedim bi türlü..:sinifsinif:
     
  8. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  9. BarbieveKen

    BarbieveKen kendine geyşa Üye

    Katılım:
    14 Ocak 2009
    Mesajlar:
    9.487
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    bu çok gerçekçi geldi bana ve ben üzüldüm bu ilişkinin bitmesine..

    kendimde bu tarz bişey yaşamıştım eskiden ve konduramıyosun ya bu kadar severken sevdiğim erkekle neden bu hale geldim diyosun asla konduramıyosun
     
  10. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  11. MeDuSa

    MeDuSa Guest

    Ne aşklar bitiyo otuz senelik evliler bile ayrılıyor...
    Ayrıldığına göre böyle mutlu olduğunu düşünüyordur...
     
  12. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  13. ViolettaM

    ViolettaM Pfff çokTa TıNN:p Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    570
    Beğenildi:
    110
    Ödül Puanları:
    113
    bnde hç sewmiorum o kadını yani o derce gıcık ki yolda görsem dönüp bakmam cırcır ötüo ya komik gelio kaydirigubbakcemile3
     
  14. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  15. Pink_U

    Pink_U Eğrilere eş misin dünya Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.117
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    ne zaman evlendi ne zaman ayrıldı:bbo:
     
  16. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  17. hunter7

    hunter7 bana düşen,hep sabır... Pro Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    2.769
    Beğenildi:
    4.487
    Ödül Puanları:
    238
    başka üzülecek konu mu yok allahaşkına?merak etme kısa bir süre sonra duyarız,başka sevgililerini...
     
  18. 29 Kasım 2009
    Konu Sahibi : BarbieveKen
  19. Sourcream

    Sourcream Sadece şükrediyorum... Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2009
    Mesajlar:
    5.566
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    :lepi::lepi::lepi: