Edward Estlin Cummings (1894-1962)

Konusu 'Şiir' forumundadır ve canavar tarafından 24 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    24 Nisan 2007
    Konu Sahibi : canavar
  1. canavar

    canavar Yılmak yok. Yola devam... Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    3.271
    Beğenildi:
    109
    Ödül Puanları:
    353
    Sonnet ’ lerden



    XIX

    Döşeli ruhlarda yaşayan Cambridge’li bayanlar

    Değiller güzel ve rahat akıllılar

    (üstelik,kilisenin protestan kutsamalarıyla

    o kızlar kokusuz şekilsiz ruhlarıyla)

    İsa’ya bir de Longfellow’a inanırlar,ölmüş ikisi de,

    İlgililer ayrıksız çok ama pek çok şeyle-

    Bugünkü yazında bulursunuz hala

    Örgü öerken kıvançlı parmakları,Polonyalılar için mi?



    Belki.Oysa kalıcı çekingen yüzler çekiştirirler

    Skandalların Bayan N ile Profesör D’nin

    ...Cambrige’li bayanlar oralı olmazlar,üstünde

    Cambrige’in kimi eflatun ve köşesiz

    Kutusunda göğün,öfkeli kızgın

    Bir şekerleme parşası gibi tıkırdarken ay



    (Çev.:İlhan Berk)





    XXIV



    Seviyorum beraberken vücudumu

    Vücudunla.Öylesine yepyeni bir şey ki bu.

    Kaslar daha bir gergin sinirler daha da

    Vücudunu seviyorum senin .Yaptığını seviyorum

    Nasıllarını seviyorum.Belkemiğini seviyorum

    Vücudunu,kemiklerinin titreyişini sonra

    Sert-düzgünlüğünü ve art arda ,art arda

    Öpeceğim,öpmeyi seviyorum şununuzu bununuzu

    Seviyorum çarpıcı elektrikli kürkümüzü

    Okşamasını yavaşça kıvırcıklığını

    Ve ikiye ayrılan etten çıkan ,geleni

    Seviyorum... ve gözleriniz iri aşk – kırıntıları,



    Ve belki de kıvancınızı seviyorum



    Altımda benim yepyeni



    (Çev.:İlhan Berk)







    XXVII



    Sevdiğim sert uzun gözlü uzun boyludur

    Ayakta iken ,tutar uzun sert ellerini

    Giysisi üstünde sessizce , uzun sert bedeni

    Şaşırtıcı beyaz bir tel gibi doludur

    Yatmak için nice umulmadık şeyle,güldü mü

    Uzun sert gülüşü kimi neşeyle nasıl da

    Gelir sarar beni gıdaklayan acılarla

    Ve kolayca o halsiz gürültüsü gözlerinin

    Taşırır sabrımı-sevdiğim uzun boyludur

    Ve gergin uzun bacaklarıyla bir asma dalıleyin

    Bir bahçe duvarında geçmiştir bütün hayatı

    Ve orada ölecektir.yatmaya giderken haşin

    Gelip bu bacaklarla sarılır kaldırır beni,tutar

    Yüzümü gözümü,başımı alır öpmeye başlar.



    (Çev.:İlhan Berk)







    “Sevgilim Kralı Karanlık Olan”



    sevgilim

    kralı karanlık olan

    bir ülkedir senin saçların

    alnın çiçeklerin bir havalanışı



    başın dipdiri bir ormandır senin

    uyuyan kuşlarla dolu

    oğul oğul ak arıdır memelerin

    dalı üstünde gövdenin

    gövden nisandır benim için

    koltukaltlarında ilkbaharın gelişi



    kralların arabasına koşulmuş

    ak atlardır kalçaların

    ve has bir ozanın mızrap vuruşlarıdır

    aralarında her zaman tatlı bir ezgi



    sevgilim

    başın kutusudur

    aklın olan o serin mücevherin

    başındaki saç yenilgi bilmeyen

    bir yiğittir

    omuzlarındaki saçlar

    zafer davullarıyla yürüyen bir ordu



    düşlerin ağaçlarıdır bacakların

    meyvesi unutkanlığın özü



    kızıllar giyinmiş satraplardır dudakların

    öpüşü kralları birleştiren

    bileklerin

    kutsaldır

    kanının anahtarlarının bekçileri

    gümüş vazolardaki çiçeklerdir ayak

    bileklerinin üstü



    güzelliğinde flütlerin ikilemi



    gözlerin aldatışı çanların

    günlük kokuları arasından sezilen





    (Çev: Cevat Çapan)





    Profil’den

    45

    severim seni ben çok(en güzel sevgili)

    herkesten daha çok dünyada ve ben
    severim seni daha çok herşeyden gökyüzünde

    --gün ışığı ve şakımalar karşılar gelişini

    kış heryerde olsa bile
    böyle bir sessizlikle ve böyle bir karanlıkla
    hiçkimse başlayamaz bütünüyle bilmeye

    (hayatımdan başka) yılın gerçek zamanını--

    ve kendine bir dünya diyen edinecekse
    işitme şansını böylesi bir şakımayı (ya da kısa bir bakışı
    gün ışığı gibi sıçrayacak yükseğe mi yükseğe
    daha şen şakrak olan birinin kalbi içre senin her

    yakınlığında) herkes elbette(benim
    en güzel sevgilim)inanmayacak hiçbir şeye aşktan başka

    (Çev.:Samet Köse)





    49

    hiçbiri ve bir yıldız dururlar,baş başa

    (hayat hayata; soluk soluğa
    alevlenen düş düşleyen aleve)

    birleştirilmiş kusursuz bir hiçle:

    milyonerce neredenezamanlar uzak,
    nasıl sanılırsa ölümsüz olmayan akıllarca,
    bu ölçülemez gizemler
    (biri insanca;ve biri tanrısal)durur

    ruh ruha:özgürlük özgürlüğe

    en son gizliliklerine dek kadının ve adamın
    (düşleyen alev alevlenen düş ile)
    birleşir--düşünülemezde ki

    anında doğan,bir(ki ne onların biri
    ne de ikisidir) Benlik atılır ölümsüzlüğe



    (Çev.:Samet Köse)